Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 05-09-2014 11:58   Güncelleme : 05-09-2014 11:58

Okul Öncesi Dönem

OKUL ÖNCESİ DÖNEM Keşiflerin en haz verici yanı keşfedilen alanda özgür hareket imkanını tadabilmektir

Okul Öncesi Dönem
OKUL ÖNCESİ DÖNEM Keşiflerin en haz verici yanı keşfedilen alanda özgür hareket imkanını tadabilmektir.En önemli ihtiyaçlardan birinin hareket imkanının erkler tarafından sınırlandırılmaması olduğunu söylemek mümkündür. Ben de seçimlerimi genelde bu yönde yapmaya özen gösteririm. Bu sitede de bana bugün itibariyle özgür hareket imkanı sunuldu. Yeni ve ilk olan her zaman özel olacağından bu yazımda seçtiğim konuya geçmeden önce ilke dair bir iki cümle kurmayı kendime ödev edindim. Modern kendini beğenmişliğin haddi hududu yoktur. Dolaylı caniler olan bizler zamanla amaçlarına ulaşan büyük katiller karşısında cansız bir kütle yığını oluştururuz. Bu süreçte bize vicdanı ve merhameti hatırlatan, bu yeryüzünün masum yüreklerinden size bahsetmek istiyorum. Eylül ayının başlamasıyla yeni eğitim öğretim yılı başlıyor. Bu ayın en heyacanlıları ise okulöncesi dönemi kapsayan çocuklardır. Bu dönem için her şey çok daha anlamlı ve önemli, ilk adım gibi.. Maratona hazırlanan sporcuların ilk basamağa yönelişi diyebiliriz. Okulöncesi çocukları için okulun anlamı; annesinden ve evinden ilk ayrılık. Çocuk için bu hüzün vericidir. Çünkü okul öncesi dönem aileye en çok ihtiyaç duyulan ilk dönemdir. Aile, çocuk için bir idol ve olmazsa olmazdır. Bu ihtiyaç karşısında çocuk için okul, bazen bir engel olarak görünebilir. Bireysel farklılıklar burada ortaya çıkar, kimi çocuk hiç sorun çıkarmadan istekle okula gitmek isterken diğeri, kaygılı bakışlarla karşınızda bekler. Eğitim amaçlı çocuğunuzu kreş ve benzeri okullara gönderiyorsanız şu ilkeyi amaç edinmek şarttır. Karşınızdaki öğretmene muhalif olmak yerine destek olmak çocuk için fayda sağlayacaktır. Şu dönem okul öncesi öğretmenlerin en büyük sıkıntısı bu olsa gerek; ailelerin sunduğu taleplere yetememek. Aslında yetememek değildir bu, sunulan taleplerin bilinç dışı olmasından kaynaklıdır. Bu problemi çözebilecek kilit kavram ise işbirliği. En değerli varlık olan çocuğu bir başkasına emanet etmenin zorluğunu yenmek için işbirliği elzemdir. Aileler iyi bir gözlem sonucu öğretmen ve okul seçerek ilk aşamayı geçmelidirler. Bu gözlem sürecinde ailenin rolü önemli çünkü öğretmenlere toptancılık mantığı ile yaklaşmak büyük hata olacaktır.Bu görevin kutsallığını bilen eğitimcilerin azınlıkta olduğu bilinse de iyi bir analiz sonucu bilinçli öğretmeni seçmek mümkündür.Öğretmen seçiminden sonra diğer zorlu süreç ise çocuk ve aile arasında başlar. Aile ve çocuk arasında en sık karşılaşılan durum; "okula gitmeyi reddetme!" Bu durum karşısında ilk görev aileye düşüyor. Anahtar kelime; “Kararlılık” en ufak bir taviz tüm dengeyi bozacaktır. İkinci önemli nokta ise; Okulu bir yaptırım olarak sunmamak. “Okula gideceksin” cümlesi yerine “Okul zamanı geldi. Arkadaşların ve öğretmenin seni özlemiş.” Cümlesi etkili olacaktır. Okula yakın saatlerde birden kaygının ortaya çıkması durumunda aileler sabırlı ve kararlı davranmalıdır. Okula gidiş aşamasını aile sonra ki aşamayı da öğretmen tamamlayacaktır. Bu işbirliği sonucunda müspet olan davranışa ulaşmama gibi durum söz konusu olamaz. Son olarak çok unutulan bir şeyi daha hatırlatmak isterim; çocuk eğitiminde geri dönütler anında gerçekleşmez. Ektiğinizi yıllar sonra biçeceğinizi unutmadan sabır ve anlayışla zamana eşlik ederseniz müthiş bir keyif alırsınız. Güneşli güzel günleri bize sunacak minik yüreklerin dünyasından umut dolu günlere...
adminadmin