Patlayan Hdp
Orhan Sarıkaya Geçen sene bu zamanlardan az daha geriye gidelim önce, Hafızalarımızı tazeleyelim yeniden… Diyarbakır’da o Kurban Bayramında hani kurban eti dağıtırken Katledilen ve canımızı yakan Yasin Börü ve arkadaşlarının katledilmesini hepimiz biliyoruz
Orhan Sarıkaya
Geçen sene bu zamanlardan az daha geriye gidelim önce, Hafızalarımızı tazeleyelim yeniden…
Diyarbakır’da o Kurban Bayramında hani kurban eti dağıtırken Katledilen ve canımızı yakan Yasin Börü ve arkadaşlarının katledilmesini hepimiz biliyoruz. Yasin Börü‘yü Ailesini ve katledilen arkadaşlarını IŞİD‘ci ilan etmişlerdi. Ve o vahşeti bildiğimiz üzere PKK’lı bir grup yapmıştı. Hemen arkasından da HDP kanadı onlar zaten IŞİD’ci yaygarası kopartmıştı. 17 yaşında Liseye giden bir çocuk olduğunu tek suçunun Kurban eti dağıtmak olduğunu ne çabuk unutturmaya çalışmışlardı. Hatta HDP kanadı bu vahşi katliamı yapanlara resmen koruma kalkanı oluşturmuştu. Peki Yasin Börü’yü Katledenlere Avukatları kim tutmuştu?!?!
HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Özgecan Arslan kızımızın Sanıklarca hunharca katledilmesine ise cinayetin zanlıları için ‘insanlıktan çıkmış üç yaratık’ olarak nitelendirmişti. Ama Yasin Börü ve arkadaşları için tek kelime etmemişti. Olayın failine göre vaziyet almak bu olsa gerek.
7 Haziran Seçimlerine yaklaşırken bu defa da HDP‘nin İl ve İlçe’lerde bulunan Başkanlıkları bombalanmaya ve tahrip edilmeye başlandı. Ve tabii ki hemen HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş suçu önce devlete daha sonra ise Ak Parti‘ye ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a atmıştı. Emniyetin titiz çalışmaları sonrasında ise bu saldırıları PKK ile bağlantılı olan DHKP-C‘li teröristlerce gerçekleştiği ortaya çıkmıştı.
Ne enteresandır ki HDP bu bombalama ve saldırılar sonrası kendini mağdur ilan etmiş ve toplumun bir kesiminde kabul görmüştü.Zira İŞİD (DEAŞ) ya da Devlet yaptı söylemleri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan düşmanları için yeterli idi. Her ne kadar da olayların arkasında DHKP-C ve PKK olsa da…
7 Haziran’dan iki gün önce 5 Haziran Akşam üstü HDP Mitingi başlamadan önce halkın daha yeni yeni toplandığı anlarda patlatılan bomba sonrası ilk açıklamalarını yapan HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş yine Ak Parti‘yi ,Devleti hedef almıştı. Ve kendisine göre yine İŞİD (DEAŞ) taşeron olarak baş sorumluydu.
Tabii ki Genel Seçimlere 36 saat kala HDP’nin D.Bakır Mitinginde patlatılan bomba HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ve Malum Medya organları tarafından Mağdur HDP algısı özellikle batı illerinde tuttu.
Seçimlerden sonra ki dönemde Emniyetin yine titiz çalışmaları sonrasında HDP’nin D.Bakır bombacısının İŞİD (DEAŞ) Elemanı olarak her ne kadar lanse edilse de 20 yaşındaki Orhan Gönder’in Kürt ve Alevi olduğu ortaya çıktı.Orhan Gönder’in sonradan IŞİD’e katıldığı iddia edildi.Tuhaflıkta tam burada başlıyor aslında, Sözde İŞİD (DEAŞ) Elemanı olarak lanse edilen D.Bakır bombacısı Orhan Gönder’e HDP’nin Avukat tuttuğunu kimse bilmiyor!
D.Bakır HDP Mitinginin Bombalanma emri ise ŞanlıUrfa’da yakalanıp tutuklanan ve Kanada ile İngiliz istihbaratı çalıştığı ortaya çıkan Suriyeli Muhammed El Reşid‘e de talimat veren kişi (IŞİD kamplarında bulunan İlhan B.) olduğu ortaya çıkmıştı.
Burada dikkat çeken çok enteresan bir yapı var, O da şudur sözüm ona birbirine düşman olan gruplar Türkiye‘de birlikte ortak hareket ediyor ve ne enteresandır ki bu yapı adeta sözde birbirleri ile düşman görünürken tepe yönetimleri bir bombalama olayında birlikte hareket edebiliyor. Olaya baktığımız zaman Bombayı koyan Kürt-Alevi bir Ailenin İŞID (DEAŞ) mensubu üyesi ama ne tuhaftır ki ona avukat tutan da HDP! Peki madem Orhan Gönder IŞİD (DEAŞ) Mensubu ise neden HDP bu teröriste Avukat tutar?
HDPİşte tam burada da PKK üyesi bir gencin kendi rızası ile Jandarma’ya teslim olmasıyla olayın seyri çok daha farklı bir boyut alıyor. Zira PKK‘lı gencin itirafına göre D.Bakır’da HDP Mitingine bombayı PKK Koydu.
Kaldı ki patlatılan bombalara bakarsak TNT ve demir bilyelerle güçlendirilmiş olması vs. gibi teknik konuları incelendiğinde bombanın PKK‘nın kullandığı bomba olduğu net olarak ortaya çıkıyor.
Seçim sonrası HDP‘nin %13.5 oyu ile sükse yapması, Kürdistan söylemleri, Özerklik talepleri ve Sırtlarını Terör Örgütlerine dayamalar ve bunu söylemekte hiç bir sakınca görmemelerinin yaşandığı dönemde , 20 Temmuz 2015’te yerel saatte 12:00 civarında ŞanlıUrfa/Suruç‘ta düzenlenen belge01bombalı intihar saldırısı ile hepimiz bir kez daha neler oluyor demeye başladık.
HDP‘nin organize ettiği Kobani’ye yardım adı altında ki Suruç’a dış illerden gelenlerin öldüğünü vs.ni hatta ölenlerin ve yaralananların hepsinin Alevi kökenli vatandaşlarımız olduğunu da anlatmayacağım sizlere.Orada size bombacıyı ve bombayı anlatacağım sizlere.
Daha önce adını hiç duymadığımız Adıyaman’da Dokumacılar Gurubu diye bir grubun üyesi olan Şeyh Abdurrahman Alagöz bu canlı bomba eylemini gerçekleştirmişti. İşin daha da ilginç olanı ise IŞİD (DEAŞ) Bağlantısı iddia ediliyordu.
D.Bakır’da patlatılan bomba ile Suruç’ta kullanılan bombaların içerik olarak aynı olması ise yine dikkatlerden kaçmadı. Suruç ile Diyarbakır saldırısı arasındaki bağlantı da incelenirken, her iki saldırıda da demir bilyelerle güçlendirilmiş TNT patlayıcı kullandığı belirlendi. Diyarbakır’daki bomba telefon bağlantılı düzenekle patlatılırken, benzer düzeneğin canlı bomba tarafından tetiklenerek kullanıldığı bildirildi. Toplanan deliller Ankara ve Diyarbakır’daki polis kriminal laboratuvarına gönderildi. Yapılan ilk değerlendirmede saldırının Diyarbakır’da ki HDP mitingine yönelik saldırıyla bağlantılı olduğu, bombaların aynı düzenek ve malzemelerden hazırlandığı belirlendi.Olay yerinde yapılan incelemede biri patlamış, diğeri de patlamamış 2 el bombası da tespit edildi. Canlı bombanın, patlamanın etkisini artırmak için bilyelerle güçlendirdiği TNT patlayıcısını, el bombasının pimini çekerek ateşlediği belirtiliyor.
İşin daha da ilginç olanı ise D.Bakır Bombacısı Orhan Gönder ile Suruç patlamasındaki Canlı Bomba Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün arkadaş olması.Hatta emniyetin bu ikili arasında ki telefon görüşmelerini dahi deşifre ettiği bir gerçek.
Emniyet Suruç eylemini gerçekleştiren ve IŞİD (DEAŞ) içinde faaliyet gösteren Adıyaman’lı DOKUMACILAR GRUBU’nu mercek altına aldı.
Her iki olayda da kullanılan bomba düzenekleri aynı,her iki bombalama olayını gerçekleştirenler Arkadaş ve her iki bomba düzeneği de PKK’nın kullandığı düzeneklerle birebir, Üstüne üstlük bir de IŞİD (DEAŞ) bağlantısı da cabası… KÜRESEL GÜÇLERİN TAŞERONLARI İŞ BAŞINDA!!!
Ve 10 Ekim 2015 de Ankara’daki Terör Patlamaları ve hemen akabinde HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, İŞID (DEAŞ) yaptı dedi ve Devleti ,Ak Parti‘yi ve tabii ki her zaman ki gibi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı suçladı.
Ve 19.10.2015 Tarihinde ‘de Ankara patlamasının Canlı Bomba’larından bir tanesinin Suruç eylemini yapan Abdurrahman Alagöz’ün ağabeyi Yunus Emre Alagöz olduğu’da kesinleşti.
Hemen bir ekleme daha yapalım bu araya! Ankara Patlamasını,patlamadan önce Twitter hesaplarından ima eden 3 kişi’de PKK sempatizanı çıktı,Gözaltına alınırlarken beraber de hemen HDP Bu bahsi geçen 3 kişiye de Avukat tuttu.
Konuları toparlayacak olursak eğer;
A) D.Bakır,Suruç ve Ankara’da kullanılan bomba düzeneklerinin hepsi aynı ve PKK’yı işaret ediyor.
B)D.Bakır bombacısı ile Suruç Bombacısı Arkadaş, Suruç bombacı ile Ankara bombacısı kardeş.Haliyle hepsinin tek bir elden organize edildiği kesin.
C)Tüm bombacıların IŞİD (DEAŞ) ile bağlantısı mevcut.
D) Tüm bombacıların PKK ile ilişkisi mevcut.(İtirafçı PKK‘lının Beyanları ve Bomba düzenekleri)
E) Hepsinin G.antep’te ortak bir bağlantısı var.
F) Tüm bu olaylar silsilesinde HDP‘nin de Hukuksal anlamda PKK sempatizanlarına Avukat tutarak desteği var.
Çok karışık gibi görülse de aslında IŞİD (DEAŞ) ve PKK‘nın Türkiye’de ki bombalama olaylarında iç içe geçtiğini görmemek akla ziyandır.
Olay şudur PKK Bombaları hazırlar, İŞİD (DEAŞ) Bombacıları eğitir ve Türkiye her ikisinin de ortak düşmanı olduğu için bombacılar Türkiye’ye gönderilir.
Suriye’de sözüm ona IŞİD (DEAŞ) ile PKK‘nın Suriye kolu PYD savaşır, Ama aynı IŞİD (DEAŞ), PYD’nin Türkiye kolu PKK ile işbirliği yapar! Neden? Ortak düşmanları Türkiye için.Peki sözüm ona Suriye’de savaşan bu iki grup nasıl olur da ortak çalışma yapabilir?Her iki Terör Örgütü’nü de finanse eden,Destekleyen Küresel güçler bu işin neresindedir peki?
HDP sürekli PKK sempatizanlarına hukuksal süreçte Avukat tutarak ne yapmaya çalışmaktadır?
Esed Rejimi‘nin, IŞİD (DEAŞ) Terör örgütünden fiilen petrol aldığını ve bir bağlarının olduğunu bildiğimize göre bu patlamalarda Esed rejiminin rolü nedir?
Çok mu Karıştı! Kafanız karışmasın sakın,
1 Kasım sonrası tek başına iktidara gelecek olan Ak Parti Hükümeti ile 2023 Türkiye‘sinin yolu açılmış olacak,haliyle Büyük Türkiye diye tabir ettiğimiz Türkiye’nin önünde kimse duramayacak.Bu yüzden son 10 gün içerisinde düşman gördüklerimizin birbirleri ile nasıl haşır-neşir olduklarını,Dost gördüklerimizin ise nasıl hain olduklarını göreceğimiz bir son 10 gün bizleri bekliyor…
HDP mi? HDP ise bu defa patlayan bombaların altında kalacak,Mağdurum da mağdurum nakaratı kimseyi ikna etmeyecek,Özellikle PKK ile ilgili söylemleri ters tepecek. İkna ettikleri ise HDP ve PKK fanatiklerinden başkası olmayacak…
Orhan SARIKAYA
http://orhansarikaya.com/index.php/2015/10/21/patlayan-hdp/
admin















































































































































































































