Samsun Haber
Giriş Tarihi : 28-03-2026 17:55

Saadet Partisi’nden sert çıkış: Zulme karşı susmayacağız

Saadet Partisi teşkilatı, Gazze başta olmak üzere İslam coğrafyasındaki saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, kınama mesajlarının yeterli olmadığını belirterek Türkiye’ye aktif rol çağrısında bulundu.

Saadet Partisi’nden sert çıkış: Zulme karşı susmayacağız

Saadet Partisi teşkilatı, 27 Mart 2026 tarihinde yaptığı kapsamlı basın açıklamasıyla Gazze, Kudüs ve bölge ülkelerinde yaşanan gelişmelere sert tepki gösterdi. Açıklamada, özellikle ABD ve İsrail’in saldırılarına dikkat çekilirken, uluslararası kamuoyunun pasif tutumu eleştirildi. Açıklama, sadece bir değerlendirme değil, aynı zamanda güçlü bir siyasi ve vicdani çağrı niteliği taşıdı.

 

“Bu sadece bir açıklama değil, bir duruştur”

 

Saadet Partisi tarafından yapılan açıklamada, metnin yalnızca bir basın açıklaması olmadığı, aynı zamanda zulme karşı açık bir tavır olduğu vurgulandı.

 

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bugün burada sadece bir basın açıklaması yapmak için değil; dünyanın dört bir yanını saran zulüm ateşine karşı birer İbrahimî damla olmak için toplandık.”

 

Bu ifadelerle, açıklamanın sembolik değil, ideolojik ve ahlaki bir duruşu temsil ettiği belirtildi.

 

Gazze için ağır ifadeler: “Tarihin en vahşi süreçlerinden biri”

 

Açıklamada Gazze’de yaşananlar sert ifadelerle tanımlandı. Bölgede yaşananların insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiği ifade edilirken, sivillerin hedef alındığına dikkat çekildi.

 

Metinde şu değerlendirme öne çıktı:

“Gazze’de tarihin kaydedebileceği en vahşi, en alçak süreçlerden biri yaşanmaktadır.”

 

Gazze’nin yalnızca bir coğrafya olmadığı, aynı zamanda direnişin ve insanlık onurunun sembolü olduğu vurgulandı.

 

“Kınama ve üzüntü yeterli değil”

 

Saadet Partisi’nin açıklamasında en dikkat çeken başlıklardan biri, uluslararası toplumun yaklaşımına yönelik eleştiriler oldu.

 

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Siyonizmin pervasızlığına karşı sadece ‘kınama’ mesajları yayınlamak yetmez! Zulme karşı sadece ‘üzüntü’ beyan etmek, bu ateşi söndürmez!”

 

Bu ifadelerle, diplomatik söylemlerin ötesine geçilmesi gerektiği vurgulandı.

 

Türkiye’ye açık çağrı: “Somut adımlar atılmalı”

 

Açıklamada Türkiye’nin rolüne özel bir başlık açıldı. Türkiye’nin yalnızca açıklama yapmakla yetinmemesi gerektiği belirtilerek, daha aktif bir politika izlenmesi çağrısı yapıldı.

 

Saadet Partisi teşkilatı, Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve diplomatik gücünü kullanarak mazlumların yanında daha etkin bir şekilde yer alması gerektiğini ifade etti.

 

Kudüs ve Mescid-i Aksa vurgusu

 

Açıklamada Mescid-i Aksa’nın mevcut durumu da ele alındı. Kudüs’ün işgal altında olduğu ve bunun yalnızca bölgesel değil, küresel bir mesele olduğu ifade edildi.

 

“Kudüs zincirliyse İslam coğrafyası esirdir” ifadesiyle, bölgedeki gelişmelerin tüm İslam dünyasını etkilediği vurgulandı.

 

İran ve Lübnan gelişmeleri de gündemde

 

Açıklamada yalnızca Gazze değil, İran ve Lübnan’da yaşanan gelişmelere de değinildi. Bölgenin bir bütün olarak kriz içinde olduğu ve çatışmaların genişleme riski taşıdığı ifade edildi.

 

Bu kapsamda mezhep temelli ayrışmaların ve etnik gerilimlerin reddedildiği belirtilerek birlik mesajı verildi.

 

“Tarafsızlık yok, hakikatin yanındayız”

 

Saadet Partisi açıklamasında tarafsızlık kavramına da dikkat çekilerek, zulüm karşısında tarafsız kalmanın mümkün olmadığı ifade edildi.

 

Metinde şu vurgu yer aldı:

“Bizim lügatimizde tarafsızlık yoktur. Biz hakikatin tarafındayız.”

 

Bu ifadeyle, siyasi ve ahlaki pozisyonun net olduğu belirtildi.

 

Mücadele mesajı: “Durmayacağız, susmayacağız”

 

Açıklamanın sonunda kararlılık vurgusu öne çıktı. Saadet Partisi teşkilatı, Gazze’deki saldırılar sona erene kadar mücadeleye devam edeceklerini belirtti.

 

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Gazze’deki vahşet son bulana dek, Mescid-i Aksa’nın zincirleri kırılana dek mücadelemiz devam edecektir.”

adminadmin