“Hakikileri silinince sahteleri gerçeklerine musallat olur” özdeyişi, yalnızca ahlâkî bir tesbiti değil; aynı zamanda tarih, kültür ve insan psikolojisiyle iç içe geçmiş derin bir hakikatı dile getirir.
Bu cümle, hakikatin görünürlükten çekildiği her zeminde taklidin, sahteliğin ve temelsiz iddiaların hızla çoğaldığını anlatan çarpıcı bir ifade.













































































































































































































