Samsun’da Sultan Abdülhamid’in Emanetinin Başına Gelmeyen Kalmadı!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Samsun’da Sultan Abdülhamid’in Emanetinin Başına Gelmeyen Kalmadı!
27.05.2022 19:27:33

 

Samsun’da Sultan Abdülhamid’in Emanetinin Başına Gelmeyen Kalmadı!

Samsun’da 1902 yılında Canik Hamidiye – Gureba Hastanesi adıyla hizmete açılan Sultan 2. Abdülhamid’in sağlık hizmetlerini iyileştirme çalışmaları kapsamında hayata geçirilen 120 yıllık tarihi bina adeta kaderiyle baş başa bırakılarak çürümeye terk edildi.

Samsun’da en son Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak kullanılan Hamidiye Canik Gureba hastanenin taşınmasından sonra baliciler, tinerciler ve bonzaicilerin mekânı haline gelmiş ve kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından iki kere yakıldı.

Hastanenin bulunduğu bölgede çevre sakinlerinin binanın düzenli aralıklarla yakılmaya çalışılarak yok edilmek istendiğini belirttikleri tarihi yapıya Samsun’un hiçbir kurumunun sahip çıkmaması sebebiyle bina bugün kullanılamaz ve yeniden restore edilemez haline gelmiş durumda.

Bugün eski Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin bahçe duvarındaki ‘Bonzai’ yazısını görenlerin tüyleri ürpertiyor.

Daha da vahim olanı daha önce girişindeki kilitli duran kapı sökülmüş, Hamidiye Hastanesinin bulunduğu alan yolgeçen hanı haline gelmiş durumda.

LİSE ÖĞRENCİLERİ BURADA NE YAPIYOR

Hastanenin geniş bahçesinde ve yıkık vaziyetteki binalarının içinde ve çevresinde rastladığımız lise öğrencilerinin buraya ne maksatla geldikleri üç aşağı beş yukarı tahmin edilebiliyor çünkü hastane binasının duvarındaki Bonzai yazısı bu hususta önemli bir ipucu veriyor.

 İlk adı Canik Hamidiye Hastanesi olan yapı daha sonra Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi olarak kullanıldı.

Bina, Samsun İl Sağlık Müdürlüğü tarafından boşaltıldıktan sonra Sağlık Bakanlığı ile Samsun Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan bir protokol ile belediyenin tasarrufuna geçti.

Canik Hamiye Hastanesi’nin tarihini ve bugünkü içler acısı halini Şehir Plancısı Yüksek Mimar Embiya Sancak ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölüm Başkanı ve Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cevdet Yılmaz ile değerlendirdik.

İHMALDE ZİRVE YAPILARAK KADERİNE TERK EDİLMİŞ

Şehir Plancısı Yüksek Mimar Embiya Sancak, tarihi binanın yenileme ömrünün bakımsızlık ve ilgisizlik sebebiyle tamamlandığını belirterek binanın yıkılıp yeniden aslına uygun bir şekilde yapılması gerektiğini savunurken, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölüm Başkanı ve Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cevdet Yılmaz ise geçtiğimiz günlerde Diriliş Postası’nda yayınlanan yazısıyla konuyu yeniden Samsun gündemine taşıyarak, Samsun’da II. Abdülhamid Dönemi’ne ait en önemli eserlerden birisi olan bu tarihi yapının metruk hale gelmesinin sorumlularından bir çivisinin bile zayi olmadan bakım ve onarımı yapılarak gelecek nesillere salimen ulaştırmalarını beklediklerini kaydetti.

Samsun’un tanınan simalarından Şehir Plancısı ve Yüksek Mimar Embiya Sancak, Samsun’da Sultan 2. Abdülhamit döneminin en nadide eseri olan ve açılışı Abdülhamit’in cülüsüne tekabül ettiği için Hamidiye Hastanesi adı verilen Canik Gureba Hastanesinin metruk halde bırakılıp, sürekli yangınlar çıkartılarak yok edilmeye çalışıldığını ve bunda da başarılı olduklarını belirterek, “Artık ana bina da dahil olmak üzere çevresindeki müştemilatların yenilemesi yapılarak yeniden hizmet verir hale getirilmesinin imkanı kalmamıştır. Bina tamamen yıkılarak belki eski temeller üzerine ve mutlaka aslına uygun bir şekilde yeniden inşa edilmesi gerekmektedir. Bina tamamen kaybolsa bile elimizde onu yeniden yapabilecek, projeler ve resimler, tarihi bina hakkında yapılmış yeteri derecede akademik çalışmalar mevcuttur. Ben birkaç yıl önce Hastanebaşı Kentsel Dönüşüm Projesi öne alınarak tarihi hastanenin Millet Kıraathanesi, bahçesinin de Millet Bahçesi olarak projelendirilmesinin uygun olacağını belirtmiştim” diye belirtti. MİLLET BAHÇESİ VE MİLLET KIRAATHANESİ YAPILMALIDIR

Hayata geçirilecek Millet Bahçesi ve Millet Kıraathanesinin dört mahalleye hitap ederek mahalleleri ferahlatacağını da vurgulayan Sancak, “30 dönüm arazisiyle birlikte Hamidiye Hastanesi Millet Bahçesi ve Millet Kıraathanesi, bahçesindeki asırlık ağaçlarla birlikte Samsun’da hayatiyet kazanmış olacaktır. Canik Gureba Hastanesi, Osmanlı döneminin Samsun’da yapılmış en önemli eseridir. Üstelik Osmanlı Devletinin himayesinde halktan toplanan paralar ile inşa edilmiştir. Osmanlı döneminde Avrupa mimari akımı dışında bir tarz olan Neo Klasik Mimari üslubun temsilcisidir. Diğer bir özelliği de Cumhuriyet döneminde uzun yıllar kullanılan Millet hastanesi olmasıdır. Özellikle 2. Abdülhamit Han’ın yaygınlaştırmak istediği fakir düşkün hastaneleri Gureba ismi ile yaptırmış olmasıdır. Samsun yapılan üçüncü hastanedir” diye belirtti.

Canik Gureba Hastanesinin tarihine temas ederken, binanın inşa döneminde Karadeniz Bölgesinde, Rusya’ya giden fırın işçilerinin frengi hastalığını kaparak eşlerine bulaştırmaları sosyal, sağlık, ahlaki sorunu için burada bir birim oluşturulduğunu kaydeden Embiya Sancak, binanın Samsun Kent Kültürüne unutulmayacak katkılar verdiğini de sözlerine ekledi.

SAMSUN MAALESEF BU KONUDA DA SAHİPSİZ

 

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölüm Başkanı ve Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, 2000’li yılların sonlarına kadar hastane olarak kullanılan bu muazzam eserin zamanla içi boşaltılmış, duvarları çökmüş, ahşap kısmı çürümeye terk edilerek adeta meczubun birisi bir kibrit çaksa da biz de kurtulsak, sonra da muhteşem arazisine konsak kabilinden beklemeye alınmış, ihmalde zirve yapılarak kaderine terk edilmiş olduğuna dikkat çekerek,

“Adıyla muhteşem, hâlihazır durumuyla metruk bu eserin sahibi hiç şüphesiz Samsun halkıdır. Çünkü padişahımız bu eseri aziz milletimizin şerefli evlatlarının yaşadığı, Samsun halkı için yaptırmıştır. Bunun bakımını onarımını yapacak olan da Samsunlulardır. Samsunlular adına bu işi vekâleten yapacak olanlar da onların oy verip başkan ve encümen seçtiği, Yüce Meclis’e vekil tayin ettiği, vergileriyle maaşlarını ödediği sair kamu görevlileridir” diye konuştu.

  “Ben vatandaş olarak merak ediyorum; bu muhteşem eser niçin çürümeye terk edildi? Niçin şimdi, hemen, bir an önce restore edilip ayağa kaldırılarak okul, kütüphane, bilim merkezi, hastane, müze vb. kamu yararına bir işlev yüklenerek genç nesle; “Evladım bak bu da biz Samsunlulara Ulu Hakan II. Abdülhamid Han’ın emanetidir, bizi düşünmüş bu eseri yaptırmış” diyemiyoruz” diye soran Prof. Dr. Cevdet Yılmaz sorularına “Neyi bekliyoruz. Yirmi sene geçmiş metruk vaziyette duruyor, bir otuz sene daha geçince oradan geçenler elli yıl boyunca Ulu Hakan’ı böyle çerden çöpten enkaz sahibi biri olarak mı hatırlasın isteniyor, anlamadım ki! Evinizin çatısından damla aksa kıyameti koparırsınız, devletin, hem de vakıf malı olan emanetin çürümesine nasıl göz yumarsınız?” şeklinde devam etti.

 Tarihi eser fakiri olan Samsun’da Sultan II. Abdülhamid Han’ın emaneti olan bu hastane binasının el üstünde tutulması, bir çivisinin bile zayi olmadan bakım ve onarımı yapılarak gelecek nesillere salimen ulaştırılması beklenirken Samsun’un bu konuda da sahipsiz olduğunu da dile getiren Yılmaz, vakit çok daha geç olmadan bir an önce bir şeyler yapılması hususunda yetkililerin meseleye el atmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

TARİHÇE

 

1895 yılında Canik Sancağına Mutasarrıf olarak tayin edilen Hamdi Simavi Bey, ilk olarak şehrin şiddetle ihtiyaç duyduğu su, ulaşım ve hastane eksikliklerinin giderilmesi için çalışmalara başladı.

Bugünkü Vidinli Otelinin arka kısmında bulunan 2 katlı ahşap binada belediye doktoru Tevfik Bey, hasta ve yaşlıların tedavileri ile meşgul oluyordu.

Mutasarrıf Hamdi Simavi Bey Canik Sancağında yetiştirilen tütünün her denginden 40 para ayrıca Tüccar Konşimentosunun her birinden 30 para alınmasını emretti.

Toplanan paralarla hastane arsası satın alınarak derhal inşaata başlandı.

 1902 yılında tamamlanan bina ile Samsun çok güzel bir hastaneye kavuştu.

Açılışı Abdülhamit’in cülüsüne tekabül ettiği için hastaneye Canik Hamidiye Hastanesi adı verildi.

Açılışta Nemlizade Hamdi Bey’in temin ettiği 800 altın kredi ile Avrupa’dan getirtilen malzemelerle hastane donatıldı.

50 yataklı bu hastaneye Fransa’dan operatör doktor Latour 10 altın maaşla getirildi.

Hastaneyi bir yönetim kurulu ve kurulun tayin ettiği hastane müdür Hasan Hayri Efendi yönetiliyordu.

Nihayet 1908 yılında Opr. Dr. Yorgaki Bey hastaneye ilk baştabip olarak atandı.

Bu tarihlerde de hastanenin ismi Canik Gureba Hastanesi olarak değiştirildi.

Birinci Dünya Savaşı sırasında hastane faaliyetlerini bir ara durdurdu. 1919 yılında İngilizlerin Samsunu işgallerinde Amerikalılar hastaneye el koydu. 1920 yılında Amerikalılar Samsunu terk ederken hastaneyi bir kurula devrettiler.

Cumhuriyetin ilanı ile hastane 1924 yılında özel idareye devredildi. Adı da Samsun Millet Hastanesi yapıldı.

1954 yılına kadar özel idarece bu hastane o yıl Türkiye’deki bütün özel idare hastaneleri gibi Samsun Millet Hastanesi de Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’na verildi. İsmi Samsun Devlet Hastanesi oldu.

Samsun Devlet Hastanesini onarmak ve yeni ek tesisler ilave etmek üzere 1963 yılında Samsun Devlet Hastanesi Yardım Derneği kuruldu.

Bu dernek ilk önce 30 yataklı ek bir pavyon inşa ederek hastanenin yatak sayısını 80’ne çıkarttı.

Dernek bu çalışmalarına aralıksız devam etti. 1970 yılına gelindiğinde yatak sayısı 160 ‘a çıkarılmıştır. 1965 yılında Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nca inşasına başlanan bugünkü Devlet Hastanesi 1970 yılında bitti ve o yılın mayıs ayında hastane yeni binasına taşındı.

1970 yılında Devlet Hastanesi yeni binasına taşınmasıyla hastane bir yıla yakın süre boş ve bakımsız olarak kaldı.

1971 yılı Mayıs ayında Karadeniz Bölgesi Ruh Sağlığı olarak hizmete sokuldu. İsmi bilahare Karadeniz Bölgesi Ruh Ve Sinir Hastanesi olarak değiştirildi.

1980 yılında Hastanenin ismi Karadeniz Bölgesi unvanı kaldırılarak Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi oldu.

2018 yalında Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi yeni binasına taşındıktan sonra Samsun Hamidiye Hastanesi bu yıldan sonra kaderine terk edilmiş oldu.

Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından, çok uzun yıllardır metruk halde duran eski Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin bulunduğu yeri kapsayan 11 bin 500 metrekarelik alana Mart ayının sonunda Aile Yaşam Merkezi yapılması için proje ihalesinin yapıldığı duyuruldu.

Tarihçe Kaynak: samsunrshh.saglik.gov.tr

Haber: Recep YAZGAN

Samsun’da Sultan Abdülhamid’in Emanetinin Başına Gelmeyen Kalmadı!
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Sinirherif     0000-00-00 Şimdi burası niye bu halde acaba. Rant oranı düşük olabilir mi? Sayın Recep Yazgan.. Bunları dost meclisinde söylemiyor musunuz. Samsun'da gazi caddesinde cumhurbaşkanlığı iletişim dairesi bilmem nesi var. Gerçi onların da çok işi vardır şimdi. Adamları yormak anlamsız olur. Sahi ne iş yapıyor oradakiler. Bak konu dağıldı şimdi. Ne diyorduk. Ha. Rant...
GALERİLER
Web Tasarım