Siyasetin Seviyesi Ve Siyasetçinin Amacı Olmalı
Siyasi partilerin ülkeyi selamete çıkaracak, halkın refah düzeyini artıracak plân ve projeleri olmalı
Siyasi partilerin ülkeyi selamete çıkaracak, halkın refah düzeyini artıracak plân ve projeleri olmalı. Bunun yanında lider kadro, toplumun ahlâk değerlerini üst seviyelere yükseltecek edebi bir anlayışa sahip olmalı ve siyaset üslûpları nezaket kuralları ile bire bir örtüşmeli.
Ayrıca siyasetçilerin önceliklerinin başında ülkenin bölünmez bütünlüğü gelmeli. Ülke menfaatine odluğuna inandıkları plân ve projelerini ve ülkeyi düzlüğe çıkaracak ve daha ileriye taşıyacak formülleri iktidara getirmek vazgeçilmezleri olmalı. İddialarını tatbikata koyabilmek için her meşru yol değerlendirilmeli.
Tabi bütün bunlar için hazırlıkları varsa!
TBMM de temsil edilen siyasi kadroya baktığımızda, bu özellikleri taşıyan bir siyasi oluşumun var olduğunu söylemek mümkün görünmüyor. TBMM de temsil edilen zihniyetlerin tamamının, partilerinin menfaatlerini ülke çıkarlarının ve milli değerlerin çok daha önünde tuttuklarını görüyoruz.
Başta liderler olmak üzere siyasi partilerin hemen tamamı, siyasetlerini kavga ve gerilim üzerine bina etmişler. Özellikle seçim öncesinde biri birlerine karşı ağır suçlamalar ve kullanılan üslûp, toplumun bile ahlâki değerlerini olumsuz etkiledi.
Neden böyle?
Çünkü Mecliste halkı temsil eden partilerin hiç birisinde ülkeyi içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtaracak ve ileriye götürecek evrensel boyutta bir projeleri yok. Hepsi kapitalist zihniyete sahip liberal, ırkçı, solcu veya batı eğilimli siyasi kuruluşlar. Faizi borçla ödeyen, Milli kaynakları satarak ekonomiyi idare etmeye çalışan, bütçe açıklarını zamlarla halkın sırtına yükleyen ve devamlı borç yükünü artıran bir anlayışa sahipler. Böyle olunca vaziyeti kurtarmak için tek çıkar yol kavga ve gerilim.
Milli Görüş lideri merhum Erbakan Hoca aktif siyasete atıldığı 1969 yılında ilk işi Ekonomi ve Sosyal Araştırma Merkezini (ESAM) kurmak oldu. Orada üretilen projeler sayesinde Milli Görüş ne zaman iktidar ortağı olsa ülke ekonomisinin rengi ve şekli değişiyordu. ESAM halen çalışmalarına ve gelecek için proje üretmeye devam ediyor. Meclis kadrosunda olanlar böyle bir hazırlıktan mahrumlar. Bu nedenle kavga ve gerilim siyasetinden medet umuyorlar.
Gerilim siyaseti de ülkeyi her geçen gün daha geriyor ve halkın huzurunu kaçırıyor. Seçimden bu yana iki ay geçmesine rağmen halen iktidar için bir ışık görülmemesi, hazırlıksızlığın ve seviyesiz siyasetin neticesi. Ülke adına projesi olanın ve kendisine güvenenin “Ben projelerimle varım” diyerek iktidara talip olması kadar doğal bir yaklaşım olamaz.
Ama ellerinde proje bazında bir hazırlığı olmadan laf kalabalığı ile siyaset yapanların tutundukları tek dal “kırmızıçizgi” edebiyatı. Bir siyasi partinin veya liderinin ülke menfaatlerinin ötesinde kırmızıçizgisi olabilir mi?
Her gün şehit haberlerinin yürekleri dağladığı ortamda, elini taşın altına koyma yürekliliğini gösteremeyenlerin, yapılacak erken seçimde halkın karşısına ne yüzle çıkacaklarını merak ediyorum.
Projelerini iktidara taşımak isteyenler için, beklenen fırsat hazırdır. Bu fırsatı değerlendirmekten imtina edenlere, her zaman olduğu gibi toplum hak ettiği cevabı verecektir.
Mevla görelim neyler. 07. 08. 2015
admin















































































































































































































