Stokçuluk dinimizde de haramdır!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Stokçuluk dinimizde de haramdır!
07.12.2021 13:11:35

 

Stokçuluk dinimizde de haramdır!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin davetine icabetle Yüksek Stratejik Komitesi’nin 7. Toplantısı’nı gerçekleştirmek üzere Katar’a gitti. Katar’a hareketinden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın toplantısı düzenledi.

 

“Türkiye-Katar ilişkileri iki ülkenin tarihine, dostluğuyla ve potansiyeliyle mütenasip bir şekilde stratejik perspektifle günden güne güçlenmeye başlamıştır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüksek Stratejik Komite mekanizması çerçevesinde Katar’la bugüne kadar başta siyasi, askerî, ticari, ekonomik ve kültürel konular olmak üzere birçok alanda 69 belge imzaladık. Yapılan anlaşmalar sayesinde iş birliğimizi daha da ileri noktalara taşıdık. Yarın icra edeceğimiz yedinci toplantı vesilesiyle imzalayacağımız yeni anlaşmalarla, dayanışmamızı daha da perçinleyeceğiz” diye ekledi.

Katar Emiri Şeyh Temim ile ikili görüşmelerinin ardından, Komite Toplantısı’na başkanlık edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Görüşmelerimizde ikili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla gözden geçireceğiz. Ortak gündemimizde yer alan önemli bölgesel ve uluslararası konularda da fikir teatisinde bulunacağız. Görüşmelerimizin sonunda Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı’nı ziyaret edeceğim. Türk-Katar dostluğunun nişanelerinden olan Kuvvet Komutanlığımızda görev yapan Mehmetçiğimizle ve komutanlarıyla hasbihal edeceğiz.”

“TÜRKİYE VE KATAR SON YILLARDA KARŞILAŞTIKLARI BÖLGESEL ZORLUKLAR KARŞISINDA GÜÇLÜ DURUŞLARINI KORUYAN İKİ DEVLETTİR”

Türkiye ve Katar’ın son yıllarda karşılaştıkları bölgesel zorluklar karşısında güçlü duruşlarını koruyan iki devlet olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüze çıkan badireleri, iki dost ve kardeş olarak yakın iş birliği içinde hareket ederek aşmayı başardık. Ekonomiden savunmaya, ticaretten yatırımlara kadar pek çok alanda kazan kazan temelinde ortaklığımızı güçlendirdik. Cumartesi günü Siirt Organize Sanayii Bölgesi’nde açtığımız, Türkiye’nin ilk Çinko İzabe Tesisi, bunun en son örneklerinden birisidir. Yılda 50 bin ton üretimle başlayıp ilave yatırımlarla önce 120 bin tona, sonra 250 bin ton kapasiteye kadar çıkacak bu tesis, ülkemizin çinko ihtiyacının yarısına yakınını da karşılayacak. Temelini attığımız ‘Kurşun-Gümüş ve Sülfürik Asit’ fabrikalarının da hizmete girmesiyle toplam 7 bin 500 insanımıza Siirt’te istihdam sağlanacak. 2023 yılına kadar toplam bedeli 500 milyon dolara ulaşacak bu yatırımı, Katarlı kardeşlerimizin Türkiye’ye ve Türk ekonomisine güveninin bir tezahürü olarak görüyoruz” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizin üzerinden terörün karanlık gölgesi kalktıkça, inşallah bu tür yatırımlar katlanarak artacaktır. Bölücü örgütün siyasi uzantılarıyla iş birliği yapanların, Katar’a ve Katarlı kardeşlerimizin ülkemizdeki yatırımlarına yönelik hazımsızlıklarının sebebi de budur. Esasen bunların asıl rahatsızlığı Türkiye’nin uluslararası doğrudan yatırım çekmesi, Türk ekonomisinin ‘yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme’ temelleri üzerinde yükselmesidir. Yabancı ülke büyükelçilerine yazılan şikâyet mektuplarında, uluslararası basına verilen hezeyan dolu demeçlerde hep bunun işaretlerine şahit oluyoruz. Biz, son 19 yıldır olduğu gibi gelecekte de sermaye ve yatırım düşmanı bu mandacılara rağmen ülkemizi büyütmeye, güçlendirmeye, bölgesinin ve dünyanın parlayan yıldızı yapmaya devam edeceğiz. Bu amaç doğrultusunda, Katar’ın yanı sıra Körfez’deki diğer ülkelerle de iş birliğimizi geliştirmeye çalışıyoruz.”

“KÖRFEZ’DEKİ KARDEŞLERİMİZLE OLAN MÜNASEBETLERİMİZİ ORTAK MENFAATLERİMİZ ÇERÇEVESİNDE İLERLETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Körfez bölgesinde diyalog kapılarının tekrar açılması ve yanlış anlamaların giderilmesi yönünde yürütülen diplomatik çabaları memnuniyetle karşıladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda şunları kaydetti: “Türkiye olarak hiçbir ayrım yapmadan, Körfez’deki kardeşlerimizle olan münasebetlerimizi ortak menfaatlerimiz ve karşılıklı saygı çerçevesinde ilerletmeyi sürdüreceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Doha’daki temaslarımızın, Katar’la olan ilişkilerimizin derinleşmesine önemli katkılarda bulunacağına inanıyorum. Görüşmelerimizin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı neticelere vesile olmasını, Türkiye-Katar kardeşliğini pekiştirmesini temenni ediyorum.”

Bir gazetecinin, "Asgari ücret konusundaki son durum nedir? Bu hafta da görüşmeler gerçekleşecek. Sizin gönlünüzden geçen rakam nedir? 'Çok büyük bir artış olacak' demiştiniz." sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin'in heyetiyle birlikte gerek işçi, gerekse işveren kesimiyle bugün ve perşembe günü bu tür görüşmeleri yapacaklarını, bu görüşmelerle birlikte de bir yere varacaklarını söyledi.

ASGARİ ÜCRET

Yurt dışı ziyaretinden dönünce, bu görüşmelerde ne yaptılar, tarafların teklifleri nedir, bunları göreceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz kesinlikle bu noktada işçimizi zora sokmayacağız. Asgari ücret noktasında da inşallah en uygununu, en ideal olanını gerek brüt gerek net, masaya yatırarak nihai kararımızı vereceğiz. Bu nihai kararla birlikte de temenni ediyorum ki sadece işçi kesiminin buradaki memnuniyeti değil, işverenin de bu alınan kararla memnun olması lazım. Çünkü hep söylüyoruz ya yatırım, istihdam, üretim, ihracat, büyüme... Şimdi bizim burada hem işçinin emeğine, işverenin de bu noktadaki yatırım gücüne ihtiyacımız var. Bu iki gücün ayakta durması bizim için büyük önem arz ediyor. İnşallah sadece bu dönemde alınacak karar değil, bir de önümüzdeki yıl seçim öncesi alınacak olan karar da var. Bütün bunları düşünerek bir karar vereceğiz. Bu kararla beraber yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fahiş fiyat konusunda yürütülen çalışmalara ilişkin soru üzerine, en çok rahatsızlık duyduğu konunun stokçuluk olduğunu dile getirerek, şunları söyledi: "Stokçuluk biliyorsunuz, Diyanet İşleri Başkanımın yanında bunu konuşmak bana düşmez ama bizim dinimizde de haramdır. Böyle bir şeye gidemezsiniz. Fakat görüyoruz ki stokçuluk yapanlar var, her alanda. Son zamanlarda otomotiv sektöründe bile stokçuluk var. Birçok kapalı otoparklara sıfır otomobiller depolanmak suretiyle onun da stokçuluğunu yapıyorlar. Hele hele gıdada stokçuluk yenilir, yutulur bir şey değil. Onun için şu andaki cezai müeyyide çok düşük.

Ben Mehmet Bey'e de söyledim, hazırlıklarınızı yapın, bu müeyyideyi onları rahatsız edici bir noktaya çıkaralım. Ondan sonra yine yapabiliyorsa yapsın bakalım stokçuluğu. Bu işin başka çıkar yolu yok. Bedelini ağır ödeyecekler. Sen mi stokçuluk yapıyorsun? Bunun bedelini ağır ödeyeceksin. Çünkü vatandaşımıza, hele hele gıdada bu tür zulmü yapanlara biz 'Buyur yoluna devam et' diyemeyiz. Ne gerekiyorsa, başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere gerekli adımları atacağız, üzerine üzerine de gideceğiz bu işin."

TERÖR ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK OPERASYONLAR

Terör örgütlerine yönelik gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar güvenlik güçleri ile MİT, bu operasyonları yoğun şekilde sürdürdüyse bundan sonraki süreçte de bu operasyonlara devam edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradan taviz vermelerinin mümkün olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Her ne kadar Bay Kemal, eğer fırsat bulur da göreve gelirse Kandil'i onların başına yıkmayı vaat ediyorsa, buradan bir beklentisi varsa ki yapacağı herhangi bir şey söz konusu değil zaten, onun ne denli bu noktalarda pozisyon aldığını gayet iyi biliriz. Bir taraftan terör örgütünün temsilcileriyle yürüyüşler yapacaksın, öbür taraftan az önce ismini verdiğiniz terörist başının alkışını alacaksınız, 'Bu yaptığınız iş doğrudur, iyi yolda ilerliyorsunuz' diyecek terörist başı, Kandil'den Bay Kemal'e selam verecek, 'Başarılısınız, iyi gidiyorsunuz' diyecek, ondan sonra da Kandil'i yakıp, yıkmaktan bahsedecek. Bunlara güven olmaz. Bunlarla bir yere de varılmaz. Bu işin hakkından nasıl biz mağaraları, Kandil'i bunların başına geçirdiysek, en son biliyorsunuz dokuz teröristi mağarada sıkıştırmak suretiyle orada bizim bir binbaşımız o bölgede şehit edilmişti, binbaşımızı şehit edenleri o mağaradaki olayda, oraya gömdük. Dokuz teröristi oradan o şekilde çıkarmış olduk. Bu işin ispati bizdedir. Biz bu işin ispatını yapıyoruz, lafını değil. Bundan sonraki süreçte de nasıl şu anda Cudi'de, Gabar'da, Tendürek'te, Bestlerderesi'nde bütün bunları aştıysak, bundan sonraki süreçte de aşmaya devam edeceğiz. Şehitlerimiz var, evvel Allah bu şehitlerimizin kanını da yerde bırakmadan yola devam."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde Larnaka Büyük Camii’ne yapılan saldırıya ilişkin şunları söyledi: "Larnaka'da, Güney Kıbrıs'ta, maalesef camilerimize yönelik bir operasyon yapıldı. Tabii Güney Kıbrıs'taki bu operasyon karşılıksız kalmayacak. Bununla ilgili parti sözcüsü arkadaşımızın Ömer Bey'in net açıklamaları var. Biz de gerek Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar Bey'in yapmış olduğu açıklamayla birlikte aynı şekilde biz de Güney Kıbrıs'a şunu söylüyoruz: Mabetlerimizin üzerinde bu tür sabotajlara gitmeyiniz. Bu tür sabotajlara gitmenizin bedelini çok ağır olarak ödersiniz. Bunun arkasında kimlerin olduğu noktasında da her türlü arayışın içerisindeyiz. Altı tane bizim Güney Kıbrıs'ta camimiz var. Bu camilerimizin güvencesi Güney Kıbrıs'ın yönetimidir. Biz nasıl ki bütün onların kutsallarına, kiliselerine karşı bir güvenceysek, aynı şekilde aynı güvenceyi de onların vermesinin gerektiğini her zaman söylüyorum, yine bu vesileyle söylemiş oluyorum."

Stokçuluk dinimizde de haramdır!
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER