Samsun Haber
Giriş Tarihi : 13-01-2016 18:24   Güncelleme : 13-01-2016 18:24

Sultanahmet Saldırısının Turizm Boyutu

  Sultanahmet’te meydana gelen saldırı sadece terör saldırısı değildir

Sultanahmet Saldırısının Turizm Boyutu
  Sultanahmet’te meydana gelen saldırı sadece terör saldırısı değildir. Bu saldırı ile birden çok hedef gözetilmiştir. Bunlardan ilk akla gelenler; - Terörle mücadelede Türkiye’nin gücünü kırmak. - Ortadoğu denkleminde Türkiye’yi dışlamak. - Türkiye’yi dış dünyadan izole ederek, istikrarsızlaştırıp iç sorunlarla baş başa bırakmak. - Güneydoğu’da yaşanan olayları Batı illerine aktarmak. - Sığınmacı ve mülteciler konusunda Türkiye’yi çıkmaza itmek. Çünkü iki milyondan fazla sığınmacının her birinin peşine istihbarat takmak mümkün değildir. Fakat bu ve benzeri olaylar her birini kamuoyu önünde potansiyel suçlu durumuna düşürmeye yetmektedir. İlginç olan husus; bunların tümüne karşı insanî duygularla yaklaşılmaya çalışıldığı bir dönemde, bir kısmına çalışma izninin verilmesi kararından bir gün sonra bu olayın gerçekleşmesidir.  Bu olumlu adımın ardından böyle bir terör olayının olması Suriyelilere karşı gerek işverenlerin gerek evini kiraya verecek olanların ne kadar büyük bir sorumlulukla karşı karşıya kalacaklarını onlara düşündürmek bile başlı başına bir kaos planıdır. - Türkiye’nin en iyi korunması gereken ya da korunduğuna inanılan yerinin aslında ne kadar zafiyet içinde olduğunun ispat edilmek istenmesi. - Turizmde Antalya’dan sonra en önemli giriş kapısının İstanbul olması, bu giriş kapısının güvenliğinin sorgulanması. - Daha önce aynı yerde meydana gelen olayın üzerinden daha bir yıl geçmeden benzer teşebbüste bulunulması ve bu sefer başarılmış olması. Bunun olayı organize edenler açısından kendilerinin bu konuda ne kadar kararlı oldukları mesajının verilmesi. ….  Sultanahmet saldırısı ile ilgili olarak bu ve buna benzer daha birçok sebep sıralanabilir. Fakat; - Saldırının Sultanahmet’te olması, - Sultanahmet’in Ayasofya ile birlikte, tüm dünya tarafından tanınan ve bilinen, Türkiye’nin en önemli ve rakipsiz turizm noktası olması. - Başta Almanya olmak üzere Batı Avrupa ülkeleri ve diğer turist gönderen bölgeler açısından yaz turizm sezonu için rezervasyonların içinde bulunduğumuz günler içinde yapılıyor olması. - Saldırıda Alman turist kafilesinin hedef alınması. hususlar bu olayın sadece uluslararası terör olayı olmadığı, aynı zamanda, turizm gelirlerine darbe vurularak, Türkiye’nin ekonomik büyüme ve istikrarının da hedef alındığını bize göstermektedir. Olayın diğer uzantılarını bir kenara bırakarak, uzmanlık alanımız gereği, saldırıyı sadece turizm boyutuyla ele aldığımızda karşımıza çıkan tablo şudur; Türkiye 2015 yılı itibarıyla yaklaşık 40 milyon turist ve 35 milyar dolar gelir ile dünyada en çok turist çeken (Fransa, ABD, İspanya, Çin ve İtalya’dan sonra)  altıncı ülke durumundadır. Üstelik bu gelişme sürekli daha yukarı artma yönündedir. Turizm gelirlerinin 10 milyar dolarını İstanbul tek başına gerçekleştirmektedir. Turizm ülke imajı ve tanıtımı açısından da ayrıca önemi tartışılmaz bir sektördür. Özellikle ekonomik açıdan bakıldığında, turizm Türkiye için çok önemli bir gelir kapısıdır. Dış ödemeler dengesi açığını kapatmada en etkin kaynaklardan biridir. Çünkü herhangi bir yatırımda herhangi bir kredi için yüksek faizler ödenmesi gerektiğinden yatırım maliyetleri yükselirken, turizm yoluyla elde edilen döviz şartsız ve toplumun zincirleme en alt kademelerine kadar nüfuz eden bir gelirdir. Bu saptamalar ışığında (ve çeşitli uzmanlar tarafından ileri sürülen diğer sebeplere ilave olarak) denilebilir ki; Sultanahmet saldırısı Türkiye’nin turizmini de hedef almıştır. Çünkü; - Turizmde en büyük tehdit güvenlik zafiyetidir. Turist güvenli olan yere gider, kendini güvende hissetmediği yere gitmez. Böyle bir olay sonucu basit bir hesapla Türkiye’ye gelmekten vazgeçecek 4-5 milyon turist x (çarpı, kişi başı harcanan ortalama) 500-600 dolar, eşittir (:) 2 milyar doların başka bir ülkeye yönelmesi demektir. Yani çok ucuza kiralanan veya beyni yıkanan bir katil böyle bir olayla milyarlarca doların yönünü bir ülkeden diğerine aktarabilmektedir. Bu nedenledir ki gerçekte tetiği çeken değil, arkasındaki çektiren kişi, kurum veya ülke olayın esas mesulüdür. Hatırlatmakta fayda var; Mısır’daki olaylar, iç karışıklıklar ve en son Rus yolcu uçağının düşürülmesi Mısır turizmini, dolayısıyla Mısır ekonomisinin can damarını vurmuştur. Buraya yönelen turistlerin önemli bir kısmı Türkiye’yi destinasyon olarak seçmesi beklenirken, önce uçak krizi ve ardından Rus turist ambargosu, hemen peşinden de bu olayın meydana gelmesi son derece düşündürücüdür. Böyle bir sonuç göz önünde tutulup, turizm gelirleri açısından bu olay kimin işine yarar, bir de ona bakalım; - Kendi turistlerine Türkiye’ye gitme yasağı koyarak Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak isteyen Rusya’nın mı? Rusya bundan sonra her zaman baş şüpheli olacaktır. Çünkü Suriye’de kendisine karşı rakip olarak Türkiye’yi görmekte ve bunu artık çok açık dile getirmektedir. Eline bir kötülük yapma fırsatı geçtiğinde bundan asla geri durmayacağı da kesindir. - Türkiye’ye turist göndermek istemeyen Almanların mı? Çünkü Almanlarla ortak olan Hürriyet’in anında rezervasyon iptallerini gündeme getirmesi, bu medya kuruluşunun Almanya ayağı da dikkate alındığında son derece dikkat çekici bir mesajdır. Olayda Almanların ölmesi, bir ülkenin ulusal çıkarları için ne kadar önemlidir, o kısmı tartışılabilir. - Ekonomide kara günler yaşayan Yunanistan’ın mı? Çünkü bir şekilde tatil yapmaya karar veren ve deniz-kum-güneş için Akdeniz’de Türkiye’yi seçen bir turist için, Türkiye’den vazgeçtiğinde bu şartlara alternatif en uygun ülke Yunanistan’dır. - DAEŞ ve PKK gibi taşeron örgütler asıl fail gibi gözükse de, bunların ipinin kimin elinde olduğuna bakarak Suriye, İran, ABD, Fransa, İngiltere gibi ülkelerin de bu işte parmağı olabilir. Sonuç olarak, Sultanahmet’te patlayan bombanın sadece siyasi ve stratejik hedefleri olan bir terör işi değil, ekonomik boyutu da olan bir patlama olduğu dikkate alınmalıdır. Bu tür eylemlerle, Türkiye’nin imajına zarar verip, yakın ve uzun dönemde turizm gelirlerinden mahrum bırakılarak, ekonomik anlamda Türkiye’yi ayrıca köşeye sıkıştırmak isteyen bütün ülkeler bu patlamada rol üstlenmiş olabilir. Prof. Dr. Cevdet YILMAZ OMÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi
adminadmin