Dünya
Giriş Tarihi : 22-03-2016 12:47   Güncelleme : 22-03-2016 12:47

Suriye’deki rus stratejisi avrupa birliğine mi yönelik?

Moskova için Mısır, Tunus, Cezayir ve Ortadoğu'daki Irak, Suriye, Lübnan gibi totaliter Arap rejimlerinin varlığını sürdürmesi avantajlı olsa da mevcut yönetimlerin varlığını sürdüremeyeceğine kanaat getirdiğinde söz konusu ülkelerdeki menfaatlerini dezavantajlı konuma düşmemesi ve varlığını devam ettirebilmek için taraflarla aynı anda farklı ilişkiler kurma, dış temaslarda çapraz stratejiler geliştirebilmektedir

Suriye’deki rus stratejisi avrupa birliğine mi yönelik?
Moskova için Mısır, Tunus, Cezayir ve Ortadoğu'daki Irak, Suriye, Lübnan gibi totaliter Arap rejimlerinin varlığını sürdürmesi avantajlı olsa da mevcut yönetimlerin varlığını sürdüremeyeceğine kanaat getirdiğinde söz konusu ülkelerdeki menfaatlerini dezavantajlı konuma düşmemesi ve varlığını devam ettirebilmek için taraflarla aynı anda farklı ilişkiler kurma, dış temaslarda çapraz stratejiler geliştirebilmektedir. Bu kısaca şu anlama gelmektedir Ruslar stratejilerini yalan ve itibarsız hayaller üzerine kurmaktadır. Rusya’nın uluslararası mecrada en önemli kozu birlemiş milletler daimi üyeliğidir. Natoya karşı Varşova paktının dağılmasının ardından bu Üyeliğini kullanarak istediği stratejileri dünyaya dikte etmekte güçlük çekmemektedir. Yakın tarihte bunu görmekteyiz NATO'nun Libya'ya yönelik harekâtını Başkan Viladimir Putin "Haçlı Seferi"ne benzetirken, Devlet Başkanı Medvedev ise Putin’in açıklamalarının tam tersi olarak BM Güvenlik Konseyi'nde NATO'nun operasyonuna izin veren kararı, Moskova'nın desteğinin kendi talimatıyla olduğunu belirterek Libya'daki totaliter rejimi eleştirmişti. Suriye'deki muhalifleri destekleyen Dış Komite Sözcüsü Prof.Dr. Mahmud Hamza yaptığı açıklamalarda,Rusya'nın Suriye sorununun nasıl çözülmesi gerektiği konusunda net bir vizyon ortaya koyduğunu belirterek, Medvedev'in ise Esad'a reform yapması yada iktidarı bırakması çağrısının olumlu olduğunu söylemesini unutmayalım. Rusya'nın Suriye'deki olayları yakından izlediğini ve daha çok olayın sonuçlarıyla ilgilendiğini ifade eden Hamza, "Rus yönetimi bu yüzden Suriye'deki rejime karşı benzer açıklamaları birkaç kez yaptı. Lakin Esed ve yakınlarının bu uyarıları dikkate aldığını görmedik. Halbuki Medvedev'in son açıklaması son derece sertti. İlk defa koltuğunu terk etmesi dillendirildi" demişti. Fark ettirilmeyen nokta ise Rusya’nın kötü ağabeyliğini bu kamufle ederek tüm dünyadan gizlemesiydi. Moskova’nın Suriye yönetiminin bu uyarıları umursamayan tavrından sonuçlar çıkarması gerektiğini vurgulayan Hamza,"Rusya'nın İnsanlara ateş açan rejime ne zamana kadar dayanması gerekiyor?" derken bile hali hazırda Rusların bu planı 2005 yılında yürürlüğe koyduğunu göremiyor olmasıydı. Rusya'nın Suriye yönetimine desteğinin en baştan beri devam ettiğini ve BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto kararının da bu desteğin en iyi göstergesi olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Ortadoğu'da uluslararası güçlerin rekabetini artıran asıl gücün Rusların panislavizim düşüncesin temelini yansıtıyor çıkarlar veya stratejik planlardan dolayı Rusya'nın bu stratejik iz düşümüne saplananacak olan batı ise bundan haberdar değil gibi görünmektedir. Yıllardır Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘ın tavsiyelerini göz ardı eden batı ülkeleri durumun rehavetinden yeni sıyrılmış olsa ki Çare üretmesi için Türkiye’den ve Recep Tayyip Erdoğan’dan destek aramaya başlamıştır. Alman federal haber alma servisi BND tarafından Rusların Suriye rejimine verdiği destekle ilgili politikalarının temelinde batının köşeye sıkıştırılmış olması etkisini son yayınladığı raporlarında da görmekteyiz bu durumun kısa sürede değişeceğini sanmak aptallık olsa gerek çünkü orta doğuda Irak bataklığından sıyrılan batı Suriye bataklığına hızlı bir şekilde ilerlemektedir. Alman şansölyesi Angela Merker bu durumun farkında olup ancak Avrupa’nın diğer büyük gücü Fransa bu durumdan habersiz gibi hareket ederek Rusya’nın harekâtına katkıda bulunmaktadır. Fransa bu durumun farkında mı? değilmi ? bunu ilerleyen günlerde göreceğiz. Rusların Suriye stratejisi AB için ayrı bir çatlak oluşturacağa benziyor Alman’lar Rusların bu harekatından en büyük yarayı alacak olan taraf olacak ancak Rusların varlığından Fransa bir çok stratejisinde yeni kazanımlar elde edecek gibi görünüyor. Suriye ile başlayan bu durum Avrupa’nın ikiye bölünmesine sebebiyet verecek mi? Rusların batı politikasını oluşumunu hızlandıracak mı?  Bunu zaman içinde hep birlikte göreceğiz? Moskova bir taraftan dışarıdan uluslar arası güçlerin müdahalesi olmadan istediklerini almak istiyor bir taraftansa kan dökülmesini engellemek ve reformların yapılmasını isterken medeni olabilmeyi başarıyor gibi durmaktadır. Diğer taraftan ise Suriye halkına karşı olumsuz politikası ve Suriye Halkından her gün masum insanların kanını dökmeye hızla devam etmektedir. En son sınır tanımayan doktorlar birliğinin hastanesini vurması dünya kamuoyunun gözünden ve gönlünden kaçmamıştır. Moskova bir yandan Suriye'deki çıkarlarını korumaya çalışılırken diğer yandan Libya senaryosunun tekrarlanmaması için BM izniyle Batılı ülkelerin askeri gücünün dâhil olmasını engellenmeye çalışarak yeniden bir BM manevrası başlatacak bunu da Türkiye üzerinde yapmaya kararlı gözüküyor. BM’deki ilk veto birçok tarafa mesaj niteliğindeydi Rusya'nın BM Güvenlik Konseyi'ndeki Suriye kararını veto etmesinin aralarında ABD, AB ülkeleri, Esad yönetimi ve Suriye muhalefetinin bulunduğu birçok tarafa karşı güçlü bir mesaj idi. Moskova daha en baştan pozisyonun önemli olduğunu gösterdiği gibi, Moskova açısından stratejik öneme sahip olan ülkelere karşı Batı ülkelerinin müdahalesine yeşil ışık yakmayacağını gösteriyor olmasıydı. İç savaş başlamadan önce de Rus askeri yetkililer oradaydı. Rusya zaten Tartus Üssü’nü kullanıyordu. Suriye ve Rusya arasındaki bu ilişki yaklaşık 40 yıla dayanıyordu Amerika’ da bu ilişkiyi çok iyi bildiği için Irak müdahalesi gibi bir müdahaleden çekinmiş olabilir mi? Pkk Pyd uzantısı bir Rus kompozisyonu mu ? ABD, Rusya’nın Suriye’ye tavırlarını içine sindiremiyor olması ancak elinden de bir şey gelmiyor olması bu sebeple PYD ve bağlı birliklerini kullanmasını hızlandırmıştır. Ancak unutulmaması gereken bir durum var ki  PKK- PYD’nin   uzantısı bir örgüt mü? yoksa PYD uzantısı olan bir örgütmü ? Buna dikkat etmek gerekir. PKK’dan evvel var olan kuzey Irak yapılanmasından farklı olarak önceden ortaya çıkmış Abdullah Öcalan’ın sosyalist asli örgütüdür. Temelde düşünce tarzını Rusya’dan almaktadır soğuk stratejiler üreterek uzun süre eski Rus silahlarını kullandılar. Abdullah Öcalan’ın yakalanmasından sonra Kuzey Irak ve Kuzey Suriye hattında yeni bir iş birliğine gitmişlerdir. Daha evvelinde ise Abdullah Öcalan’ın Kuzey Suriye’de bulunan kamplarında asıl harekât üstlenicisi oldular. Abdullah Öcalan’ın yakalanmasından sonra ikibinli yıllarda asıl kadro Avrupa’ya geçerek siyasi olarak harekete devam ederken, kamplar dağıtılmamış Esed yönetimi tarafından desteklenerek korunmuştur.  Bu arada Öcalan konusunda Türkiye’nin verdiği nota sayesinde harekete geçen Esed yönetimi Abdullah Öcalan’ ı Suriye’den çıkarmış fakat kampların kontrolünü Rus askeri yetkililerine bırakmıştır. Moskova'ya göre Suriye içindeki muhalefetin gücü Batı basınında abartıldığı seviyede olmadığı ve dünyanın Suriye'ye yönelik müdahalede bölündüğü yönünde. Bu yüzden yalnızlık hissi içinde olan Esad şu anda tamamen Moskova ve Çin'e yaslanmış durumdadır. Bugünde aynı şeyleri görmekteyiz Ruslar çekilirken yine varlığını korumaktadır kampları PYD kontrolüne devrederek çekilmişlerdir. Uluslararası örgütler kan dökülmesini durdurmak için, ülkede siyasal, ekonomik reformların yapılmasına yardımcı olmak için Uluslararası toplumun ve örgütlerin temel yükümlülüğünde, sivil vatandaşları korumak amacıyla büyük bir hazırlık içerisine girmez ise on binlerce kişiyi Ruslar katledecek. ve her an olabilecek bu durum hepimizin korkusu olduğunu düşünüyorum. Kadın erkek çoluk çocuk ayrımı yapmadan insafsızca hayallerinin peşinden giden Ruslar bu kez tam anlamıyla kendi sonunu hazırlamakta ve bununda farkında değiller zaten ekonomik çöküş içerisinde olan Rus ekonomisi bu savaştan medet beklemekten ise batmaya doğru gittiğinin farkında değil.
adminadmin