Türkiye
Giriş Tarihi : 16-10-2015 15:01   Güncelleme : 16-10-2015 15:01

Tek Çözüm, Özümüze Dönmek

İslâmi hassasiyeti olan bir kardeşimizin Milli Gazeteye gönderdiği tarihi bir olayla ilgili yazı günümüz ile bire bir örtüşüyor

Tek Çözüm, Özümüze Dönmek
İslâmi hassasiyeti olan bir kardeşimizin Milli Gazeteye gönderdiği tarihi bir olayla ilgili yazı günümüz ile bire bir örtüşüyor. Bu yazıyı önemsediğim için özetlemek suretiyle okurlarla paylaşmak istiyorum. “Moğol Hanı Mengü Kaan tarafından Ortadoğu da henüz ele geçmemiş yerleri almak için görevlendirilen Hülagû, 1258 yılında Bağdat’ı yerle bir eder. Bazılarına göre 200 bin, bazılarına göre 400 bin insanı yaşlı, kadın ve çocuk demeden katleder. Cami, hastane, saray ne varsa hepsini yıkar. Milyonlarca dini ve ilmi eserlerin büyük bir kısmını Dicle nehrine atar. Bir gün şehrin en büyük âlimi ile görüşmek istediğini bildirir. Bu husus âlimler arasında endişe ve korkuya sebep olur. Hiç birisi görüşmek istemez. Genç âlimlerden Kadıhan, bu daveti kabul ettiğini söyler. Onun daha sakalı bile bitmemiştir. Ancak, bu görüşmeyi birisinin kabul etmesi diğer âlimleri rahatlatır. Kadıhan, Hülagû ile görüşmek için yanına bir Deve, bir Keçi ve bir de Horoz alır. Hülagû karşısında beklediği gibi birini görmeyince “Bana göndermek için senden başka birini bulamadılar mı?” der. Kadıhan, “Görüşmek için boylu poslu birisini istiyorsan bir deve getirdim. Sakallı birisini istiyorsan bir keçi getirdim. Sesi gür birisiyle görüşmek istiyorsan bir Horoz getirdim, çadırın dışındalar” der. Hülagû gencin sıradan birisi olmadığını anlar, ona yer gösterir ve söyle bakalım beni buraya getiren sebep nedir diye sorar. Kadıhan: Seni buraya bizim amellerimiz getirdi. Allah’ın verdiği nimetlerin kıymetini bilemedik. Esas gayemizi unutup makam, mevki, mal, mülk derdine düştük. Zevk ve sefaya daldık. Cenab- ı Hak da bize verdiği nimetleri almak için seni gönderdi der. Hülagû: Peki, buradan beni kim gönderecek deyince Kadıhan: “O da bize bağlı. Benliğimize döner, bize verilen nimetlerin kıymetini bilir, zevk, sefa, israf ve biri birimizle uğraşmaktan vazgeçersek sen burada duramazsın der.” Bu cevaptan sonra Kadıhan’ın başına neler geldiğini bilmiyoruz, ama onun, Allah’ın (c.c.) nimetlerini geri almasına ve zulmün gelmesine sebep olarak gösterdiği: Müslümanların makam, mevki, zevk ve sefaya düşkünlüklerinin, Biri birleri uğraştıklarının ve Nimetlerin kıymetinin bilinmediğinin, Günümüzle bire bir örtüştüğünü görüyoruz. Bunun yanında âlimlerin zulme karşı dik duramamaları da bire bir günümüzün acı gerçekleri. Bizler de Allah’ın (c.c.) bizlere verdiği nimetlerin kıymetini bilemediğimiz, makam ve mevki hırsı ile değerlerimize sırt çevirdiğimiz ve biri birimizle uğraştığımız için günümüzün Hülagûları olan terörizm ile Allah (c.c.) nimetlerini geri alıyor. Çözüm yine Kadıhan’ın dediği gibi “Benliğimize dönmek, israf ve lüksten vazgeçmek ve Allahın nimetlerinin kıymetini bilmek” gibi öz değerlerimize sahip çıkmaktan geçiyor. Kendimize gelmek dilek, temenni ve dualarımla. 16. 10. 2015
adminadmin