Eğitim
Giriş Tarihi : 21-07-2025 17:31

Türkiye'de Medya Eğitimi Çıkmazda

Türkiye'de medya eğitimi, öğrenciden işverene, akademisyenden mezuna kadar herkes için derin bir karmaşa ve belirsizlik yumağına dönüşmüş durumda.

Türkiye'de Medya Eğitimi Çıkmazda

Yüzbinlerce adayın medya alanında eğitim almak istemesine rağmen, yaklaşık 50 farklı bölüm ve program adının bulunması, hem tercih sürecindeki aday öğrencilerde hem de mevcut öğrencilerin mezuniyet sonrası iş imkanları konusunda ciddi kafa karışıklığı oluşturuyor.

Sektördeki ekonomik daralma, dijitalleşmenin getirdiği dönüşümler ve geleneksel medyanın gücünü yitirmesi, mezunların kendi alanlarında istihdam edilmesini zorlaştırırken, işverenler de aradıkları nitelikli elemanı bulmakta güçlük çekiyor.

Kontenjanlar Dolu, İstihdam Boş

Türkiye'de medya eğitimi veren lisans ve ön lisans programlarının sayısı oldukça fazla; 2019-2024 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'na göre, medya ile ilgili 627 programın yıllık kontenjanı 52.043. Ancak, Basın İlan Kurumu'nun 2022 verilerine göre sektörde çalışan toplam kişi sayısı sadece 6687. Bu durum, medya eğitimi alan mezunların büyük bir kısmının kendi alanlarında istihdam edilmediğini ve eğitim-istihdam dengesinde ciddi bir sorun yaşandığını açıkça ortaya koyuyor.

Daha da çarpıcı olan ise, medya sektöründe çalışanların önemli bir bölümünün iletişim eğitimi almamış olması.

Sektörde çalışan 6687 kişiden yalnızca 1374'ü iletişim eğitimi almışken, 5313 kişi farklı disiplinlerden mezun. Lisans mezunları arasında iletişim eğitimi almış 1197 kişiye karşılık, iletişim dışı lisans mezunu çalışan sayısı 1106.

Ön lisans düzeyinde ise iletişim eğitimi almış çalışan sayısı 177 iken, iletişim dışı mezunların sayısı 760. Hatta sektörde lise ve ilköğretim mezunları dahi istihdam ediliyor. Bu veriler, medya eğitimi ile sektör arasındaki bağın zayıf olduğunu ve akademik programların istihdam edilebilirliği konusunda ciddi sorgulamalar yapılması gerektiğini gösteriyor.

Çözüm Önerileri

Mevcut karmaşanın giderilmesi ve medya eğitiminin sektör ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesi için çeşitli iyileştirme önerileri sunuluyor:

Programların Standartlaştırılması: Medya ve iletişimle ilgili eğitim veren programların içerikleri, unvanları ve müfredatlarının Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından standart hale getirilmesi gerekiyor. Aynı veya benzer içeriklere sahip bölümlerin farklı adlarla açılması hem öğrenciler hem de işverenler için kafa karışıklığı yaratıyor.

Akademik Birimler ve Medya Kuruluşları Arasında İş Birliği: Medya sektörünün ihtiyaçlarına uygun nitelikli iş gücü yetiştirmek amacıyla akademik birimler ile medya kuruluşları arasındaki iş birliği güçlendirilmeli. Sektör temsilcileri, akademisyenler ve ilgili devlet kurumları bir araya gelerek eğitim programlarını güncellemesi, yeni ders içerikleri oluşturması ve staj programlarını yaygınlaştırması şart.

İletişim Eğitimi Alan Mezunlara Öncelik: Medya sektöründe çalışacak bireylerin öncelikli olarak iletişim eğitimi almış mezunlar arasından seçilmesi teşvik edilmeli. Kamu ve özel sektör, medya alanında istihdam edilecek kişiler için belirli kriterler belirleyerek iletişim eğitimi almış bireylere öncelik tanımalı. Ayrıca, sertifikalı mesleki eğitim programları oluşturulmalı.

Dijital Dönüşüme Uyum: Medya sektöründe yaşanan dijital dönüşüm göz önünde bulundurularak, eğitim programlarının da bu dönüşüme uyum sağlaması gerekiyor. Geleneksel medya eğitiminin yanı sıra, dijital medya, veri gazeteciliği, yapay zekâ destekli içerik üretimi ve sosyal medya yönetimi gibi alanlara yönelik dersler müfredata eklenmeli.

Kariyer Merkezleri ve İş Garantili Programlar: Üniversitelerde kariyer merkezleri aracılığıyla medya sektörüyle doğrudan bağlantılar kurulmalı ve mezunların istihdam süreçleri desteklenmeli.

İş garantili eğitim programları oluşturularak, belirli başarı kriterlerini sağlayan öğrencilerin doğrudan sektöre yönlendirilmesi sağlanabilir.

Bu önerilerin hayata geçirilmesiyle, medya eğitimindeki yapısal sorunların giderilmesi, eğitim-istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi ve sektör için daha nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi hedefleniyor.

Kaynak: Doç. Dr. Mehmet ÖZDEMİR, Öğr. Gör. Halime Sultan KARAHAN, Öğr. Gör. Esin Ece ÖZDEMİR, Öğr. Gör. Ayşegül SAYLAN Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 13, Sayı: 165, Haziran 2025, s. 18-33

adminadmin