X, Y, Z ve Tanımsız Kuşaklar
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber - dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
X, Y, Z ve Tanımsız Kuşaklar
02.02.2021 08:07:00

 

X, Y, Z ve Tanımsız Kuşaklar

Bendeniz X kuşağıyım. Çünkü 1965-1980 parantezinde yerim var. Kuşakbilimciler genç nesilleri X, Y, Z harfleri ile isimlendiriyorlar. Her kuşağın belirlenmiş birtakım özellikleri var.

Nesiller arası karakter özellikleri ekonomi, siyaset bilimi, sosyoloji, psikoloji ve demografi gibi alanlarda uzman bilim insanlarının verilerine dayanıyormuş. Bizim kuşak (X kuşağı) kurallara uyan, otoriteye saygılı, çalışkan, sabırlı, sadık ve aidiyet duygusuna sahip bir kuşak olarak tanınıyor. Kendimi onlar arasına yerleştirdiğimde yerimi yadırgadığım çok şey olsa da sosyal bilimcilerimiz öyle diyorsa öyledir diyorum. Bizim nesil pek çok dönüşüm yaşamış, birçok yeniliğe tanık olmuş bir nesil olması hasebiyle hayatın zorluklarından pay çıkarmasını hep bilmiştir. Pilli radyodan merdaneli çamaşır makinesine kadar her şeyi gördüğü için içi gayet rahattır. Bilgisayarın, internetli dijital hayatın ve akıllı telefonların içerisine doğmuş olmasa da Y ve Z kuşağına göre onlarla daha mesafeli ve dengeli ilişki kurmayı başarabilmiştir. Darbe ve işsizlik dönemlerinin çocukları oldukları için X kuşağı zorluklar karşısında daha bir mukavemetlidirler. Çalışmayı yaşamanın bir gereği bildiklerinden, yaşamayı ve yaşama sevincini merkeze alan bir karakter arz ederler.

18-38 yaş aralığında bulunan kuşağa Y kuşağı adı veriliyor ki bunlar 1980 ile 2000 yılları arasında doğanları kapsar. Bu neslin en belirgin özelliği televizyonla büyümüş olmasıdır. Teknolojiye çok kolay adapte olabilen bu neslin bilgisayar ve internetle tanışması çocukluk çağının sonuna rastlar. Yenilikçi ve özgürlükçüdürler. X kuşağına göre çevreye ve dünyaya karşı daha duyarlıdırlar. Emir almaktan hoşlanmadıkları için emir sahiplerine karşı itaatsizdirler. Kolay teslim olmayan, eleştiren ve sorgulayan bir kuşaktır Y kuşağı. Kendinden önceki kuşaklara göre eğitim seviyesi daha yüksektir.

 

Gündemde en üst sıraları işgal eden Z nesline gelince, bu nesil bir başka tabirle milenyum neslidir. 2000’li yıllar kuşağı olarak bilinse de bu kuşağı 1996 yılından itibaren başlatanlar da vardır. Teknolojinin içerisine doğan kuşak olarak bilinir. Hızlı ve analitik düşünürler. Özgüvenleri yüksek, bireysel, özgürlük ve konforlarına dokunulmasından hiç hoşlanmazlar. Onlara göre imkânsız hiçbir şey yoktur. Kurallara uymaz ve asidirler. Anne-babalarının yolunu takip etmeye yanaşmazlar. Hızlı yaşarlar, çabuk sıkılırlar. Haksızlığa sessiz kalamazlar, haklarını sonuna kadar ararlar. X kuşağı ile sürekli çatışma halindedirler. Y kuşağı ile nispeten ortak yanları vardır. Hırs ve ihtiras noktasında zayıf oldukları için mesleki kariyer ve başarı konusunda çokça yalpalarlar.

Toplumsal iklimlerin kişilerin doğdukları ve yetiştikleri yıllara göre dünyaya bakışlarını şekillendirmesi gerçekten üzerinde düşünülmeye değer bir konu. Bu üç kuşağın (X, Y, Z) öncesinde iki kuşağı da anmadan geçmeyelim: 1925-1945 sürecinde dünyaya gelip yetişen kuşaktır. Toplumsal olaylara karşı sessiz kalmaları telkinine itaat eden kuşak olduğu için bunlara “sessiz kuşak” adı verilmiştir. Otoriteye itaatten yanadırlar. Savaş ve yokluk gördüklerinden dolayı başarı ve güzel gelecek için hırslıdırlar. 20. yüzyılın en genç yaşta ebeveyn olan kuşağı olarak bilinir.

Bir diğer kuşak ise 1946-1964 arası doğup yaşayan 2. Dünya Savaşı sonrası kuşaktır. Bu kuşağa yaygın biçimde BabyBoomers (Bebek Patlaması) kuşağı da denir. Savaş sonrası bebek doğum oranlarının hızlı bir şekilde artması sebebiyle bu ad verilmiştir. Hâlen hayatın içerisinde etkin olarak bulunan bir kuşaktır. Gençleri anlama noktasında en zayıf kuşak olarak kabul edilir. Eleştirileri gençler tarafından pek kabul görmez. Teknoloji özürlüdürler ve çalışmak için yaşarlar. Aynı anda anne-baba ve çocuklarına bakma sorumluluğunu üzerlerine alan bir kuşaktır.

Elbette bu kuşaklara dair daha bir sürü özellik sayılabilir. Burada dikkat çekici olan kuşaklara dair değişmez bir sosyal karakterin ne denli belirleyici olup olmadığıdır. İnsan gruplarını şartlar mı eğitim mi şekillendirir sorusu üzerinde etraflıca durmak gerekiyor. Mesela bu durumda bizim evde dört nüfusa karşın üç kuşak mevcut. X, Y ve Z kuşağı. Aile olabilmek için ortak tepki, müşterek sevinç ve değerlere ihtiyaç vardır. Bu ilke ve değerler manzumesinde ittifak edememiş aile bireylerinin nereye savrulacağı meçhuldür. Ekonomiden, demografik şartlardan ve sosyolojik koşullardan daha etkili ve güçlü bir şahsiyet terbiyesinin varlığını teğet geçemeyiz. Şartların insafına bırakıldığı zaman insanın nasıl tanınmaz bir hale gelebileceğinin örneklerini bolca görüyoruz. Z kuşağı kendine yüklenen anlamları doğru bir kimlik ve kişilik inşası ile hükümsüz kılabilir. Zira hiçbir şart ve koşul insanın fıtratından daha müessir ve daha etkin değildir. Anne-babanın çocuklarıyla ilgilenmeyi bırakıp bu görevi çevreye ve kurumlara bırakması daha nice tanımsız kuşakların oluşmasına sebep olacaktır.

Kaynak: Hüseyin AKIN – Milli Gazete

Hüseyin AKIN Milli Gazete X kuşağı Y kuşağı Z kuşağı
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Advert
GALERİLER