Kur’ân-ı Kerim’i açtığımızda, ilk Fatiha Suresi karşılar bizi. Kur’ân’ın özeti mahiyetinde olan Fatiha Suresi’nin hemen 4.ayeti; ‘ödül ve ceza(din) gününün tek hakiminden’ bahseder.Mutlak hâkim, Allah(c.c), ahirette hesaba çekme, hüküm verme gününün meliki, mâliki, sahibidir. Kulun ahirete intikali ile, geçici hükümranlığı da ortadan kalkacak, Allah'ın melik ve mâlik sıfatı bütün ihtişamı ile gün yüzüne çıkacaktır.
Kudsi hadis; “Lezzetleri yok eden ölümü çok anın” buyuruyor.
Ölümü düşünmek ürpertse de yürekleri; ölüm hâk ve gerçek! Dünya serüveninden nasıl bir masal çıkardığına bağlı; hesap ve ceza gününün, senin nazarında nasıl bir gün olacağı. Vuslatın bayram olması da vâki, hüsran olması da... O yüzdendir ki; ölümü düşünürken, bizi asıl ürperten; ölümden sonraki hesap günü! Dünyanın atlıkarıncasında, öyle bir dönüp duruyoruz ki; sanki ölüm bize hiç 'dur' demeyecek ve 'selam' vermeyecek. Sanki hanemize, ölümü, hiç buyur etmeyeceğiz gibi yarınları düşleyerek yaşayıp gidiyoruz. Ansızın haber vermeden gelen ölüm, önüne koyulan en sevdiğin tatlının tadını, nasıl da acımtırak yapıveriyor birdenbire! Azrail sevdiklerinin omzuna usulca elini koyup alıp götürürken anlıyorsun ki; ölüm sana, senden bile yakın! Başını koyduğun yastık, elini her gün defalarca kez getirdiğin burnunun yakınlığı kadar seninle beraber, senden bir parça. O Azrail, bir gün sana da gelecek, sevdiklerinle kavuşturacak. Kavuşturacak elbet kavuşturacak olmasına da; kavuşana kadar, seninle beraber büyüyen yaranla(!) sığmaya çalışacaksın, şu koskoca dünyaya.
Dünyanın kanunu, yaratılışın gayesi gereği; elbet bir gün, sevdiklerimizin matemine sarılıp savrulacağız uçsuz bucaksız kâinatta.Bir hasret kor ateşlerin içinde kalmışçasına, yakacak bağrımızı! Kimisi anne- babasının, kardeşlerinin, eşinin kimisi de değer verdiği bir aile dostunun, arkadaşının, yârinin, yâreninin kaybıyla baş başa kalacak. En ağırı da evlad acısı derler ya... Seçilmiş kalplerde, kaybedişler de, kendisine gösterilen yere sığışıverecek. Gün gelecek, sende, matemi tutulan olacaksın! Nice gözü yaşlıyı arkanda bırakıp, sırtını dönüp gideceksin. Nihayetinde; “Hepimiz ölecek yaştayız.” Doğduğumuz an ölüme, an be an yaklaşmaya başlıyoruz.
Fahr-i Kâinat Efendimiz(s.a.v), hem yetim hem öksüzdü.Daha doğmadan sevdiklerini kaybetmenin acısıyla, hemhâl oldu. Oğlu İbrahim’i kaybettiğinde; “ Sen peygambersin, sende mi ağlıyorsun? diye soranlara; “ Göz yaşarır, kalp hüzünlenir” buyurdu. Yine; kızı Rukıyye(r.a) validemiz vefat ettiğinde, Hz. Ömer(r.a) ağlayan kadınlara müdahale etmek istediğinde, İki Cihan Güneşi Efendimiz(a.s); “Ya Ömer! Onları kendi hallerine bırak! Ölüye karşı duygular göz ve kalple ifade edilirse bu Allah’tandır. Onun merhametindendir. El ve dil ile yapılırsa şeytandandır” buyurdular. Yakup(a.s) da, Yusuf(a.s)’un ölmüş olduğunu düşünerek ağlamaktan helak oldu ve gözlerini kaybetti. “ Ben gam ve kederimi yalnız Allah’a arz ediyorum” diyerek bu durum karşısındaki metanetini gösterdi.
Ancak; Sultan-ı Enbiya(s.a.v), Cahiliye adetindeki gibi; bağıra çağıra ağlamayı, üstünü başını parçalamayı, saçını başını dağıtmayı, saçını kesmeyi, başına toprak atmayı, çamur sürmeyi, elbiseyi ters giymeyi, beyaz veya siyah giyinmeyi, ağıt yakmayı, ağıt yakacak birilerini tutmayı, yemeden içmeden kesilmeyi (bir nevi oruç tutmayı) hoş karşılamamış; “ Yanaklarını döven, yakalarını yırtan ve cahiliye adetini sürdüren bizden değildir” demiştir.
...
Takdir o ki; birileri önden gidecek ebedi istirahatgahına. Ölüm ölen için, yeni ve ebedi bir hayatın başlangıcı; geride kalan için ise, yaralı bir kuş misali, eksik yanıyla hayata tutunmaya çalışan, yarasına merhem arayan biçâre yolculuk! Hiçbir şey eskisi gibi değildir artık. Kolun kanadın kırıldı bir kere, yara açıldı gönüle!.. Zamanla yasından başını kaldırıp, dünyaya baktığında, güneşi fark etsen de; mazideki gibi o güneş ısıtmaz olur! Sadece uzletin ısıtır tüm uzuvlarını. Sonra bir bakarsın; seninle aynı matemi yaşayan birileri kadroya dahil olur. İşte o ân, senin kabuk bağladığını düşündüğün yaran, kanar gider.Kabuk bağlamaz olur bir daha, iltihap fışkırır cihâna. Sen durdurmak için elinle bastırsan da faydası nâ-mevcud! O başka yerden yine fışkıracak bir delik bulur!
Bir kez daha anlarsın ve anladığını hatırlarsın ki; ne bu dünya senin ne de emrine verilmiş, elinde tuttuğun emanetlerin! “Benim” diye sahiplendiğinde, terk-i diyar etmiştir, şu koparılamaz bağlarla bağlandığımız dünyayı da, seni de. Prof. Dr. Psikiyatrist Kemal Sayar'ın da söylediği gibi; “Yasla beraber kaybettiğimiz kişinin bizim olmadığını anlarız.” Mırıldanır durursun; “ Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. ‘O olmazsa yaşayamam.' demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü.” Yaşıyorsun bir şekilde! Bedenen kaybetmiş olsan da; ruhen, her dem, seninle dipdiri olduğunu bilerek... Ruhunun derinliklerinde, kaybettiğin için ayırdığın ‘köşeyi’ kimseciklere(!) vermiyorsun. Zira ; kimseyi oraya, layık da görmüyorsun!
Öyle bir hâl ki; topraktan geleni, toprağa verince rahatlıyor insan. Üstüne topraklar atıldıkça; senin de yüreğine, bir şeyler katre katre atılıyor olsa da; bir yanın hafifliyor, görevini yapmış olmanın memnuniyetle! Bazen öyle ânlar oluyor ki; bir yığın insanın içinde bulamadığın o sıcaklığı, buz gibi mezar taşında buluyorsun. Kupkuru toprak altındaki ceset sana daha çok güven veriyor. Yeşil örtüyle örtülü o tabut, gözünün önünden hiç gitmeyip, gece gözlerini yumduğunda gözünün önüne gelse de; bunların hepsi bile, bir şükür sebebin oluyor. Çünkü bir yerlerde, ölüsünün soğuk yüzüne bile dokunamayan, ölüsüne son vedasını yapamayan , ölüm merasimini dahi düzenleyemeyenler olduğunu hatırına getiriyorsun. Savaşlarda ölüp bir uzvu bir tarafa savrulan, bir uzvu diğer tarafa savrulan, tabutu yetkililerce açılamayan, boğularak, yanarak vb. ölüp cesedine ulaşılamayan nice kayıp ölüler, bilahare Covid-19 illetinden hayatını kaybeden, dirisinin de ölüsünün de yanında bulunamayanlar var diyorsun da, yakınının mezarına, ‘buradasın ya şükür!’ diyerek, çehrene istem dışı konan bir tebessümle bakıyorsun.
Dillere destan, manidar bir kıssa söylenir; “ İnsan sevdiği birisini kaybedince kırk mum yanar, her gün bir mum söner de o kırkıncı mum, hiç sönmezmiş.” Tek bir mumun alevi, gönülü nasıl da yakar! O söndürdüğün mumların dumanı, sanki bir yerlerde birikivermişcesine, boğulur kalırsın dumanlar içinde. Ölen bir kere ölür de sen her gün defalarca kez ölür, her öldüğünü hissettiğin ân da bir yaş daha büyürsün. Bir olgunlaşma vesilen de, ölüm acın olur. Arzuhaline anlayış beklersin! Durup dururken feryadı figanlarına karışan gözyaşlarına da, kulakları çınlatan o anlamsız notası karışık kahkahalarına da sebat gösterilmesi tek meramın olur. Yoksa sen çoktan kabullenmişsindir; “Ölürse tenler ölür, canlar ölesi değil.” Çok iyi bilirsin ki sapasağlam karşında duran âdemi, toprağın kollarında görmenin ne demek olduğunu, sokakta gördüğün birisini, kaybettiğine benzetmenin gönül yorgunluğunu!
“ Bu hal sana; batmak, kaybolmak gibi görünse de, aslında doğmaktır, yeniden hayata kavuşmaktır!... Hangi tohum toprağa atıldı, ekildi de tekrar bitmedi; vakti gelince topraktan filizlenmedi?” Tek tesellin Mevlana Hazretleri misali, kaybettiğin yakınının şeb-i aruzu yaşaması olur. Rüyalarında bir kerecik bile görmek, yüz aydınlığındır. Tek muradın, kaybettiğinin amel defterini kapattırmayacak hayır ve hasenatların, kalbine ilham olmasıdır.
...
Allah tüm ölmüşlerimizin mekanlarını cennet, makamlarını âli eylesin. Yakınlarına, dayanma gücü ve sabırlar nasip etsin. Cümlemizi Allah Resulü(a.s)'ne komşu eylesin. Sevdiklerimizle de ebedi alemde vuslata eriştirsin. Selametle...
Songül KARAMAN
ALLAH DER
Hüseyin KURT
Yaşar Doğu’dan Astorya’ya
Seyfettin BUDAK
Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler
Halil MERT
Tarihsel Gerçeklik: İran’da Türk Hâkimiyeti…
Adnan ÖZ
Samsunspor ve mircea lucescu’nun ardından!
Mehmet BOZKURT
Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1
Recep YAZGAN
Bugün öğretmenler eylemde mi tatilde mi!
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Ömer Naci Yılmaz
Erbakan ve Teknoloji
Eyüphan KAYA
Veda Hutbesi insanlık için bir kurtuluş reçetesidir
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Bülent ERTEKİN
Engel Bedenlerde Değil, Vicdanlarda Başlar!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Ahmet SAĞLAM
Mümin mi, Müslüman mı!
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Nihat Güç
ABD-İsrail Ve İran Savaşı
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Ahmet DÜZGÜN
Fabrika Ayarlarına Dönüş
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Mehmet Nuri BİNGÖL
Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)