Cenâb-ı Hakk’ın kudret ve irade sıfatlarının tecellisi üstüne Bismillâh...
O ki; her şeye gücü yeten, mutlak irade sahibidir. Yoktan var eden, var olanı yok eden mâlikü'l-mülktür.
Mülk sahibi O’dur ki; mülkünde dilediği gibi tasarruf eder. “Ol” emri ile oluverir her şey. O’ndan izinsiz yaprak dahi kımıldamaz. Süleyman Çelebi Mevlid’inde, “Ol” emrinin kutsiyetine ne muammâ bir âtıfta bulunmuştur: “Ol dedi bir kere var oldu cihân/ Olma derse mahvolur, ol dem hemân.”
Nitekim depremlerde İlâhi uyarı olarak Allah’ın iradesi ile vuku bulan doğal afetlerden birisidir. ”Ol” der yerle yek-sân olur kâinat veya engeller vuku bulacak zararları. Bediüzzaman Said Nursi, ‘Sözler’ isimli eserinin, ‘On Dördüncü Sözün Zeyli' kısmında deprem hakkında: ” Küre-i arz(dünya), hareket ve zelzelesinde vahiy ve ilhama mazhar olarak emir tahtında depreniyor, bazen de titriyor...Kadir-i Mutlak, hikmetinin muktezasıyla, zahir esbabı tasarrufatına perde ediyor. Zelzeleyi irade ettiği vakit, bazen de bir madeni harekete emredip, ateşlendiriyor. Haydi madeni inkılâbat dahi olsa, yine emir ve hikmet-i İlâhi ile olur; başka olamaz” ifadeleriyle mevzuyu izah etmiştir.
Depremi, materyalist görüşte olanlar; İlâhi buyruğu olmayan bir tabiat olayı olarak görüyorlar ve Aristo mantığını savunuyorlar. Lakin; Müslüman âlimler hadiseye Aristo gibi bir anlam tasavvuru ile yaklaşmamışlardır. “...O irca ile, onun nispetini irade-i ihtiyariden keser; sonra, tutar tesadüfe,tabiata havale eder...Zelzeler gibi vâkıalar olan şu hâdisât-ı kevniye, tesadüf oyuncağı değiller.” demektedir Bediüzzaman Said Nursi. Şeksiz ve şüphesiz; deprem, Allah’ın irade ve kudretinden ve emrinden münezzeh tutulamaz. Tılsımlı bir İlâhi ibret vesikası olan depremde, bir ikaz ve ihtâr vardır. Lâ-teşbih; boyayı görüp de boyacıyı görmemek nasıl mümkün değilse, kâinatı yoktan var eden Kâinat Sultanı'nı görmemek nasıl mümkün olur?
Ülkemizin Kuzey Anadolu fay hattında, tehlikeli bir deprem kuşağında yer alması hasebiyle tarihi süreç içerisinde depremler olmuştur. Hâlâ olmakta ve yaşadığımız ömür süresince de olmaya devam edecektir. Üstad Bediüzzaman da 27-28 Aralık 1939’da Erzincan ve İzmir, 20 Haziran 1943 Adapazarı ve Geyve depremlerinden sonra risale yazmıştır. Yine yakın tarihte 17 Ağustos- 12 Kasım 1999’da da depremler meydana gelmişti. Daha da yakın bir zaman diliminde, Elazığ depremi ile sarsıldık. Uzman kişilerin görüşünce Marmara denizinde bulunan fay hattının kırılması neticesinde 7.5 şiddetinde bir depremin yaşanacağı bilgisi yürekleri sızlatıyor, kulakları rahatsız ediyor. Ki artçı sarsıntılar da korkulu beklentiyi zaman zaman tetikliyor.
Deprem, her ne kadar tabiat olaylarının gerektirdiği bir vâkıa olsa da; İlâhi emri ve buyruğu tozlu raflara kaldırarak hadiseye vakıf olmak, Müslüman olmanın şiârına yakışan bir haslet olmasa gerekir. Elbette bu demek değildir ki; “Olacakla öleceğe çare yok, kaderimizi yaşayacağız, alınyazısı”... İnanan kalbe yakışan, ‘ Önce tedbir, sonra takdirdir’ bi-iznillâh. “İhtiyatî tedbirlerinizi alın.”( Nisa S/102), “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız.”(Bakara S/195) buyuruyor âyet-i kerimeler.
Bilhassa tedbirle mükellef olan ve depremin en az zararla atlatılabilmesi için sorumluluk bilincinde olması gerekenler; binaların yerini belirlemede görevli olanlar, imar ve iskana izin verenler, eksik malzeme kullanan müteahhitler, tehlike arz eden ve girilmez raporu verilen binalar ile enkaza tedbir almadan girenler ve daha nicesidir. Âyet-i kerime “Masum bir kimseyi öldürenin bütün insanlığı öldürmüş gibi, bir kimseyi kurtarmanın da bütün insanları kurtarmış gibi olacağını” (Maide/32) söylemektedir. Onlarca canın katili olmanın, hakkına girmenin, vebal almanın hesabını vermek iki cihanda da depremlerden ağır olacak kuşkusuz. Ucuz ve kalitesiz malzemelerle, kısa sürede bina üstüne bina inşa etmek, dünyevî kazançlar uğruna, Allah'ın huzuruna milyonlarca kul hakkı ile gidecek olmayı düşünmemek; nasıl bir insaniyettir ki başını yastığa, vicdanı sızlamadan koyabiliyor. Ancak ; bu korkuyla yaşayan, geceleri gözüne uyku girmeden sabahı edenler var. Daha önceki depremleri yaşamış ve bu psikolojiden kurtulamamış, her artçı sarsıntı da kalbi defalarca kez dağlananlar var. Sevdiklerini kaybetme endişesi, yığınların arasında “Sesimi duyan var mı?” çığlığını duyuramama, uzvunu kaybedecek olma tedirginliğini yaşayanlar var. Kendisini belki bir şekilde kurtarabilecekken yatağa bağımlı hastası, engelli yakını olup onları, taşıyamayacak olmanın vicdan muhasebesini yaşayan, nedâmetini hissedenler var. Hele ki; engelli ve hasta olanlarında, bakımlarını üstlenen yakınlarının acısını duyabilecek olmanın korkusunu, kim anlatabilir! . Sağ kalıp, acı kayıpları dolayısıyla, kolu kanadı kırık hayata tutunmaya çalışacak olmanın hüznünü düşlerine getirenler var. Ölüm var akılda! Günlerce enkaz altından çıkarılamamış cesedinin tahayyülünü gözünün önünde canlandırarak uykusuna sekte verenler var. Çünkü bilinen bir gerçek ki; depremler öldürmüyor, binalar öldürüyor. Daha da kat’î olan insan, insanı öldürüyor... Belirsizlikler içinde yaşamaya alışmış insanoğlu, önüne konmuş bu, ‘deprem olacak düsturunu' kabullenmekte zorlanıyor. Nüfus cüzdanımızda doğum tarihimizin yazılı olduğu gibi ölüm tarihimiz de yazılı olsa yaşayabilir miydik? Bu hadise de, bir nevi böyle bir algı oluşturuyor ister istemez! Şehitlik mertebesinde ki ölümlerden birisinin de; göçük altında kalarak ölmek olduğunu düşünmek, yaralı gönüllerin merhemi oluyor.
Depremlere İlâhi ikazın yanında, İlâhi bir ceza olarak da bakılabiliyor. Fakat; deprem kuşağı üstünde, dayanıklı bir bina inşa etmeyip (tedbir almayıp) takdiri, ceza görmek de sığınılacak bir liman değildir! Beşeri ihmalkârlık rol model oynuyor ne yazık ki! Tespih taneleri ayrı ayrı düşünülemez bir bütün olarak tespihtir ve yine bütün olarak işlevi vardır. O hâlde; Ebu Cehiller ile Ebu Bekirleri ayrı düşünmek değil imtihanın cilvesi! Herkes payına düşen nasibini, almalı değil mi kesesine? Üstad Bediüzzaman ile başladık, onunla noktalamaya çalışalım: “ Masumlar böyle musibetlerde sağlam kalsaydı, teklif ve imtihan sırrı bozulurdu” diyor. Zirâ musibetlere maruz kalanlar peygamberlerdir. Sonra evliyalar sonra da derecelerine göre Allah’ın salih amel işleyen kullarıdır. ( Hadis) İ. Asakir de; ” Allah-u Teâlâ, depremleri iyilere öğüt, mümine rahmet, kâfirlere ise azap kılar.” demiştir. Hisse meselesi... Hissene düşeni, hanene ‘buyur’ ediyorsun!
Sınanacağız ve ölçüleceğiz makamımızın derecesi âdetince. Kâh; biraz korku ve açlık ile kâh da; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltılarak... Sabredenlere müjdeler olsun o vakit! Hz. Pîr’imiz; ” Çok sakin ve edepli olan yeryüzü bile, depremlerle sıtmaya tutulur da tir tir titrer” demiştir Mesnevi'sinde. Ol dem kalpler titresin tevbe ve istiğfar kuşağı ile, giyinsin ruhlar tevekkül abasını, emanet olan bedenin bilinsin kıymeti, emrine verilmiş malının-mülkünün kendi payına düşen kısmıyla; yetime, öksüze, fakire, yoksula düşen kısmını gözetsin vicdan terazisi, gözüne hoş gelmeyen evin, barkın gönlünde parlasın da aklına düşsün viranelerde yaşayıp, başına göçecek bir çatısı bile olmayanlar inşaAllah.
Allah (c.c) göçük altında kalmaktan korusun, uyandırsın gaflet uykusundan cümlemizi. İbretini, idrak edebilmeyi nasip eylesin cümle gönüllere. Depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, gazi olanlara şifalar, yakınlarını kaybetmiş olanlara sabr-ı cemiller niyaz ediyorum. Selam ve dua ile.
Recep YAZGAN
Küresel Trans İfsat Çeteleri
Ömer Naci Yılmaz
Masum Değiliz
Eyüphan KAYA
Sendikalar sınıfta kaldı
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Mehmet Nuri BİNGÖL
Ölüm Yıl Dönümünde Turgut Özal
Bülent ERTEKİN
Sizin yeriniz bizim gönlümüzde, ancak bu kadar mı diyorsunuz!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Nihat Güç
İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Halil MERT
Türkiye’de Değerler Sistemi Çöktü…
Burak Çileli
Vahşî-Sebaî Batı’dan Doğu’ya Akan Lağım!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Memiş OKUYUCU
Kapitalizmin Cinneti Sahillerimizi Vururken!
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Songül KARAMAN
ALLAH DER
Seyfettin BUDAK
Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler
Adnan ÖZ
Samsunspor ve mircea lucescu’nun ardından!
Mehmet BOZKURT
Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)