Bak duyuyor musun? Sırrın sahibi bir şeyler fısıldıyor kulağına. “Kulum!” diyor. “Bezm-i elest’de verdiğin sözünü tutmuyor, beni unutuyorsun. Sana kendimi hatırlattım. Marazdaki remzimi idrak edebildin mi?”
“Beni ne yerim ne göğüm aldı” diyor. “Mü’min kulumun kalbi aldı. Lâkin sende dünyanın ihtişamına kapılıyor, yaratılanı görüyor da Yaradan’a bakmayı ihmal ediyorsun.” Buyurdu Allah(c.c); “İkazımı dimağ hazinen idrak edebildi mi?”
“Değil mi ki ben kimsesizlerin kimsesi, sahipsizlerin tek sahibi, sana senden daha yakınım. Sen ise şu dünya tiyatrosunda, pervasızca oyununu sergiliyorsun da bir gün o sahnenin, tarumar olacağını tahattur etmiyorsun.”
“Sırrın sahibi gönül hazinene bir demet sır bıraktı. Ruhunun kulağı ile dinle!” Sahi kul olarak öğrenebildik mi sırların mahiyetindeki manayı? Bütün seslerin sesini kapatıp İlâhî mesajın sesi ile hemhâl olabiliyor muyuz?
Atâullah İskenderî’nin Hikem’i Atâiyye’sine yüzümüzü çevirdiğimizde, şunu diyor bize: “Ne ki senden alınmıştır, o senin hayrınadır. Esirgenmiş olanın aslında sana bağışlanmış olduğunu fark ettiğinde esirgenmenin kapıları sana açılmış olur.” Yüzümüz, neye tebessüm ediyorsa onu lütuf addediyoruz. Gözden gönle akan gözyaşı da musibet belleniyor. Oysa ne bilirsin ki insanoğlu? Lütuf sandığın kahrındır, bir o kadar bela olarak algıladığında arınman için vesiledir. Asıl lütuf gözyaşlarında, derin yaralarda saklı kalır bazen. Çünkü yaşarsan büyürsün, bağrın yanarsa olgunlaşır ve Hâkk’ı tespih etme şerefine nail olursun.
Rahmân ve Rahîm, yaşanan İzmir depremi ile bir kez daha ilahi ikazına mazhar eyledi hepimizi. Sadece İzmir’li kardeşlerimizi değil; Âlem-i İslâm’ı uyardı Yaradan. Her bir gönle nasibi nispetinde ibret almak düştü. Depremle birlik, dirlik, yekvücut olmak, yaraları beraber sarmak varken yine Ebu Cehiller bir yana Ebu Bekirler bir yana ayrıldı. Nasip meselesi işte! Kimisinin heybesi bir hayli küçük, kimisinin heybesi ise yırtık olduğu için içinde ‘nasip namına' zerre miskal kırıntı kalmıyor. Nasreddin hoca misali; “ Herkes bir tarafa gitse dünyanın dengesi şaşardı.” Hoş bizler, her hâlükârda dünyanın dengesini şaşırttık. Siyasi atışmalar, dini tartışmalar, parti çekişmeleri, ideolojik kavgalar, politik propagandalar ile; muaveneti, birliği, destek olmayı, acıları sarmayı, fiili ve kavli duaları birbirine karıştırdık da koskoca bir Müslüman ümmeti, kardeş olmayı başaramadık. Yine beceremedik Resûl’ü Ekrem(s.a.v)’in ümmeti uğruna akıttığı gözyaşlarına layık olabilmeyi! Yine beceremedik düşmanlık beslemek yerine, dostluğun kanatlarına sığınmayı!
Sessiz ve kimsesiz bir odada, yarım saat bile olsa, derince bir tefekkürün elzem olduğu kalpler taşıyoruz. Hacamat şart! Bir gün kendi çatımızında başımıza göçebileceğini, enkazların altında sesimizi duyurmaya çalışacağımızı düşünmeli o tefekkür odasında. Akıtmalı kirli kanı. Sormalı kendimize; “Biz ne ara bu kadar kötü olduk Allah’ım?” Kötülük öyle sinsi ki, kalpte sığışacak bir delik buluyor kendisine. İyilik de pamuk ipliğine bağlı. Bu kadar mı olduk sahi? Sadece bir kez habis ruhumuza, merhamet merhemi sürsek anca o zaman sosyal empati kurarak kardeşlerimizin dertleriyle hemdert olabiliriz.
Bugün İzmir! Peki ya yarın, meçhul öyle değil mi? Burası dünya Azizim, burada her şey mümkün! Menzile varana kadar yolda çok kurtlar önümüzü kesecek. O hâlde; sadece bir kez düşünmeli değil mi, enkazlar altında kalan bedenin kendin olduğunu? “Sesimi duyan var mı?” ile “Burada birisi var mı?” seslenişleri, birbirini bulana kadar görüyoruz bu uğurda canını dişine takan arama ve kurtarma ekiplerinin ruhlarında açılan enkazları, hâli pür-melâllerini. Elif, Ayda gibi küçücük bedenler kucağa alınana kadar nasıl terler dökülüyor! Bazı vakalara görerek şahit oluyoruz lâkin bakarak şahit olamıyoruz.
Paylaşıldıkça azalan acıları buruşturup çöplere attık, derin hezeyanlara neden olan acıları koyduk yerine. Ürperen kalplere ilaç olmak varken, zehir kusmak ne diye böyle?
Hem mucizeye de bu kadar şaşma kırık gönüllü dost! İnsan kendi kıymetini bilirse başlı başına bir mucize. Sen şimdi otur ve düşün; “ Heybeme attığım azık ne alemde” diye. Bak gördün mü, uğruna ömür heba edilen, borçlarla, sıhhat elden giderek alınan evleri? Saniyelik sarsıntı yerle yek-sân etti hepsini. Bir ömrün emeği gitti bir tek sarsıntıyla. Sadece emek değil ömür gitti enkazlar altında. Tahayyülde kalan geriye kanadı kırık yaşamlar kaldı. Muhayyilede olanlar da enkaz yığınlarının, buz gibi izbe betonların altında kaldı kurtulmayı beklercesine. Tasavvuf: “Dikkat edilirse hâl denilen şimdiki zaman yoktur. Çünkü, şimdiki zaman dediğimiz an da mâzi olmuştur” der. Bir anda mâzide kalan o anın serencâmı.
Ruhumuzun bir türlü sığmak bilmediği, şu dar gelen bi’zar olduğumuz evlerimiz, modası geçti diye düşünüp sıkıldığımız mobilyalarımız, moloz yığınlarına dönüşüyor. Bulaşık ambarına dönmüş olduğunu düşündüğün mutfağın, o mutfakta şükrünü eda etmeden burun kıvırarak pişirdiğin ve yediğin aşının nefhası, öyle ân geliyor ki; nasıl da sızlatıveriyor burnunu. Sağına soluna toz konduğunda meşakkatli bir iş olarak gözünde büyüttüğün evin, toz duman oluyor bir gecede. Duyuyor musun, ne diyor mâlikü’l-mülk? “Ne kadar da az şükrediyorsun kulum!” Şeyh Sâdi: “Yaşayan mahlûkâtın nefes alması, hayatını uzatır. Nefes vermesi de içine bir ferahlık verir. Şu hâlde bir nefes alıp vermede iki nimet vardır. Ve her nimete karşı bir şükür vaciptir.” diye ifade eder şükür nimetini. Bir nefes iki nimetse, günde sadece aldığımız nefeslerin şükrünü nasıl eda ederiz Yâ-Rabb? Ya sâir nimetlerin şükrü? Aldığın nefesi verecek takatinin olmayacağı, pinhan ecelin geldiği menfa burası.
Vakit tek, vakti kullanış biçimimiz farklı. Kimimiz isyanın çukurunda kimimiz ise şükrün zirvesinde sayfa değiştiriyoruz. Mâmafih; ya bir hiç uğruna ya da visâlin yolunda koca bir kitabı bitiriyoruz. İki kapılı bu serüvenin göbeğinde, muhtelif mekanlarda asıl mekanımızın mekansızlığına müptela oluyoruz. Ve'l hâsıl iki dünya arasında gelgitlerle ömrümüzü toprağa emanet ediyoruz.
İlâhi takdirin ziyadesinde, yıkılan binaların mümessili olan sorumsuz, vurdumduymaz, ihmalkâr olanlar, can değil canların gideceğini bile bile felakete göz yuman hasis, tedbir almayan hodbin ruhsuzlar, şüphesiz ki iki cihanda da vebalini ödeyemeyecek. Cân olan bilir cânânın gidişinin ne olduğunu. Allah bes bâkî heves.
Birileri fesat çamurundan çamur fırlatmaya, haset çukuruna sürüklemeye çalışsa da gücümüz nispetinde yanındayız İzmir. Ebu Bekir ruhlular birbirine yeter bi-iznillâh. Allah devletimize zeval vermesin. Arama kurtarma ekiplerine güç kuvvet versin. Hayır namına emeği geçen tüm mercilerden Allah(c.c) razı olsun. Depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Allah(c.c) şehitlik mertebeleri ile lütuflandırsın. Yaralılara acil şifalar, yakınlarını kaybedenlere Cenâb-ı Hakk’tan sabırlar niyaz ediyorum.
Geçmiş olsun İzmir. Selam ve Dua ile.
Öztürk Samuk
Sırtlan ile çakal yiyin birbirinizi!
Recep YAZGAN
CHP Samsun eski İl Başkanı Mehmet Özdağ Çok Çabuk Unutuyor!
Mehmet Ali Çamoğlu
Ecel Ne Yaş Dinler Ne Sıra: Bir Soda Şişesindeki Büyük Sır
Eyüphan KAYA
Allah erkekleri kadınlara hizmetkar etmiş, kıymetini bilene!
Bülent ERTEKİN
Her sakallıyı dede sanma!
Ahmet SAĞLAM
Besmele Çekmek
Seyfettin BUDAK
Zymunt Bauman Soruyor: Modern Dünyada Ahlaki Sorumluluğumuzu Kime Devrettik?
Aydın BENLİ
15 Temmuz Öncesi ve Sonrası Darbelerle Sınanan Türkiye
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Ravza ZEYBEK
Bir Milletin Tekrar Destan Yazması
Mehmet Nuri BİNGÖL
Son Emir- Öykü
Halil MERT
Askeri darbe ne ki!
Adnan ÖZ
Süper lig fikstürü çekildi!
Hasan KARADEMİR
Persona Ve Gölge: Fethullahçilik Örneği
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Ömer Naci Yılmaz
Hûd 112’den Rahatsız Olanlar
Mehmet BOZKURT
İnsanlık Tarihi Acılarla Dolu
Hüseyin KURT
NATO Zirvesinde Bir Tabanca
Nihat Güç
Dine değerlere düşman olarak yetişen bu nesil yurt dışından mı ithal edildiler?
Vehbi KARA
Kurtuluş Savaşı Yerine Milli Mücadele
Songül KARAMAN
Tefekkür Ve Nörobilim
Özlem Gürbüz
Yaşlılara Hürmetin Ve Saygının Önemi
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)