Tam 18 yılık bir zifiri karanlığı var bu habis zihniyetin Millet-i İslâm'a bıraktığı.. “Tanrı uludur” nidâlarının sinelere bıraktığı yaraları hâlâ ilk günkü gibi hisseden bağrı yanık Müslüman ümmeti... 18 yılın vahâmetini, vaveylâsını, acısını unutmadı bu millet. Demokrat Parti’nin iktidara geldiği 1950’li yıllardan itibaren 18 yıllık vahâmetin sükûna ermiş olmasından dolayı sevinç çığlıklarıyla mutmain olsa da; 18 yılı hatırlanmamacasına mâziye gömmedi, sadece raflara kaldırdı, raflar toz tutmuş idi. Türkçe Ezân, Türkçe Kur’an, Türkçe Tekbir ve Türkçe Hutbe dayatmasının ıstırabını, her Ezân-ı Muhammedî okunduğunda ve sâir ibadetler yapılırken tekrar tekrar yaşadı. Sonra da o karanlık günlerden, bugünkü aydınlık günlere gelişinin ve aslî hâliyle ibâdet edebilmenin huzurunu ve şükrünü yaşadı.
Bizler artık bu karanlık zihniyeti, tarihin tozlu raflarına gömdüğümüzü düşünürken; CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, Mevlânâ Celaleddin-i Rumî’nin Hakk’a yürüyüşünün 747’inci gecesine ithafen düzenlediği Şeb-i Arus töreni adı altında sergilediği etkinlikte okuttuğu Türkçe Kur’an ile bir kez daha derinden irkildik bugünlerde. Zihniyet hâlâ aynı zihniyet! Hiç değişmemiş ve bir kez daha anladık ki bu zihniyet ilelebet değişmeyecek.
Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, İBB’nin Evrensel Mevlânâ Âşıkları Vakfı (EMAV) ile birlikte düzenlediği törendeki rezalet, naat ve âyinin Türkçeleştirilmesiyle sınırlı kalmadı. Kur’an’ın Türkçe okunmasıyla da tavan yaptı. Mevlânâ’nın naat-ı ve Hüseyin Fahrettin Dede’nin Acemşiran Âyini bedbaht bir hâle getirildi. Semazenler ise meydanda kadın ve erkek karışık olarak oldukça kerîh bir görüntüye meydan verdiler. Yapılan bu tahrifatın Kur’an ve Sünnet ışığı altında yaşayan , gönüllerde sevgi ve hoşgörünün sembolü olarak hatırlanan “Mevlânâ Hazretleri” ve onun yolu olan “Mevlevilik” ile zerre miskal alâkası dahi yoktur. “Kur’an ve Sünnet” ile de zinhar bağdaşmamaktadır. Kur’an-ı Kerim’in ve Naat-ı Şerif’in aslını bozarak yapılan bu zelil davranış, dini değerlerimize karşı yapılan büyük bir saygısızlıktır, ihanettir, cinayettir. Hatırlatılmak istenen ve yapılmaya çalışılan gaye 1930’lu yılların vahşetini uyandırmak olduğu âşikare olsa da bizim de meramımız ve davamız noktasındaki hassasiyetimiz, 1930’lu yıllarda ne ise; bugünde aynı ve asla değişmeyecektir. O karanlık günleri, İslâm aleminin şiârına ve şeâirine yapılan kanlı saldırıları unutmadık, unutturmayacağız.
İBB’nin yaptığı bu rezillik kesinlikle kabul edilemez bir durumdur. Kur’an’ı Kerim’in Türkçeleştirilerek okunması nerede görülmüştür? Kadın erkek karışık âyin icrası nerede görülmüştür? Naat-ı Şerif’i günümüz Türkçesiyle okumak nerede görülmüştür? Âyin-i Şerif’in güftesinin değiştirilerek okunması nerede görülmüştür?”
Mevlevi mukabelesi ney taksimi ile başlayıp, Farsça bir “naat” ve bunun güftesi Farsça olan âyin ile devam eder. Bu esnada semâ edilir, semâda ise sadece erkekler vardır. Âyin tamamlanınca Kur’an ve ardından da geleneksel “gülbang” okunur ve mukabele bir duâ ile sona erer. İBB’nin yaptığı bu seviyesiz adı güya “Şeb-i Arus” olan tören; geleneksel yapılan törenle hiçbir yakınlık göstermemektedir. Geleneklerimizin üzerine oynanan ciddi bir oyun ve ihanettir. Kendi batıl ideolojileriyle, modernite fikirleriyle, batılılaşma ile harmanladıkları zihniyetleriyle, değerlerimize yapılan büyük bir tecavüzdür. “Mevlevi âyini ve “semâ” gösteri veya eğlence kimliğiyle lanse edilecek bir ritüel değil; ibâdet kimliği taşıyan bir âyin, bir ritüel ve bir zikrdir.
Âyini tiyatro gösterisine benzetenler, dini ve milli değerlerimize yapılan bir sabotaj olarak nitelendirenler bangır bangır veryansın ederken; İBB’nin ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun web sayfalarında, bu fütursuzca yapılan davranış; “Görselliği ve estetiğiyle izleyenlerde büyük bir etki uyandıran etkinlik” diye oldukça ciddiyetsiz bir lisânla ifade edildi. Hangi görsellik? Estetik bunun neresinde? 800 yıldır aslını koruyarak günümüze kadar gelmiş olan bir Mevlevi âyininin aslını bozmak ne zamandan beri “görsellik ve estetik” algısıyla zihinlere empoze edilir oldu?.. Lisânla da kalmayıp web sayfalarında bu hasaretin görselini de canlı olarak paylaştılar. Ekrem İmamoğlu paylaştığı görselin üstüne, “Yüzyıllar ötesinden bize ışık tutmaya devam eden Hz. Mevlânâ’yı Hakk’a vuslatının 747. Yılında rahmetle anıyoruz” diyerek not düşmeyi de ihmal etmemiş. “Işık tutmaya devam eden...!” O ışıktaki feraseti idrak edemediğiniz yetmiyor gibi, o ışıktan feyiz alan ümmetin ışığını, sihirli lambanızın içine, algı operasyonunu yerleştirerek söndürmeye çalışıyorsunuz. Ekrem İmamoğlu şunu bilsin ki; bu ülkenin ne karanlıkta kalmaya niyeti vardır ne de o karanlıkları hortlatmaya çalışanlara tahammülü vardır.
Programı icra eden kuruluş olan Evrensel Mevlânâ Âşıkları Vakfı (EMAV) ise ayrı bir garabet konusudur. EMAV’ın çatısı altında bulunan Çağdaş Mevlânâ Âşıklar ı Topluluğu bu mevzuyla alakalı bir açıklamakta bulunmuş ve demiş ki; “ Hz. Mevlânâ döneminde de kadın semazenler vardı. Ama ne yazık ki; erkekler ile birlikte semâ yapamıyorlardı. Şimdi buna engel yok .Hz. Muhammed ve Hz. Mevlânâ ilerici ve reformcuydular. Hep cehaletle savaştılar. Şimdi bunu yadırgamanın anlamı yok. Kadın-erkek bir arada yapılan semâ törenlerimiz tüm dünyada izleniyor. Grubumuz ilâhiler, Atatürk ilâhileri ve Mevlevi ayinleri hazırlayıp icra ediyor.” Tut kelin perçeminden! Şimdi bunun hangi tarafını ele alıp düzeltirsin ki!.. Definelere mâlik dini ve manevi değerlerimizi koruyan hazine sandığımızın içini boşaltma ve parçalamaya teşebbüs değil mi bu!..
Kadınlar Mevleviliğe intisap edebilirler, çileye soyunamazlar. Âyin-i cemlere alınmazlar, kendi aralarında ise bu cemleri yapabilirlerdi. Klasik Türk Müziği sanatçısı Neyzen Ender Doğan ise yaptığı açıklamada, semâ törenlerinin kadın-erkek karışık olmasının hiçbir gelenekte olmadığını vurgulayarak, “Gelenek içerisinde Cumhuriyet sonrasında bazı gruplar olmuştur ama bu gruplar gerek inanç noktasında gerek tasavvufi noktasında gerekse tarikat adabı noktasında ana çizginin uzağında bulunmuştur. Kadın-erkek semâ işi hiç yok, hiçbir zamanda onaylanamaz. Rahmetli Emin Işık hocamıza bu konuyu sorduğumuzda kesinlikle bunun doğru olmadığını söylemişti.” diyerek İBB’nin sahnelediği bu rezil etkinliğe tepkisini koydu. Ve Türkçe ezân döneminden beri böyle bir durumun asla olmadığına da değinerek; “Kur’an’ın Türkçe okunması olayı da tamamen siyasal bir bayrak açmadır. Bilinçli olarak bir fitne hareketinin başlatıldığını düşünüyorum. Bu, tek partili dönemin o menhus zihniyetinin böyle hortlamasına ve tekrar ortaya çıkmasına yönelik bir deneme olarak görüyorum. Ya birileri tarafından destekleniyorlar ya da fütursuzca iş yapıyorlar” ifadelerinde bulundu.
Mevlevilik zaten; geleneksel değerinden esinlenerek yapılan icralardan soyutlanarak, oldukça istismar edilen, amacı dışında kullanılan bir ticari vasıta olarak görülüyordu. Lâkin bu kadarına da şahit olunmamıştı. Adı “Mevlânâ Âşıkları” olan kuruluşun ise düzenlediği etkinliğe ve düşünce yapısına bakılırsa Mevlânâ’ya münhasır bir aşkın asla söz konusu dahi olmadığı ortada. Olsa olsa sadece adi bir sadakatsizlik!
Mevlânâ Hazretleri, farklı dil, din, ırk ve coğrafyadan insana hitap edebilen büyük bir âlim, sadece akla değil ruha da hitap eden, her kesimden insanın sevgisine mazhar olmuş bir din adamı, Kur’an ve sünneti şiir ve hikaye diliyle anlatımından dolayı zihinlerde ve ruhlarda daha kalıcı etki bırakan, sevgiyi ve hoşgörüyü âleme hoş bir edâ ile duyuran bir filozof olduğu için İslâm şiarı ve şeâirlerine karşı yapılan hadsiz saldırıda hedef tutuluyor ne yazık ki!
Ne buyuruyor Hz. Pîr Mevlânâ; “ Ben yaşadıkça Kur’an’ın kölesiyim. Ben, Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) yolunun tozuyum, biri benden bundan başkasını naklederse, ondan da, o sözden de şikayetçiyim.” Uyandırılan bir 1930’lu yıllar varsa bize de düşen kutsal vazife: UYUMAMAK ve UYANIK kalmak ve Hz.Pîr Mevlânâ’nın ŞİKAYETÇİ olduklarından olmamak! Kıvılcıma müdahale edilmezse yangının ateşi dört bir bucağı sarar ve tarumar eder. Çukur birdenbire açılmaz. Önce toprak eşelenir. Çukur açıldıktan sonra, o çukurun kanlı zulümlerle, gözyaşlarıyla dolması ân meselesi olur. Fitne, fesatlık tohumları ekiliyor bu vatan topraklarına! Bize düşen mesuliyet; o zehirli tohumların ekilmesine MÜSADE ETMEMEKTİR ve EKTİRMEMEKTİR ve dahi Hakk’ı Batıl’la karıştırıp, bile bile Hakk’ı GİZLEMEMEK! Tasavvuf üstünden siyaset yapılmasına mahall VERMEMEK!
Zirâ; “Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını “yaşanmaz”laştıranlardır.” (Cemil Meriç) Allah Resûl’ü, “Rabbinize kavuşuncaya kadar sabredin; zirâ her gelen gün, geçmiş günden daha kötü olacaktır” buyuruyor. Birlik, dirlik içinde, el ele, yekvücud bir mahfili gaye edinebilmenin, uyanık kalabilmenin ve uyuyanları uyandırabilmenin duâsıyla... Kalın sağlıcakla...
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Eyüphan KAYA
Mesleğine ihanet eden zerzevat!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Recep YAZGAN
Her Şehre Dron Üretim Merkezi, Her Eve Dron Atölyesi
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Nihat Güç
Zuhruf Suresi'ne Başlarken
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)