İslam literatüründe “İslam’ı iyi bilen, ilmi ile amel eden, dini ilimleri derinliklerine kadar bilen usul-ül fıkıh, tefsir, siyer, hadis, hadis usulü, kelam, akide benzer ilahi ilim dallarında mahir olan ve hakkı ila Allahtan korkan şahsa alim denir”.
Alim hakkında Kur’an-ı Kerim’de ayetler apaçık bir şekilde nazil olmuştur.
İlgili ayette geçen hikmet kelimesi ilim ve fıkıhtır.
(Ali-imran.18.)
Alim hakkında otuzu aşkın sahih hadis rivayeti de vardır, başta Buhari ve Müslim olmak üzere birçok değişik senetle ulemanın fazileti hakkında Allah resulünden rivayetler gelmiştir.
Buna karşın alim iyi sıfatlardan sıyrılıp, kötü sıfatlara bürünürse hem dünya hem de ahiret üzerinde tehlikeli olur. Kötü alimlerin sıfatlarından bazıları şöyledir:
Allah’ın indirdiği kitabın bir bölümünü gizleyenler ve onu az bir karşılık için satanlar yok mu, onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Allah kıyamet gününde onlarla konuşmayacak, onları arındırmayacak onlar için elem verici bir azap vardır. (Bakara 174)
Ebu Hureyre’den şöyle rivayet olunur: Allah resulü buyurdu ki her kim bir ilimden sorulursa o da gizlerse kıyamet gününde Allah onun ağzına ateşten bir gem vurur. (Ebu Davut- Tirmizi)
Başka bir rivayette ise şöyle diyor: “Haktan sükût eden dilsiz şeytandır.”
Yani hakkı gizleyen kişi, fesat ve kötülüğün menbaı şeytana benzetilmiştir. Bir alimin haktan sükût edince ne hale geldiğini ayet hadis ve eserlerden öğrendik, peki alim neden hakkı gizler?
Abdullah ibn-i Mübarek şöyle diyor: Alim ilmini saklarsa ya kalbi katılaşır ya ilmini unutur ya da mevcut düzene tabi olur.
İbn-i Teymiyye ise bu hususta şöyle diyor: Allah ilmi gizleyenleri lanetlemiştir.
Kötü Alimin niteliklerinden biri de dünya hırsı ve dünya lezzetlerine aşırı dalmasıdır. Buna istinaden bir insanın kalbinde hem dünya sevgisi hem de ahiret olamaz çünkü bu ikisi birbirine zıttır. Nice Alim dünya hevesi ile ahiretini kayıp etmiştir, Belam bin Baura’yı bu hususta örnek verebiliriz. (Bkz.Aaraf.175-176.Fahruddin er-razi, Mefatihu’l-Gayb)
“İhtiraslarını ilah edinen kimseyi görüyor musun onu doğru yola iletme sorumluluğunu sen mi üstleneceksin.” (Furkan 43)
Takvayı bırakıp nefis arzu isteklerine tabi olan bir alimin kıyamette ne şekilde olacağını hadis bize şöyle bildiriyor:
“Kıyamet günü bazı kimseler getirilip cehenneme atılır. Orada bağırsakları çıkarılan adam eşeğin değirmenin çevresinde döndüğü gibi bağırsağın etrafında döndürülür. Cehennemlikler onun etrafında toplanıp, ey filan sana ne oldu böyle sen dünyadayken iyiliği tavsiye edip kötülükten sakındırmaz mıydın? Derler. O da evet der. Ben iyilikleri tavsiye ederdim fakat kendim yapmazdım. Kötülüklerden sakındırırdım, fakat kendim uymazdım diye cevap verir. (Ebu davut. Kitab-ul edeb.447/7.Rakam.5129)
Allah ve Resulünü rehber edinmekten vazgeçmiş, dünya hayatını ahirete tercih etmiş bir kişi hakkındaki ayet şöyledir:
“Dileseydik o âyetlerle onu elbette yüceltirdik fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp durur. İşte bu ayetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.” (A’raf 176)
Ayetten anlaşıldığı üzere dünyaya meyil verip takvayı terk eden kim olursa olsun, hevasından dili dışarıda soluyan bir köpek mesabesindedir. Kaldı ki Allah’ın bahşettiği ilmi hak yolda kullanmayıp kendi hevasının ardına düşmüş kişi ayetin tarifine tam anlamıyla uymuştur.
Çağın zorla dayattığı fısku fücur bataklığında, hevasına tabi olmuş alimlerin bir çözüm aramadığı, yitip giden gençlik bu durumun en büyük şahitleridir.
Müslüman dünyanın en kanlı tarihi alimlerin zalim rejimlere yandaşlık yaptıkları dönemlerdir. Seyyid Kutup’un İslam ve Emperyalizm adlı eserinde (Müslüman Mutaassıptır) başlığı altında; Rusya da Bolşevik devriminde Lenine taraftarlık yapmış Kırımlı alimlerin hepsi izledikleri yanlış düşüncelerinden dolay vahşi işkencelerle öldürüldüler diyor…
Maalesef bugün de çok basit çıkarların peşinde olan bazı din adamları aynı tarzda devam etmektedir. Kimi demokrasi kimi de sosyalizm işportacılığı yapmaktadır. Bu sosyal vakıa nasıl durdurulacak? Doğrusu son derece vahim bir tablo ile karşı karşıyayız.
Bu konu da şöyle bir hadis-i şerif vardır: “Kişi sevdiği ile beraberdir.” (Buhari 6169. Müslüm.2640)
Hz. Enes’den yapılan bir başka rivayet: “Alimler sultana/saltanata karışmadıkları, dünyaya bulaşmadıkları sürece peygamberlerin ilmi verasetlerini üslenmiş emin/güvenilir kimselerdir. Saltanata karışıp dünyaya bulaştıkları zaman peygamberlere hıyanet etmiş olurlar, onlardan sakının.” (Kenzu-l Umma Hadis no:28952)
İşte bu noktada, Said bin Cübeyr gibi yapılan zulümlere kayıtsız kalmayıp kendisine tabi olanlarla beraber Haccac’a baş kaldırmış ümmetin örnek şahsiyetini zikretmek gerekir. Nitekim bu şekilde dünyanın geçici zevk ve sefasını terk eden daha birçok rabbani alim örneğini verebiliriz. Günümüzdeyse ümmetin tam kaotik ortamında emperyalist güçlerin zülüm ve savaş projeleri tek tek harekete geçirilirken ulema nefsi planları ila meşguldür. Halbuki dünyevileşmiş bir alim psiko-sosyolojik etkisini kayıp eder.
Ulemanın asrın ortamına göre değişik sınıflarda yer aldıklarını müşahede etmekteyiz; kimisi dünya karşılığında ilmini satmış, kimisi de dinini dünyaya değiştirmiş nifaka batmıştır, kimileriyse mevlithan olmuş, sanatçısı olmuş cenazelerde elde mikrofon avaz avaz sesi ile sözüyle halkı duygulandırıyor. Bu kişi vakıadan bihaber obez bir kişilikten ibarettir.
Cemaat başındakilere gelince, onlarda hedef daha büyüyor; çünkü bu sözde alimler kendisine göre çizdiği din taslağını yeni nesile enjekte etmeye çalışıyor dolaysıyla zirveye çıkıp saltanat tahtı kurma hayalı ile hareket ediyor. Nitekim bazıları ülkemiz coğrafyasında bu hedeflere ulaşmış durumdadır, yani cemaat kurumsallaşmış ve artık siyasi bir riski bulunmamaktadır. Bazıları ise merdiven altı, İslami temellerden uzak, ehliyetsiz(sözde) alim biri tarafından yönetiliyor. Bazıları da dış mihraklı desteklerle İslam adı altında Müslüman topluma karanlık ellerin girmesine kılavuzluk yapıyor. Binaenaleyh cemaatlerin arasındaki anlaşmazlıklar da temelde iki sebeptendir:
Tabi ki bu her iki nedenin temelde İslam’ın gerçeği ile hiçbir alakası yoktur çünkü İslami olan tek yoldur ve bu yol Kur’ân ve sünnet esasları ila sabittir. Zira Kur’an ve sünnet ışığından bağımsız hareket etmek ahiretin yıkılmasına sebebiyet verir.
Bu sınıftaki “ulema”nın durumu ise biraz değişmiş ve sözde alimler İslam’ın dünyaya hakim olması hususunda ikna olamamış, beşeri düşünceleri kendisine rehber edinmiş ve bunlara göre bir yol izliyor. Bu duruma binaen “Demoislamist” veya sosyalist alim modelleri bulunmaktadır; Kimi İslam adına demokrasi işportacılığı yapar fetvalarını o minvalde verir. Kimi sosyalizmi İslam kılıfında saklayarak Müslümana kabul ettirmeye çalışıyor. Bir başka kısım ise takipçisi oldukları sufi ritüeller ile toplumu hipnotize etmektedir. Bu son sınıf mensubu oldukları siyasi düşünceler istikametinde her zaman fetva verirler. Bu alimler istekleri yönünde ayet ve hadisleri de insafsızca kullanırlar.
Şaabi (r.a) şöyle diyor: “Kıyamet gününde cennet ehli olan bir kavim ateş ehlinin halini görünce sorar; ‘Allah’u teala sizin bize öğrettiğiniz edeb ve dini talimat sebebiyle, fazlı keremiyle bizi cennete koydu. Sizin ateşte olmanızın sebebi nedir?’ Ateşte olanlar cevaben şöyle diyorlar: Biz iyiliği emrediyorduk ama maalesef kendimiz o iyilikleri yaşamıyorduk. Kötülükten insanları men ediyorduk kendimiz de o kötülükleri yaşıyorduk.”
Hatem-ül Esem (r.a) şöyle diyor: “İnsanlara ilim öğretip o ilmi ile insanlar amel ediyor kendisi de o ilmiyle amel etmiyor o insanlar ise ondan aldıkları ilminin sebebiyeti ile kurtuluyorlar kendisi ise helak olan bir alimden kıyamet gününde daha fazla zarar gören kimse yoktur.”
Malik bin Dinar ise şöyle diyor: “Muhakkakki alim anlattığı ilmi ile amel etmezse anlattığı vaazları insanların kalbinden zail olur, gökten damlaların döküldüğü gibi.
Ahmed bin Hanbel, Abdullah ibn Mübarek’den sahih senetle rivayet ettiği bir hadis de bu konuda çok isabetlidir: “Resulullah (s.a.s.) diyor ki; ümmetimin münafıklarının çoğu okumuşlarındandır.” (Müsned: 6747. Buhari 27/311.)
Nihayet, böylece kötü alim hakkında verilecek daha çok kaynak vardır.
Rabbimiz ümmetimizde rabbani alimlerin sayısını artırsın. Kötü alimleri de hidayet etsin.
Mehmet FIRAT
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)