Duzah mı, Vicdan mı?

Mehmet Nuri BİNGÖL

16-11-2020 10:38

Vehmimizi ele almaya az kalsın pişman olacaktık. Hayal üstüne “binmenin” öylesine incitici olduğunu bilemezdik elbet. Gözlerden azat olmuş bir menzile düşmenin şaşkınlığını yaşıyorduk. Çadır direklerine eşdeğer dağlarla çepeçevre kuşatılmıştık, ruhumuz cendereye alınmıştı.

 

Hele semâdaki  açıklığı örten bulut tabakası yok muydu, bunaltıyordu beni. Kendimi taşlaşmış hissediyor, “müncemit bir sakf”ın gölgesinde olduğumu dehşet içinde hissediyordum.

 

Vahi,  kum deryası, yoklar ülkesi... Burası çöldü elbet. Bata çıka yürürken çevreyi kolluyorduk devamlı. Bir çalının dibinden engerek mi fırlayacak, kavurucu ışık  beyninizi mi kavrayacak, isyancı uğru akınına mı kalacaktık ?.. Merak ve kuşku tepelerden yüce, çam yeşilinden ince hasılı.

 

Kaskatı kalpler; gözleri kinle bakan, dişleri gıcırdayan? Yüreğimden taşıverecek gibi kabaran naz ve niyazı  kulak ardı etmedeler hep.

 

“Muztar adamlar” gibiydi hâliniz artık; “me’yusâne” bakıyordunuz çevrenize, eşyaya... Gökler ses verdi size,  tekrar tekrar bakmanızı istedi kendisine. Bakışlarınız basamak basamak “kemiklerinizin toprağı”  zeminden  göğe doğru yükseldi; garip, mahzun, şaşkındınız.

 

“Dediğin gerçeğin ta kendisi, merkezîleşmiş hakikatti. Duygularım anlattığından farklı değildi açıkçası... Keşke dönmez olsaydım göklerin çağrısına; o ısrarcı dâvetine yönelmez olsaydım keşke; nihayetsiz dehşet aldım oradan. Fezanın tüm boyutlarını kaplamış devinimli, ileriye doğru hareketli, boşlukta salınan ha salınan, asılı, kimi donuk, kimi inlemeli, kimi hâla inşada ama haşmetli cisimler, cisimcikler... Ortalama top güllesinden yetmiş defa hızla, gözlerimdeki ışıktan kavse bin tehdit savuruyordu.

 

“Herbiri gülle,  bomba olmuşlar sanki, mevzi ve yuvalarından üstümüze yollanmak için salınmışlar gibi. Süratleri keskin mi keskindi; ama hayret, sayısız  küreler birbirine dokunmuyordu bile. Halbuki... Hani o on camız meselesi... Kurulu düzeni bozmak mıydı bu yaptıkları? Tam tersine, daha da pekiştirmedelerdi. Yoksa yanlış mı görüyor, yanlış mı biliyordum?  Eğer tek birisi yolunu şaşırsa – hâl bu ya- tuz buz olacaktım, zerremin esamesi bile okunmayacaktı. Zıvanadan çıksaydı gökler, ödü patlayacak olan yalnızca ben değildim; sevdiğim, bağlandığım her şeydi. Görünen âlemin ve âlemimin de tıpkı batan gün gibi benzi solacak, dudağı uçuklayacaktı. Ya benim ürperişim? Ad bile koyamıyordum ona. Geç bir kalem azizim, es geç. Hayır mı gelirdi gökten, cisimlerden ve ‘ecramdan’?..

 

“Bir şahıs, Kudret-i ezeliye tarafından, adem zulümatından şu korkunç dünya sahrasına atılırken...”

 

Ne mi olur? Başına gelenlerin aynısını, tıpkısını yaşardın. “Sanki alacağı varmış gibi”  bir lütuf beklediği zaman”, ani düşmanlar adeta; hastalıklar, musibetler, ızdırap ve elemler hücuma başlamaz mıydı dört koldan?

 

“Bir meded, bir yardım için  müsterhimâne tabiata ve anasıra baktığı vakit kasávet-i kalple, merhametsizlikle karşılaşır. Ecram-ı semâviyeden istimdat etmek üzere başını havaya kaldırır. O ecram atom bombaları gibi dehşetli ve heybetli hâlleriyle gözüne görünür. Hemen gözünü yumar, başını eğer, düşünmeye başlar...”

 

İşaret’te seslendirilen hâli  bütün görkemiyle görmekteydin;başını eğip beklemeyi bir çare mi belledin? Çarenin yeri de belli, adresi de; olabildiğince. Bir bilseydin, ona bir gülseydin; yüreğinde ne baharlar açardı kimbilir. Oysa ki inliyordu vicdanlar; “Duzah”a atılmışçasına...

 

***

 

Zihnimizin yönü aksi yönlere döndü birden; sinemize gizlenmiş, pusuya yatmış nefsimizi bilmek için, ona bakmanın zamanı gelmiş de geçiyordu. Onu tanıyınca apışıp kaldık; hayretlerdeydik artık. İşittiğimiz yüz binlerce eyvah’tı; sayısız ihtiyaç çılgınlığı... “Zavallı nefsimizden binlerce hacetlerin sayhaları geliyor”du. Acizlik tozuna batmış benliğimizden gelen  boğuk feryatlar, ardı ardına patlayan çığlıklar kulaklarımızı tırmalıyordu; bizim ve vicdanımızın. Teselli bekleyen ruhumuz, bundan geri korkuyla avuçlanıyor,kuşkuyla devleşiyordu.

 

“Sonra.. sonra ne mi yaptım dersin?  Anlatayım azizim; tákatim kesilmiş, dermanım kalmamıştı. Soluk soluğaydım, sıkıntıyla kıvranıyordum. Bir kapı gördüm; kısa, çok kısa bir an gözlerimde canlandı. Üzerinde ‘vicdana girilir’ mi yazıyordu, ne? Kapıyı aşınca bir de ne göreyim; biçare bir uzlet köşesi, kraterde kabaran lavlarla dolu bir mahzen. Buhrandaydım artık, içim kavruluyordu. O mekânın tasvirini yapabilmek haddim değildi. Medet alma, yardım bulma bir yana, hep aynı hisleri sağıyordu. Binlerce emel, yüz binlerce istek, galeyanlı arzular, hop oturup hop kalkan heyecanlı  ‘hissiyat’... Onlara had mi çekmek? Onu bir yana at hele, ad bile koyamıyordum. Bütün onlar  - ah, onlar - vicdana sıkışmışlar, ezel-ebed arasına pösteki sermişler, yayılıp kalmışlar; öylesi genişlikleri var! Dünyayı yutacak bir ağza, yediğini sindirecek bir mideye sahip olsaydı eğer, yine de doymayacaklar sanki.”

 

Aklımız kesik kesik hatlarda geziniyordu, zıpçıktı keçiler kaçtı kaçacaktı. “... bakar ki vicdanı, binler amal ve emani ile dolu gürültülerinden cinnet getirecek bir hâle gelir.” diyorduk. Daha gerinmeye bile vakit kalmadan, Mecnun olup çöle mi düşecektik?Buna razı gelemezdin; insandın çünkü, varlıkların en şereflisi... Aramalı taramalı, bir yol, bir geçit bulmalıydın. Hem yüreğini kavuran, hem aklını sam yeline karşı savuran; hem zâr, hem bizâr eden yerden bir an önce çıkıvermek için yapmalıydın bunu.

 

Niçin?

 

Çünkü müzdaripti vicdanlar; çırpınmadaydı, komada. Önündeki sahrayı eğer yaya geçersen, ötedeki ışıltıya varır mıydın acaba? Bilmiyor, görmüyordun ama bir ses; çıldırtan, içini ısıran bir ses:

 

“Ekseri burdan gider, sen, sen de yürümelisin.” diyordu durmadan. Yürü ha, yürü, taban tep hep. “İşte biz de yoldayız.”; yayan yapıldak...  Kum deryasıydı sahra, saçtığı ısı nefret. Ne asabî şeydi sahiden? Sahranın ötesinde görünen ışıltının bir “derya” olduğunu anlayınca amma da kızmıştın; seni hiç öyle sinirli görmemiştim. Dalgalar köpük köpük şahlanıyordu. Gemilere ve sallara her şaplak vuruyordu, sesi ta Çin ü Maçin’den  duyuluyordu. Delik tekneye titreye titreye binerken kanımız çekilmişti, terden sırıl sıklam olmuştuk, boğazımız kurumuştu; hatırlar mısın?

 

“İlk şoku ve ikilemi atlattıktan sonra ‘çektiğimiz zahmeti’ tekrarlayan o hatıra çevre ile yine karşılaşmak bezdirdi beni. Bu da ne? Git ha git, geldiğin yere geri dön. Bu bir talihsizlik miydi, benden kaynaklanan bir uğursuzluk mu? Böyle bir çileyi yaşamadığınız için ne kadar şanslı olduğunuzu biliyor muydunuz?”

 

Halbuki neydi size lazım olan? “Alaimissema”dan daha renkli bir dünya; acısız, ızdırapsız, cevapsız olmayan... Ürpermeyen ve ürpertmeyen...

 

“Başka bir yol yok mu?” der gibi bakınmanız boşuna. Zemini ve – belki de asumanı- aştığı vehmedilen ve birbirine açılan binlerce mağaracık, dehliz  tek seçeneğiniz.  Gerekenleri şöyle bir sayıp döktüm; ıvır zıvır şeyler. Dudak büktün hepsine de, küçümsedin onları; halbuki...Toprağı ve karanlıklarını yırtacak ışık topu olmadan yola çıkmak da ne oluyormuş? Her şeye rağmen, yine de kazançlıydık.  “ Ziyandan dönmek kâra geçmenin”  başlangıcı, baş tacı...

 

“Hiç korkmayalım; gün ışımıştır. Peşimsıra gel, bizi beklemedeler. Evet, öncekine benzer bir yığın tuhaflık var, ama artık ‘delil’siz değiliz, ‘ geçirecekler bizi...’ O dehlizlerdeki  ‘tünelvâri’ mağara, yer altı akıntıları seni hiç ürpertmesin; suratsızlıkları altında Merhametli Sahibi’nin  ‘ tebessümlü yüzü’ var.; ‘RIZAYLA BAKAR BİZE’...

 

“Demek o fidanlık Mesnevi, turuk-u hafiye gibi, enfüsi ve dahili cihetinde çalışmış, kalp ve ruh içinde yol açmaya muvaffak olmuş.” Yol açıcılar kapımıza dayandıktan sonra, çekinmeye ne gerek; her türlü abus çehreli hadise bize gam mı bundan geri?..

DİĞER YAZILARI En Büyük Miyar: Kanaat 01-01-1970 03:00 Ölüm Yıl Dönümünde Turgut Özal 01-01-1970 03:00 Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor 01-01-1970 03:00 ABD, İran, Vekâlet Savaşları ve Caydırıcılık Meselesi 01-01-1970 03:00 Kim Bir Velime Düşmanlık 01-01-1970 03:00 Sahtelerin Tasallutu 01-01-1970 03:00 Rahmetin Kapısında Bir Gece 01-01-1970 03:00 Resul-Ü Ekrem (Asm) Ve Devlet Reisliği 01-01-1970 03:00 Büyük Dedem Kado 01-01-1970 03:00 İstanbul’da Ayin! 01-01-1970 03:00 Az olsun mantığı... 01-01-1970 03:00 Tartışmanın Görünmez Tazyiki 01-01-1970 03:00 KIRMIZI İPEK ya da YEMİN 01-01-1970 03:00 Temalar, Mesajlar ve Beklentiler 01-01-1970 03:00 Ümide Sarılmak 01-01-1970 03:00 Bir Çiçekle Bahar Gelmez 01-01-1970 03:00 Başka Bir Batmayan Güneş 01-01-1970 03:00 Teşekkürler Şükürler – Uzun Hikâye 01-01-1970 03:00 İslam’da İşçi Hakları: Alın Teri Kutsaldır 01-01-1970 03:00 Tefekkürî Tebliğ – Zamanın Cihadı 01-01-1970 03:00 Bir zamanlar tasvir gazetesi vardı... 01-01-1970 03:00 Onuncu Sözdeki Vecize 01-01-1970 03:00 Mehdi’nin Faziletteki Sıralaması 01-01-1970 03:00 Adalet-İ İzafiye Ve Maslahat-I Umumi Birer Şer'i Usuldür 01-01-1970 03:00 İsmaıl tohum'u fidana ardından ağaca duracaktır! 01-01-1970 03:00 KARAR/LAR 01-01-1970 03:00 "KORUCU" PARTİ! 01-01-1970 03:00 Masum Nasreddin Hoca- bahtsız M. AKİF 01-01-1970 03:00 Mahzun ve şevkli notlar... 01-01-1970 03:00 Size Mi Kaldı?.. 01-01-1970 03:00 Fedâkârlık, İsar Farkı 01-01-1970 03:00 Bid'akârlık ve Bahaneler 01-01-1970 03:00 Adını Ne Koyarsan 01-01-1970 03:00 Tevhid Meşalesi- 1 01-01-1970 03:00 Wagner- çeçen ittifakı mı? 01-01-1970 03:00 "Dini vakıf" genci neye hazırlar? 01-01-1970 03:00 28 Mayıs, 27 Mayıs'ın Rövanşıydı 01-01-1970 03:00 Medresetü’z-Zehra ve Ehl-İ Hak Mezhebinin Muhafazası 01-01-1970 03:00 D ö n g ü 01-01-1970 03:00 Müspet Müspet De Istılahi Manası Nedir! 01-01-1970 03:00 Allah kimseyi fahiş - sefil- etmesin! 01-01-1970 03:00 Zafer Sabırdadır ve Ağustos 01-01-1970 03:00 En Büyük Burhan Mucizeler-1 01-01-1970 03:00 Her esma tecellisi resul’ün mucizesi gibidir.-ı 01-01-1970 03:00 Vatan-i aslimiz cennet mi, dünya mı! 01-01-1970 03:00 HİLÂL ve YILDIZ’IN "TEÂLİ" ETMESİ... 01-01-1970 03:00 Dünya, Dünya Dedikleri 01-01-1970 03:00 Vatan giderse ekmek bedava satılsa ne yazar! 01-01-1970 03:00 Ehli Sünnet Cemaati İtikadı 01-01-1970 03:00 Şerrin Harcını Karmak 01-01-1970 03:00 Fetö'nün b planı M(z)illet ittifakı + "muhakeme-i akliyeden noksan" dini darlar! 01-01-1970 03:00 Kafkaslara Konan Kartal 01-01-1970 03:00 Satır Arasını Okumak Yahut Saffı Evvele Düşmanlık 01-01-1970 03:00 Osmanlı ve Fiyat Ayarlaması 01-01-1970 03:00 Siyasetle İlgili Kimi Notlar-1 01-01-1970 03:00 Dâvet Bahar Adır Bundan Geri 01-01-1970 03:00 Gönlü İhya Seferberliği 01-01-1970 03:00 Fetö'nün B Planı 01-01-1970 03:00 Encesi Temizlemek İçin Necisi Tahrik Etmek Akıl İşi Mi! 01-01-1970 03:00 Yaptığımız Yapacaklarımızın Teminatıdır 01-01-1970 03:00 Zilleti ve usa'cı fetöyü savunmak asyacılık mı! 01-01-1970 03:00 Minnet Almayışınız, Şimdi Kanaat Şeklinde Yaşanmalı Milletçe 01-01-1970 03:00 Bizde Melik Dahar Aslında Melik Zahir 01-01-1970 03:00 Tanpınar Ekolünden Romancımız Hüseyin Yılmaz 01-01-1970 03:00 Tiftiklenen Mazim 01-01-1970 03:00 Selmanı Pak Aynasında Kut Zaferi Parladı 01-01-1970 03:00 Ahmed-İ Hâni Birlik Meşalesi 01-01-1970 03:00 Haçlı Ve Emperyalist Zihniyetlerin Zulmettiği Milletler Neyle Kurtulur! 01-01-1970 03:00 Hain içerden olunca! 01-01-1970 03:00 Kuyruklu Yalan Ve Algıdan Medet Umanlar! 01-01-1970 03:00 Bilerek Veya Bilmeyerek Şerrin Harcına Kürek Sallayanlar 01-01-1970 03:00 Hüseyin Avni Ulaş, Said Nursi Ve Hürriyet-İ Hakiki 01-01-1970 03:00 İkiyüzlülüğün Alfabesi 01-01-1970 03:00 Bir Asimetrik Savaş Çeşidi 01-01-1970 03:00 Bir Asimetrik Savaş Çeşidi 01-01-1970 03:00 Aman Aman Aman, Teyakkuz! 01-01-1970 03:00 Zillet İttifakı Adayına Sorular! 01-01-1970 03:00 İmanları Diritme Hareketi İçin... 01-01-1970 03:00 İlimden İlhama 01-01-1970 03:00 Esintiler 01-01-1970 03:00 Gönlü İhya Seferberliği 01-01-1970 03:00 Olacağı Beklemek 01-01-1970 03:00 İman Ve Amel 01-01-1970 03:00 Yalel Sedaları veya Aksa Mescidi! 01-01-1970 03:00 Ramazanda bir tefekkür! 01-01-1970 03:00 Metnin Anahtar Kelimesi 01-01-1970 03:00 Külliyat'ı Anlamak Üzerine-2 01-01-1970 03:00 Akif İslam Şairidir Yahut İstiklal Marşı Şairi 01-01-1970 03:00 İhlas, “Îsar” Münasebeti 01-01-1970 03:00 Eski Değil, Eskimez Said 01-01-1970 03:00 28 Şubat'çı "Kafa" Bu Sefer de Erdoğan'ı Hedef Aldı 01-01-1970 03:00 Kavala Talebi Üzerine… Düşman Kime Saldırıyorsa…! 01-01-1970 03:00 Alma Mazlumun Ahını... 01-01-1970 03:00 Manevı “Seyyidlik” Resulullah Dāvasına Sahip Çıkmaktır 01-01-1970 03:00 Geç Bir Osmanlı Yazısı 01-01-1970 03:00 Tarihi Sevdiren Adam'a Rahmet Dileğiyle 01-01-1970 03:00 Külliyat'ı Anlamak Üzerine-2 01-01-1970 03:00 Külliyatı Anlamak Üzerine-1 01-01-1970 03:00 "Silik Söz”lerin Gezdiği Arena 01-01-1970 03:00 Zekânın Zekâtı Borcu Silmez; Mecazidir o... 01-01-1970 03:00 Asıl Ambargo Zihinlerde; O Kalktıysa Onlarcası Bile Hava Civadır Bize... 01-01-1970 03:00 Tek Derdi Dünya Olan Şebeke 01-01-1970 03:00 İnternet ve Sosyal Medyada Türkçenin Doğru Kullanımı 01-01-1970 03:00 Tepetaklaydı İçim... 01-01-1970 03:00 “Akibet Müttakilerin” ve “Kadere Teslim” Olanların Değil mi! 01-01-1970 03:00 Taklacı Kuş Olmak Kimi Vurur Önce! 01-01-1970 03:00 Ehl-İ Hak Olan Sünnet İtikad Mezhebi 01-01-1970 03:00 Muvakkat İttifak ya da Tapu Dağıtmak! 01-01-1970 03:00 Bulut Ve Ördek Meseli 01-01-1970 03:00 Mitoman Siyasi Belki Mazur, Ya Taammüden Yapan! 01-01-1970 03:00 Van Yolundaki Han Kapısı” ya da Muzdarip İslam Alemi! 01-01-1970 03:00 Mutasavvufa ‘Felsefe Yapma Deme’ Hadsizliği! 01-01-1970 03:00 Bu Asrın Bir Mücahidi: Fırıncı Ağabey 01-01-1970 03:00 Türkmenem! 01-01-1970 03:00 İpin Ucunu Verdiysen Geçmiş Olsun! 01-01-1970 03:00 Belirsiz Bırakmak da Bir Aleniyettir! 01-01-1970 03:00 Eyüp Otman Ağabey 01-01-1970 03:00 Dünya Dedikleri Acayip Yer 01-01-1970 03:00 Layt Laikratos, Artan Sekülerizm! 01-01-1970 03:00 Navteks Bir Ara Formül Asıl Hedef MEB 01-01-1970 03:00 Çığlığı Afakta Yankılanmayan Yazar” Olur Mu! 01-01-1970 03:00 Çay Deyip Geçmeyin 01-01-1970 03:00 Yine İspanyol Siyaseti veya İstanbul Sözleşmesi 01-01-1970 03:00 Osmanlı'nın Töresi Sünnetin ta Kendisidir! 01-01-1970 03:00 Doğruyu Her Yerde Dememek Ama Hangi Makamda? 01-01-1970 03:00 Sarp Ufukların Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Nur’ların Ahirzamandaki Makamı ve Bütünlük... 01-01-1970 03:00 15 Temmuz'da Bize Kefen mi Biçmek! Meydandayız, Gel de Biç! 01-01-1970 03:00 Düşünme Özgürlüğüne Set Haline Dönüşmüş Bir Kanun: 5816 01-01-1970 03:00 Ayasofya Davası İçin Her Nakil Seslendirildi de... 01-01-1970 03:00 İbibikler Öttüğünde Ordayım! 01-01-1970 03:00 İhlas, Hal-i Alem Siyaseti Ve "Siyaset-i İslamiye" 01-01-1970 03:00 Hakiki Meşveret! 01-01-1970 03:00 CHP'nin Hali Pür-Melali Ve Tir Tir Titremek! 01-01-1970 03:00 Said Molla, Şeyh Said Ve Molla Said Bediüzzaman Bir Mi! 01-01-1970 03:00 Ayasofya Fethi Ve Zincirler... 01-01-1970 03:00 Ver Elini Türkmeneli 01-01-1970 03:00 Sünnet İtikadında Mehdi 01-01-1970 03:00 Bay - Ram Düşünceleri... 01-01-1970 03:00 Suriye Yahut Diyar-I Şam 01-01-1970 03:00 Korona Sürecinde İslam! 01-01-1970 03:00 Her Zamanın Pakraduni'si 01-01-1970 03:00 Aya Sophia Mı, Mahzun Mabed Mi? Fatih'in Bedduasından Ne Kurtuluş Ne Zaman! 01-01-1970 03:00 Nefsi Yenmek Ve Koronayı Yenmek. Hangisi Zor! 01-01-1970 03:00 Sait Molla, Molla Said Farkı 01-01-1970 03:00 Nâbî'yi Nabi Eden Hüsn-ü Nazar... 01-01-1970 03:00 Ne Çektikse Kamal'lardan... 01-01-1970 03:00 Vatanı Sevmek... 01-01-1970 03:00 “İstiklâlden İstikbâle” Deneme Eseriyle “Efendi Bey” Romanı 01-01-1970 03:00 “İstiklâlden İstikbâle” Deneme Eseriyle “Efendi Bey” Romanı 01-01-1970 03:00 Enbiya Şehri Urfa Ama Diyarbakır Şehr-i Ashab! 01-01-1970 03:00 Halilullah (As.) 01-01-1970 03:00 Baltanın Sapı... 01-01-1970 03:00 Keşke Haklı Çıkmasaydık... 01-01-1970 03:00 Fasl-I Paşa 01-01-1970 03:00 “Hikmet-İ Kudsiye” İle Felsefe Hikmeti Münazarası 01-01-1970 03:00 Doğubayezıd Hâni 01-01-1970 03:00 Elif Öğretmen Ve Romancı Hüseyin Yılmaz! 01-01-1970 03:00 Fikir Cüceliği! 01-01-1970 03:00 Tarih; Gerçek Aynası! 01-01-1970 03:00 Yol Açıcılar- Yol Kapatıcılar 01-01-1970 03:00 İdilhan, İlhanlı Ve El-Megiddo Ovası!.. 01-01-1970 03:00 “Hakikatı dışlamış kimselerle tevhidi toplum inşa edilemez.” 01-01-1970 03:00 " Erkeğe karı libası yakışmaz" veya "kendi yürüyüşünü terk etti..." meselesi... 01-01-1970 03:00 Göbeklitepe Diye Bir Yer 01-01-1970 03:00 Kimlere? 01-01-1970 03:00 Yokuşta Yürüyenler ( Bir Emek Hülasası) 01-01-1970 03:00 "Şura-yı Hakiki" Veya "Meşveret-i Şer'iyye" 01-01-1970 03:00 Yeni FETÖLERİ “Önlemek” İçin… -2 01-01-1970 03:00 Medeniyet dediğin tek dişi savunan kimler?.. 01-01-1970 03:00 Yeni FETÖ’lerin önünü almak... 01-01-1970 03:00 Mehdi İttihad-I İslam Ordularının Başkomutanı 01-01-1970 03:00 Züğürtlük Gazeli 01-01-1970 03:00 Akasya -1 01-01-1970 03:00 Manevi “Seyyidlik”, Resululah (Asm)Nin Dāvasına sahip çıkmaktır! 01-01-1970 03:00 Üfürükten teyyare kripto vazife! 01-01-1970 03:00 Fedakârlığa Farklı Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Kısır döngü yahut "fasit tevilat" 01-01-1970 03:00
haber medya kadın