Kendi yöremden biliyorum; deyim, tabir ve mahalli töremizin pek çoğunun menşei araştırılınca altından İslami edep veya "sünnet" çıkıyor.
Bizim edebimizde ben kelimesi zorunluluk olmadan kullanılmazdı. Bugünse "ben" diyenden, " bence, görüşümce" diye -adeta- haykırandan geçilmiyor.
Daima ben demek, benim evim, benim arabam, benim fikrim gibi ben’le başlayan cümleler kurmak, bencillik, ben merkezcilik çok ayıptır, büyük bir noksanlıktır halbuki...
Bizim fakirhane, naçizane fikrim gibi tevazu ifadeleri kullanılırdı mazide, şimdi bunları ifade edince acizmişsin sanılıyor
Bizim edebimizde baban, anan nasıl diye sorulmazdı, pederiniz, valideniz nasıllar diye saygı, hürmet ifadeleri kullanılarak sorulur ki öyle olmalı...
Bizim edebimizde sürekli tenkit etmek, hatalar bulmak, yüze vurmak, cedelleşmek ayıptır.Takdir etmek, iltifat etmek, onore etmek, tahammül etmek esastır (Abartmadan)
Bizim edebimizde kadirbilmek, kıymet bilmek iyilikleri unutmamak, iyilik ve ikramda bulunana her vesile ile teşekkür etmek esastır.
Bizim edebimizde büyükler muhatap alınınca en çok kullanılan kelimelerden biri efendim‘dir. Nasılsınız efendim?.. Teşekkür ederim efendim… Saat kaç efendim?.. Saat beşe çeyrek var efendim…”
Bizim edebimizde açlıktan başı dönmüş durumda olsa bile, sofraya sakin sakin oturulur, sanki hiç aç değilmiş gibi yemek sakin sakin yenilir. Gözlerini faltaşı, ağzını faraş gibi açıp çılgınca yenmez. (Bir yerde misafir ise ev sahibine hürmeten yememezlik de edilmez.)
Bizim edebimizde oturduğu evin caddeye veya sokağa bakan balkonuna çamaşır asılmaz.
Bizim edebimizde her zaman ve her mekanda büyüklere hürmet edilir, yer verilir, söz verilir. Zayıflara, güçsüzlere, kadınlara, çocuklara kol kanat gerilir.
Sokakta, meydanda, çarşıda pazarda açıktan yenilmez ve içilmez, dondurma bile yalanmaz.
Açlar, muhtaçlar, alamayanlar, bulamayanlar düşünülür.
Yeyip içtiğini gösterenler, yiyip içtiklerinden, alıp sattıklarından bahsedenler görmemişlerden, sonradan görmelerden sayılırlar.
Bizim edebimizde kadın ve kızlar sokakta, toplu taşıma vasıtalarında, yabancıların arasında çıngıraklı kahkahalarla gülmez, hattâ dışarıda hiç gülmezler. Erkek ya da kadın sert tabanlı ayakkabılar giyerek kibirle takur tukur yürümezler. Bizim edebimizde sokak veya caddedeki kadın ve kızlara adres veya başka bir şey sormak çok ayıptır ve laf atmak sayılır. (Bayan bayana adres sorarsa ayrı meseledir.)
Bizim edebimizde, telefonla konuşulurken, sosyal medyada yazılıp çizilirken bile nezaket, saygı kurallarından taviz verilmez, edep, ahlak kurallarının dışına çıkılmaz.
Bizim edebimizde, kapısı açık olsa bile zile basılmadan, buyur edilmeden hiç bir eve girilmez. Bir kapının zili bir kere çalınır. Peşpeşe zile basılmaz.
Kapı açılmazsa bir süre beklenir, tekrar çalınır, yine açılmazsa geri dönülür.
Durmadan zile basmak, kapıyı yumruklamak, kapı önünde avaz avaz seslenmek çok ayıptır. Bizim edebimizde, hiç kimseye haber vermeden, randevu almadan ziyarete gidilmez. (özellikle bu telefon devrinde)
Bizde ziyarete gidilen yerde (zaruret olmadıkça) tuvalete gidilmez, evin diğer odalarına girip çıkılmaz.
Misafirliğe giderken hane sahibine bilgi verilmeden, müsadesi alınmadan başka birileri götürülmez.
Bizim edebimizde sadaka ve hediye kültürü vardır.
Her fırsatta, her vesileyle, en nazik, en asil bir üslûbla sadaka ve hediye verilir.
Bizim kültürümüzde, lokantaya davet edilen biri yemek listesindeki en pahalı yemeği söylemez. Lokantaya kendisi gitmiş olsa bile
yan masada sade yemek yiyen birileri varsa, lüks yemek sipariş verilmez.
Ramazanlarda, orucu açıp birkaç lokma aldıktan sonra akşam namazı cemaatle eda edilir, ondan sonra yemek yenilir.
Bizim edebimizde faydasız, boş, mâlâyâni konuşulmaz. Konuşunca derde deva, kalbe şifa lüzumlu şeyler konuşulur ve lüzumu kadar konuşulur.
Asla zevzeklik ve gevezelik yapılmaz, komiklik olsun, insanlar gülsün diye, beni dinlesinler diye konuşulmaz..
Can sıkacak, moral bozacak konular açılmaz, açılmışsa uzatılmaz, şom ağızlık yapılmaz.
Bizim edebimizde konuşmak değil dinlemek güzeldir. Hiç bir şekilde (özellikle çocukların yanında) gıybet edilmez, insanların gizli ayıp ve günahları araştırılmaz, istemeden öğrenilse bile bunlar açığa vurulmaz gizlenir, başkaların ayıp ve kusurlarına karşı karanlık gece gibi olunur.
Bizim edebimizde hiç bir yerde, hiç kimsenin yanında, özellikle kadınların, çocukların yanlarında lan, ulan, yuh, aha, oha vb gibi kaba, argo kelimeler ve küfür sözleri asla kullanılmaz.
Bizim edebimizde, bir adamda veya kadında gerçek terbiye ve kültürün olup olmadığı, konuşmasından ve yönelttiği sorulardan anlaşılır.
Bazı soruları sormak, sürekli soru sormak, üstüne vazife olmayan şeyleri sormak ayıptır.
Bizim edebimizde selam vermek, hal hatır sormak vardır. Ziyarete gittiğinde yer gösterilmeden oturulmaz.
Hanemize misafir geldiğinde ise hiç ayrım yapılmaksızın sultanlar gibi karşılanır, sultanlar gibi ağırlanır, sultanlar gibi uğurlanır.
Yapmacık, hareketlerden, sözlerden ve her türlü aşırılıklardan kaçınılır. Bizim edemizde temizlik esastır.
Kalp temizliği, dil temizliği, beden temizliği, çevre temizliği vazgeçilmezdir. Bizim edebimizde elimizle, dilimizle bulunduğumuz ortamı, yaşadığımız çevreyi kirletmek yoktur, ayıptır.
Bizim edebimizde yaratılana hoş bakmak, merhamet etmek hatta hürmet etmek vardır.
Sahipsiz olsalar bile, kedi, köpeklere, kuşlara, ağaçlara, yeşilliklere merhametli olmak vardır. Onlara su ve yiyecek verilir. Hiç bir canlıya, hiç bir varlığa asla merhametsizlik ve gaddarlık yapılmaz.
Bizim edebimizde balkonunda, dumanı ve kokusu komşularına gidecek şekilde ızgara yaparak bile komşuya eziyet edilmez. Yapılan yemekler komşuya ikram edilmeden yenilmez. Komşunun sıkıntısına sabretmek te vardır. Her olumsuzlukta şikayet etmek, komşunun kapısına dayanmak olmaz..
Bizim edebimizde sofraya ailecek oturulur. Yemeğe büyükler başlamadan, küçükler, garipler, yetimler, misafirler doymadan ve dua edilmeden de kalkılmaz.
Bizim edebimizde insan eşrefi mahluktur. İnsan olması hasebiyle herkes hata yapabilir, sendeleyebilir, düşebilir ama alçalmaz. Yani ulu orta günah işlenilmez, işlenilmiş günahlar ulu orta anlatılmaz, ayıbıyla kusuruyla övünülmez, ayıp ve günahlardan utanılır.
Bizim kültürümüzde Allah’dan cc korkmak, kuldan utanmak esastır.
Dini değerler, toğlumsal değerler hafife alınmaz, aşağılanmaz, çiğnenmez.
Bizim edebimizde trafikte hız yapmak, kural ihlali yapmak, başkalarının haklarına girmek de olmaz.
MİLLİ edebimizde başkalarından istemek, başkalarının eline bakmak ayıptır. Ama maddi şeylerde vermek, vererek mutlu olmak esastır.
Sadece ilim, irfan, nasihat ve dua gibi manevi şeyler istenebilir.
Bizim edebimizde kutsala hürmet, yüceltme vardır. Mesela Mekke-Medine yerine Mekke-i mükerreme, Medine-i Münevvere denilir.
Alimler, veliler Peygamberler isimleriyle anılmaz, hürmet ve tazim ifadeleriyle birlikte anılırlar.
Bizim edebimizde kendi şehrine, ailesine, milletine, siyasi liderine, tuttuğu takımına, hocasına, şeyhine, duyduğu saygı ve hürmet başkaları için de gösterilir.
Recep YAZGAN
Küresel Trans İfsat Çeteleri
Ömer Naci Yılmaz
Masum Değiliz
Eyüphan KAYA
Sendikalar sınıfta kaldı
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Mehmet Nuri BİNGÖL
Ölüm Yıl Dönümünde Turgut Özal
Bülent ERTEKİN
Sizin yeriniz bizim gönlümüzde, ancak bu kadar mı diyorsunuz!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Nihat Güç
İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Halil MERT
Türkiye’de Değerler Sistemi Çöktü…
Burak Çileli
Vahşî-Sebaî Batı’dan Doğu’ya Akan Lağım!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Memiş OKUYUCU
Kapitalizmin Cinneti Sahillerimizi Vururken!
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Songül KARAMAN
ALLAH DER
Seyfettin BUDAK
Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler
Adnan ÖZ
Samsunspor ve mircea lucescu’nun ardından!
Mehmet BOZKURT
Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)