Tefekkür ve Tahkik Mesleği’nin banisi Bediüüzzaman, dinimizin bize kadar ulaşmasında emeği geçen alimlere, mürşitlere hürmet ve muhabbetin gereği üzerinde önemle durur.
Bu esası, devam ettirip kurduğu imanı diriltme seferberliğinde temele yerleştirdiği kilit taşlarından biri olarak vazeder. Onların; “selef-i salihi”nin hikmetini bilmediğimiz bir sözünü ele alıp bütün kemallerini ve hizmetlerini inkâr etmek insafsızlıktır ona göre.
O kimseleri nazarlardan düşürmek, İslam’a büyük zarar vermek manasına gelmektedir aynı zamanda. Bu konuda Üstad Said Nursi’nin verdiği önemli bir içtimai ve ihlasla ilgili bir ölçü var:
Muhyiddin-i Arabî’nin mesleğini, bugünkü insanlara anlatmanın zarar vereceğini, şaşaalı görünmekle birlikte o süluk/ manevi yükselme ve züht yolunun, sahabe mesleğine göre “nakıs bir meşreb” olduğunu/ noksan bir meslek olduğunu ilmen ispat eder.
Muhyiddin-i Arabi için “Ulum-u İslamiyenin bir mucizesi” (Mektubat) ve Vahdetülvücut için ise “salih bir meşrep” tabirlerini kullanarak talebelerinin o zata ve ilmen devam ettirdiği manevi mesleğine karşı çıkmamalarını istemektedir.
Belirtisi çıkmadığı hâlde birisi hakkında kötü düşünmenin manevî sorumluluğu da var elbet. Bir erin onbaşısına karşı gelmesiyle ordu komutanına isyankârlık yapmasının cezası birbirinden farklıdır daima. İsyan edilen veya hakir görülen rütbe yükseldikçe ceza da büyür.
Birincisinden iki gün hapisle kurtulsa kişi, ikincisinde uzun süre hapse girer. Üstad ve içtihada kabiliyetli az sayıdaki talebesine yapılan fikrî hücumlar için de böyle düşünebiliriz. Onlar, “islaf-ı i’zam”dır ve kimisine haksız tenkitler yapıldığından yapanları korkulu bir vebal beklemektedir. (Şualar, Afyon Mahkemesi Müdafaaları)
Hem sosyal hem de gönül hedeflerini tayin eden, tecdit/yenileme ve ihya hareketlerinin önderi olan Nur eserlerini, gazete gibi değil külliyat anlayışıyla okumak, günümüz Müslümanının önceki devirden daha önemli ve daha açık bir meselesi olmuştur; belki de “en ehemm” bir veibe...
Bu fark ediş, umum ümmetin kul hakkını sırtlamayla yüz yüze getirir bizi. Bu vazife bir bakıma, şeair/ İslami alamet ve göstergeler sırasına da girer. İslami göstergeler olan şeairin ferdî farzlardan daha üstün olduğu ehil kişilerce bilinir; umum ümmete de ilan edilmiştir.
“Bu zamanda en büyük bir vazife, imanı kurtarma ve muhafaza etme vazifesidir.” (Kastamonu Lahikası) ifadesiyle sırt sırta vermiş pek çok beyan, bu hadiseye temas eder; “takva ve âmel-i sâlih” yönünü de gözardı etmez.
“Risale-i Nur Külliyatı”nda ve Bediüzzaman Said Nursi’nin beyanlarında tek kanatlılık problemi yoktur. Buna rağmen bir kısım “ehl-i diyanetin”/ dindarların bu realite ile uzaktan yakından ilgisi bulunmayan zihnî kuruntularını; şüphe, vesvese ve itirazlarını anlamamız mümkün değildir.
Yaptığı hizmetin fonksiyonundan ötürü Bediüzzaman Said Nursi’nin, “Seni yirmi yıl hizmet etmiş bir talebe sayıyorum” dediği zat ve çevresinin Üstadı, dolayısıyla da Nur risalelerini “tek kanatlılık” la eleştirmesini şaşkınlıkla karşılıyorum. Bunun sebebini şöylece açıklar muhterem müellif:.
“Hem ihlas ve hakperestlik ise Müslümanların nereden ve kimden olursa olsun, istifadelerïne taraftar olmaktır. Yoksa `Benden ders alıp sevap kazandırsınlar’ düşüncesi, nefsin ve enaniyetin bir hilesidir.” (İhlas Risalesi, s. 26) ifadesindeki hizmet metoduyla rekabet içinde olan bazı zatlar, bu izahın tam tersi bir pozisyonda bulunduklarına göre, onların ihlas/ bir işi sadece Allah rızası için yapma sırrından uzaklıklarını hesaplamak zor değildir. BU, KENDİNİ ÜSTAD’A SADAKAT İÇİNDE OLDUĞUNU SANAN KİŞİLER İÇİN DAHA FAZLA GEÇERLİDİR.
“Çok emarelerle anlamışız ki, bu ulûm-u îmaniyedeki fetva vazifesiyle tavzif edilmişiz.” (Mektûbât, s. 299) ve “… risaleler kendi malım değil. Kur’ân’ın malı olarak Kur’ân’ın reşehat-ı meziyatına mazhar olduklarını izhar etmeye mecburum.
Evet, lezzetli üzüm salkımlarının hâsiyetleri, kuru çubuğunda aranılmaz.” (Tarihçe-i Hayat, s 175) gibi “mecburiyet tahtında faş edilmiş” (mecbur kalınarak açıklanmış) beyanlardan anlıyoruz ki, Nur risalelerini indi görüş/ özel düşünce ve dünyevi yahut akademik bakışlar altında anlamanın imkân ve ihtimali yoktur.
“Ehl-i siyaset eserleri tam anlamaz.” (Emirdağ Lahikası) şeklindeki ihtar, meselenin bu yönünü işaretler. Meseleyi devlet bazında hâlledeceğini iddia edenler, hiçbir zaman Nur kitapçıklarının/ risalelerinin muradını kavrayamaz ve her ifadeyi kendine yontar şeklinde anlamak mümkündür o satırları.
Bence mevzunun aslı şundan ibaret. Münevverlik iddiasındaki bazılarının Nur Külliyat’ını takdir etmekle birlikte anlamaya çalışmama samimiyetsizlikleri de tam bir açmazdır; fikir zindanına gönüllü olarak hapsolmalarıdır. “Risale-i Nur’u anlamıyorlar, yahut anlamaya çalışmıyorlar” şeklindeki sayhalaşmış çığlık, meseleye çok güzel dikkat çeker.
Nur eserlerinin açtığı tefekkür ve tahkik mektebini, “dâvâ değil, dâvâ içinde bürhan” şeklindeki beyan gösteriyor ki, Risalelerin en büyük kuvveti bundan gelmektedir. Bu, Nur kitapçıklarını anlamak isteyenlerin Kuran’î bakış açısını kavradıktan sonra harekete geçme mecburiyetlerini de izah eder (Kastamonu Lahikası).
“Ve sen yine imtihan edildiğinde, yine kalbin daraldığında, yine bütün kapılar kapandığında, yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde, uzun uzun düşün. Ve hatırla Yaradanını!
Allah kuluna kâfi değil mi?" [Zümer Suresi - 36] ayetinin emri, ilmini edindikten sonra onu diğer irfan eserleriyle telif edebilmek için sabırsızlanan Müslümana, bir başka ilim alanıyla alakadar olmasını tavsiye ediyor.
İmanı Tefekkürle Diriltme Mektebinin temel eseri ve İslam külliyatı olan Nur kitapçıklarının beyanı da şu merkezde:
“Kur'ân-ı Hakîmin sırr-ı i'câz’ıyla - Kuran’ın mucizeliğiyle- hakîki bir tefsiri olan Risale-i Nur, bu dünyada bir manevi Cehennemi dalalette gösterdiği gibi, imanda dahi bu dünyada manevî bir Cennet bulunduğunu ispat ediyor; günahların ve fenalıkların ve haram lezzetlerin içinde manevî elim elemleri gösterip hasenat ve güzel hasletlerde ve hakaik-i şeriatın amelinde - İslam Dini’nin tatbikinde- Cennet lezaizi gibi manevi lezzetler bulunduğunu ispat ediyor. Sefahet ehlini ve dalalete düşenleri o cihetle aklı başında olanlarını kurtarıyor.”
Bu ifadeleriyle, Kuran’ın mucizeliğini gösteren pek çok tefsirden biri olan Nur kitapçıkları (risaleleri), dünyada manevi Cehennem, müminler için manevi bir Cennet olduğunu gösterip, günah ve haram lezzetlerdeki manevi acıları hissettirerek onları zararlardan koruyor demekte Nur Müellifi.
Bu devirde iki dehşetli hâl bulunuyor çünkü. Birincisi neticeyi düşünmeyen ve “bir dirhem” bugünkü lezzeti, ilerideki “bir batman” ebedî lezzete tercih eden insan bencilliğini hesaplarsak “insan denen meçhul”un (Alexis Carrel) en büyük farikasını ve “ehl-i sefaheti sefahetinden kurtarmanın yegâne çaresi”nin, o geçici lezzetinde elemi gösterip kalp ve nefsini ikna etmek olduğunu kolayca anlarız.
“İşte, Cenab-ı Hakk’a hadsiz şükürler olsun ki, bu zamanın yarasına tam bir tiryak olarak Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyanın bir mu'cize-i maneviyesi ve lemeatı bulunan Risale-i Nur, pek çok muvazenelerle en dehşetli ve muannit mütemerridleri, Kur'ân'ın elmas kılıncıyla kırıyor ve kâinatın zerreleri adedince Vahdaniyet-i ilahiyenin ve imanın hakîkatlerine hüccet ve deliller gösteriyor.”
Adnan ÖZ
Samsunspor nereye koşuyor?
Seyfettin BUDAK
Hakikati Buldum Demek Tanrı’yı Kaybetmek mi?
Ahmet SAĞLAM
Zina Çeşitleri
Mehmet Nuri BİNGÖL
Bediüzzaman'ın Hayatına Roman Penceresinden Bir Yolculuk: Kutup Yıldızı
Mehmet BOZKURT
Ne Oluyor Bize!?
Halil MERT
Terörsüz Türkiye Vizyonu
Recep YAZGAN
AHBAP’ı aklayan bizimkiler!
Bülent ERTEKİN
Haklı Olmak Yetmez, Anlattığın Kişi De Önemlidir
Öztürk Samuk
Münazara Herzaman İyidir
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 38. Ayeti Bağlamında Edinmemiz Gereken Arkadaşlarımız
Hüseyin KURT
Atatürk’ün Adıyla, Üniter Devletin Temelleriyle Oynanamaz
Mehmet Ali Çamoğlu
En büyük yatırım nedir!
Fatih ORUÇ
TAGUT
Eyüphan KAYA
Allah erkekleri kadınlara hizmetkar etmiş, kıymetini bilene!
Aydın BENLİ
15 Temmuz Öncesi ve Sonrası Darbelerle Sınanan Türkiye
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Ravza ZEYBEK
Bir Milletin Tekrar Destan Yazması
Hasan KARADEMİR
Persona Ve Gölge: Fethullahçilik Örneği
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Ömer Naci Yılmaz
Hûd 112’den Rahatsız Olanlar
Vehbi KARA
Kurtuluş Savaşı Yerine Milli Mücadele
Songül KARAMAN
Tefekkür Ve Nörobilim
Özlem Gürbüz
Yaşlılara Hürmetin Ve Saygının Önemi
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)