“Kalbi zengin olmak” diye bir deyim var, istiğna manasınsa; halk zekâsının ve dilinin, kullanma tarzının bulduğu orijinal bir yaklaşım.
Bizzat yaşadığınız bu tabir, “Aslında zengin olmasa bile kendini, hiçbir insana muhtaç değilmişçesine zengin bilen.” manasını taşıyor; maddi - manevi her nesneden feragat etmeyi içine alıyor. .
Değerli araştırmacı ŞAHİNER, bu yönünüze şöyle işaret ediyor:
“O zamanlar Doğu Anadoluda, medrese teşkilâtındaki hususiyet şöyle idi:
İcazet almış bir âlim, istediği köyde bir medrese açardı. Medrese talebelerinin ihtiyacı -iktidarı olursa- medrese sahibi tarafından, eğer imkânları yoksa halk tarafından zekâtla veya başka şekilde temin edilirdi.
Hoca da ücretsiz ders verirdi.Yalnız genç Said hiçbir surette zekât ve sadaka almıyor, başkasının minnet eseri olan yardımı kat'iyyen kabul etmiyordu. Minnet altına girmek, ruhuna çok ağır geliyordu. .
Bir gün talebe arkadaşları zekât toplamaya gitmişlerdi. Said ise onlarla gitmedi. Bu durumdan çok duygulanan ve Said'in tok gönüllü oluşunu takdirle karşılayan köylüler, kendi aralarında topladıkları bir miktar parayı ona vermeye çalıştılar.
Fakat Said, teşekkür ederek bunu kabul etmedi. Bunun üzerine köylüler parayı, Said'e kabul ettirmek üzere biraderi Molla Abdullah'a verdiler. Molla Abdullah'la aralarında şöyle bir latife geçti:
Said:
"Şu sizdeki paralarla bana bir tüfek alınız."
Molla Abdullah:
"Hayır olmaz."
"Öyleyse bir tabanca alınız."
"Hayır, bu da olmaz."
Said tebessüm ederek,
"Öyleyse bana bir hançer alınız."
Ağabeyi Abdullah gülüp,
"O da olmaz! Yalnız sana üzüm alırım. Böylece işi tatlıya bağlarız" dedi.”
Aşağıya aldığım tasviriniz ve hayat safhanız, bu yönünüzü pek güzel gösteriyor:
“Belinde hançer ve tabanca, göğsünde fişeklik ile tam bir erkân-ı harb ( harbin vazgeçilemez rüknü; kurmay) kıyafetinde olan Bediüzzaman'a bir gün dostlarından Malazgirtli Acem Ağa:
"Seyda! Siz bu kadar yüksek ilim sahibi olduğunuz hâlde, niçin ilminizle mütenasip bir kıyafete girmiyorsunuz?" der.
Bediüzzaman da,
"Acem Ağa, sen ne söylüyorsun? Bitlis Valisi Ömer Paşa bu kıyafeti terketmem için bana köşkünü, bin altın para ve kızını vermek istedi. Ben yine de keyfimi onlara değiştirmedim" diye cevap verir. “
Yaşadığınız bölgenin üretimi mallara verdiğiniz kıymeti bedahetle gösteren hatıranız, giyim-kuşamda bile “müstağni” bir ruh hâli içinde olduğunuzu izah ediyor.
Bu mevzuda o kadar ileri gittiniz ki, elinizin tersiyle ittiğiniz mal, mülk, makam ve rütbe gibi pek çok teklif, bugünün insanlarının dudağını uçuklatacak cinstendi. "Mustafa Kemal sana üçyüz lira maaş verip, Kürdistan'a ( Doğuanadolu’ya); vilayat-ı şarkıyeye, Şeyh Sünusî yerine vaiz-i umumî (genel vaiz) yapmak teklifini ne için kabul etmedin? Eğer kabul etseydin, ihtilâl yüzünden kesilen yüz bin adamın hayatlarını kurtaracaktın.“
Ben de onlara cevabımda dedim ki, yirmi otuz senelik hayat-ı dünyeviyeyi o adam hakkında kurtarmadığıma bedel, yüzbinler vatandaşa, herbirisine milyonlar sene hayatı kazandırmaya vesile olan Risale-i Nur, o zayiatın yerine binler derece fevkinde ( daha fazla) iş görmüş. .
“ Eğer ben kabul etseydim, hiçbir şeye âlet ve tâbi' olmayan; sırr-ı ihlası (halislik sırrını) taşıyan Risale-i Nur meydana gelmezdi. En mahrem kardeşlerime yazmışım ki, Ankara'ya giden Risale-i Nur'un şiddetli tokatları için beni idam eden zâtlar (mesela), eğer Risale-i Nur ile imanlarını kurtarıp idam-ı ebedîden (sonsuz Cehennem azabından) necat bulsalar, ben de ruhu canımla onları helâl ediyorum.”
Maalesef bu müspet tavrınızı, ne o zamanın insanları anladı ne de bu zamanın insanları...
Ama öylesi “takipçi” ve talebeleriniz görüldü ki, ayakları altına hangi imkânlar serilirse serilsin, hepsinden istiğna gösterdiler; ömürleri boyunca hep aynı davranışı göstereceklerini dost ve düşmana ilan ediyorlar.
Onları görmekten mesrur olduğunuzu çok iyi biliyoruz. Hele bugün, cemiyet planında ekonomik saldırı altındayken bu hayat tarzınızı, şükrün mikyası olan ( İktisat-Şükür risalesi) KANAATKÂRLIĞA ne kadar muhtacız.
“Ben memleketimde mektep-medrese açtırmak için geldim.” diyordunuz. Ama 1907’de İstanbul’a varıp da menfaat teklifleriyle karşılaştığınızın bu isteğinizin ötelenmesi için. “ Bunu isterim, başka bir şey de istemem.” diye istiğna gösterdiniz.
Bu isteğinizi değerlendiren Divan-ı Harbi-i Örfi (Örfi Hukuk ve Sıkıyönetim Mahkemesi) başlıklı eserinizin takdim yazarı matbaacı Ahmet Ramiz, eserin zeylinde, yani neticesinde şunları yazıyordu:
“Tâbir-i aherle (başka bir tabirle) Bediüzzaman iki şey istiyordu. Vilayat-ı şarkiyenin (doğudaki vilayetlerin) her tarafında mektepler açtırmak ve başka şey almamak istiyordu.”
“ İşin orijinal tarafı bu meslek, kendi şahsına münhasır kalmamış; talebelerine de kudsî bir mefkûre hâlinde intikal etmiştir. Nur deryasında yıkanmak şerefine mazhar olan bir Nur talebesinin istiğnasına hayran olmamak kabil değildir...”
satırları istiğnanız hakkında yazılanlardan biridir sadece ve daha hayatta iken Ali Ulvi KURUCU tarafından kaleme alınmıştır.
Bundan sonra Bediüzzaman tekrar “Zabtiye Nezareti”ne gönderilir. Hikâyenin gerisi, Zabtiye Nazırı Şefik Paşa’yla yaptığınız konuşmanızda bulunmaktadır. Bunu anlatan satırlar bizzat sizindir.
"Zabtiye Nazırı: 'Padişah selam etmiş, bin kuruş da maaş bağlamış, sonra da memleketine döndüğün vakit, o maaşı otuz lira yapacak.'
"Cevaben, 'Ben maaş dilencisi değilim, bin lira da olsa kabul edemem. Kendim için gelmedim, memleketim için geldim. Hem de bu bir rüşvettir. Binaenaleyh, bana vermek istediğiniz rüşvet, hakk-ı sükûttur (sus payıdır) .'
"Nazır: 'İradeyi reddediyorsun, irade reddolunmaz.' 'Reddediyorum, ta ki Padişah darılsın, beni çağırsın; ben de doğrusunu söyleyeyim.' dedim.
Nâzır dedi:
'Neticesi vâhimdir.'
Cevaben,
'Neticesi deniz olsa, geniş bir kabirdir. İdam olunsam bir milletin kalbinde yatacağım. Hem de İstanbul'a geldiğim vakit, hayatımı rüşvet getirmişim; ne ederseniz ediniz. Bunu ciddi söylüyorum. Ben isterim ki vatandaşlarımı ikaz olsunlar; bu da devlete intisap ( memurlukla bağlanmak) hizmet içindir. Maaş kapmak için değildir.
Hem de benim gibi bir adamın millete ve devlete hizmeti nasihatladır. O da hüsn-ü tesir iledir. O da hasbilikledir. Bu da garazsızlık, o da ivazsızlık (çıkar için tavizkârlık değil, fedakârlıkla ve feragatladır), o da şahsî menfaatları terk iledir. Binaenaleyh, ben maaşın kabulünden mazurum.'"
Nazır:
'Senin, Kürdistan'da (Doğu vilayetlerinde) neşr-i maarif olan maksadın Meclis-i Vükelada derdest-i tezekkürdür. [Bakanlar Kurulunda görüşülmektedir.]'
"Cevaben,
'Acaba maarifi tehir, maaşı tacil etmeniz hangi kaide iledir? (Eğitimi ileri bir zamana atmanız, aylığı öne almanız hangi kanunladır?)
Menfaat-i şahsiyemi menfaat-i umumiye-i millete tercih ediyorsunuz (şahsi çıkarımı, milletin genel çıkarına tercih ediyorsunuz.)."
Nazır hiddet etti.
"Dedim: 'Ben hür yaşamışım, hürriyet-i mutlakanın (sınrsız ve meşru’ hürriyetin) meydanı olan Anadolu'nun dağlarında büyümüşüm; hiddet bana fayda vermez. Nafile yorulmayınız. Beni nefyedin; Fizan olsun, Yemen olsun razıyım. Ben de yüksekten düşmekle incinmekten kurtulurum.’
"Nazır:
"Ne demek istiyorsun?’
Cevaben dedim:
"Sigara kâğıdı kadar ince ve nizam namiyle bir perdeyi, feveran eden (birdenbire ortaya çıkan) bu kadar efkâr ve hissiyata karşı, herkesin üstüne örtmüşsünüz. Herkes onun altında, sizin tazyikatınızla (baskınızla) meyyit-i müteharrik (hareket edene ölü) gibi inliyor.
“Ben acemi idim, o perdenin altına girmedim, üstünde kaldım. Bir kere mabeynde (Başbakanlıkta) yırtıldı. Şişli'de bir Ermeni’nin evine düştüm. Orada yırtıldı. Şekerci hanına düştüm, orada da yırtıldı. Tımarhâneye düştüm. Şimdi de tarassuthâneye düştüm.
“Hasılı, siz de o kadar yamacılık yaparsınız ki ben de incinirim. Hem de Kürdistan'da (O anki Doğu Vilayetlerinin COĞRAFİK adı) sizi iyi bilirdim. Bu ahval sizin sırlarınızı bana iyi öğretti.
Bahusus tımarhane, bu metinleri bana iyi şerhetti. Hem de bu hâllere teşekkür ederim. Zira su-i zan yerine hüsn-ü zan ederdim."
Bunun gibi sayısız istiğna örneklerinden biri olan hayat sahneniz, yapılan menfaat tekliflerinin temel dinamiğini de açıklıyor gibidir. Umumun, yani milletin rahat ve huzurunun önüne set çekme, yani “ızrar-ı nası” isteme. ( Münazarat, shf 7-8)
Böylesi bir maaş teklifini reddeden insanın, hamiyetsiz insanlara göre, “akıllı” muamelesi görmesi olacak iş midir? Aynen böylesi bir zanna kapılan “Zabtiye Nazırı”, Toptaşı tımarhanesine havale etti sizi; doktorla yaptığınız o muhteşem mülakatta dedikleriniz, bütün zamanlar için gerekli ölçüleri içine alır.”
Üstad’ın bu istiğna ve kanaatını, “birazcık” andıran bir “yaşantıyı” göstermeye muhtaç bir dönemden geçiyoruz; “bir kırtik” sabır!
Mehmet Nuri Bingöl
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Kadir Erol
İnsâni Yardım....!
Öztürk Samuk
Zemin Uygun, Kitle Müsait
Seyfettin BUDAK
Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Recep YAZGAN
Gerçekten tuhaf değil mi!
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Eyüphan KAYA
Koç alnına bir kara leke sördü!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)