Eski Değil, Eskimez Said

Mehmet Nuri BİNGÖL

03-03-2021 08:08

İlk tahsilinizde üzerine adeta kapandığınız, harikulade zekânızla tedkik ettiğiniz kitaplarla kendinizi sınırlamadınız hiçbir zaman. Hamle ve hareket dolu aksiyoner ruhunuz,
idmana büyük ehemmiyet veriyordu.

Belki de şuurunda  olmadan, öylesi idmanlarla çelikleşecek, yay gibi gerilip ok gibi ileri atılacak bedeninizin Pasinler’de, Bitlis önlerinde, Kars taraflarında, Rus’larla harbederken, İstanbul’u işgal eden İngilizlere karşı koyarken, esaretteki dinç duruşu sergilerken, sürgünlerde en ufak bir “tahakküm” karşısında bile müspetçe baş eğmezken, esaretteki irşat vazifenizi kerametvâri  biçimde ifa ederken, sürgün vakitlerde hizmet hedeflerine yürürken ve bunun için kırlarda sıkıntı çekmemeniz için zindanlardaki “bed muamelelere” dayanabilmek için o idmanlı eğitim, o riyazet , o nefis feregatı size lazım olmasın da kime olsundu? Nur Risalaleri'nin ve hizmetinin “ihzariyesi” sayılmasın da neyle izah edilsindi bütün o tutumlar?

“Genç Said, hamle ve hareket dolu ruhuyla arkadaşlarıyla zaman zaman müsabaka yapardı. Bir gün Siirt’te Molla Celâl’le yarışırken, geniş bir su arkını atlayabilmek için iddaya girmişlerdi. Genç Said gerilerden koşarak bu arkı muvaffakiyetle atlamıştı. Celâl kendisinin de atlayabileceğini söyleyerek, hızlanıp dereyi atlayınca, dereyi tam geçemeyip, dere kenarındaki çamurlu bir kısma çökmüştü. Yine Genç Said’in gençlik ve çocukluk günlerinden bir hatırayı da Selahaddin Akyıl anlatmaktadır:

“Âsiye annemin amcası Mevlid Işık anlatırdı: Said Nursî Van Kalesi’nin altında, yani eski Van şehrinde, belinde hançer, elinde kamçısıyla dolaşırdı. Bazan arkadaşlarıyla, beş on kişi üç adım (seygav) oyunu oynarlardı. Bir gün Mustafa ismindeki arkadaşı çok ileri bir mesafeye atlamıştı. Bu mesafeyi çizdikten sonra fırtına gibi fırlayan Genç Said, Mustafa’dan yarım adım ileri bir mesafeye atlamıştı. Van’da medrese talebeleri arasında bu oyun meşhurdu. Dâima önde, dâma ileride olan Genç Said, Mustafa’ya hitaben: ‘Talebelerim sana yetişmezse, sen bana yetişemezsin!’ Yani: ‘Sen ancak benim talebelerime yetişebilirsin.’ diyordu.”

Tahsil senelerinizin nasıl ve hangi keyfiyette olduğunu izah ederken, Darü’l- Hikmeti’l-İslamiye için buyurduğunuz özgeçmişinizde şunları söylüyordunuz:

“Bidayet-i tahsilimde mezkûr İsparit nahiyesinde biraderim nezdinde mebâdi-i ulûmu (başlangıç ilimlerini) iki sene kadar okudum. Sonra Erzurum’a tâbi Bayezit kasabasında Şeyh Muhammed Celâlî Hazretlerinin halka-i tedrisinde tederrüsü mûtad olan durûsu bilikmal itmam-ı nüsah eyledim (medrese eğitimi için gerekli bütün ilimleri okuyarak tamamladım). Sonra Van’da tedrise başladım. Onbeş sene kadar fünun-u şettaya (çeşitli fenlere) ait tedrisat ile iştigal eyledim. Harb-i hâzırın ilanı üzere gönüllü olarak alay kumandanı nâmıyla harbe iştirak eyledim. Bitlis’te Ruslara esir düştüm. Esâretten firar ederek (kaçıp kurtularak)  İstanbul’a geldim. Bidayet-i teşekkülünden beri (ilk kurulduğundam beri) Dârü’l-Hikmeti’l-İslâmiye’de âza (İslami Hikmet Yeri’nde üye) olarak bulunuyorum. Müşarünileyh ( daha önce bahsedilen) Muhammed Celâlî Efendi Hazretlerinden almış olduğum icazetnâmeyi zaman-ı esaretimde zayi eyledim (esir kaldığım zaman içinde kaybettim).”

İlminizin temellerinden birini teşkil eden “ usulle ilgili kaynak eserler”e düşkünlüğünüzü ve onları tahsiliniz açısından nasıl istimal ettiğinizi de bu hayat sahneniz çok iyi belirtmiyor mu?
Bir haftada ezberlediğiniz Cemü’l-Cevami adlı kitabın sonuna şu notu koymuştunuz:

’Cemü’l-Cevami kitabının tamamını bir haftada ezberledim. Saidi’n-Nursî’
Bediüzzaman lakabına layık olduğunuzu bütün hayatıyla ispat etmiş Üstadım!

Sizin tahsiliniz, sadece belirli zaman ve mekânla sınırlı değildi. 1904’ten sonra, Van Valisi’nin dâveti üzerine gittiğiniz ikametgâhında (evinde) misafir kalırken bile, konağın zengin kitaplığından istifade ile kendinizi “ikmâl” ediyordunuz.

“Molla Said, Bitlis’te iki sene kaldıktan sonra Van Valisi Hasan Paşa’nın dâveti üzerine Van’a gitti. O’nun yanında ve daha sonra vali olan İşkodralı Tahir Paşa’nın konağında uzun zaman kaldı. Burada bütün müsbet ilimleri araştırmaya ve öğrenmeye başladı. Kısa zamanda tarih, coğrafya, matematik, jeoloji, fizik, kimya, astronomi ve felsefe gibi ilimlere vukufiyet peyda etti.
Bir gün bir öğretmenle Coğrafya’ya ait bir meselede bahse girdiniz.
Konuşma uzadı, vakit gecikti. Bunun üzerine sohbeti ertesi güne bıraktınız sohbeti. Yirmi dört saat içinde bir coğrafya kitabını ezbediniz. Ertesi gün vali konağında, coğrafya öğretmenini ilzam ettiniz!

Yine aynı şekilde bir münazara neticesinde beş günde inorganik kimyayı öğrenerek bir kimya öğretmeni ile yaptığınız münazarayı da kazanmıştınız..

Genç Said matematikte de harikulâde bir sür’at-i intikale sahip idi. Herhangi bir müşkül meseleyi hemen zihnen hallederdi. O zaman matematiğe ait bir de eser yazmıştı. Bu eserin bir yangında zayi olduğundan bahsedilmektedir.”

“ Ya ilim öğrencisi, ya öğreticisi, ya da dinleyicisi olun. Dördüncüsü olmayın, yoksa şeytana arkadaş olursunuz!” Hadis-i Şerif’ini aksettiren bütün hayat safhalarınız, bu hakikata bir endam aynası gibiydi.

“Nefy” mekânlarında yanınızda hiçbir kitabın bulunmamasına dikkat ediliyor, Kur’an’a tam olarak muhatab olmanız için İlahî Takdir karşınızdakileri buna zorluyordu. Ve biliyordunuz; bütün ilimlerin “menba’ı” (kaynağı) Kur’an’dı, bunu da şu şekilde dile getiriyordunuz:

“Yoksa sus. Kâinat Mescid-i Kebirinde Kur’an kâinatı okuyor (kainatın büyük mescidinde Kurân kainatı okuyor)! Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım, Hidâyetiyle amel edelim ve Onu vird-i zeban edelim (devamlı okuduğumuz bir zikir edinelim). Evet, söz Odur ve Ona derler. Hak olup, Hak’tan gelip Hak diyen ve hakikatı gösteren ve nuranî hikmeti neşreden Odur.”
…Ve ayrıca ilimlerin fışkırdığı kaynağın Kur’an olduğunu şöyle izah ediyordunuz:
“… İşte buna kıyasen Kur’an, her cihetle beşeri maddî – manevî terakkiyata (insanlığı her bakımdan ilerlemeye) sevk etmek için ders veriyor, üstad-ı küll (bütün akıl sahiplerine hoca) olduğunu isbat ediyor.”
Onun çağımızdaki harika buluşlara kaynak olduğunu beyân eden ifâdeleriniz, nasıl da ufuk açıcıdır ve ilimlerin kaynağının yanınızdan hiç ayırmadığınız Kur’an-ı Kerim olduğunu hiçbir söz daha güzel izah edemez.
“Kur’an’da herşey (ilimler dahil) ya çiçek, ya gonca halinde vardır.”

Muayyen bir tecellinin sevkiyle , Kur’an’dan başka bir esere -Yeni Said devrinizde- muhatap olmamanız, diğer temel kaynaklara eğilmiş olmamanızı mânasına hiçbir zaman gelmedi.Bilhassa “Kur’an’ın hakiki müfessiri olan sünnet” (Sünuhat, Sözler)ten istifadeniz her zamanın işaret fişeği olacaktır!

DİĞER YAZILARI En Büyük Miyar: Kanaat 01-01-1970 03:00 Ölüm Yıl Dönümünde Turgut Özal 01-01-1970 03:00 Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor 01-01-1970 03:00 ABD, İran, Vekâlet Savaşları ve Caydırıcılık Meselesi 01-01-1970 03:00 Kim Bir Velime Düşmanlık 01-01-1970 03:00 Sahtelerin Tasallutu 01-01-1970 03:00 Rahmetin Kapısında Bir Gece 01-01-1970 03:00 Resul-Ü Ekrem (Asm) Ve Devlet Reisliği 01-01-1970 03:00 Büyük Dedem Kado 01-01-1970 03:00 İstanbul’da Ayin! 01-01-1970 03:00 Az olsun mantığı... 01-01-1970 03:00 Tartışmanın Görünmez Tazyiki 01-01-1970 03:00 KIRMIZI İPEK ya da YEMİN 01-01-1970 03:00 Temalar, Mesajlar ve Beklentiler 01-01-1970 03:00 Ümide Sarılmak 01-01-1970 03:00 Bir Çiçekle Bahar Gelmez 01-01-1970 03:00 Başka Bir Batmayan Güneş 01-01-1970 03:00 Teşekkürler Şükürler – Uzun Hikâye 01-01-1970 03:00 İslam’da İşçi Hakları: Alın Teri Kutsaldır 01-01-1970 03:00 Tefekkürî Tebliğ – Zamanın Cihadı 01-01-1970 03:00 Bir zamanlar tasvir gazetesi vardı... 01-01-1970 03:00 Onuncu Sözdeki Vecize 01-01-1970 03:00 Mehdi’nin Faziletteki Sıralaması 01-01-1970 03:00 Adalet-İ İzafiye Ve Maslahat-I Umumi Birer Şer'i Usuldür 01-01-1970 03:00 İsmaıl tohum'u fidana ardından ağaca duracaktır! 01-01-1970 03:00 KARAR/LAR 01-01-1970 03:00 "KORUCU" PARTİ! 01-01-1970 03:00 Masum Nasreddin Hoca- bahtsız M. AKİF 01-01-1970 03:00 Mahzun ve şevkli notlar... 01-01-1970 03:00 Size Mi Kaldı?.. 01-01-1970 03:00 Fedâkârlık, İsar Farkı 01-01-1970 03:00 Bid'akârlık ve Bahaneler 01-01-1970 03:00 Adını Ne Koyarsan 01-01-1970 03:00 Tevhid Meşalesi- 1 01-01-1970 03:00 Wagner- çeçen ittifakı mı? 01-01-1970 03:00 "Dini vakıf" genci neye hazırlar? 01-01-1970 03:00 28 Mayıs, 27 Mayıs'ın Rövanşıydı 01-01-1970 03:00 Medresetü’z-Zehra ve Ehl-İ Hak Mezhebinin Muhafazası 01-01-1970 03:00 D ö n g ü 01-01-1970 03:00 Müspet Müspet De Istılahi Manası Nedir! 01-01-1970 03:00 Allah kimseyi fahiş - sefil- etmesin! 01-01-1970 03:00 Zafer Sabırdadır ve Ağustos 01-01-1970 03:00 En Büyük Burhan Mucizeler-1 01-01-1970 03:00 Her esma tecellisi resul’ün mucizesi gibidir.-ı 01-01-1970 03:00 Vatan-i aslimiz cennet mi, dünya mı! 01-01-1970 03:00 HİLÂL ve YILDIZ’IN "TEÂLİ" ETMESİ... 01-01-1970 03:00 Dünya, Dünya Dedikleri 01-01-1970 03:00 Vatan giderse ekmek bedava satılsa ne yazar! 01-01-1970 03:00 Ehli Sünnet Cemaati İtikadı 01-01-1970 03:00 Şerrin Harcını Karmak 01-01-1970 03:00 Fetö'nün b planı M(z)illet ittifakı + "muhakeme-i akliyeden noksan" dini darlar! 01-01-1970 03:00 Kafkaslara Konan Kartal 01-01-1970 03:00 Satır Arasını Okumak Yahut Saffı Evvele Düşmanlık 01-01-1970 03:00 Osmanlı ve Fiyat Ayarlaması 01-01-1970 03:00 Siyasetle İlgili Kimi Notlar-1 01-01-1970 03:00 Dâvet Bahar Adır Bundan Geri 01-01-1970 03:00 Gönlü İhya Seferberliği 01-01-1970 03:00 Fetö'nün B Planı 01-01-1970 03:00 Encesi Temizlemek İçin Necisi Tahrik Etmek Akıl İşi Mi! 01-01-1970 03:00 Yaptığımız Yapacaklarımızın Teminatıdır 01-01-1970 03:00 Zilleti ve usa'cı fetöyü savunmak asyacılık mı! 01-01-1970 03:00 Minnet Almayışınız, Şimdi Kanaat Şeklinde Yaşanmalı Milletçe 01-01-1970 03:00 Bizde Melik Dahar Aslında Melik Zahir 01-01-1970 03:00 Tanpınar Ekolünden Romancımız Hüseyin Yılmaz 01-01-1970 03:00 Tiftiklenen Mazim 01-01-1970 03:00 Selmanı Pak Aynasında Kut Zaferi Parladı 01-01-1970 03:00 Ahmed-İ Hâni Birlik Meşalesi 01-01-1970 03:00 Haçlı Ve Emperyalist Zihniyetlerin Zulmettiği Milletler Neyle Kurtulur! 01-01-1970 03:00 Hain içerden olunca! 01-01-1970 03:00 Kuyruklu Yalan Ve Algıdan Medet Umanlar! 01-01-1970 03:00 Bilerek Veya Bilmeyerek Şerrin Harcına Kürek Sallayanlar 01-01-1970 03:00 Hüseyin Avni Ulaş, Said Nursi Ve Hürriyet-İ Hakiki 01-01-1970 03:00 İkiyüzlülüğün Alfabesi 01-01-1970 03:00 Bir Asimetrik Savaş Çeşidi 01-01-1970 03:00 Bir Asimetrik Savaş Çeşidi 01-01-1970 03:00 Aman Aman Aman, Teyakkuz! 01-01-1970 03:00 Zillet İttifakı Adayına Sorular! 01-01-1970 03:00 İmanları Diritme Hareketi İçin... 01-01-1970 03:00 İlimden İlhama 01-01-1970 03:00 Esintiler 01-01-1970 03:00 Gönlü İhya Seferberliği 01-01-1970 03:00 Olacağı Beklemek 01-01-1970 03:00 İman Ve Amel 01-01-1970 03:00 Yalel Sedaları veya Aksa Mescidi! 01-01-1970 03:00 Ramazanda bir tefekkür! 01-01-1970 03:00 Metnin Anahtar Kelimesi 01-01-1970 03:00 Külliyat'ı Anlamak Üzerine-2 01-01-1970 03:00 Akif İslam Şairidir Yahut İstiklal Marşı Şairi 01-01-1970 03:00 İhlas, “Îsar” Münasebeti 01-01-1970 03:00 28 Şubat'çı "Kafa" Bu Sefer de Erdoğan'ı Hedef Aldı 01-01-1970 03:00 Kavala Talebi Üzerine… Düşman Kime Saldırıyorsa…! 01-01-1970 03:00 Alma Mazlumun Ahını... 01-01-1970 03:00 Manevı “Seyyidlik” Resulullah Dāvasına Sahip Çıkmaktır 01-01-1970 03:00 Geç Bir Osmanlı Yazısı 01-01-1970 03:00 Tarihi Sevdiren Adam'a Rahmet Dileğiyle 01-01-1970 03:00 Külliyat'ı Anlamak Üzerine-2 01-01-1970 03:00 Külliyatı Anlamak Üzerine-1 01-01-1970 03:00 "Silik Söz”lerin Gezdiği Arena 01-01-1970 03:00 Zekânın Zekâtı Borcu Silmez; Mecazidir o... 01-01-1970 03:00 Asıl Ambargo Zihinlerde; O Kalktıysa Onlarcası Bile Hava Civadır Bize... 01-01-1970 03:00 Tek Derdi Dünya Olan Şebeke 01-01-1970 03:00 İnternet ve Sosyal Medyada Türkçenin Doğru Kullanımı 01-01-1970 03:00 Tepetaklaydı İçim... 01-01-1970 03:00 “Akibet Müttakilerin” ve “Kadere Teslim” Olanların Değil mi! 01-01-1970 03:00 Taklacı Kuş Olmak Kimi Vurur Önce! 01-01-1970 03:00 Duzah mı, Vicdan mı? 01-01-1970 03:00 Ehl-İ Hak Olan Sünnet İtikad Mezhebi 01-01-1970 03:00 Muvakkat İttifak ya da Tapu Dağıtmak! 01-01-1970 03:00 Bulut Ve Ördek Meseli 01-01-1970 03:00 Mitoman Siyasi Belki Mazur, Ya Taammüden Yapan! 01-01-1970 03:00 Van Yolundaki Han Kapısı” ya da Muzdarip İslam Alemi! 01-01-1970 03:00 Mutasavvufa ‘Felsefe Yapma Deme’ Hadsizliği! 01-01-1970 03:00 Bu Asrın Bir Mücahidi: Fırıncı Ağabey 01-01-1970 03:00 Türkmenem! 01-01-1970 03:00 İpin Ucunu Verdiysen Geçmiş Olsun! 01-01-1970 03:00 Belirsiz Bırakmak da Bir Aleniyettir! 01-01-1970 03:00 Eyüp Otman Ağabey 01-01-1970 03:00 Dünya Dedikleri Acayip Yer 01-01-1970 03:00 Layt Laikratos, Artan Sekülerizm! 01-01-1970 03:00 Navteks Bir Ara Formül Asıl Hedef MEB 01-01-1970 03:00 Çığlığı Afakta Yankılanmayan Yazar” Olur Mu! 01-01-1970 03:00 Çay Deyip Geçmeyin 01-01-1970 03:00 Yine İspanyol Siyaseti veya İstanbul Sözleşmesi 01-01-1970 03:00 Osmanlı'nın Töresi Sünnetin ta Kendisidir! 01-01-1970 03:00 Doğruyu Her Yerde Dememek Ama Hangi Makamda? 01-01-1970 03:00 Sarp Ufukların Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Nur’ların Ahirzamandaki Makamı ve Bütünlük... 01-01-1970 03:00 15 Temmuz'da Bize Kefen mi Biçmek! Meydandayız, Gel de Biç! 01-01-1970 03:00 Düşünme Özgürlüğüne Set Haline Dönüşmüş Bir Kanun: 5816 01-01-1970 03:00 Ayasofya Davası İçin Her Nakil Seslendirildi de... 01-01-1970 03:00 İbibikler Öttüğünde Ordayım! 01-01-1970 03:00 İhlas, Hal-i Alem Siyaseti Ve "Siyaset-i İslamiye" 01-01-1970 03:00 Hakiki Meşveret! 01-01-1970 03:00 CHP'nin Hali Pür-Melali Ve Tir Tir Titremek! 01-01-1970 03:00 Said Molla, Şeyh Said Ve Molla Said Bediüzzaman Bir Mi! 01-01-1970 03:00 Ayasofya Fethi Ve Zincirler... 01-01-1970 03:00 Ver Elini Türkmeneli 01-01-1970 03:00 Sünnet İtikadında Mehdi 01-01-1970 03:00 Bay - Ram Düşünceleri... 01-01-1970 03:00 Suriye Yahut Diyar-I Şam 01-01-1970 03:00 Korona Sürecinde İslam! 01-01-1970 03:00 Her Zamanın Pakraduni'si 01-01-1970 03:00 Aya Sophia Mı, Mahzun Mabed Mi? Fatih'in Bedduasından Ne Kurtuluş Ne Zaman! 01-01-1970 03:00 Nefsi Yenmek Ve Koronayı Yenmek. Hangisi Zor! 01-01-1970 03:00 Sait Molla, Molla Said Farkı 01-01-1970 03:00 Nâbî'yi Nabi Eden Hüsn-ü Nazar... 01-01-1970 03:00 Ne Çektikse Kamal'lardan... 01-01-1970 03:00 Vatanı Sevmek... 01-01-1970 03:00 “İstiklâlden İstikbâle” Deneme Eseriyle “Efendi Bey” Romanı 01-01-1970 03:00 “İstiklâlden İstikbâle” Deneme Eseriyle “Efendi Bey” Romanı 01-01-1970 03:00 Enbiya Şehri Urfa Ama Diyarbakır Şehr-i Ashab! 01-01-1970 03:00 Halilullah (As.) 01-01-1970 03:00 Baltanın Sapı... 01-01-1970 03:00 Keşke Haklı Çıkmasaydık... 01-01-1970 03:00 Fasl-I Paşa 01-01-1970 03:00 “Hikmet-İ Kudsiye” İle Felsefe Hikmeti Münazarası 01-01-1970 03:00 Doğubayezıd Hâni 01-01-1970 03:00 Elif Öğretmen Ve Romancı Hüseyin Yılmaz! 01-01-1970 03:00 Fikir Cüceliği! 01-01-1970 03:00 Tarih; Gerçek Aynası! 01-01-1970 03:00 Yol Açıcılar- Yol Kapatıcılar 01-01-1970 03:00 İdilhan, İlhanlı Ve El-Megiddo Ovası!.. 01-01-1970 03:00 “Hakikatı dışlamış kimselerle tevhidi toplum inşa edilemez.” 01-01-1970 03:00 " Erkeğe karı libası yakışmaz" veya "kendi yürüyüşünü terk etti..." meselesi... 01-01-1970 03:00 Göbeklitepe Diye Bir Yer 01-01-1970 03:00 Kimlere? 01-01-1970 03:00 Yokuşta Yürüyenler ( Bir Emek Hülasası) 01-01-1970 03:00 "Şura-yı Hakiki" Veya "Meşveret-i Şer'iyye" 01-01-1970 03:00 Yeni FETÖLERİ “Önlemek” İçin… -2 01-01-1970 03:00 Medeniyet dediğin tek dişi savunan kimler?.. 01-01-1970 03:00 Yeni FETÖ’lerin önünü almak... 01-01-1970 03:00 Mehdi İttihad-I İslam Ordularının Başkomutanı 01-01-1970 03:00 Züğürtlük Gazeli 01-01-1970 03:00 Akasya -1 01-01-1970 03:00 Manevi “Seyyidlik”, Resululah (Asm)Nin Dāvasına sahip çıkmaktır! 01-01-1970 03:00 Üfürükten teyyare kripto vazife! 01-01-1970 03:00 Fedakârlığa Farklı Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Kısır döngü yahut "fasit tevilat" 01-01-1970 03:00
haber medya kadın