"Doğu Türkistan ve Esir Türkler" başlıklı konferansta konuşan Özköse, Doğu Türkistan'ın bağımsızlık mücadelesine sahip çıkılması gerektiğini belirterek, "Bugün burada Doğu Türkistan'ın zalimlere karşı direnişinin yanında olduğumuzu haykırmak için toplandık" dedi.
KUDÜS NEYSE DOĞU TÜRKİSTAN DA ODUR
Konferansın açılışında ümmet coğrafyasına vurgu yapan Özköse, Doğu Türkistan meselesini Anadolu'dan ayrı görmediklerini söyledi:
"Biz bir ümmetiz. Kudüs, Filistin ne kadar bu ümmetin ferdiyse, Arakan, Moro, Patani ne kadar bu ümmetin ferdiyse Doğu Türkistan da aynı şekilde bu ümmetin ferdidir. Hepimiz Celalettin Harzemşah, Ali Şir Nevai'nin, Saltuk Buğra Han'ın isimleriyle büyüdük. Doğu Türkistan'ın tıpkı Konya gibi, Bursa gibi, Diyarbakır, Samsun gibi gönül coğrafyamızda yeri vardır. Biz Doğu Türkistan'ı Anadolu'dan ayıramayız. Onun için diyoruz ki Doğu Türkistan Anadolu'dur, zulümlere karşı ses ver Türkiye."
100 ülke gezdim, aileler yıllardır haber alamıyor
Saha gözlemlerini paylaşan Özköse, kalıplaşmış söylemlerin ötesine geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Gördüğüm en büyük sünnetullah; çiçek bahçesi gibi çeşitlilikle bezenmiş İslam ailesidir" dedi.
İstanbul'da Zeytinburnu ve Sefaköy'de Doğu Türkistanlılarla bir araya geldiğini anlatan Özköse, "Ne yazık ki birçoğu aileleriyle yıllardır iletişim kuramıyor. Bu durum bana Doğu Türkistan'ın dramını daha derinlemesine incelememe sebep oldu" ifadelerini kullandı.
Özköse, kavram tartışmasına da değindi: "Doğu Türkistan coğrafyası, Türk milletinin kadim yurdudur. Fakat maalesef Batı'nın dayattığı 'Orta Asya' kavramı bu coğrafyanın anlamını tam olarak yansıtmamaktadır. Bu yanlış kavramlar kardeşlik bağlarımızı koparmaktadır."
"Esir Türkler" ile toplama kamplarını belgeledi
Konferansta "Esir Türkler" adlı kitabını mercek altına alan Özköse, Doğu Türkistan'da yaşanan insan hakları ihlallerini sahadan elde edilen gözlemler ve tanıklıklar üzerinden anlattı. Uygurların asimilasyona karşı verdiği mücadeleyi hatırlatan yazar, kimlik ve inancına sahip çıkanların Çin rejimi tarafından tehdit olarak görüldüğünü söyledi.
MANKURTLAŞTIRMA PROJESİ
"Alfabeyi muhafaza eden, kendisini Çinli değil Türk-İslam medeniyetine ait gören Uygurlar, asimile olmayı reddettikleri için toplama kamplarına hapsedildiler. Bu kamplar bireyi kimliksizleştirme, yani mankurtlaştırma projesidir." diyen Özköse Müslüman gençliğine çok İslam topraklarını gezmelerini gezerlerken de ‘Dertlerinin olmasını, dertlerini bilgi ve eylemle hayata geçirmeleri gerektiğini kaydetti.
Çarşamba Kitap Fuarı kapsamındaki program, okurların soru-cevap bölümü ve imza etkinliği ile sona erdi.

















































































































































































































