Siyaset
Giriş Tarihi : 11-12-2025 15:07

Dostlarımızı Unutmayız, Düşmanlarımızı Da…!

Global İlişkiler Forumu tarafından Açık Telgraf adayla yayınlanan Büyükelçi Anıları kitapta yer alan İsrail Büyükelçisi Namık Tan’ın ‘Türkiye–İsrail Trafiğinin Kritik Dönemi’ başlıklı hatıraları tarihe ışık tutması bakımından Başbakan Erdoğan’ın davetiyle Şubat 2007 tarihinde Türkiye’ye gelen Ehud Olmert’ın diplomatik ziyaretlerinden bir kesit veriyor.

Dostlarımızı Unutmayız, Düşmanlarımızı Da…!

Emekli Büyükelçi Namık Tan, 2007–2009 arasında Tel Aviv’de yürüttüğü görevin en kritik safhasını, İsrail Başbakanı Ehud Olmert’in Şubat 2007’de Ankara’ya yaptığı ziyaretin oluşturduğunu aktarıyor. Tan, bu ziyaretin, İsrail’de göreve başlamasının hemen öncesine denk geldiğini, bu nedenle kendi diplomatik yol haritasının da burada şekillendiğini belirtiyor.

Sharon Sonrası Siyasi Çalkantı ve Ertelenen Ziyaret

2005 sonunda İşçi Partisi’nin koalisyondan çekilmesi, Ariel Sharon’un Likud’dan ayrılıp Kadima’yı kurması, parlamentonun feshedilmesi ve erken seçim kararı İsrail siyasetini baştan sona değiştirmişti. Sharon’un beyin kanaması geçirip komaya girmesi üzerine Başbakanlık koltuğu Ehud Olmert’e geçmiş, 2006 Temmuz’unda Hizbullah tarafından kaçırılan İsrail askerleri sonrası patlak veren savaş da Olmert’in planlanan Türkiye ziyaretini ertelemişti.

Olmert, Erdoğan’ın Davetiyle Ankara’ya Geldi

12 Şubat 2007’de Ankara’ya ulaşan Tan, ziyaret programının yoğun biçimde hazırlandığını belirtiyor. Olmert 14 Şubat’ta Türkiye’ye geldi, ilk olarak Anıtkabir’e çıktı ardından Başbakan Erdoğan tarafından törenle karşılandı. İki lider, iki saate yakın süren görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Gündemin Merkezinde Harem-i Şerif Kazısı

Basın toplantısının en çarpıcı başlığı, Kudüs’te Mağrip Köprüsü yakınında yürütülen kazı çalışmasıydı. Erdoğan, çalışmayı incelemek üzere teknik heyet gönderme teklifinde bulundu. Olmert’in getirdiği fotoğraflar gerilimi düşürmeye yetmedi. Erdoğan, “Fotoğraflar beni tam olarak tatmin etmiyor” diyerek ısrar etti, Olmert ise öneriyi kabul etti. Bu adım, bölgedeki hassasiyetin diplomatik zeminde ele alınması bakımından kritik bir eşik olarak kayda geçti.

Suriye–İsrail Müzakerelerine Giden Yol

Tan’ın anlatımına göre, Erdoğan–Olmert görüşmesi, ileride Türkiye aracılığıyla yürütülecek İsrail–Suriye dolaylı müzakerelerinin başlangıç noktası oldu. Olmert, Suriye ile barış ortamı arzusunu açık biçimde dile getirdi.

Erdoğan’ın Resmi Yemeğinde Barış Projesi: Jenin Hastanesi

15 Şubat’ta verilen resmi akşam yemeğinde, Erdoğan’ın Prof. Dr. Ali Doğramacı’yı Olmert’e takdimi dikkat çekti. Doğramacı, Jenin’de İsrailli, Filistinli, Türk ve Amerikalı doktorların birlikte çalışacağı bir hastane projesini sundu. Finansmanı kendi imkanlarıyla karşılamaya hazırdı. Tek talebi, İsrail tarafından arazi tahsisi ile güvenlik kolaylığıydı. Olmert projeyi destekledi, Doğramacı’yı İsrail’e davet etti.

Prof. Doğramacı, 2008 sonuna kadar İsrail’i sayısız kez ziyaret etti, projeyi tüm makamlara anlattı. Netanyahu ile dahi görüştü. Ancak İsrail güvenlik birimlerinin sert tutumu nedeniyle hastane projesi hayata geçirilemedi. Tan, Doğramacı’nın bu süreçte büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını özellikle vurguluyor.

Dostlarımızı Unutmayız, Düşmanlarımızı da…

Olmert’in Çankaya ziyaretinde samimi bir ortam oluştu. Sezer, ABD ziyaretinde Yahudi kuruluş temsilcilerinin uzak eyaletlerden yalnızca kendisiyle görüşmek için gelmesinden etkilendiğini aktardı. Olmert ise “Türkiye, tarih boyunca Yahudilere dostluk göstermiştir. Dostlarımızı unutmamalıyız ama düşmanlarımızı da unutmamalıyız” sözleriyle karşılık verdi.

Ziyaretin Diplomatik Etkisi

Olmert, İstanbul’da Gül, Gönül, Hisarcıklıoğlu ile görüşmeler yaptı, Cumhurbaşkanı Sezer tarafından kabul edildi. Tan, ziyaretin Türkiye–İsrail ilişkilerindeki tüm başlıkların kapsamlı biçimde ele alınmasını sağladığını, kendi görev süresi boyunca da gündemin belirleyici maddeleri olmaya devam ettiğini ifade ediyor.

Diplomatik Dosyaların Kapsamlı Şekillenişi

Namık Tan’a göre Olmert’in 2007 Şubat ziyareti, hem iki ülke ilişkilerinde hem de kendi Tel Aviv görevinin çerçevesinin belirlenmesinde kritik bir dönüm noktası oluşturdu. Hem bölgesel gerilimler hem insani projeler hem de Ankara–Tel Aviv diplomasi trafiği, bu ziyaret üzerinden uzun süre şekillenmeye devam etti.

adminadmin