ALLAH TANRININ BELASINI VERSİN ! (N.F.K)
Amerikada belli yaş grubu çocuklara Tanrıya ilişkin düşüncelerini sormuşlar. Dinsel eğitimin bir parçası olarak çocuklara Tanrıya bir mektup yazın duygularınızı ve isteklerinizi anlatın demişler. Yazılan mektupların hepsi çok içten ve çocukca masumluğu barındırıyor içinde.
İnsanlığın sefil bir iflas halinde olduğu yaşadığımız çağın kaosunda doğdukları çoğrafyanın onlara sunduğu kaderlerine razı gelmekten başka çareleri olmayan yaşdaşlarına çocukca ifadeleriyle nasılda bilmeden destek vermişler.
Şöyle diyor altı yaşındaki Jane:İnsanların ölmelerine izin verip yenilerini yapmak yerine neden elindekilerin öldürülmelerine izin veriyorsun?Yine altı yaşındaki Harriet Ann ,Jane’nin sorusuna cevaben yazılmışcasına Tanrıya mektubunda ;Sahiden var mısın?Bazıları buna inanmıyor.Eğer varsan geçikmeden bir şeyler yapman da fayda var !diyerek yardım istiyor Tanrıdan.
Sekiz yaşındaki Audrey;Ne diye bu kadar çok insan yarattın?Başka bir dünya yapıp kötüleri oraya koyamaz mısın?diyor.Şaşırtıcı ,bir o kadar da düşündürücü sonuçlara götürüyor mektuplar okuyanları.Alğılayamadıkları bizim alğımız dahilinde.
Çocuklar !
Dünya Çocukları !
Oysa ki Çocuklar Dünyanın her yerinde aynı değil mi ?
Değil işte !
Doğdukları Çoğrafyanın onlara yaşattığı yokluğun,sefaletin,savaşların orta yerinde kalan çocukların hikayesi çok farklı.
Ece Ayhan ne güzel ifade etmiş çocukların yerinin neresi olması gerektiğini anlatan sorduğu soruyla..
Hafız!Sence Çocuklar çiceklerin koynunda uyumalıydı değil mi?
Evet onlarda çiceklerin koynunda acımasızca uyutuluyorlar.İnsan kanıyla boyanan Kan Çiceklerinin koynunda.
Suya atsan su boğmaya kıyamaz,ateşe atsan ateş yakmaya kıyamaz diyor bir başka şair.
O Çocuklar ki insan! denilen mahlukatın pençesine düştüler.Acımasızca kıyılıyorlar.
Savaş Çocukları dedik!
Kavga,esir,mülteci Çocukları dedik!
Bir türlü O Çocuklara çocuk olmalarından dolayı hak ettikleri insani sıfatlar yakıştıramadık.Hoş sıfata ihtiyaçları da yoktu.
Ben de Allah’ıma bir mektup yazıp şikayetnamemi bildirmek istedim.Avrupalı çocukların yaptığına misal!
Allah’ım bu Tanrı bu Çocuklara ne yapıyor? Sorusu, suçu bir yöne atıp sıyrılmak olur sorumluluktan oysa ki tüm dünya insanı sorumlu yaşanılan vahşetten!
Soruyu önce kendimize yöneltmek çok daha akıllıca olucak bu aşamada.
Allahım biz bu Çocuklara ne yaptık böyle ?
Yüreklerini,ellerini,bakışlarını üşüttük.
Gülmeyi,sevmeyi yasakladık onlara.
Geleceklerini,yaşam sevinçlerini,hayatlarını çaldık.
Mutlu sonlu masallara ihtiyaçları varken biz onlara küçük çocuklarında büyük kurşunlarla öldürüldüğünü öğrettik.
Yaşanmamış yarınlarını karartıp kara topraklara gömdük.Kan çicekleri ektik üzerlerine acıları ektik.
Şüphesiz acı biçeceğiz!
Ödenmesi imkansız dünyevi veballerle kötülük adına ne yapılabiliyorsa hepsini yaptık onlara.
Sevgiyi çok gördük,öfkeyi,kini öğrettik,savaşın kanlı gömleğini giydirdik üzerlerine.
Maviyi,yeşili,pembeyi sildik dünyalarından siyahın yirmi tonunu öğrettik.
Çocukca gülüşlerini dondurduk yüzlerinde.Ellerini,yüzlerini Güneş ısıtmalıydı,barutun kavurucu ateşiyle dağladık bedenlerini.Hani suya atsan su boğmaya kıyamazdı ya medenileştikçe kendine ait olmayan topraklara!taşan azgın nehirlerde boğduk onları.
Ateş kıyamadı yakmaya insanoğlu kıydı.
Dünya yanılttı,insanlar yanılltı,inançlar yanılttı onları.
Güvensiz,itaatsiz gelecekler bağışladık şansı olup da sağ kalanlarına!
Ölüm vadisinin Çocuklarının karşısında çırılçıplağım.İnsanlığım terk etti bedenimi.
Çaresiz bir suskunluğun suçlu diliyim karşılarında.
Küresel kapitalizme entegre olan emperyalist saldırılarda hedef alınan, masum sivil halkın ,kadın ve çocukların yaşadığı acıyı ne yazık ki tüm dünya seyrediyor.
Kardeş kardeşi,müslüman müslümanı,Tanrı insanı yokediyor!
Allahı mı sorguluyorum?
Haşa ve kelle!
Sümme haşa!
Yeryüzü Tanrısının Allah’ın Çocuklarına yaptığı eziyeti sorguluyorum.O Tanrıya hizmet edenlerin bizden olmadığını biliyorum.Zulüm bizdense ben bizden değilim! diyebilecek kadar yüreğimi ortaya koyuyorum.
İslam dininde en büyük günahlardandır can almak.
Ey fasıklar!
Sevgili peygamberimiz Veda Hutbesinde insanlığa şöyle seslenir:
”Ey insanlar,sizin kanlarınız,mallarınız,kişilikleriniz(ırzınız)rabbinize kavuşuncaya kadar birbirinize haramdır.(Dokunulmazdır)buyurmuştur.(Buhari,”Hac”132;”Hudud”,9)
Günümüzde Müslüman Ülkelerde yaşanan masum ve günahsız insanlara ,kadın ve çocuklara uygulanan zulüm ve işkenceler tam bir kaostur şizofrenik bir durumdur.Güzel dinimizin ve peygamber Efendimizin bize bildirdiği Allahımızın emirleriyle uzaktan yakından hiç bir şekilde ilişkilendirilemeyecek acı boyutlardadır yaşananlar.
Siz oradakiler ! Siz gerçek İslamı bilseydiniz en başta kadınların ve çocukların sizlere emanet olduğunu bilirdiniz.Belli bir halkın kadınlarının ve mallarının size helal olduğunu fetva olarak duyurmak acizliğini ve cahilliğini yapmazdınız.Siz gerçek İslamı bilseydiniz çocukların Allah’ın suretini taşıdığını, değil onları öldürmek onlara tokat atmanın bile Allah’a tokat atmakla eşdeğer olduğunu çok iyi bilirdiniz.Sizin alğıladığınız din bunları hoş görüp onaylıyorsa ben sizin inandığınız dininizden değilim.Aynı kıbleye karşı duran ,gerçek müslümanım diyen,kalben ve zikren inancını beyan eden hiç bir insan bu gün yaşananlara duyarsız kalamaz. Müslümanlığın bu tür eylemlere onay ve hoş görüyle yaklaştığını savunamaz.
Şimdi soruyorum Jane’nin Tanrısına; Tanrı konuş benimle.Bu çocukların suçu ,günahı ne?
Hangi günahın bedeli ödedikleri?
Vakitler dar ölümler hızlı geliyor.Bu çocukları yetiştirmeliyiz yemyeşil nisan trenlerine.Bırakın Arap baharını,Türk Baharını önce Çocukların kadınların insanoğlunun baharını, umutlarını yeniden yeşertin.Yaşamak ve ölmek arasındaki ince çizgi yaşamın en büyük çelişkisi.Bu çocuklar bu eşikten çok erken geçti.
Ne zaman gözlerinin içine baksam
Biliyorum ikimizi de aşar ,
O kapının ardındaki masal.(C.Ersöz)
Onların masalları mutlu sonla bitmedi.Söylenecek sözün çokluğu ,dilsiz,kelimesiz bırakıyor insanı.Kelimelerim ağlıyor ,hissedebilene.Bir yere kadar anlatılıyor da acılar sonrasında acının karşısında tıkanıp kalıyor insan.Üzğünüm ,hüznüm boğuyor kısacık akşamlarda beni.Yüreğimin sesinden kaçamıyorum.
O çocuklar ki çocuk yüreklerine koca bir dünyanın sevincini sığdırdı da ,Yeryüzü Tanrısı Goblinler,Yengeç örümcekleri,Ormanların kedileri o çocukları bu dünyaya sığdıramadı.
Norveçli ressam Erward Munch un “Çığlık” tablosu nasılda anlatır yaşadığımız Dünyanın trajedisini.Munch bu kaos yüklü dünyanın insanları da böyle olur dercesine kuru kafaya benzeyen bir yüz, sabit bakan oyuk ve çökük gözlerle resmeder ana figürü.Doğadan gelen çığlıklara kulaklarını kapatan bir insan .Tıpkı Dünyada olagelen vahşetlere karşı üç maymunu oynamayı seçen Günümüz Dünya insanı misali.
Evet Dünyada insanlar acı çekiyor çok büyük acılar.Susan,duymayan,görünene gözlerini kapatanlar yüzünden.
Niyetler belli ! belirsiz !
Bu kaos bitmeli.Yeni bir şeyler yapılmalı!
Yeni bir düzen yeni bir yaşam.
Yeni olan ne varsa! Yeter ki yeni eskinin hırpalanmışlığını,parçalanmışlığını kan kokusunu kapatacak meziyette olsun.
Ölüm vadisinin çocukları Batı yakasında ki yaşdaşları gibi insanca,çocukca yaşama haklarını kullanabilsinler.
Dünya yorgun ve yara almış bir hayvan gibi uluyor.Hayvanın yaralı bırakılması en tehlikeli halidir.Ya vuracaksın boynuna bıçağı ya yaralarını sarıp iyilşetireceksin.Biz inanırız ki Hilafet nöbetinde kan akmaz.Yaralı iyileştirmek gerek.
Jane’nin mektubunun altında kalmış sarı bir mektup ilişiyor gözüme ,açıyorum Muhammeddin Allah’a seslenişi yankılanıyor dokuz kat dünya semasında.Çığlık çığlığa sekiz yaşında bir çocuk haykırıyor canhıraş:”Allah’ım söyle bu bombalara evimizi terk etsinler.Küçücük bedenimize saplanan kurşunlar canımızı çok acıtıyor.”
Che Guevara’nın sözü nasılda güzel anlatıyor yaşanılanların çözümünü.
Aynı evrende yaşamamalı cellatlar ve çocuklar;
Ya ölmeli cellatlar,ya da hiç doğmamalı çocuklar.
GOBLİNLER; GOOD BLESS AMERİCA ! AMEN
ALLAH TANRININ BELASINI VERSİN ! (N
admin






















































































































































































































