Bu ne demektir? Açıkçası, CHP’nin geleneğinde neredeyse hiç rastlanmayan kendi kendisini otokritiği ve yaptıkları hataları itiraf ile halktan, mağdurlardan özür dilemek ve helallik almaktır.
Helallik Almanın Sınırları
“Partili kadrolarına danışmadan ve Parti Yönetim Kuruluna getirmeden kendi başına yaptı” denilen Kılıçdaroğlu’nun yukarıdaki söylemi daha doğrusu halkın ve mağdurlarının yüreğine su serperken “Atatürkçüyüm, Kemalistim” denilen çevreleri iyice ürküttü. Bu ürküntü, “hataları itiraf ve helalleşmenin sınırları tâ Atatürk’ün yaptıklarına kadar uzanacak mı?” dan kaynaklandı. İçimizdeki bazı çevrelerde Atatürk, sosyolojideki “totem geleneği” ne göre halen bir “tabu” olmaya devam etmektedir. En ilkel toplum totem toplumunda “totem” e dokunmak nasıl ki dokunanı yakar, yok ederse, bu çevrelerce “Atatürk’e dokunmak, dokundurmak” da aynı kategoride yer alır. “Modern Çağ” denilen günümüzde “İlerici ” geçinmenin ölçüsü bu mu olacaktır?
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ
















































































































































































































