Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Fikir

Kitlelerin Yeni Uyuşturucusu

Prof. Dr. Enis Doko, Marksizmin bilimsel bir teori olmadığını, aksine kendine has mitleri, kutsal metinleri ve eskatolojisi olan seküler bir "sözde din" olduğunu iddia ediyor.

Kitlelerin Yeni Uyuşturucusu
Paylaş:

Marksist rejimlerin sınıfsız toplum vaadiyle yola çıkıp parti bürokrasisinden oluşan yeni bir ezen sınıf yarattığını vurgulayan Doko, "Soru basit; komünist devletlerde üretim araçlarını işçiler mi kontrol eder? Hayır, parti ve bürokrasi. Proletarya yönetmez; parti, proletarya üzerinde hüküm sürer" dedi.

Marksizmin bilimsellik iddiasını sert bir dille eleştiren Prof. Dr. Enis Doko, bu ideolojinin hiçbir bilimsel kriter listesine uymadığını ifade etti. Marksizmin özünde dinlerle rekabet eden seküler bir mit olduğunu savunan Doko, sistemin kapitalist ülkelerden daha büyük bir sefalet ürettiğini ve bu acıyla başa çıkmak için kitlelere yeni bir uyuşturucu gibi sunulduğunu dile getirdi.

KENDİ AZİZLERİ VE SAPKINLIK AVCILARI OLAN BİR YAPI

Marksizmin yapısal olarak semavi dinlerin taklidi olduğunu ileri süren Prof. Dr. Enis Doko, sistemin işleyişini şu sözlerle özetledi:

"Marksizm seküler mit veya pseudo dindir. Çünkü köken anlatısı, seçilmiş topluluk, kurtuluş doktrini, eskatoloji, azizler, şehitler, sapkınlık avcılığı, kutsal metinler ve nihai kurtuluş anlatısına sahiptir. Marksizm çoğu zaman tam da bundan dolayı dinlerle savaşır, çünkü onlara rakiptir."

Marksizmin bilim olduğu iddiasının sadece Marksistlerin inandığı bir başka efsane olduğunu belirten Doko, normatif yaklaşımların bilimle bağdaşmayacağını hatırlattı. Bilimin "şöyle olmalı" demek yerine mevcut durumu tasvir ettiğini vurgulayan Doko, Marksizmden etkilenen bağımsız bilimsel tezler olabilse de teorinin kendisinin bilim ve felsefe ile alakası olmadığını söyledi.

İŞÇİLERİN DEĞİL BÜROKRASİNİN EGEMENLİĞİ

Komünist devrimlerin sınıf egemenliğini ortadan kaldırma vaadinin pratikte çöktüğünü ifade eden Doko, bu rejimlerin sadece "yeni bir ezen sınıf" yarattığını belirtti. Yasal mülkiyetin kağıt üzerinde kolektif görünmesine rağmen, fiili mülkiyetin gücü elinde bulunduran elitlere geçtiğini savundu.

Komünist devletlerdeki yönetim modeline değinen Doko, "Üretim araçlarını işçiler değil, parti ve bürokrasi kontrol eder. Yasal mülkiyet kolektif olabilir ancak fiilî mülkiyet devleti kontrol eden kişilere aittir. Bu kişiler lüks ve rahat içinde yaşarken, halk kapitalist ülkelerden daha büyük sefalette yaşar" değerlendirmesinde bulundu.

KİTLELERİN YENİ UYUŞTURUCUSU

Sınıfsız ve sömürüsüz toplum tezinin reelde hiçbir karşılığı olmayan bir gelecek anlatısından (eskatoloji) ibaret olduğunu belirten Prof. Dr. Doko, sistemin yarattığı hayal kırıklığının yine ideolojik ritüellerle bastırıldığını iddia etti. Doko, Marksizmin bu yönüyle teselli edici bir mekanizmaya dönüştüğünü belirterek, "Böylesi bir acı ile başa çıkmak için Marksizm yeni bir uyuşturucu görevi görür. Ritüeller, öteki şeytan kapitalistlerle mücadele ve gelecek eşitlik günleri vaatleri bu sistemin temelidir" diyerek sözlerini tamamladı.

Bu haber Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Fikir Haberleri

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Sıradaki Haber
Okumaya devam et Tarih Tekerrür Ediyor

Akışın sonuna geldiniz.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat