Dünya
Giriş Tarihi : 11-12-2014 12:03   Güncelleme : 11-12-2014 12:03

Psikolojik İşkence!

ABD Senatosunun, CIAnın işkence yöntemlerini açıklaması dikkatlice irdelendiğinde aslında bunun yeni bir işkence yöntemi olduğu açık   Tamamına yakını Müslüman olan esirlere uygulanan insanlık dışı muamelelerin kamuoyuna tüm detaylarıyla açıklanması, özelde Müslümanlara genelde ise tüm dünyaya gözdağı vermekten başka da bir amaca hizmet etmiyor

Psikolojik İşkence!
ABD Senatosunun, CIAnın işkence yöntemlerini açıklaması dikkatlice irdelendiğinde aslında bunun yeni bir işkence yöntemi olduğu açık   Tamamına yakını Müslüman olan esirlere uygulanan insanlık dışı muamelelerin kamuoyuna tüm detaylarıyla açıklanması, özelde Müslümanlara genelde ise tüm dünyaya gözdağı vermekten başka da bir amaca hizmet etmiyor. Raporda sadece “tespit”ler sıralanırken “çözüm” kelimesine yer verilmiyor. Raporun açıklanmasından sonra, ne “işkence merkezi” CIA’nın yapısında bir değişiklik bekleniyor, ne de başta Guantanamo olmak üzere “işkence üsleri”nin akıbeti hakkında olumlu bir gelişme vaad ediliyor.   CIA kapandı mı: Hayır!.. yargılama olacak mı: HAYIR!..   ON yıllardır bir taraftan Müslüman coğrafyasını kana bularken, bir taraftan da esir tuttuğu Müslümanlara tüyler ürperten işkence yöntemleri uygulayan CIA’nın insanlık dışı uygulamaları “değişen” ABD yönetiminin vicdanını mı sızlattı! Obama başa geldiğinde işkence merkezi Guantanamo’yu kapatma vaadi vermişti. Kapandı mı: Hayır! Dünyanın dört bir yanında Müslümanları takip eden ve kafasına göre suçlu bulduğu herkese işkence uygulayan CIA kapandı mı: Hayır! Devlet ve toplumun desteklediği CIA’daki işkencenin sorumluları yargılandı mı, yargılanacak mı: Hayır! Çünkü işkencede suç CIA’nın değil, ABD hükümetinin.   Tehdit anlamında mesaj!   son verilmeyen ve sona da ermeyecek olan vahşi suçların yine hükümet tarafından açıklanması ne anlama geliyor? Bu ABD’nin kendisiyle yüzleşmesi değil kesinlikle; bir bakıma yine bir tehdit ve işkence. ABD resmen Müslümanlara şöyle diyor: “Biz bu kadar vahşileşebiliyoruz. Sizin de başınıza gelebilir…” Yaşanan rapor trajedisinden alınacak en net mesaj bu! ABD Müslümanlara işkence etmeye devam ediyor ve edecek…   Cıa İşkenceden Vazgeçmedi   Amnesty hukuk uzmanı Maria Scharlau, ABD’de CIA’nın soruşturma yöntemlerinin araştırıldığı rapor kamuoyuna açıklanmasına rağmen, bu uygulamalardan vazgeçileceğine dair bir işaret görülmediğini vurguluyor.   ABD’nin işkence yöntemlerini öğrenmek için 5 yıllık çalışmaya gerek yoktu   ABD Senatosu’nun beş yıldan fazla süren çalışmasıyla hazırlanan ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA’nın 11 Eylül’ü bahane ederek tutukladığı büyük çoğunluğu Müslüman olan esirlere karşı uyguladığı tüyler ürperten işkence yöntemlerini gözler önüne seren raporun küçük bir kısmı kamuoyu ile paylaşıldı. CIA su ile boğulma hissi veren “waterboarding” işkence yöntemi başta olmak üzere cinsel tehdit, dayak, küçük düşürme, uykusuz bırakma, anal yolla besleme veya anal yolla sıvı verme, soğuk ve karanlık hücrelerde ölüme terk etme, aşırı gürültülü müzik dinletme gibi birçok farklı işkence yöntemine de başvurduğu ortaya çıktı.   Guantanamo kapanacak diyen obama nerede?   Raporun kamuoyuna açıklanmasının ardından CIA’nın işkence yöntemlerini eleştiren Obama’nın sözleri ise seçim vaadi olan “Guantanamonun kapatılması”nı akıllara getirdi. Obama, ikinci döneminde de bu sözünü yerine getirmedi.    CIA’nin tüyler ürpertici işkence raporu ABD’nin gerçek yüzünü ortaya çıkardı   Amerikan kâbusu!   Uzun süredir açıklanıp açıklanmaması konusunda tartışmalara neden olan CIA’in işkence raporu nihayet kamuoyu ile paylaşıldı. Beyaz Saray raporun üzerinde aylar süren çalışmalarından sonra nihayet açıklanmasına izin verdi. Toplamda 6 bin 300 sayfa olan raporun yaklaşık 600 sayfalık özeti yayınlandı. Yayınlanan raporda, bugüne kadar politikacıların CIA’in işkence yöntemleri ile ilgili dile getirdikleri işkencelerin daha ötesinde vahşi uygulamalara gidildiği görüldü.   Raporun açıklanması, ABD tarihinin en karanlık dönemlerinden birisi olarak nitelenen 11 Eylül saldırılarından sonra devletin izlediği politikalarla ülkenin yüzleşmesi olarak yorumlanıyor. CIA raporu, eski başkan George W. Bush döneminde hem uluslararası insan haklarının hem de ABD’nin kendi ilkelerinin ihlal edildiği belgeledi. Siyasilerin ‘geliştirilmiş sorgulama teknikleri’ diye yıllarca nitelediği işkencelerin nedenleri arasında CIA personelinin sistematik ve bireysel başarısızlıkları ile ihtiraslarını esirler üzerinde nasıl tatmin ettiklerini gözler önüne koydu.   Raporda, su ile boğulma hissi veren “waterboarding” işkence yöntemi başta olmak üzere CIA’nin denizaşırı gizli hapishanelerinde birçok işkence yöntemi uyguladığı görüldü. Bununla birlikte rapor, CIA’nin bugüne kadar ‘ileri sorgulama teknikleri’nin sadece çok az sayıda tutuklu üzerinde uyguladığı yalanını da çürütmüş oldu. Senato müfettişlerinin ortaya koyduğu belgelere göre su ile boğulma hissi veren işkenceye en az 119 esirin maruz bırakıldığı ve bunların da 26’sının yasadışı yöntemlerle tutulduğu ortaya çıktı. Raporda ayrıca, CIA’in yalnızca su ile boğulma değil cinsel tehdit, dayak, uykusuz bırakma, soğuk ve karanlık hücrelerde alıkoyma gibi birçok farklı işkence yöntemine de başvurduğu görüldü.   İşkence İle Mahkûm Öldürülmüş   Raporda dikkat çeken bir diğer ayrıntı da, 2002 yılının Kasım ayında gizli bir CIA zindanında beton zemin üzerine zincirlenmiş, kısmen çıplak bir tutuklunun soğukta bırakılarak ölüme terk edilmesi. CIA’nin, hiçbir tıbbi destek almadan başları üzerinde elleri zincirlenmiş bazı esirleri, 180 saatten fazla uykusuz bırakma, ‘anal yolla besleme veya anal yolla sıvı verme’ gibi çeşitli işkence yöntemlerine başvurduğu da raporda ifade edildi.   Rapor, CIA’nin gizli hapishaneleri olduğu iddialarını resmileştirdi. Ancak yerleri konusunda açık bir bilgi verilmedi. CIA’nin bu zindanlarındaki izole edilmiş hücrelerde, tamamen karanlıkta tutulan mahkûmlara aşırı gürültülü müzik dinleterek yalnızca ihtiyaçlarını gidermeleri için kova verdiği yazıldı. El-Kaide üyesi olmakla itham edilen Abu Zubaydah isimli mahkuma CIA’in, 83 defa “waterboarding” işkence yöntemini kullandığı, bir ara zanlının hayat belirtilerini yitirdiği ancak daha sonra ilk yardımla tekrar yaşama döndürülüp işkenceye devam edildiği de yazıldı.   Söylenenden Çok Daha Vahşi İşkenceler Yapıldı   Raporda esirlere yönelik işkence yöntemlerinin de bir bir kaleme aldığı görüldü. Raporda bulunan şu ifadeler ise dikkat çekti: “Siyasilerin dile getirdiğinden daha vahşice uygulamaların olduğu açık... Başlarına siyah çuval geçirilen ve çırılçıplak soyulan mahkûmlar hapishane koridorlarında sürükleniyordu. Tamamen karanlık odalarda zincirlenerek alıkonuluyordu. Uyumalarına izin verilmiyor, kimi zaman ise çıplak halde dövülüyordu.”   CIA Direktörü John Brennan, kurumun “bazı hatalarının” olduğunu kabul etmekle birlikte Senato komitesinin eleştirilerine karşı çıktı. CIA’nin toplamış olduğu bilgileri, tutukları sorgulamasıyla elde ettiğini belirten Brennan, “Bugün düşman hem stratejik hem de taktik olarak verilen bu bilgiler sayesinde avantaj etmiş durumda” diyerek raporun kamuoyu ile paylaşılmasını eleştirdi.   Bush CIA’ye infaz yetkisi vermiş   Rapor, 11 Eylül komplosundan sonraki dönemin ABD başkanı George W. Bush’un CIA, “Yargısız infaz, gözaltı ve sorgulama” yetkisi verdiğini de dile getirdi. Raporda ayrıca, Bush’un görev süresi dolmadan önce CIA’e verdiği geniş yetkilerin birçoğunu geri aldığı ve Başkan Obama’nın yemin ederek göreve gelmesinden hemen sonra 2009 yılında ‘ileri sorgulama tekniğini’ eleştirdiği ve bu işkence yöntemini yasakladığı yazıldı. Rapor gerek işkenceleri savunan ABD eski Başkanı Bush, Başkan Yardımcısı Cheney ve gerekse eski CIA yöneticilerinin geçmişte iddia ettikleri gibi söz konusu sorgu tekniklerinin sözde “terörle mücadelede” hayati bir rol oynamadığını da gözler önüne serdi.   CIA Raporu, ABD’nin Gerçek Yüzünü Ortaya Çıkardı   ABD Başkanı Barack Obama, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın (CIA) 11 Eylül saldırıları sonrası terör şüphelilerine uyguladığı işkence içeren gözaltı ve sorgulama tekniklerine dair yayınlanan rapor için, “Kullanılan bu teknikler ABD’nin dünyadaki duruşuna zarar verdi. Müttefik ve ortaklarımızla ile birlikte çıkarlarımızı takip etmemizi daha da zor hale getirdi.” dedi. Başkan Obama bu sebeplerden dolayı başkan olarak yetkilerini kullanıp, bir daha bu tarz tekniklerin kullanılmaması için çalışacağını söyledi.   Senato İstihbarat Komitesi tarafından bugün yayınlanan rapor hakkında yazılı açıklamada bulunan Başkan Obama, 11 Eylül’den sonra CIA’in kullandığı sert gözaltı ve sorgulama tekniklerini göreve geldiği ilk günden itibaren resmen sona erdirdiğini hatırlatarak, “Kullanılan bu sert yöntemler, benim uzun zamandır ifade ettiğim, ‘Bu metotlar sadece milli değerlere ters değil. Aynı zamanda, terörle mücadele ve ulusal güvenlik çıkarlarına hizmet etmedi.’ görüşümü kuvvetlendirdi.” dedi.   CIA ABD Halkını Da Aldattı   CIA işkence raporu Amerikan kamuoyunda şok etkisine neden oldu. Raporda, CIA’nin 11 Eylül sonrasında tutuklulara yönelik agresif sorgulama tekniklerinin ve yer yer işkenceye varan yöntemlerin nitelikli istihbarat sağlamadığı ve CIA’nin Amerikan halkını, Kongre’yi ve Beyaz Saray’ı sürekli olarak yanılttığı belirtildi. Uzmanlar, CIA’in kontrol dışına çıktığını gösteren raporun, yıkıcı etkilerine rağmen dost istihbarat örgütleriyle ilişkilere pek zarar vermeyeceğini savundu. Raporu cesur bulan uzmanlar, bundan sonra nasıl bir eylem planının uygulanacağının önemine dikkat çekti.   İşkenceler Mantık Sınırının Çok Ötesinde   Konu ile ilgili Cihan’a açıklamalarda bulunan Washington merkezli düşünce kuruluşu Council for the National Interest’in (CNI) başkanlığını yürüten Philip Giraldi, CIA için “İşkenceyi herhangi bir kimsenin mantıklı ya da orantılı kabul edebileceği sınırın çok ötesine taşımışlar” ifadelerini kullandı. Raporun CIA açısından oldukça yıkıcı etkileri olacağını belirten Giraldi, ancak CIA’nin diğer dost istihbarat örgütleriyle ilişkilerine zarar vereceği ifadelerine katılmadığını söyledi.   Raporun “beklenenden çok daha açık” ve bu yüzden “CIA açısından oldukça zarar verici” olduğu değerlendirmesinde bulunan Giraldi, “CIA ise söz konusu tekniklerin işe yaradığını belirterek kendini savunmaya çalışıyor ki bu kesinlikle doğru değil. John Yoo ve Jay Bybee tarafından dillendirilen yasal kılıfın sağlam olmadığını, rapordaki alt metinde CIA’nin Kongre’ye ve hatta kendisine oldukça dostça davranan Bush yönetimine de yalan söylediğinin belirtilmesinden anlıyorum.” diye konuştu.   CIA Uzun Zamandır Hükümet Kontrolü Dışında   Ortadoğu uzmanı ve araştırmacı yazar Joe Lauria ise işkence raporu konusunda yaptığı değerlendirmede, CIA’nin uzun zamandır ABD yönetimlerinin kontrolünün dışında hareket ettiğinin bilindiğini söyledi. Lauria ,“CIA, 1963 yılında Harry Truman’ın Washington Post için kaleme aldığı ‘İstihbaratta CIA’nin rolünü sınırlayın’ başlıklı makalesinde yazdığı gibi çoktan kontrol dışına çıktı. Truman biliyordu. Örgütü o kurmuştu” diye konuştu.   Sözlerine devam eden Lauria, “Bundan sadece bir ay önce New York Times Gazetesi, Kennedy yönetiminin Vietnam’da CIA üzerindeki kontrolünü nasıl kaybettiğini ortaya çıkardı. Uzun zamandır CIA’nin dehşet verici, yasal olmayan işkence metotlarını kullandığını ve bu konuda yalan söylediğini biliyoruz. Ve bugün iki askeri psikoloğun işkence teknikleri pazarlayarak milyonlarca dolar kazandığını öğreniyoruz. Soru, bundan sonra ne yapılacağıdır.” dedi.   Rapor, İşkencenin Güvenilir İstihbarat Sağlamadığını Ortaya Koydu   Ortadoğu ve terör örgütleriyle ilgili kitaplarıyla tanınan Joyce Davis ise “Amerika Birleşik Devletleri’nin tutuklulara işkence gibi çirkin bir şeyi uyguladığını öğrenmek çok acı. Ancak bu tür davranışları sonlandırmak adına gerçeğin açık bir şekilde ifade edilmesi ferahlatıcı. Raporun işkencenin güvenilir istihbarat sağlamadığını tasdik etmesi de şaşırtıcı değil. Eskiler şöyle der: ‘Bal ile yakalayacağın arı sayısı sirkeyle yakalayacağından fazladır.’” ifadelerini kullandı.   Haksız Tutuklamalar   Raporda CIA’nin elindeki esir sayısı konusunda da gerçekleri gizlediği belirtildi. CIA’nin elinde en az 119 tutuklunun bulunduğu ortaya çıkarken, CIA yetkililerinin bu sayıyı 100 olarak sunduğu belirtildi. En az 6 tutuklunun tutuklanma kriterlerini taşımadığı belirtilirken, CIA yöneticilerinin zaman zaman söz konusu tutukluların nerede tutulduklarını bilmedikleri de ortaya çıktı. Raporda, eski ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin, tutukluların bulunduğu bir ülke yüzünden diplomatik sorun yaşadığı bilgileri de yer aldı.   CIA İşkenceden Vazgeçmedi   Uluslararası terörle mücadele uğruna insan haklarının askıya alınmasına ve “genişletilmiş soruşturma yöntemleri’ adı verilen uygulamalara örnek olarak ise ABD gösteriliyor. Amnesty hukuk uzmanı Maria Scharlau, ABD’de CIA’nin soruşturma yöntemlerinin araştırıldığı rapor kamuoyuna açıklanmasına rağmen, bu uygulamalardan vazgeçileceğine dair bir işaret görülmediğini vurguluyor.   UAÖ tüm dünya ülkelerini işkenceye karşı kararlı tavır almaya çağırdı. Türkiye’deki gelişmeler hakkında da açıklamada bulunuldu. 141 ülkede işkence yapıldığı belirtildi. Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) işkenceye göz yuman ülkelerin bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini hatırlattı. Amnesty, 1984 yılında dünyanın çeşitli ülkeleri tarafından imzalanan BM İşkence İle Mücadele Anlaşması’nın aradan geçen 30 yıl boyunca sürekli ihlâl edildiğini de vurguladı.   “ABD tarihinde kara bir leke”   Senato İstihbarat Komitesi Başkanı Dianne Feinstein, CIA’in elinde tuttuğu şüphelileri işkenceye maruz bıraktığını, “gaddarca, merhametsiz ve onaylanmamış sorgulama teknikleri” uyguladığını belirtti. Feinstein, raporla ilgili Senato Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, raporun ortaya koyduğu bulguların Amerikan ulusunun tarihinde “bir leke” olarak yer aldığını söyledi.   Sorumlular Hesap Vermeli   İnsan Hakları İzleme örgütü İcra Direktörü Kenneth Roth, Obama yönetimine, işkenceye onay veren ve bu vahşi yöntemleri uygulayanların hesap vermelerini sağlama çağrısı yaptı. Roth, “Bu rapor, ABD tarihi için gerçekten acı verici bir gerçeği ortaya çıkarmıştır” ifadelerini kullandı. Bush yönetiminin güvenlik bahanesiyle işkenceye onay verdiğini ve bunu “Ağırlaştırılmış soruşturma tekniği” adı altında uyguladığını kaydeden Roth, ancak bu işkence metotlarının hem iç hukuk hem de uluslararası hukuk altında suç teşkil ettiğini söyledi. “İşkence savaş zamanında bile kullanılamaz. Ancak Bush yönetimi inanılmaz bir vahşetle bunu defalarca kullandı” diye konuşan Roth, yasa dışı uygulamaları yasal göstermeye çalışmakla sorumluların kurtulamayacağını belirtti. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliğinden (ACLU) yapılan açıklamada da ACLU’nun işkencecilerin yargılanması için 13 yıldır mücadele ettiği belirtilerek, “Obama yönetiminin yargılama için siyasi irade ortaya koymadığı” kaydedildi.   İşkencecilerin affedilmesinin çok büyük yanlış olacağı vurgulanan açıklamada, “İşkenceye tolerans gösterilmesi savunulamaz. Adalet Bakanının bu konu için özel savcı atamasını bekliyoruz. İşkencecilerden hesap sorulması her zamankinden daha önemlidir” ifadeleri kullanıldı. Uluslararası Af Örgütü da, ABD Senatosu’nun açıkladığı raporun, ulusal güvenlik adına işlenen insan hakları ihlallerine yönelik uygulanan dokunulmazlıkları hatırlattığını ve işlenen insan hakları ihlallerinin sorumlularının yargılanması gerektiğini bildirdi.   MİLLİ GAZETE
adminadmin