Seçmenin İradesi
Seçmen bir şey ister mi, yoksa ona bir şey istetilir mi? Seçmenlerin tek tek söylediği şeyler onların psikolojisini dile getirir; ama seçim olayında olduğu gibi onların topluca işaret ettiği istikamet sosyolojik bir gerçekliği gösterir ve toplumsal eğilimi yansıtır
Seçmen bir şey ister mi, yoksa ona bir şey istetilir mi?
Seçmenlerin tek tek söylediği şeyler onların psikolojisini dile getirir; ama seçim olayında olduğu gibi onların topluca işaret ettiği istikamet sosyolojik bir gerçekliği gösterir ve toplumsal eğilimi yansıtır. Olsaydı, bulsaydı gibi faraziyeler üzerinden yorum geliştirilemez; yorum, reel tablo üzerinden yapılır.
Seçmen iradesinin neyi işaret ettiğini seçmen nezdinde ve siyasal partiler nezdinde ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.
Seçmen nezdinde:
Seçmen zoru istedi, hatta imkânsızı...
Tablo ortada. Bu tabloda kazanan kaybeden diye bir almaşık yok. Bu tabloda seçmenin ortaya koyduğu irade var. O da şu: bu sonucu ben istemedim; bu sonucu bana siz istettiniz!
Onun oyuyla ortaya çıkan istatistiksel tabloyu bir veri olarak kabul etme durumu söz konusu... O tablo ancak yeni bir seçimle değiştirilebilir. Bu da şimdilik uzak ihtimal olduğuna göre bütün işlemlerimizi mevcut veriler çerçevesinde geliştirmek zorunda bulunuyoruz demektir.
Partiler nezdinde:
Partiler nezdinde ortaya çıkan çetrefilli denklemin üstesinden onlar gelmek zorunda. Tabloya bir kere daha baktığımızda, bu tabloda Ak Parti yüzde 41'lik bir oran ve 258 milletvekili ile Meclise gönderildiğine göre seçmenin hükümeti kurma görevini ona tevdi ettiği aşikârdır. Ak Parti, kendinden sonra en çok oy alan partinin milletvekili sayısını bile ikiye katlıyor.
Böyle olmakla birlikte seçmen, diğer partileri de kendi haline bırakmıyor. Onlara da seçim kampanyası boyunca ağızlarından düşürmedikleri koalisyonu kurma hususunda sorumluluk ve görev yüklüyor.
Kimileri üç muhalifin birleşerek bir hükümet kurmasını istiyor. Ancak bu istek kerhen… Ne halleri varsa görsünler kabilinden bir tür rövanş duygusu… Ama böyle bir duygu ile ülkeyi ufuksuz bir idrake teslim etmek bir macera arayışına soyunmak olur. Her şeye rağmen Ak Parti'nin yer alacağı bir hükümete evet demek gerekiyor. Yüzde 41 mertebesindeki oran seçmenin her şeye rağmen Ak Parti'den vazgeçmek istemediğini gösteriyor. Tek faktör bu olmamakla birlikte kritik mesele Ak Parti'nin çözüm sürecini hangi parti ile sonuçlandırabileceği probleminde temerküz ediyor. Yeni Türkiye'yi eski Türkiye kafasıyla yönetmek artık imkân dâhilinde görünmüyor.
Olmak ya da olmamak probleminin çözümünü Ak Parti'nin işbirliği yapacağı partinin kimliği belirleyecek. Şartlar bu kimliğin şimdilik HDP'nin şahsında somutlaştığını işaret ediyor.
yenişafak
admin
















































































































































































































