Turgut Cansever adını hiç duymamış canını sevdiğim yeni mezun bir mimar, Nurettin Topçu’yu tanımayan nur topu gibi bir sosyoloji son sınıf öğrencisi, Su Kasidesini ve Hz. Fuzûlî’yi bilmeyi, okumayı fuzuli gören bir Edebiyat mezun adayı, Malik Bedri’yi işitmemiş bir psikolog veya psikiyatrist, Roma, Hitit, Frig yazısı okuyabilen (!), en azından dersini alan; ancak Osmanlı Türkçesi okuyamayan arkeolog…
Ezberinde İsmet Özel’den iki mısra bulunmayan yurdum insanı…
Fıkra değil, gülmeyin. Akademimiz kimin akademisi, kültürümüz kimin kültürü, sanatımız kimin sanatı, çocuklarımız kimlerin çocuğu? 150 yıllık yabancılaşma tam gaz devam ediyor. Yerli ve milli kelimelerinin bu kadar revaçta olduğu günümüzde batı ezikliğinin hükümranlığı…
Nobel cehalet ödülüne, Rockefeller kölelik ödülüne, Rostchild sömürge ödülüne, zuckerberg narsiszm ödülüne aday bir nesil! Her şeyi bildiğini sanan ama hiçbir şey bilmediğini bilmeyen şişkin ama içi boş özgüven patlamaları…
Ta’dat ettiğimiz mevzular çimento, demir, çakıl, ihale cinsinden olmadığı için nakit erbabının çakıl taşı kadar eğilmediği konular. İnşaat Yâ Resûlallah diye rüya görürken gafletten uyanamayan, dünyalığı halletmiş ahretliği mahvetmiş bir güruh…
İnsani kriz sadece savaş ve felaket bölgelerinde değil tüm dünyada tüm insanlığı boğacak kadar derinleşiyor.
Sahi bizim niçin Nobel gibi uluslararası geleneksel ödüllerimiz yok.
Mesela
Hoca Ahmet Yesevi Gönül ödülleri
İmam Maturidi Mantık ödülleri
Dede Korkut Hikaye ödülleri
Battal Gazi Kahramanlık ödülleri
Nizamülmülk Kamu idaresi ödülleri
Nasreddin Hoca eğitici latife ödülleri
Osman Gazi medeniyet ödülleri
Kanuni Sultan Süleyman Hukuk ödülleri
Sultan Beyazıd İnsan Hakları ödülleri
Fatih Sultan Mehmet Askeri strateji ödülleri
Bâkî Şiir ödülleri
Mimar Sinan mimari ödülleri
Ebussud Efendi İslami İlimler ödülleri
Barbaros Denizcilik ödülleri
Mevlana Barış ödülleri
Necmettin Erbakan Şuur Ödülleri
Necip Fazıl Aksiyon ödülleri
Hasan Aycın çizgi ödülleri
Selçuk Bayraktar teknoloji ödülleri …
İlim Yayma Ödülleri bu yönde atılmış güzel ama yetersiz bir adım olarak değerlendirilebilir. Kültür ve medeniyetimizin ana sütunlarını insanlığın gündemine sunacak stratejiler geliştirmemiz lazım. Batı özentisinden neslimizi kurtaracak hamlelere ihtiyacımız var. Çünkü, batı hegemonyasının 200 yıllık tarihinde, evrensel yalanlar, sömürü, katliam, kan ve göz yaşından başka özenilecek (!) bir tarafı yok. Ülkesinin kaynaklarını abdye peşkeş çekmemekten başka suçu (!) olmayan Maduro’nun terörist ilan edilerek başına 50 milyon dolar ödül konmasını insanlık nasıl okuyor?
Dünya ve insanlık zalimlerin tahakkümü altında ezilmeye devam ediyor.
İnsanlığa umut aşılayacak nefes İslam coğrafyasında; lakin islam coğrafyası bunun ne kadar farkında.
Cemil Meriç, “bir biz vardık cihanda bir de küffar!” Diyordu. Halen de öyledir.
Küffar halen küffar, peki biz biz miyiz?
Gelin biz olalım, insanlık “biz”e muhtaç!













































































































































































































