Türkiye siyasi tarihinin en dikkat çekici yargı süreçlerinden biri, komünist kimliğiyle tanınan Dr. Hikmet Kıvılcımlı'nın 1957 yılında yaptığı bir seçim konuşmasının ardından yaşandı.
Marksist teorisyen ve Vatan Partisi Genel Başkanı Hikmet Kıvılcımlı, İstanbul Eyüp Sultan Meydanı'nda yaptığı konuşma nedeniyle önce "dini siyasete alet etmek", daha sonra ise "komünizm propagandası yapmak" suçlamasıyla yargılandı. Yaklaşık üç yıl süren dava, 27 Mayıs 1960 sonrasında beraat kararıyla sonuçlandı.
Hayatının yaklaşık 22,5 yılını çeşitli siyasi davalar nedeniyle cezaevinde geçiren Kıvılcımlı'nın Eyüp Sultan konuşması, Türk siyaset ve hukuk tarihinde "ironik" davalardan biri olarak anılmaya devam ediyor.
İSLAMÎ REFERANSLARLA SOSYAL ADALET MESAJI
15 Ekim 1957 genel seçimleri öncesinde Vatan Partisi adına Eyüp Sultan Camii önünde halka hitap eden Hikmet Kıvılcımlı, konuşmasında İslam tarihinden örnekler vererek sosyal adalet, emek, gelir dağılımı ve yoksulluk gibi konuları ele aldı.
Konuşma sırasında Hz. Muhammed dönemine, dört halifenin yönetimine ve özellikle Hz. Ömer'in adalet anlayışına atıfta bulunan Kıvılcımlı, halkın yöneticileri sorgulama hakkını vurguladı. Ezan okunması üzerine konuşmasına ara vermesi de dava dosyasına giren ayrıntılar arasında yer aldı.
ÖNCE DİN, SONRA KOMÜNİZM
Konuşmanın diktafonla kayda alınmasının ardından savcılık tarafından ilk olarak "dini siyasete alet etmek" suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.
Yargılama sürecinde suçlamanın niteliği değiştirildi ve dosya bu kez "komünizm propagandası yapmak" iddiasıyla devam etti. Vatan Partisi hakkında kapatma süreci başlatılırken, Hikmet Kıvılcımlı ile birlikte çok sayıda parti yöneticisi de tutuklandı.
Yaklaşık üç yıl süren dava sonunda sanıklar beraat etti.
FIKRA GİBİ SUÇLAMA
Siyasi tarih araştırmalarında dava, "dini siyasete alet ederek komünizm propagandası yapmak" şeklindeki suçlama nedeniyle çoğu zaman "fıkra gibi dava" olarak nitelendiriliyor.
Komünist kimliğiyle tanınan bir siyasetçinin İslamî referanslar kullanması nedeniyle önce din istismarı, ardından komünizm propagandası suçlamasıyla yargılanması, dönemin siyasi atmosferini yansıtan dikkat çekici örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
EKONOMİ ELEŞTİRİLERİ BUGÜN DE TARTIŞILIYOR
32 sayfalık kitapçık halinde yayımlanan "Eyüp Sultan Konuşması", yalnızca dinî göndermelerden oluşmuyor. Konuşmanın büyük bölümünde dönemin ekonomik sorunları ele alınıyor.
Özellikle nominal ve reel gelir arasındaki farkı halka sade bir dille anlatmaya çalışan Kıvılcımlı'nın değerlendirmeleri, ekonomi tarihi üzerine çalışan araştırmacılar tarafından da incelenmeye devam ediyor.
HZ. ÖMER VE MUAVİYE ÜZERİNDEN TARİH YORUMU
Konuşmada İslam tarihine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kıvılcımlı, Hz. Muhammed ve Dört Halife dönemini adalet anlayışı açısından öne çıkarırken, Emeviler dönemini ise farklı bir tarihsel perspektifle ele alıyor.
Ayrıca "Müellefe-i Kulûb" kavramına değinerek İslam'ın ilk dönemindeki sosyal ve siyasi uygulamalara ilişkin kendi yorumlarını paylaşıyor.
TÜRK SOL LİTERATÜRÜNÜN EN ÇOK ATIF YAPILAN METİNLERİNDEN BİRİ
Aradan yaklaşık yetmiş yıl geçmesine rağmen "Eyüp Sultan Konuşması", Hikmet Kıvılcımlı'nın en fazla tartışılan eserlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Bir yandan Türkiye'de din-siyaset ilişkisi üzerine yapılan tartışmalarda, diğer yandan sosyalist düşüncenin yerel ve dinî referanslarla kurduğu ilişki bakımından akademik çalışmalarda kaynak olarak kullanılan konuşma, Türk siyasi düşünce tarihinin dikkat çeken belgeleri arasında gösteriliyor.



















































































































































































































