Gençlik günlerimde, ben de herkes gibi Sultan Abdülhamid aleyhtarı idim. Okulda anlatılanları gerçek sanıyor, aleyhinde bulunuyordum.
Bir gün yine ileri geri konuşurken terzi dükkanımda müşteri yerinde oturan tanıdığım yaşlı bir zat bana çıkıştı:
“Oğlum, sen imanlı insansın, sakın Abdülhamid Han’ın aleyhinde konuşma. O büyük bir evliya idi.”
Ben buna kızarak karşılık verdim: “Kim demiş veli diye. Memleketi bu hale getiren o değil mi? Ben öyle iddialara kulak asmam. Herkes bir şey söylüyor, kimi veli diye rivayet ediyor, kimi de hain diye…”
















































































































































































































