Hep açlığın, sefaletin adresi olarak hafızalarımıza kazınan emperyalizm mağduru Afrika'da son yıllar itibarıyla köklü bir değişim yaşanıyor.
Herkes Avrupalıların “Rusya bize saldıracak” demesinden Rusya'nın Ukrayna'dan sonra başka Avrupa ülkelerini de işgal edebileceği anlamını çıkarırken Avrupa kamuoyu esasında, Rusya ve Çin yanlısı cunta yönetimlerinin iktidara gelmesiyle kendilerinin Afrika'dan kovulmasını ima ediyorlar. Yıllarca soyup soğana çevirdikleri, fakirleştirdikleri, köle haline getirdikleri Afrika halklarınca şimdi kapı dışarı edilmelerini bir türlü içlerine sindiremedikleri ortada ve Rusya ve Çin yanlısı cunta yönetimlerinin iktidara gelmesini de yok Rus saldırısı, yok Çin nüfuzu falan diye yansıtmaya çalışıyorlar.
Unutmamak gerekir ki bu kıtada yıllarca sürdürülen Fransız ve İngiliz sömürge politikalarının neticeleri yalnızca Afrika kıtasının tüm zenginlikleri yağmalanmakla ve buradaki halklar açlığa, sefalete mahkum edilmekle sınırlı olmadı. Aynı zamanda I. ve II. Dünya Savaşlarında yaklaşık 4.500.000 Afrikalı zoraki olarak Avrupalı devletler adına savaşlara katılmak üzere Avrupa kıtasına getirtildi. Ve bu Afrikalıların en az yarısı Avrupa'daki savaşlarda, kendilerini hiç ilgilendirmeyen bu it dalaşında kurban edildiler, hayatlarını kaybettiler. Ancak ne yazık ki tarih kitaplarında Avrupalılar ölüme sürdükleri bu insanları anmıyorlar bile…














































































































































































































