Tarih
Giriş Tarihi : 07-02-2013 16:40   Güncelleme : 07-02-2013 16:40

TOKİ Vatandaşın Psikolojisini Bozuyor

SAGEM’de konuşan Yüksek Mühendis Mimar Embiya Sancak Samsun’un çarpık yapılaşmasını masaya yatırdı.

TOKİ Vatandaşın Psikolojisini Bozuyor
Samsun Gelişim Merkezi - SAGEM’in haftalık olağan toplantıları Yüksek Mimar- Mühendis Embiya Sancak’ın Kentsel Dönüşüm Konulu konuşmasıyla devam etti.

SAMSUN’UN AFETİ SELDİR

Samsun’un afetinin sel olduğunu kaydeden Sancak, “Yüksek yağmurların oluşturduğu sel felaketleri Karadeniz’in ve Samsun’un afetidir. Erenköy deresinden büyüklü deresi arasında 41 dere afet riski alanını oluşturur. Yılanlı dere seli öngörülmemiş, Belediyeler sanki bilerek adam öldürmüş gibi duruma düşmüştür” şeklinde konuştu.

Samsun’un kentsel dönüşümünün çok sancılı bir şekilde devam etmekte olduğunu belirten Yüsek Mimar Mühendis Embiya Sancak, Samsun’un tarihi dokusuna zarar vermeden bir kentsel dönüşümün gerçekleştirilemediğini de kaydederek, “Tarihi Bedestan Restorasyon projesini 10 yıl önce ben yapmıştım. Yıkılması gereken ilaveler ve otel dahil 5 bina var. Burada da aynen Saathane bölgesinde olduğu gibi mal sahipleri tarafından Bedestan tahrip edilmiştir. Samsun Kalesinin ayakta kalan duvarlarından bir kısmını burada görebilirsiniz. Tarihi Samsun'u ortaya çıkarmak için yıkım ve restorasyon alanlarından en önemli alanlardan birisi de burasıdır” diye konuştu.

Samsun’un 1980 İmar Planını kendisinin yaptığını sözlerine ekleyerek konuşmasını sürdüren Sancak, “Kuzey Yıldızına itiraz ettik. Lovelet’tin olduğu yere bina olmaz dedik. Oralarda her zaman afet riski olacaktır. Binalar yapıldıktan sonra tasfiye edilmesi gereken yere yasal düzenlemeler yapılarak durum kurtarılmaya çalışıldı ama sonuç aynı.. O bölgede halen büyük bir risk vardır. Çünkü dere genişliği 30 metre olmadan oralarda bu tür yapıların her zaman risk tehlikesi vardır, olacaktır” dedi.   

SAMSUN’UN İLK İMAR PLANI 1850

Samsun’un ilk imar planının 1850’de yapıldığını ve Osmanlıca olduğunu belirten Sancak, “İkincisi 1905’tir ve sırasıyla, 1940, 1960, sonuncusu ve benimde imzamın olduğu imar 1980 yılında yapılmış. Bunun dışında plan yapılmamıştır” diye konuştu.

ATAKUM NUFUSU NORMALİN ÇOK ÜZERİNDE

Atakum’un küçük parsellerle planlandığını ve büyük imar planların yapılmadığını da sözlerine ekleyen Yüksek Mimar Mühendis Embiya Snacak sözlerine şöyle devam etti, “Atakum’da  1 milyon 200 bin nüfus düşünülerek planlama yapıldı. Atakum’da bu nüfus çok abartılıdır. En fazla 400 bin nüfus barındırabilir. Samsun’a Tokat, Çorum, Amasya’dan göç almaktadır. Yakın yerden göç alıyoruz ama büyük yerlere göç veriyoruz. Atakum’da çevre illerden ikinci konut için yani yatırım için konut alımı yapılıyor. “

10 bin metre kare alanda 350 kişinin iskânın sosyal bir felaket olacağını da belirten Sancak, “Bu ölçüyü kaçırırsanız orada rafah mahallesi değil sefalet mahallesi olur. İngiltere bunu yaşadı. 100 Yıl Bulvarının çevresi sefalet durumundadır. Sosyal parçalanmalar meydana geliyor. Zaman içerisin sosyal dokudaki uyumsuzluklar farklı farklı problemlere yol açıyor.. Bu sayı kırsal alanda; hektara 50 kişidir. Dört emsal çok yoğun bir yapıdır. Tapu alanının dört katı inşaat demektir ki bu kavga demektir. Doğru olansa 1,5 emsali geçmemektir” diye konuştu.

TOKİ VATANDAŞIN PSKOLOJİSİNİ BOZUYOR

TOKİ’nin kentsel dönüşüm uygulamasının insan doğası ve tabiatına uygun olmayan bir sitematik ile devam ettirildiğini ve yetkilerinin çok fazla olmasından dolayı müdahalenin de mümkün olmadığını belirten Sancak, “Konuşamayanların yerine konuşuyorum. Vatandaş ister, bilmeyende kötü yapılmasını sağlar ve yıllar sonra bunlar yıkılır. Her insan kendi yuvasını, kendi seçmek ister. TOKİ, vatandaşın psikolojisini bozuyor. Vatandaşın isteklerine cevap vermiyor. Kendi istediklerini yapıyorlar ve bunu vatandaşa dayatıyor. İnsan ruhuna uygun olmayan binalar yapılıyor. İnsan kalacağı yuvayı kendi seçebilmeli, boyasının rengini seçmeli, o imkân sağlanmalı. TOKİ’nin, Pelitköy’deki çalışması olumludur. Orada bu hassasiyetler göz önüne alınmıştır”dedi.

BURSA’YI BOMBALAMAK İSTİYORUM

Sancak şöyle devam etti, “Bursa’daki siluetleri bombalamak istiyorum. Kent perişan görünümünde. Tarihi yapı ve görünüme kıyım gerçekleştirilmiş. Koca binalar tarihi binaların ve şehrin tarihi dokusuna kara bulutlar gibi kondurdular. Samsun’da henüz olmadı ama yakın gözüküyor. Asıl felaket şehrin nüfusunu, 4 kat nasıl arttırıyorsun. Alan aynı ama nüfus artıyor.. Şehri geniş alana yayamadılar. Şehir içerisinde nüfus ile birlikte düzenlenmesi gereken ticari ve sosyal alanları planlamadan bu nüfusunun yaşam alanını nasıl karşılayacaksın. Nasıl doyuracaksın. Planlama çok kötü. Samsun’un kentsel dönüşümü çok sancılı olacaktır.

KENTSEL DÖNÜŞÜM NASIL OLMALI

Yeni uydu kentler ile sorun çözülmeli, Çiftlik Mahallesi de dönüşmeli. Kentsel rantiyeye dönüşmemesi için bu konu sürekli gündemde tutulmalıdır. Çok büyük kurnazlar çıkacaktır. Ben bilim adamıyım. Bilimimin sadakasını ödüyorum. Konu ile ilgili yazıyorum. Yapılan doğru değildir. Siyasi gelecek uğruna şehir katledilememelidir.  Yanlıştan vazgeçilmelidir.
 
adminadmin