Üstad Necip Fâzıl’ın “ata yurdum” dediği Maraş’a hususî bir alâkası vardı. Şehr-i Maraş’a her gelişinde Maraş’ı “gür sakalından, kalın kaşlarına ve fesine kadar” büyük babasına benzettiğini söylerdi. Maraşlıları kendine “aksiyon” ve fikir sahibi bir model olarak görür ve bunun için “Maraş tohumundan yetişme fikir adamını göstermek üzere öz memleketine gelmenin şerefini yaşadığını” coşkulu bir şekilde anlatır: “Birçok eser ortaya koydum, birçok şiir kaleme aldım, düzinelerce yazı yazdım ama hiçbiriyle övünemem. Övünecek bir şeyim varsa o da Maraşlı olmamdır.”
Üstadın Maraşlılık ruhu o kadar güçlüdür ki, Maraş’ın millî mücadelesine Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana ilgi gösterir. Maraş müdafaasının on yedinci yılı olan 12 Şubat 1937’de ve on sekizinci yılı olan 12 Şubat 1938’de İstanbul’da yüksek tahsil yapan Maraşlı gençler tarafından Eminönü Halkevi’nde düzenlenen “Maraş’ın kurtuluş günü” nde Maraş millî mücadelesine dair konuşma yapar. 1935’de yazdığı “Tohum” adlı eseri 1 Kasım 1919’dan 1920 yılı 11 Şubat 1920’ye kadar süren Fransız işgaline karşı Maraşlıların cümleten katıldığı millî mücadelesini anlatmaktadır. Kendisinden dinleyelim:
“Hiç unutmuyorum. Bundan on bir sene evvel, ben Ceyhan’da bir banka memuru iken, bir Maraşlı, beni oradaki çiftliğine davet etti. Göz alabildiğine dümdüz uzayan bir ovanın ortasına kakılmış bir çardağın üstünde ve gümüş bir sini biçimindeki ablak bir ay altında, gözyaşlarını gizleyemeden bana sabaha kadar, Maraş kurtuluşunu safha safha anlattı. Ömrümde, şiir akışı ve hayâl şahlanışı bakımından bu kadar güzel bir gece geçirmedim. O anlattıkça, dümdüz ve çırçıplak ova; dağ, akarsu, uçurum, insan ve at, bir efsane kalabalığıyla doldu. Bu kalabalık, beni ve düşüncelerimi gün doğuncaya kadar bekledi. Maraş’ın mânâsını billurlaştırmak için yazdığım Tohum piyesindeki fikri işte bu gece evladım...” (Ömer Hakan Özalp, Derin Tarih Dergisinin Şubat 2020 sayısı, s. 13)
Maraş müdafaasında Ferhad Bey
“Tohum” piyesi işgalci Fransızlara karşı başlatılan Maraş müdafaasının öncülerinden Maraşlı münevver Ferhad Bey’i öne çıkararak millî hâfızamıza yerleştiriyor. Bir asır sonra millî hâfızama yerleşen bir başka kahraman da Maraşlıların mânevî annesi olan ve Maraş müdafaasına katılan yürekli Şerife Teyze’dir. (s.86)
Birçok kahramanın yer aldığı “Tohum” da tasarlanmış bu iki isim hakikatte benzeri olan sembol şahsiyetlerdir. Ferhad Bey İstanbul’da ve Avrupa’da yüksel tahsil yapmış, milliyetçi ve mukaddesatçı birisidir. Maraş düşman işgaline uğrayınca memleketinde kalıp Fransız askerlerine karşı mücadeleye katılan Anadolu âşığı yiğit bir vatanseverdir. Fransızlar tarafından tuzağa düşürülerek öldürülen kardeşi Osman’ın kaçırılan hanımını düşman komitecilerin elinden kurtarır. (s. 68). Ona göre Anadolu vatan olmanın yanında bin yıldır Türklerin millî varlığını içinde taşıyan bir tohumdur. Bu tohumun ruhu, “kendisini çıplak, yalçın, hoyrat bir maddenin (taş, toprak) maskesine bürümüştür ve bu tohumun çekirdeği olan Anadolu bütün sırlarını gizleyerek insanları kendisine bağlamıştır.” (s.43)
Tohum, Maraş ve istiklâl
Ferhad Bey’in uğrak yeri Maraş’ta bir handır. Hancı, Ferhad’a kahraman gözüyle bakan ve onun dert yoldaşı olan birisidir. Ferhad Bey Hancıyı baba gibi sayar. Sabırsızdır, bir ân önce Fransız askerlerine karşı harbi başlatmak ister. Hancı vaktin gelmesi gerek, diyerek onu sabırlı olmasını ister. “Ferhad Bey: Baba! Hancı: Oğlum! Ferhad Bey: Ne yapmak lazım? Hancı: Sabretmek, sabretmek… Elimizden başka bir şey gelmez. Ferhad Bey: Nasıl sabredilir, öğretir misin? Hancı: Oğlum! Nasıl sabredilir bilmez misin? Herkes nasıl sabrediyor? Ferhad Bey: Unutarak mı, adam sen de ne olursa olsun diyerek mi, yoksa yaralı bir ciğerde, etrafı keseyle çevrili bir kurşun parçası gibi bu ağırlığı içimizde taşıyarak mı, nasıl? Hancı: Hiç unutmak, aldırmamak olur mu? Sabır, çekilen şeyi duymamak değil, ona dayanmayı bilmektir. Acı ne kadar büyükse sabır da o kadar büyüktür.” (s.38).
Kafkas esaretinden yeni kurtulmuş bir Yolcu İstanbul’a gitmek için Maraş’taki handa mola verir. Yolcu, Hancı’ya anlatır: “Maraş'a iki günlük yoldan beri hep onun adını duyuyorum. Dert oldu bana bu Ferhad Bey. Onu mutlaka görmeliyim. Ferhad Bey şöyle yaptı, Ferhad Bey böyle etti, Ferhad Bey dağa çekildi, Ferhad Bey'in kardeşini öldürdüler, Ferhad Bey Fransızlara dedi ki, Ferhad Bey komitecilerle boğuşuyor, Maraş kan ve ateş içinde ve Ferhad Bey...” (s. 22).
“Maraş gibi bir yerde nasıl bir adam bu?”
Hancı, Ferhad Bey’in Maraşlıların nezdinde bir kahraman olduğunu anlatır. Hancının anlattıklarından hayrete düşen Yolcu, “Maraş gibi yerde nasıl bir adam bu? Bunca yıl okumuş yazmış bir adam nasıl olur da Anadolu’nun ruhundan bir şey kaybetmez. Bir bakıma göre eski zamanların kahramanlarını andırıyor. Kimdir, nedir bu adam?” diyerek, Ferhad Bey’e hayranlık duymaya başlar. (s.23)
Hancının anlattıkları Ferhad Bey’in ve Anadolu’nun ruh mayasının târifidir. Yolcu harp görmüş, İstanbul’da yaşamış tecrübeli birisidir ve yaşayan bir kahraman olan Ferhad Bey’in varlığından hayli duygulanır: “Biz bu ruhu tanımıyoruz. Bu ruh dal budak salmış bir ağaç gibi göz önünde fışkırmış hakikatlerden değildir. En derin ve en gizli hakikatlerdendir. Hakikat kesifleştikçe ruh küçülür ve küçüldükçe gizlenir. Bir tohum gibidir.”
Yolcu ile Ferhad Bey handa tanışırlar. Ferhad Bey kuvâ-yı millîyeci ruhuyla konuşur: “Biz burada muharebe etmiyoruz. Muharebe dediğimiz, tüfeği olana karşı tüfekle, mızraklıya karşı mızrakla ve tırnakla dövüşene karşı tırnakla yapılan şeydir. (…) Onlar üzerimize hortumla ateş sıkıyor. Bizim sırtımızda gömleğimiz bile yok.” (s. 44).
Ferhad Bey vatan ve istiklâl aşkıyla vecde geçerek konuşmasını ateşli bir şekilde sürdürür: “Onlar üzerimize hortumla ateş sıkıyor. Bizim sırtımızda gömleğimiz bile yok. Ateş geldiği zaman sırtımızda bir patiskanın bile mukavemetini bulamıyor. Biz burada muharebe etmiyoruz. Bir sivrisinekle bir ejderhayı dövüştürmek gibi sihirbaz işine benzer bir tecrübe yapıyoruz.”
Ve ardından cenk marşı söylercesine “Sapan taşlarının yanında füze / Başka âlemlerden farkımız bizim” diyerek kalkar ve Maraşlı mücâhitlerin yanına gitmeye hazırlanır. (s. 86-87).
“Ferhad Bey! beni de alın yanınıza!”
Ferhad Bey’in harbin başladığını anlatmasından ve onun cesaretinden vatan şuuru kabaran Yolcu: “Ferhad Bey! Size yalvarırım. Beni de alın yanınıza! Size faydalı olduğum müddetçe kalayım. Beraber çalışalım. Bana emniyet edin!” diyerek âdeta yalvarır. Ferhad Bey, Yolcu’ya “Bizimle kalmak istiyor musunuz?” Yolcu: “Her şeyimle sizinim.” (s. 40).
Yolcu, memleketine gitmekten vazgeçip Ferhad Bey’le Maraş müdafaasına katılmayı göze almış vatansever bir tavır ortaya koyar. Ferhad Bey, Yolcu’yu harpten dolayı başlayan yokluğun, darlığın içinde mücadele bitene kadar misafir eder. Yolcu’nun Maraş'ın istiklâli için İstanbul’a ailesinin yanına gitmekten vazgeçip, Fransızlara karşı Ferhad Bey’in yanında mücadele katılması vatan kavramının Türk milleti nezdinde önemini gösterir. Hülâsa ifadeyle, Türk Anadolu’nun ve Maraş’ın millî şuuru “Tohum” da Ferhat Bey’in şahsında sembolleş[email protected]
Kadir Erol
Telef olan, rotasız hayatlar
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Adnan ÖZ
Çarşambaspor ve Samsunspor!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)