“Türk’ün Ateşle İmtihanı” adlı kitabı İlkokuldan üniversiteye kadar Türkçe metinlerden herkes mecburen okumuştur. Hak etmeyen bir şöhrete sahip bu kitapta Kemal tasvirlerinin birçoğu okuduğumuz gibi değilmiş. 27 Mayıs darbecilerinin siyasî kanadı olan Kemalist Chp iktidarına hoş görünmek isteyen Halide Edip Adıvar’ın adı geçen kitabının İngilizce baskısındaki M. Kemal’e dair tenkitleri 1962’de Çan Yayınları’ndan çıkan Türkçe baskısında sansüre tâbi tuttuğunu, İngilizce baskısından hiç alınmayan paragrafların M. Kemal’le ilgili olduğunu tarihçi Prof. Dr. Y. Hakan Erdem’in “Tarih-Lenk” kitabından öğreniyoruz. (Tarih-Lenk, Y. Hakan Erdem, s. 197-199, 2008)
“H. Edip Adıvar’ın 1928’de İngilizce olarak yazdığı ve yayımladığı bir metnin tam otuz dört yıl sonra Türkçe’de göründüğü hâline eğilmek istiyorum. The Türkish Ordeal’ın nasıl Türk’ün Ateşle İmtihanı hâline geldiğini tüm veçheleriyle incelemek gibi bir iddiam yok. Halide Edip, 1962 yılında Türkçe edisyona yazdığı çapraşık ifadeli kısa önsözde Türk’ün Ateşle İmtihanı’nın ve Türkçe’den önce İngilizce’de çıkan diğer metinlerinin tercüme olmadıklarını söyler: ‘Bunların hiçbiri tercüme değildir, fakat bazı yerleri biraz kısa, bazı yerleri biraz uzun olmakla beraber, öz itibariyle aynıdır.’ (…) Metinleri karşılaştırdığımızda ise meselenin hiç de Halide Edip tarafından yumuşatılarak sunulduğu gibi olmadığını anlıyoruz.” (Erdem, a.g.e., s.184).
Bu satırlardan şu anlaşılıyor: Halide Edip, Kemalist rejimle sürtüşmeye girmek istememiş ve kitabının sansür edilmesine râzı olmuş. Kendisi de Kemalistler gibi Batıcı’dır. Cumhuriyet devrimlerine kökten değil, biçim olarak karşı. Amerikan Wilson Cemiyeti’nin kurucusu ve Anglo-Sakson kültürü hayranı. İstiklâl Savaşı arifesinde M. Kemal’e Amerikan mandacılığını teklif eder ve sonra Millî Mücadele’yi destekler. İlk Meclis’te M. Kemal’e bâzı konularda katılmadığını söyler ve M. Kemal’in sert bir şekilde “benim emrimi dinlemek mecburiyetindesin” demesi üzerine Ankara’yı terk eder. 1924’de kurulan Terakkiperver Fırkası programının yazılmasına yardım eder. M. Kemal ve Cumhuriyet Halk Fırkası aleyhinde yazılar yazar ve M. Kemal’in tepkisiyle karşılaşır. Takrir-i Sükûn Kanunu çıkınca ve “yüzellilikler” listesi hazırlanmadan “gönüllü sürgün olarak” Avrupa’ya gider. 1939’da Türkiye’ye döner ve Demokrat Parti’den bağımsız milletvekili seçilir.
M. Kemal aleyhindeki kısımlar çıkarılıyor
Şimdi de sıkıntılı kitabı İngilizcesinden Türkçe’ye tercüme eden mütercim ve yayıncı Vedat Günyol’un 20 Nisan 2002 tarihli Hürriyet gazetesindeki mülâkatında anlattıklarını dinleyelim: “Türkiye'ye döndüklerinde onlarla görüştüm asistanlık yaptım. Halide Edip ile Türkün Ateşle İmtihanı'nın İngilizce'den Türkçe'ye çevirisini beraber yaptık. O dikte ediyor ben yazıyordum. Hastalanınca, Vedat sen git tercüme edip getir bana diyor, bu sefer ben tercüme ediyorum, o düzeltiyor. Kitabın orijinali Turkish Ordeal'di. Ama kitabın İngilizce baskısında Atatürk aleyhine yazdığı yerleri Türkçe'ye çevirirken almadı. Yâni o bölümleri kendisi sansürledi. Sonra Türkün Ateşle İmtihanı'nı Yeni Ufuklar'da ve Çan Yayınlarında ben basmıştım.”
Nasreddin Hoca’nın leyleğine dönüştürülen kitap
Bizim meselemiz Halide Edip ve eserlerini anlatmak değil, “Türk’ün Ateşle İmtihanı” nın Türkçe baskısına müdahale eden ve M. Kemal’i “yücelten” zihniyetin çarpıklığını göstermek. Şu satırlar Kemalistlerin tavrından sakınan ve aslında Kemalistler gibi seküler ve modernleşmeci olan Halide Edip’in çelişkili bir zihniyetinin olduğunu gösteriyor: “The Turkish Ordeal ve Türkçe’deki adıyla Türk’ün Ateşle İmtihanı’nın siyasî duruş olarak pek fazla örtüşmediğini bilenler epeydir biliyordu. 1962’de Halide Edip’in İngilizce metni olan The Turkish Ordeal’ı Türkçe’ye Türk’ün Ateşle İmtihanı olarak çevrildiğinde Halide Edip’in kendisi, M. Kemal ve rejiminin eleştirilerinin çoğunu dışarıda bırakmıştı. Böylece (kitabın) İngilizce aslı, Cumhuriyetin kuruluşuna ilişkin Kemalist mitleri sorgularken, otuz küsur yıl sonra çıkan Türkçe versionu, yâni Türk’ün Ateşle İmtihanı, aksine bunları onaylamaktaydı. (…) İngilizce adıyla çıkan kitap büyük boyda, ince puntolu ve 407 sayfalık bir kitap (...) Türk’ün Ateşle İmtihanı’nın ise daha küçük boyda, daha büyük puntolu ve 312 sayfalık bir kitap alması bile, bu Türkçe metnin başına vahim şeyler geldiğini gösteriyordu” (Erdem, a.g.e., s.185-186-197).
Nasreddin Hoca’nın leyleği gibi sağı solu kırpılan bu kitaptaki çarpıklığın bir örneği de şöyle: “İngilizce yazılan orijinal kitabın 12. sayfasındaki ‘Bu devrede Padişah, Meclisi kapatmayı düşünüyordu. Mustafa Kemâl Paşayı elde ederek parlamentoyu kapatmak ve ardından bir mutlakiyet kurmak istiyordu’ cümleleri Türkçe baskısında mânâca farklı: ‘Eklemek isterim ki Türkiye bir parlamentarizmin gereğinden fazla ileri bir hükümet şekli olduğunu düşünenlerin hepsi, aynı zamanda, bir yabancı himaye rejimi de istiyor değildi: Mustafa Kemal Paşa’nın, parlamentoyu kapatması için sultanı iknaya çalışanlardan biri olduğu söyleniyordu. Ama, o (M. Kemal), sultanın daha sonra mutlakiyetçi bir rejim başlatmasını ve içinde kendisinin bizzat harbiye nazırı olacağı bir hükümet kurmasını arzuluyordu.” (Erdem, a.g.e., 187)
Yukarıdaki satırlardan anlaşılan şu: İngilizcesinde M. Kemal, Padişahın tesirinde edilgen bir konumdadır. Türkçe baskısında ise, moda tabirle “oyun kurucu” dur. Sıkıntılı kitapta değiştirilen bâzı cümleler mâna bakımından o kadar farklı ki, Türkiye’de okutulan baskısının 17. sayfasında geçen “Aynı zamanda millî bir hareket, memleketlerindeki bir Ermenistan kurulması ihtimaline karşı Şarkta şiddetli sûrette uyanmıştı. Kâzım Karabekir Paşa, o zaman, memleketimizde tek hatırı sayılabilir Türk ordusunun başında bulunuyordu. Kendisi aynı zamanda, İtilâf Kuvvetlerinin Şarkî Anadolu’da bir Ermenistan kurma ihtimaline karşı halkı silahlandırıyordu” paragrafı İngilizce baskısında şöyle: “Bu arada, millî hareket, kendi topraklarında bir Ermenistan kurulması ihtimalinin bile her zaman dehşetli heyecanlara ve öfkeye yol açtığı şarkta başlamıştı. Şarktaki tek hatırı sayılır düzenli Türk kuvvetinin komutanı olarak Kâzım Karabekir Paşa, halkı askeri depolardan silahlandırıyor ve müttefiklerin Doğu Anadolu’da bir Ermenistan yaratmaya karar vermeleri durumunda etkili bir direnişe hazırlanıyordu.” (Erdem, a.g.e., s.187-188).
İngilizce baskısında “millî hareket” ifadesiyle millî hareketin Osmanlı’dan bu yana sürüp gelen bir millî hareket kastedilmekte ve Karabekir Paşa Millî Mücadele’nin önemli ve tesirli komutanı olarak anlatılmaktadır. Türkiye’de yayınlanan baskısında ise, millî kavramıyla sadece 1919’dan sonraki mücadelenin adı kastedilmekte ve Karabekir Paşa Millî Mücadele’yi başlatan öncü komutan değil de başında bulunduğu “hatırı sayılır ordunun” komutanı şeklinde zikrediliyor.
İngilizce ve Türkçe baskılarında farklı M. Kemal
Türkçe baskısının 119 ve 120. sayfalarında yer alan başka bir paragraf: “Mustafa Kemal Paşa yaklaştı. Bana inerken yardım etti. (…) Fakat bu kudretli el şekil itibariyle ötekilerden bambaşkaydı. Anadoluların elleri umumiyetle kocaman, geniş ve zâlimleri gırtlağından yakalamağa kadir görünür; Mustafa Kemal’in gergin derili, uzun parmaklı beyaz eli Türkün bütün hususiyetleriyle birlikte aynı zamanda hâkim bir vasfa sahipti.”
Bu satırlar İngilizce baskısında şöyle: “Mustafa Kemal Paşa’nın eli bana uzanarak basamaktan inmeme yardım etti. Eli, bu ışıkta belirgin olarak görebildiğim tek uzvuydu ve bütün vücudunun fizikî olarak en özellikli kısmı da bu eldi. Bu, çok ince parmaklı ve hiçbir şeyin karartamadığı ve kırıştırmadığı bir cilde sahip olan ensiz ve kusursuz bir eldir. Efemine değildir ama bir erkeğin eli olmasını da beklemezsiniz. (…) Son derecede asabi gerilimiyle ve fırlayıp kendine zulmedeni gırtlağından tutacakmış gibi hazır oluşuyla bu el, savaşan Türk’ün iri, enli elinden farklıydı.” (Erdem, a.g.e., s. 120).
İlkinde M. Kemal’in eli Türk’ün bütün hususiyetleriyle birlikte hâkim bir vasfa sahipken, ikincisinde M. Kemal’in beyaz eli, savaşan Türk’ün iri, enli elinden farklı tasvir ediliyor. Kemalist Cumhuriyetin M. Kemal’in elini dahi “savaşan Türk’ün iri, enli elinden farklı” gösterilmesine tahammülü yok.
“Müstehzi, tezat ve palavracı”
Y. Hakan Erdem’e göre İngilizce baskısında M. Kemal’le ilgili bâzı kısımlar Türkçe baskısında hiç yer almamış. Şu satırlar Türkçe baskısında yok: “Müstehziliği insanı hasta etmesine karşın yalanlara şiddetle saldırmasına hayran olmamak imkânsızdı. Fakat, adam tam bir tezattır. Hemen biraz sonra, ortadan kaldırdığı yalana göre, huyuna daha çok uyan bir palavrayı yerleştirmeye çalışırken görürdünüz. Herhangi bir kanaati varmış gibi durmuyordu. Ne kadar çelişik olursa olsun kendisine ve dâvaya bir şekilde yararı dokundukça şimdi birini, biraz sonra diğerini aynı şiddet ve enerjiyle benimserdi. Fakat onu, o günlerde çok sert de kınamak olmazdı.” (Erdem, a.g.e., s. 125).
“Bâzen güçsüz ve zavallı bir korkak gibi görünürdü”
Türkçe baskısının 153.sayfasında yer alan “Mustafa Kemal Paşa, fikrini yürütmek için her nevi sistemi kullanıyor, zaman zaman, bir George Washington tavrı alıyor, bazen de bir Napoleon havası yaratıyordu. Fakat ilim sahasında çok yüksek olanlar bile onun kudretine yaklaşamazlardı. İnsan tabiatının en zeki bir mümessili olan Mustafa Kemal Paşa daima mevkiini muhafaza edebilirdi” cümleleri İngilizce baskısında şöyle: “Epeyce, fakat orta seviyede bir sahne yeteneği vardı. Kâh, ikinci bir George Washington imişcesine mükemmel bir demagog olur ve hemen sonra Napoleon’umsu bir tavır takınırdı. Bazen güçsüz ve zavallı bir korkak gibi görünür, bazen en üst seviyede güç ve cesaret gösterirdi...” (Erdem, a.g.e., s. 153)
Bu cümlelere göre Türkçe baskısında M. Kemal zeki, kudretli ve kararlı, İngilizce baskısında ise her ân değişebilir, ne yapacağı kestirilemez bir lider. Türkiye’de okutulan baskısında M. Kemal’in heybetli ve istikbâli olan bir lider olarak tasvir edildiği şu satırlar İngilizce baskısında yok: “Çevresinde zekâ ve ahlâki duruş açısından ondan üstün, kültür ve eğitim açısından ise kat kat daha üstün adamlar olduğunu tabii ki hep bilirdiniz. Fakat, onları incelikte veya orijinallikte geçemese de hiçbiri onun hayatiyetiyle başa çıkamazdı. Onların ne meziyeti varsa, aşağı yukarı normal ölçüler içindeydi. Onun hayatiyeti ise değildi. Ve onu tek başına baskın kişi yapan buydu... Onu hâlâ görebiliyordum: Odanın ortasında ayakta duruyor ve herkesi takatsiz düşürmüşken o başladığı dakikadaki kadar canlı. Ve kendi kendime şöyle söylerken hatırlıyorum: ‘Ne kadar şaşılacak bir adam.’ Yıkım kılığına bürünmüş bir doğa kuvveti mi acaba? İnsana ait herhangi bir şeyi var mı? Peki, ulus amacına ulaştığı zaman bu kasırga nasıl durulabilir ki?” (Erdem, a.g.e., s. 159).
Kemalist tarih gibi, Kemalistlerin tahakkümü altında olan kitaplar da böyledir işte. Hakan Erdem, kitabının adını boşuna “Tarih-Lenk”, yâni Topal Tarih koymamış. ([email protected])
Adnan ÖZ
Çarşambaspor ve Samsunspor!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)