Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 22-05-2013 17:37   Güncelleme : 22-05-2013 17:37

Yılmazlar Kime Güveniyor?..

Merhaba Dostlar   Samsunspor, Adnan Ölmez'in vurduğu darbeden sonra 5 yılda anca toparlanmış ve Kazım Yılmaz yüzünden yine borç batağına batarak bir alt ligde sürünmek zorunda kalmıştır

Yılmazlar Kime Güveniyor?..
Merhaba Dostlar
 
Samsunspor, Adnan Ölmez'in vurduğu darbeden sonra 5 yılda anca toparlanmış ve Kazım Yılmaz yüzünden yine borç batağına batarak bir alt ligde sürünmek zorunda kalmıştır...
 
Bilindiği gibi her iki isimde Samsunspor'u düşürüp kaçarken, sağlıklarını bahane etmişlerdir...
 
Dün sağlığını bahane edip İstanbul'a kaçan Kazım Yılmaz, bugün Çarşamba Ticaret Borsası'na tekrar aday olup başkan olurken, Çarşamba Ticaret Sanayi Odası (ÇTSO)'ya ise aday çıkarabilmektedir...
 
Nasıl olsa Samsun kamuoyu balık hafızalı, 3-5 ayda Samsun ve Samsunspor'a yaptığı kötülükleri unutur!..
 
Arkasında birde bakan ortak olduktan sonra, başımıza külhanbeyi dahi kesilebilir!..
 
Samsunspor'un milyonlarca TL'sini hepa edip, milyonlarca TL'de borç batağına sokan, takımın elinde tek futbolcuyla bırakıp kaçan Kazım Yılmaz değil miydi?..
 
Bu Kazım Yılmaz, Çarşamba TSO seçimlerinde mevcut başkan Yusuf Kefeli'nin karşısına Ahmet Yılmaz'ı çıkarmıştır...
 
Seçimleri kazanmasının ardından yanına onlarca çapulcuyu alan Kazım Yılmaz, Çarşamba TSO binasını basmaya kalkmış ve oradaki güvenlik kuvvetleri olaya müdahale etmişlerdir...
 
Ertesi gün, bu sefer Mithat Yılmaz, Çarşamba TSO’ ya yanındaki çapulcularla gelmiş ve elindeki belgeleri Yusuf Kefeli'nin önüne atarak bunların hesabını vermesini istemiş!..
 
Yusuf Kefeli ise, "Sen savcı mısın, hakim misin? Sana ne hesabı verecem demiş" ve gerginlik daha fazla büyümeden araya girenler Mithat Yılmaz'ı binadan çıkarmışlar...
 
Mithat Yılmaz ise yanındaki çapulculara odanın arabasının 4 tekerini de kestirmiş!..
 
Kamera görüntüleriyle tüm bu süreç kayıt altına alınmış ve Kefeli, hem Kazım hem de Mithat Yılmaz hakkında savcılığa suç duruyusun da bulunulmuş...
 
Bu iki ortak yanına 3-5 çapulcu alıp oda binasını basma cesaretini nereden alıyorlar?..
 
 
Akıllara Çarşamba Elektrik Üretim A.Ş.'de kurucu ortak oldukları Suat Kılıç gelmektedir...
 
Suat Kılıç Spor Bakanı'dır ve arkasına bir bakanı alan Yılmazlar anlaşılıyor ki;
 
Çarşamba TSO’yu basma girişiminde bulunuyorlar ve odanın arabasının tekerlerini bıçakla kesme cesaretini de kendilerinde buluyorlar!..
 
Bu durum bize gösteriyor ki, arkana AK Partili bir bakan aldığın zaman, Türkiye'de istediğini yapma özgürlüğünü elde edebiliyorsun!..
 
Çetelerle mücadele etme kararlılığını ortaya koyan AK Parti, kendi mensuplarının hataları yüzünden yeni çetelerin piyasaya çıkıp, ortalıkta terör estirmelerine artık müsaade etmemelidir!..
 
********************
 
Bu arada Fuat Köktaş'ın ardından Galip Öztürk'te köşe yazılarıma tekzip göndermiş!..
 
Köşe yazılarımda bir çok kez Fuat Köktaş'ın ismi geçerken kendisi yalnız, "BÜYÜKŞEHİR HESABIYLA SAMSUNSPOR" başlıklı köşe yazıma tekzip metni göndermişti...
 
Yazım incelendiğinde kendisini, AK Parti Genel Merkeze rağmen İl Başkanı olmasını sağlayan Suat Kılıç ağırlıklı bir yazı olduğunu görmekteyiz...
 
Yine Galip Öztürk'ün, "SAMSUNSPOR'U KULLANMAYI BIRAKIN ARTIK!.." ve "KÖKTAŞ'IN İLÇE BAŞKANI KÖSE'YE BAK!.." yazılarıma tekzip gönderdimiş...
 
Bu yazılar da incelendiğinde Galip Öztürk'ün ortağı olan Suat Kılıç ağırlıklı yazılar olduğu aşikar...
 
Anlaşılıyor ki;
 
Ben ne zaman Suat Kılıç ile ilgili bir yazı kaleme alsam, birileri tarafından, içerisi tamamen komedi olan gerekçelerle tekzip edileceğim!..
 
Fuat Köktaş ile Galip Öztürk'ün, Suat Kılıç'ı AK Parti Genel Merkezi nezdinde yazılanları tekzip ettirilerek aklama çalışması olarak gördüğüm tekziplerin üstünde fazla durmayacağım...
 
Çünkü Galip Öztürk'ün yollamış olduğu yazı evlere şenlik bir tekzip metni olmuş...
 
Tekzibin üzerinden değil köşe yazısı yazmak, istense kitap dahi yazılır...
 
Fakat bir iki yerine değinmeden geçmekte olmaz!..
 
Galip Öztürk'ün avukatlarının kaleme aldığı yazının bir kısmında:
 
"Müvekkil haberde geçen suç isnatlarından, çete lideri olduğu iddia edilen İstanbul 23. Ağır Ceza 2012/15 esas sayılı dava dosyasından 19/04/2013 tarihi itibariyle tahliye edilmiştir. Bu tahliye kararı da, müvekkil hakkında isnat edilen suçun sübut bulmadığının en önemli delilidir. Üstelik müvekkilim hakkında isnat edilen suçun sübut bulmadığı, müvekkilim ile hiçbir ilgisinin olmadığı ve bu nedenle tahliye kararı verildiği başta kamuoyu olmak üzere tarafınızca da bilinmektedir."
 
 
Yukarıda ki metni okuduğumda bu tekzip metnini yazan avukatların, avukatlık diplomalarını nereden aldıklarını merak ettim...
 
Avukatlara hatırlatmak gerekir ki;
 
Galip Öztürk yargılandığı davadan aklanarak tahliye olmamış, ceza alarak tahliye olmuştur...
 
Galip Öztürk 11 yıl 3 ay cezayı sokağa tükürerek, Kabahatler Kanunu'nu ihlal ettiği için almadı değil mi?..
 
Yüksek Yargıtayın birçok kararında davacının tamamen kendi iradesi ile oluşturduğu ortamın basın yolu ile eleştirilmesine katlanmak zorunda olduğunu, sayın çokbilmiş avukatlarımıza hatırlatmak gerekiyor...
 
Bir de tekzip metninin sonunda, tarafıma ceza davası için suç duyurusunda bulunulacağı ve ayrıca tazminat davası açılacağına vurgu yapılmış...
 
Galip Öztürk'ün avukatlarına hatırlatmak gerekir ki;
 
Basın hukukuna göre, suç olduğu kanısıyla açılacak davalarda yetkili mahkeme, suçun işlendiği yerde faaiyet gösteren mahkemelerdir. Bu nedenle, açacağınız davalarda yetkili mahkemeler, Samsun Adliyesi'nde bulunan mahkemelerdir. Şimdi gidipte Bakırköy Adliyesi'nden davaları açarak hem yargıyı hem de bizi uğraştırmayın. Bakırköy Adliyesi'nde de rüşvet verdiğiniz savcı ve hakimler olduğunu ima etmiyorum!.. Yanlış anlaşılmasın sadece yetkili mahkemelerin Samsun'da olduğunu hatırlatmak istedim...
 
Sanırım bu yazıya da, Suat Kılıç'ı aklamak için ortakları Kazım ile Mithat Yılmaz tekzip gönderir...
 
Galip Öztürk'ün avukatları aracılığı ile göndermiş olduğu tekzip metni:

CEVAP VE TEKZİP YAZISI:

www.akasyam.com adresli web sitesinde 2/5/2013 tarihinde yayımlanan ‘Samsunspor’u kullanmayı Bırakın Artık’ başlıklı ve 7/5/2013 tarihinde yayımlanan ‘’Köktaş’ın İlçe Başkanı Köse’ye Bak’’ başlıklı yazılarda müvekkil hakkında gerçekle ilgisi olmayan , iftira ve hakaret içeren haberler yayınlanmıştır. İşbu haberler asılsız ve müvekkilin kişilik haklarına tecavüz şekil etmekte olup aşağıdaki şekilde düzeltilmesi gerekmektedir. Şöyle ki;

2/5/2013 tarihli yazıdan alıntı olan’’ Adnan Ölmez , Samsunspor’u ligden düşürmüş ve kaçmıştır. Ardından 5 yıl Samsunspor bir alt ligde mücadele etmiş ve tam Süper lig’e çıkarken Galip Öztürk ve Kazım Yılmaz ortaya çıkmıştır.

Samsun kamuoyuna, şirket kurup borsaya gireceğinden ve Samsunspor’un Türkiye’nin 5. Büyük takımı olacağı vaadinde bulunmuştu… Şeklinde devam eden ve ardından Galip Öztürk 16 ayrı suç isnadı nedeniyle tutuklanırken, Kazım Yılmaz ise Samsunspor’u düşürüp İstanbul’a kaçmıştır.  Şeklinde devam eden haberde müvekkilin kişilik haklarına saldırı yapıldığı açıkça ortadadır.

Öncelikle asılsız haberde adı geçen Adnan Ölmezin kaçması ile müvekkilin ne gibi bir ilgisi olduğunun tarafımızdan anlaşılması mümkün değildir. Ayrıca gazeteci Tarık Menteşoğlu’nun yine haberde bahsetmiş olduğu ‘’ardından Galip Öztürk 16 ayrı suç isnadı nedeniyle tutuklanırken’’ şeklinde belirttiği haber müvekkil hakkında asılsız isnatların devam şeklindedir. Müvekkilin haberde geçen 16 ayrı suçtan tutuklandığı haberi kötü yanlı olarak yazılmıştır. Yazının yazıldığı tarih olan 2/5/2013 tarihinde müvekkilin tutuklu olmadığı, tahliye edildiği açıktır. Bu durumda haberi yapan taraflarca bilindiği sabit ve aşikârdır.
 
Müvekkil binlerce kişiye istihdam sağlayan karayolu taşıma sektörünün ve daha başka birçok şirketin önde gelen temsilcilerinden bir ve kurucusudur. Gazeteniz haber sitesinden yayımlanan bu asılsız haberle müvekkilin hem kişilik hakları hem de ticari itibarı zarara uğramıştır.
 
Devamla yine aynı haber sitesinde 7/5/2013 tarihli ‘’KÖKTAŞ’IN İLÇE BAŞKANI KÖSE’YE BAK’’ isimli yazısında aynı şekilde müvekkilin kişilik haklarına saldırmaya devam edilmiştir. Şöyle ki;
 
7/5/2013 tarihli internet sitesinde yayımlanan yazıdan alıntı: AK Parti çetelerle mücadele ederken, partinin genel başkanı Erdoğan ‘’biz bu yola kefenimizi giyip çıktık’’ diyerek bu yoldaki kararlılığını ortaya koymuştur. Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın kefen giymeyi göze aldığı mücadelede, partisinin Çarşamba ilçe Başkanı Mehmet Köse çete lideri olduğu mahkeme kararı ile onanan Galip Öztürk’ün evinde ilk ziyaret eden siyasetçi olarak tarihe geçiyor.
 
Gazeteniz bu haberi son derece kötü niyetli, asılsız ve tehlikeli ithamlardan ibarettir. Öncelikle yukarıda defalarca kere belirtmiş olduğumuz üzere müvekkil haberde geçen suç isnatlarından, kendisinin çete lideri olduğu iddia edilen İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi 2012/15 esas sayılı dava dosyasından 19/4/2013 tarihi itibariyle tahliye edilmiştir.
 
Bu tahliye kararı da, müvekkil hakkında isnat edilen suçun sübut bulmadığının en önemli delilidir. Üstelik müvekkilim hakkında isnat edilen suçun sübut bulmadığı. Müvekkil ile hiçbir ilgisinin olmadığı ve bu nedenle tahliye kararı verildiğini başta kamuoyu olmak üzere tarafımızca da bilinmektedir.
 
Devamla haberde adı geçen müvekkilin çete lideri olduğuna ilişkin mahkeme kararının onandığı haberi tamamen asılsızdır. İddianamede adı geçen diğer suçlara ilişkin İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar tarafımızca temyiz edilmiş olup yargılama henüz sona ermemiştir. Zira alınan mahkeme kararı temyiz edilmiş olup kesinleşme söz konusu değildir. Kaldı ki; mahkeme kararında müvekkilin çete lideri olduğuna ilişkin bir karar bulunmamaktadır. Gazeteniz müvekkil hakkında asılsız, hukuka aykırı ve kişilik haklarına(maddi ve manevi) tecavüz eden davranışları sürekli arz etmektedir.
 
Basın kanunu, basının haber verme hakkını kişilik haklarına saldırı niteliği taşımayan ‘’gerçeklik, güvencelik ve kamu yararı ile sınırlamıştır. Basın özgürlüğünün kişilik haklarına üstün tutula bilmesi için: haberin gerçeğe uygun olması, gerçeğe uygun yayımın haber niteliği taşıması, gerçeğe uygun haberlerin verilmesinde nesnel (objektif) ölçülere uyulması , haberin veriliş biçimi yönünden, öznel  biçim arasında ölçülülük bulunması gerekir. Bir yayımın hukuka uygun olduğunun kabul edile bilmesi, ancak, açıklanan bu koşulların birlikte varlığı halinde mümkündür. Yapılan bir yayım, bu temel ilkelerden herhangi birine ters düşüyorsa, hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmiş olacaktır.
 
Göründüğü üzere , çok açık bir şekilde müvekkilin kişilik haklarına saldırı teşkil eden işbu 2/5/2013 tarihli ve 7/5/2013 tarihli yazıların www.akasyam.com adresinde yayınlanmasına halen devam edilmektedir. Gerek iftira suçunun işlenmesi , davacı müvekkilin kişilik haklarına saldırıda bunulunması ve gerekse şeref ve haysiyetinin ve ticari itibarının rencide edilmesi nedeni ile hem suç duyurusunda bulunulacak ve tazminat davası açılacak ise de tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile işbu Kamuoyunun bilgisine saygı ile sunulur.
adminadmin