KIRMIZI İPEK ya da YEMİN

Mehmet Nuri BİNGÖL

05-11-2025 17:10

(Yahya’nın Atölyesi — Topkapı Sarayı, 1844)

"Hilâl ve yıldız teâli edecektir vesselam " ( Bediüzzaman)

Topkapı Sarayı’nın iç kısmında, duvarları nem kokan dar bir koridor. Koridorun sonunda küçük, penceresi Boğaz’a bakan bir oda… Yahya Efendi’nin dünyası.

Yahya Efendi, kırmızı ipek kumaşı usulca masanın üzerine serdi. Kumaş, mum ışığında hafifçe parlıyordu; tıpkı Boğaz’da uğurlanan gün batımının kırmızısı gibi.

Yahya’nın elleri yılların tecrübesiyle sertleşmiş; fakat dokunuşunda hâlâ bir zarafet. Dışarıda rüzgâr, sarayın taş duvarlarına çarpıyor; Boğaz’dan yosun kokusu geliyordu. Sarayın baş kâtibi olan Hüsnü Efendi, içeri girdi.

— Yahya Usta, dedi, Padişah’ın iradesi kesinleşti. Bu sancak, devletin resmî bayrağı olacak.

Yahya başını kaldırdı. Yüzünde yorgun bir tebessüm belirdi.

— Bir kumaş parçası için çok söz ediliyor Hüsnü Efendi.

Hüsnü Efendi yaklaşarak sessizce konuştu:

— Kumaş değil, Yahya Usta… Devletin ruhu.

Padişah buyurmuştur: “Hilal, devletin gölgesi; yıldız milletin talihidir.”

Yahya Usta'nın gözleri hafifçe parladı.

— O halde… biz talihin üzerine iğne vuruyoruz, öyle mi?

İkisi de güldü. Ama Yahya’nın içinden bir ses yükselmişti: “Bu iş, bugünü değil, geleceği ilgilendiriyor.”

Yahya hilali ipek üzerine işledikçe çocukluğu gözünün önüne geldi.

Yeniçeri dedesi Ömer Ağa’nın sesi kulaklarında yankılandı:

— Bayrağı taşıyan düştü mü, millet düşer. Bayrak ayakta kaldı mı, millet de ayağa kalkar.

Yahya elini durdurdu. Derin bir nefes aldı.

— Dedem… görsen gurur duyardın.

Tam o esnada kapı hafifçe aralandı. İçeri giren genç bir çırak, Samet, heyecanla konuştu:

— Ustam! Donanma sefere hazırlanıyor. Bu sancak… bir fırkateyne çekilecekmiş.

Yahya, elindeki iğneyi masaya bıraktı.

— Hangi gemiymiş öğrenebildin mi?

— Aziziye fırkateyni, ustam.

Yahya’nın yüzü ciddileşti.

Bir gemiye çekilen sancak, bir milletin ufka uzanan adımıdır.

— Samet, dedi yavaşça,

— Bugün işlediğimiz şey ipek değil… kader.

**

Gökyüzü pusluydu. Sarayın yüksek pencerelerinden deniz ve karşı kıyı zar zor görünüyordu. Yahya Efendi yıldızı işlemeye başlamadan önce durdu. Kırmızı zemin sessizdi. Hilâl, ışığın altında beyaz bir nefes gibi duruyordu.

Yahya yıldızı işlemek yerine konuştu:

— İzin verir misin hilâl?

Sanki ipek kumaş, Yahya’nın iç sesini duydu.

“Yıldızın doğmasına izin ver.”

İğnesini aldı, ilk dikişi attı.

Her dikişte bir insan sesi duyuyordu:

— Varna’dan haber var!

— Ankara Ovasında düşen bayrağımızı kaldırdık!

— Şehitlerimiz hilale gölgedir!

Yahya’nın elleri titredi.

Bir damla yaş, ipek kumaşın üzerine düştü.

**

(Tersane-i Âmire — Aziziye Fırkateyni)

Ertesi sabah İstanbul erkenden uyanmıştı. Haliç’in sularında onlarca yelkenli gemi salınıyordu. Tersane işçileri koşturuyor; ustalar keten çuvallar taşıyor, demirciler kızgın çubuklarla güvertelerde çalışıyordu.

Yahya elinde sandıkla gemiye doğru yürüdü.

Aziziye, üç direkli büyük bir savaş fırkateyniydi. Gövdesi gece mavisi, burun kısmında altın yaldızlı Osmanlı tuğrası vardı. Geminin komutanı Selman Paşa, Yahya’yı görünce selâm verdi:

— Hoş geldiniz Yahya Efendi.

— Bayrağı teslim almaya geldim Paşa Hazretleri.

Genç levent Mehmed, sancak direğinin yanında bekliyordu. Gözlerinde bir titreme vardı. Yahya onu fark etti.

— İlk seferin mi evlat?

Mehmed başını eğdi.

— Evet usta. Babam da bir sancak eri idi… şehit düştü.

Yahya sandığı açtı, bayrağı çıkardı. Kırmızı ipek, sabah güneşinde parladı. Herkes sustu. Selman Paşa sert ama duygulu bir ses tonuyla konuştu:

— Bu sancak, Osmanlı’nın değil… Bu milletin alnıdır.

Mehmed, bayrağı teslim alırken gözleri doldu.

— Usta… Bu babamın emaneti gibi geldi bana.

Yahya elini Mehmet’in omzuna koydu.

— O hâlde düşürme. Çünkü bayrak düşerse, vatan susar.

**

(Akdeniz — Aziziye Fırkateyni)

Rüzgâr, Akdeniz’in koyu mavi sularını köpüklere boğuyordu. Aziziye fırkateyni İstanbul’dan ayrılalı sekiz gün olmuştu. Başlangıçta yolculuk sakindi; deniz, tatlı bir ninni gibi gemiyi sallıyordu.

Ama o gece…

Gökyüzü keskin bir çizgi hâlinde ikiye bölündü. Bir taraf hâlâ maviydi, diğer tarafta kara bulutlar bir ordu gibi ilerliyordu. Gözcü, direğin tepesinden bağırdı:

— Kasırga! Güneybatıdan geliyor!

Mehmed, sancak direğine yakın yerdeydi. Bayrak rüzgârla çoktan kabarmaya başlamıştı. Hilâl ve yıldız gökyüzünde adeta nefes alıyordu.

Selman Paşa güverteye çıktı: — Yelkenler indirilsin! Demir halatları hazır tutun!

Rüzgâr aniden şiddetlendi. Aziziye, sanki dev bir gücün yumruğunu yemiş gibi sallandı. Dalgalar geminin gövdesini döverken gökyüzünden şimşekler parçalar koparıyordu.

Bir er bağırdı:

— Bayrak… fena sallanıyor!

Mehmet koşmak istedi, fakat bir anda dalga güverteye vurdu. Tahta zemin buz gibi ve kaygandı. Mehmet sendeledi; ama gözleri hep göndere taktığı bayraktaydı.

Birden yıldırım, sancak direğinin çok yakınında patladı.

— Bayrak düşerse, biz de düşeriz!

Bu söz, fırtınanın uğultusunun içinde yankılandı. Bu kez söz Mehmed’e ait değildi. Selman Paşa bağırıyordu:

— Bayrağı bırakmayın! Hilal gökyüzünde kalacak!

Rüzgâr, bayrağı yırtmaya çalışıyor gibiydi. Hilâl, rüzgârın hışmında sağa sola savrulurken Mehmet halata yapıştı. Ellerini halata doladı. Bütün bedeninin ağırlığını verdi.

— Dayan bayrak…

— Ne olur dayan…

Halat Mehmed’in avuçlarını kesti. Kan, kırmızı ipeğe değdi; ama Mehmet bunu hissetmedi.

Yanında bir başka er bağırdı:

— Mehmet! Bırak halatı! Düşeceksin!

Mehmed başını kaldırdı, gözlerinde fırtınadan bile sert bir irade vardı:

— Ben değil… bayrak düşmesin.

Selman Paşa, güvertede devrilen bir sandığı kaldırırken Mehmet’e seslendi:

— Evlat! Geri çekil!

Mehmed, rüzgârın gücüne karşı haykırdı:

— Paşam! Bu bayrağın altında babam yattı. Ben geri çekilmem!

Dalgalar bir kez daha güverteyi yuttu. Mehmet halatla birlikte savruldu. Vücudu sancak direğine çarptı. Gözleri karardı.

Ama elleri hâlâ halattaydı. Gemide ölümle hayat arasındaki sınır bir anlığına görünmez oldu. Son bir dalga daha vurdu. Gür bir ses duyuldu:

— AY YILDIZ DÜŞMEDİ, PAŞAM!

Askerlerin gözleri gönderdeydi. Bayrak hâlâ oradaydı. Renksiz Rüzgâr ne kadar uğraşırsa uğraşsın, hilâl ve yıldız boyun eğmemişti. Selman Paşa, gökyüzüne bakarak fısıldadı:

— Bu millet… zorluk karşısında böyle duracak.

**

Fırtına sabaha karşı dindi. Güneş ufukta doğarken, kırmızı bayrak ışıkla doldu. Hilâl, sabah güneşinde parladı.

Mehmed, güverteye oturdu. Elleri hâlâ halattaydı. Selman Paşa yanına geldi.

— Evlat… dün gece o bayrağı sen tuttun.

— Hayır, paşam, dedi Mehmet.

— Bayrak beni tuttu.

**

(Rodos Limanı — Fırtınadan sonra)

Kasırgadan üç gün sonra Aziziye Rodos açıklarına ulaştı. Gemi tamir için limana girerken, askerler güvertede toplanmıştı. Mehmed’in elleri hâlâ bandajlıydı. Selman Paşa ona bir kâğıt uzattı:

— Yaz evlat. Bu yaşadığını ailene anlat.

Mehmed kalemi eline aldı. Kağıda ilk satırı titreyerek yazdı:

"Ana, merak etme. Ben iyiyim. Dün gece gök gürledi, deniz kükredi.

Ama bayrak düşmedi."

Kâğıda düşen bir damla yaş mürekkebi dağıttı.

“Ve ben, bu sancak düşmesin diye Allah’a söz verdim.”

DİĞER YAZILARI En Büyük Miyar: Kanaat 01-01-1970 03:00 Ölüm Yıl Dönümünde Turgut Özal 01-01-1970 03:00 Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor 01-01-1970 03:00 ABD, İran, Vekâlet Savaşları ve Caydırıcılık Meselesi 01-01-1970 03:00 Kim Bir Velime Düşmanlık 01-01-1970 03:00 Sahtelerin Tasallutu 01-01-1970 03:00 Rahmetin Kapısında Bir Gece 01-01-1970 03:00 Resul-Ü Ekrem (Asm) Ve Devlet Reisliği 01-01-1970 03:00 Büyük Dedem Kado 01-01-1970 03:00 İstanbul’da Ayin! 01-01-1970 03:00 Az olsun mantığı... 01-01-1970 03:00 Tartışmanın Görünmez Tazyiki 01-01-1970 03:00 Temalar, Mesajlar ve Beklentiler 01-01-1970 03:00 Ümide Sarılmak 01-01-1970 03:00 Bir Çiçekle Bahar Gelmez 01-01-1970 03:00 Başka Bir Batmayan Güneş 01-01-1970 03:00 Teşekkürler Şükürler – Uzun Hikâye 01-01-1970 03:00 İslam’da İşçi Hakları: Alın Teri Kutsaldır 01-01-1970 03:00 Tefekkürî Tebliğ – Zamanın Cihadı 01-01-1970 03:00 Bir zamanlar tasvir gazetesi vardı... 01-01-1970 03:00 Onuncu Sözdeki Vecize 01-01-1970 03:00 Mehdi’nin Faziletteki Sıralaması 01-01-1970 03:00 Adalet-İ İzafiye Ve Maslahat-I Umumi Birer Şer'i Usuldür 01-01-1970 03:00 İsmaıl tohum'u fidana ardından ağaca duracaktır! 01-01-1970 03:00 KARAR/LAR 01-01-1970 03:00 "KORUCU" PARTİ! 01-01-1970 03:00 Masum Nasreddin Hoca- bahtsız M. AKİF 01-01-1970 03:00 Mahzun ve şevkli notlar... 01-01-1970 03:00 Size Mi Kaldı?.. 01-01-1970 03:00 Fedâkârlık, İsar Farkı 01-01-1970 03:00 Bid'akârlık ve Bahaneler 01-01-1970 03:00 Adını Ne Koyarsan 01-01-1970 03:00 Tevhid Meşalesi- 1 01-01-1970 03:00 Wagner- çeçen ittifakı mı? 01-01-1970 03:00 "Dini vakıf" genci neye hazırlar? 01-01-1970 03:00 28 Mayıs, 27 Mayıs'ın Rövanşıydı 01-01-1970 03:00 Medresetü’z-Zehra ve Ehl-İ Hak Mezhebinin Muhafazası 01-01-1970 03:00 D ö n g ü 01-01-1970 03:00 Müspet Müspet De Istılahi Manası Nedir! 01-01-1970 03:00 Allah kimseyi fahiş - sefil- etmesin! 01-01-1970 03:00 Zafer Sabırdadır ve Ağustos 01-01-1970 03:00 En Büyük Burhan Mucizeler-1 01-01-1970 03:00 Her esma tecellisi resul’ün mucizesi gibidir.-ı 01-01-1970 03:00 Vatan-i aslimiz cennet mi, dünya mı! 01-01-1970 03:00 HİLÂL ve YILDIZ’IN "TEÂLİ" ETMESİ... 01-01-1970 03:00 Dünya, Dünya Dedikleri 01-01-1970 03:00 Vatan giderse ekmek bedava satılsa ne yazar! 01-01-1970 03:00 Ehli Sünnet Cemaati İtikadı 01-01-1970 03:00 Şerrin Harcını Karmak 01-01-1970 03:00 Fetö'nün b planı M(z)illet ittifakı + "muhakeme-i akliyeden noksan" dini darlar! 01-01-1970 03:00 Kafkaslara Konan Kartal 01-01-1970 03:00 Satır Arasını Okumak Yahut Saffı Evvele Düşmanlık 01-01-1970 03:00 Osmanlı ve Fiyat Ayarlaması 01-01-1970 03:00 Siyasetle İlgili Kimi Notlar-1 01-01-1970 03:00 Dâvet Bahar Adır Bundan Geri 01-01-1970 03:00 Gönlü İhya Seferberliği 01-01-1970 03:00 Fetö'nün B Planı 01-01-1970 03:00 Encesi Temizlemek İçin Necisi Tahrik Etmek Akıl İşi Mi! 01-01-1970 03:00 Yaptığımız Yapacaklarımızın Teminatıdır 01-01-1970 03:00 Zilleti ve usa'cı fetöyü savunmak asyacılık mı! 01-01-1970 03:00 Minnet Almayışınız, Şimdi Kanaat Şeklinde Yaşanmalı Milletçe 01-01-1970 03:00 Bizde Melik Dahar Aslında Melik Zahir 01-01-1970 03:00 Tanpınar Ekolünden Romancımız Hüseyin Yılmaz 01-01-1970 03:00 Tiftiklenen Mazim 01-01-1970 03:00 Selmanı Pak Aynasında Kut Zaferi Parladı 01-01-1970 03:00 Ahmed-İ Hâni Birlik Meşalesi 01-01-1970 03:00 Haçlı Ve Emperyalist Zihniyetlerin Zulmettiği Milletler Neyle Kurtulur! 01-01-1970 03:00 Hain içerden olunca! 01-01-1970 03:00 Kuyruklu Yalan Ve Algıdan Medet Umanlar! 01-01-1970 03:00 Bilerek Veya Bilmeyerek Şerrin Harcına Kürek Sallayanlar 01-01-1970 03:00 Hüseyin Avni Ulaş, Said Nursi Ve Hürriyet-İ Hakiki 01-01-1970 03:00 İkiyüzlülüğün Alfabesi 01-01-1970 03:00 Bir Asimetrik Savaş Çeşidi 01-01-1970 03:00 Bir Asimetrik Savaş Çeşidi 01-01-1970 03:00 Aman Aman Aman, Teyakkuz! 01-01-1970 03:00 Zillet İttifakı Adayına Sorular! 01-01-1970 03:00 İmanları Diritme Hareketi İçin... 01-01-1970 03:00 İlimden İlhama 01-01-1970 03:00 Esintiler 01-01-1970 03:00 Gönlü İhya Seferberliği 01-01-1970 03:00 Olacağı Beklemek 01-01-1970 03:00 İman Ve Amel 01-01-1970 03:00 Yalel Sedaları veya Aksa Mescidi! 01-01-1970 03:00 Ramazanda bir tefekkür! 01-01-1970 03:00 Metnin Anahtar Kelimesi 01-01-1970 03:00 Külliyat'ı Anlamak Üzerine-2 01-01-1970 03:00 Akif İslam Şairidir Yahut İstiklal Marşı Şairi 01-01-1970 03:00 İhlas, “Îsar” Münasebeti 01-01-1970 03:00 Eski Değil, Eskimez Said 01-01-1970 03:00 28 Şubat'çı "Kafa" Bu Sefer de Erdoğan'ı Hedef Aldı 01-01-1970 03:00 Kavala Talebi Üzerine… Düşman Kime Saldırıyorsa…! 01-01-1970 03:00 Alma Mazlumun Ahını... 01-01-1970 03:00 Manevı “Seyyidlik” Resulullah Dāvasına Sahip Çıkmaktır 01-01-1970 03:00 Geç Bir Osmanlı Yazısı 01-01-1970 03:00 Tarihi Sevdiren Adam'a Rahmet Dileğiyle 01-01-1970 03:00 Külliyat'ı Anlamak Üzerine-2 01-01-1970 03:00 Külliyatı Anlamak Üzerine-1 01-01-1970 03:00 "Silik Söz”lerin Gezdiği Arena 01-01-1970 03:00 Zekânın Zekâtı Borcu Silmez; Mecazidir o... 01-01-1970 03:00 Asıl Ambargo Zihinlerde; O Kalktıysa Onlarcası Bile Hava Civadır Bize... 01-01-1970 03:00 Tek Derdi Dünya Olan Şebeke 01-01-1970 03:00 İnternet ve Sosyal Medyada Türkçenin Doğru Kullanımı 01-01-1970 03:00 Tepetaklaydı İçim... 01-01-1970 03:00 “Akibet Müttakilerin” ve “Kadere Teslim” Olanların Değil mi! 01-01-1970 03:00 Taklacı Kuş Olmak Kimi Vurur Önce! 01-01-1970 03:00 Duzah mı, Vicdan mı? 01-01-1970 03:00 Ehl-İ Hak Olan Sünnet İtikad Mezhebi 01-01-1970 03:00 Muvakkat İttifak ya da Tapu Dağıtmak! 01-01-1970 03:00 Bulut Ve Ördek Meseli 01-01-1970 03:00 Mitoman Siyasi Belki Mazur, Ya Taammüden Yapan! 01-01-1970 03:00 Van Yolundaki Han Kapısı” ya da Muzdarip İslam Alemi! 01-01-1970 03:00 Mutasavvufa ‘Felsefe Yapma Deme’ Hadsizliği! 01-01-1970 03:00 Bu Asrın Bir Mücahidi: Fırıncı Ağabey 01-01-1970 03:00 Türkmenem! 01-01-1970 03:00 İpin Ucunu Verdiysen Geçmiş Olsun! 01-01-1970 03:00 Belirsiz Bırakmak da Bir Aleniyettir! 01-01-1970 03:00 Eyüp Otman Ağabey 01-01-1970 03:00 Dünya Dedikleri Acayip Yer 01-01-1970 03:00 Layt Laikratos, Artan Sekülerizm! 01-01-1970 03:00 Navteks Bir Ara Formül Asıl Hedef MEB 01-01-1970 03:00 Çığlığı Afakta Yankılanmayan Yazar” Olur Mu! 01-01-1970 03:00 Çay Deyip Geçmeyin 01-01-1970 03:00 Yine İspanyol Siyaseti veya İstanbul Sözleşmesi 01-01-1970 03:00 Osmanlı'nın Töresi Sünnetin ta Kendisidir! 01-01-1970 03:00 Doğruyu Her Yerde Dememek Ama Hangi Makamda? 01-01-1970 03:00 Sarp Ufukların Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Nur’ların Ahirzamandaki Makamı ve Bütünlük... 01-01-1970 03:00 15 Temmuz'da Bize Kefen mi Biçmek! Meydandayız, Gel de Biç! 01-01-1970 03:00 Düşünme Özgürlüğüne Set Haline Dönüşmüş Bir Kanun: 5816 01-01-1970 03:00 Ayasofya Davası İçin Her Nakil Seslendirildi de... 01-01-1970 03:00 İbibikler Öttüğünde Ordayım! 01-01-1970 03:00 İhlas, Hal-i Alem Siyaseti Ve "Siyaset-i İslamiye" 01-01-1970 03:00 Hakiki Meşveret! 01-01-1970 03:00 CHP'nin Hali Pür-Melali Ve Tir Tir Titremek! 01-01-1970 03:00 Said Molla, Şeyh Said Ve Molla Said Bediüzzaman Bir Mi! 01-01-1970 03:00 Ayasofya Fethi Ve Zincirler... 01-01-1970 03:00 Ver Elini Türkmeneli 01-01-1970 03:00 Sünnet İtikadında Mehdi 01-01-1970 03:00 Bay - Ram Düşünceleri... 01-01-1970 03:00 Suriye Yahut Diyar-I Şam 01-01-1970 03:00 Korona Sürecinde İslam! 01-01-1970 03:00 Her Zamanın Pakraduni'si 01-01-1970 03:00 Aya Sophia Mı, Mahzun Mabed Mi? Fatih'in Bedduasından Ne Kurtuluş Ne Zaman! 01-01-1970 03:00 Nefsi Yenmek Ve Koronayı Yenmek. Hangisi Zor! 01-01-1970 03:00 Sait Molla, Molla Said Farkı 01-01-1970 03:00 Nâbî'yi Nabi Eden Hüsn-ü Nazar... 01-01-1970 03:00 Ne Çektikse Kamal'lardan... 01-01-1970 03:00 Vatanı Sevmek... 01-01-1970 03:00 “İstiklâlden İstikbâle” Deneme Eseriyle “Efendi Bey” Romanı 01-01-1970 03:00 “İstiklâlden İstikbâle” Deneme Eseriyle “Efendi Bey” Romanı 01-01-1970 03:00 Enbiya Şehri Urfa Ama Diyarbakır Şehr-i Ashab! 01-01-1970 03:00 Halilullah (As.) 01-01-1970 03:00 Baltanın Sapı... 01-01-1970 03:00 Keşke Haklı Çıkmasaydık... 01-01-1970 03:00 Fasl-I Paşa 01-01-1970 03:00 “Hikmet-İ Kudsiye” İle Felsefe Hikmeti Münazarası 01-01-1970 03:00 Doğubayezıd Hâni 01-01-1970 03:00 Elif Öğretmen Ve Romancı Hüseyin Yılmaz! 01-01-1970 03:00 Fikir Cüceliği! 01-01-1970 03:00 Tarih; Gerçek Aynası! 01-01-1970 03:00 Yol Açıcılar- Yol Kapatıcılar 01-01-1970 03:00 İdilhan, İlhanlı Ve El-Megiddo Ovası!.. 01-01-1970 03:00 “Hakikatı dışlamış kimselerle tevhidi toplum inşa edilemez.” 01-01-1970 03:00 " Erkeğe karı libası yakışmaz" veya "kendi yürüyüşünü terk etti..." meselesi... 01-01-1970 03:00 Göbeklitepe Diye Bir Yer 01-01-1970 03:00 Kimlere? 01-01-1970 03:00 Yokuşta Yürüyenler ( Bir Emek Hülasası) 01-01-1970 03:00 "Şura-yı Hakiki" Veya "Meşveret-i Şer'iyye" 01-01-1970 03:00 Yeni FETÖLERİ “Önlemek” İçin… -2 01-01-1970 03:00 Medeniyet dediğin tek dişi savunan kimler?.. 01-01-1970 03:00 Yeni FETÖ’lerin önünü almak... 01-01-1970 03:00 Mehdi İttihad-I İslam Ordularının Başkomutanı 01-01-1970 03:00 Züğürtlük Gazeli 01-01-1970 03:00 Akasya -1 01-01-1970 03:00 Manevi “Seyyidlik”, Resululah (Asm)Nin Dāvasına sahip çıkmaktır! 01-01-1970 03:00 Üfürükten teyyare kripto vazife! 01-01-1970 03:00 Fedakârlığa Farklı Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Kısır döngü yahut "fasit tevilat" 01-01-1970 03:00
haber yazılımı