Can Ve Mal Emniyeti
İslâm dini şu beş hususun korunmasına büyük önem vermiştir
İslâm dini şu beş hususun korunmasına büyük önem vermiştir. Can, mal, akıl, nesil ve din’dir. Bunlar her insanın insan olması nedeniyle sahip olduğu haklardır. İslam dininin emir ve yasaklarının temel amacı bu değerlerin korunması ve insanın güven, huzur ve mutluluk içerisinde yaşamasıdır.
Dinimiz, kan davalarını, intihar etmeyi, töre ve benzeri her ne ad altında olursa olsun haksız bir şekilde adam öldürmeyi haram ve büyük günah saymış, buna karşın insan hayatına büyük önem ve değer vermiştir. Kur'ân-ı Kerimde Yüce Allah; “Kim bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarma (gibi bir sebep) olmaksızın öldürürse, o bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa bütün insanları yaşatmış gibi olur…” (Maide, 5/32) buyurmuştur.
Peygamberimiz (s.a.v) de: İnsanın en başta gelen hakkının, yaşam hakkı olduğunu gösteren bir çok hadis vardır. Bu hususta Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) ilk “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi” niteliğinde olan veda hutbesinde şöyle buyurmuştur: “Bu gün, bu ay ve bu belde nasıl kutsal ise, canlarınız, mallarınız ve ırzlarınız da öylesine kutsaldır, her türlü tecâvüzden korunmuştur; yani toplumun sorumluluğu ve hukukun güvencesi altındadır” ( Buhârî, İlim, 37) buyurarak insanın yaşama hakkının dokunulmazlığını belirtmiştir.
Günümüz dünyasında da insanlık şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayacak olaylara, cinayetlere, aşağılamalara, temel hak ve hürriyetleri zedeleyen uygulamalara hemen hemen her gün şahit olunmaktadır. Her gün işlenen haksız cinayetler, hak gaspları gazete sayfalarında ve televizyon ekranlarında görülmektedir.
Yüce Allah şöyle buyurur: “Allah’ın sana verdiği şeylerde âhiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah bozguncuları sevmez” (Kasas,28/ 77) buyurmuştur. Yüce dinimiz mülkiyeti de kutsal kabul etmiş, meşru yoldan kazanç elde etme prensibini esas almıştır. Hırsızlık, gasp, faiz, kumar ve şans oyunları; rüşvet, kamu mallarını zimmete geçirmek gibi, gayrı meşru kazanç yollarını da yasaklamıştır.
İman sahibi kişi, yani mü’min; hem inandığı gücün sağladığı güvenin içinde emin olan, hem de kendisi başkalarına güven veren demektir. Hadis-i şerifte de bildirilmektedir: “Mü’min diğer mü’minlerin onun elinden ve dilinden emin olduğu (zarar görmediği) kimsedir.” (Buhârî, İman 4)
Hepimiz mal ve can güvenliği içinde yaşamak isteriz. Bu dileğimizin gerçekleşmesi, başkalarının mal ve can güvenliğine saygı göstermemize bağlıdır. Can ve mal güvenliğinin sağlanmasında, insanlar arasında paylaşma duygusunun öne çıkmasında en etkili unsur Allah’a ve âhirete imandır ve O’na hesap verme inancının akıllara yerleşmesidir. Dolayısıyla aile ve eğitim müesseselerinde; çocuklarımızın inançlı yetiştirilmesine önem verilmelidir. Unutmayalım ki, gönüllerinde Allah sevgisi ve insanlara faydalı olma gayreti bulunan nesillerin çoğalmasıyla gerçek toplumsal barış, güvenlik ve huzur sağlanacaktır. Ne mutlu, insanlara zararlı olmaya değil, faydalı olmaya çalışanlara!
admin
















































































































































































































