Yaptık Yapıyoruz Yapacağız!
Başbakan Davutoğlu, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) tarafından Almanya'nın Dortmund kentinin en büyük spor salonu Westfalenhalle’da düzenlenen "Dortmund Buluşması" etkinliğinde katıldı
Başbakan Davutoğlu, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) tarafından Almanya'nın Dortmund kentinin en büyük spor salonu Westfalenhalle’da düzenlenen "Dortmund Buluşması" etkinliğinde katıldı.
"Avrupa İslamı" adı altında yeni bir kavram üretilmeye çalışıldığına ve bununla değişik türden İslam anlayışlarının arasının bulunmak istendiğine dikkati çeken Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Bize Anadolu İslamı yeter. Biz hoşgörüyü Hazreti Mevlana'dan öğrenmişiz. Gönlü Yunus Emre'den öğrenmişiz. Bütün Alevi ve Sünni vatandaşlarıma sesleniyorum. Hacı Bektaş-ı Veli olmadan, Ehl-i Beyt olmadan Alevilik olmaz. Hazreti Mevla'nın hoşgörüsü olmadan Sünnilik olmaz. Bütün bunların üstünde kendi kültürümüze sahip çıkalım. Bütün bu kültüre sahip çıkmaya var mısınız? Tarihimizi, kimliğimizi korumaya var mısınız? Hem intibak etmeye, Alman dostlarınızla, Avrupalı dostlarınızla omuz omuza sosyal hayatta, ekonomik hayatta çalışmaya, hem de milli kimliğimizi korumaya var mısınız? Değerli vatandaşlarım kendinize ve ülkenize güvenin. Artık eskisi gibi borç kapısında borç dilendiği için her türlü baskıya boyun eğen bir Türkiye yok. Güçlü, kudretli ve şefkatli bir Türkiye var."
Davutoğlu, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde en güzel hediyeyi Konya'nın Kulu ilçesini ziyaret ettiği sırada bir gurbetçiden aldığını belirterek, "Bu kardeşim sarıldı, elime kapandı ama öptürmedim tabi. Dedi ki 'Sayın Bakanım, başbakanımıza selam edin. Size teşekkür ediyorum. Ben 70'li yıllarda Avrupa'ya gittim. O zamandan siz iktidara gelene kadar nerede bir meclis olsa, bir toplantı olsa, sokakta biriyle karşılaşsam 'hangi ülkedensin' diye sormasınlar diye başımı öne eğiyordum ama sizin iktidarınızdan sonra bir yere gittiğinizde kimse bana sormasa bile gözlerinin içine bakıyorum ve diyorum ki 'ahh bir sorsa da Türküm diye haykırsam.' Çünkü siz geldiniz başımız dik oldu" şeklindeki anısını anlattı.
"Dağda bayırda hiçbir vatandaşımız kalmıyor. İşte fark bu"
Davutoğlu, AK Parti'nin, Türkiye'yi 2002'de birkaç milyon dolar için IMF'ye muhtaç olan bir konumdan aldığını belirterek, Türkiye'nin o dönem değil merde namerde muhtaç durumda olduğunu söyledi.
Bugün artık Türkiye'nin IMF'ye muhtaç olmayan aksine 5 milyar dolar kredi veren bir seviyeye ulaştığını vurgulayan Davutoğlu, Türkiye'de her alanda yaşanan değişimi en iyi gurbetçilerin bileceğini ifade etti.
Hükümet olarak son 13 yılda 727 hastane ve bin 737 birinci basamak sağlık merkezi inşa ettiklerini bildiren Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Türkiye'ye tatile gittiğinizde eskiden hastaneleri hatırlıyorsunuz dimi. O zaman belki 'ah Almanya' diyordunuz. Şimdi Türkiye'deki hastanelerin standardı Avrupa standardının üstünde, Avrupalı hastalar Türkiye'ye geliyorlar artık. Bu farkı herkesin görmesi lazım. Biz geldiğimiz de Türkiye de sadece 611 ambulans vardı. Şimdi ise 4 bin 387 ambulans var. Uçak ambulans var, helikopter ambulans var, kar paletli ambulans var. Dağda bayırda hiçbir vatandaşımız kalmıyor. İşte fark bu. Kılıçdaroğlu, birtakım hayali vaatler peşinde. Yağacağız diyor ama biz, -cağız, -ceğiz kipi kullanmıyoruz. 'Yaptık' diyoruz, 'yapıyoruz' diyoruz, 'yapacağız' diyoruz. Memleketin hiçbir yerinde konulu hiçbir taşı olmayan birisi 'cağız', 'ceğiz' dediğinde itibar eder misiniz? Ama 12 yıl Türkiye'yi imar eden bir hükümet bir işi yapacağız dediğinde yapar, onun için bizim notere ihtiyacımız yok. Milletin sözüne ihtiyaç var. Siz söz verince biz size inanırız. Biz söz verince siz bize inanırsınız."
"Yeni Türkiye'nin yeni nesilleri büyük ideallerle büyüyor"
Türkiye'yi, cumhuriyetin 100 yılında kudretli ve şefkatli bir devlet yapacaklarından kimsenin şüphesinin olmaması gerektiğinin altını çizen Davutoğlu, Türkiye'nin kendi tankının, piyade tüfeğini üretmeye başladığını, milli eğitim uçağı ile savaş uçağını da üretmeye başlayacağını belirtti.
Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi de eleştirerek, "Milliyetçilik lafla olmaz" ifadelerini kullandı.
Davutoğlu, Türkiye'ye herhangi bir gücün yan bakamayacağını belirterek, "Bize göz mesafesinden konuşan herkesle konuşacağız ama birisi yan baktığında bilsinler ki borç kapısında dilenen eski Türkiye değil. Selçuklu'nun varisi, Osmanlı'nın mirasçısı bir küresel güç olan yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti var. İşte bu inançla, bu kararlılıkla yolumuzda ilerliyoruz. Hiçbir tereddüttünüz olmasın, gözünüz arkada kalmasın. 'Acaba Türkiye'de ne olur' diye düşünmeyin. Bu yeni Türkiye'ye sahip çıkın. Yeni Türkiye'nin yeni nesilleri büyük ideallerle büyüyor, büyük iddialarla büyüyor. İşte bu yeni Türkiye'nin önünün kesilmemesi için, bu yeni Türkiye'nin iddia ile yolun devam edebilmesi için demokrasimizin güçlü olması lazım" diye konuştu.
"Bu yürüyüş 2002'de başlamadı, bu Malazgirt'te başlayan bir yürüyüş"
Geçmişte Türkiye'de bütün yükselişlerin bir darbeyle kesildiğini, bazı çevrelerin bu yönde AK Parti hükümetlerini de sınadığını anımsatan Davutoğlu, şunları söyledi:
"Sayın cumhurbaşkanımız daha başbakan olmadan önce 'muhtar bile olmaz' dediler. Bu milleti hesaba katmayanlar her şeyi söyler. Başbakan oldu mu, Cumhurbaşkanı oldu mu? Bu şunun işareti, bundan sonra Türkiye'de kimin ne dediği önemli değil. Milletin ne dediği önemli. Millet 7 Haziran'da da sesini yükseltecek. Yine vesayetler üzerinden önümüzü kesmeye çalıştılar. 2007'de 27 Nisan muhtırası verdiler. Bizi durdurabildiler mi? Gezi provokasyonlarıyla halkı harekete geçirmeye kalktılar durdurabildiler mi? 17-25 Aralık'ta paralel vesayetçileri harekete geçirdiler durdurabildiler mi? Durduramayacaklar, çünkü bu yürüyüş 2002'de başlamadı, bu Malazgirt'te başlayan bir yürüyüştür. Bu Hoca Ahmet Yesevi'den gelen yürüyüştür, bu Ahmedi Hani'den gelen bir yürüyüştür. Onun için bizi durdurmaları mümkün değil."
Başbakan Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Bin liranın altında yaşayan 8 milyon emekli var" dediğine dikkati çekerek, "Bu külliyen yalan. İspat ederse biz özür dileriz, edemezse onun özür dilemesi lazım. Türkiye'de 17 milyon kişi 200 liranın altında yaşıyor diyor. Külliyen yalan. Türk ekonomisi açık ekonomidir. OECD'de, Dünya Bankası'nda veriler var. Bizim sadece 65 yaşını geçmiş vatandaşımıza hiçbir hak talep etmeden verdiğimiz 200 lira. Eşini kaybeden hanımlara herhangi bir şey sormadan verdiğimiz para 250 lira. 10 müjdem var tek tek sayacağım. Öyle Kılıçdaroğlunun hayali vaatleri gibi değil. 'Yapacağız' diyeceğiz ve yapacağız" ifadesini kullandı.
admin
















































































































































































































