Ölüm anından itibaren üç güne kadar, cenaze için cenaze sahibine taziye dileğinde bulunmak sünnettir. Bu süre zarfında Peygamberimiz (s.a.s); "komşu ve akrabalarının ölü sahiplerine yemek getirmelerini tavsiye etmiştir." (İbn Mace, Cenaiz, 59).
Abdullah b. Cafer’den…
Mute Savaşı’nda şehit olan Cafer-i Tayyar’ın (ra) ölüm haberi gelince Resûlullah Efendimiz (s.a.s), “Cafer’in ailesi için yemek pişirin. Çünkü başlarına kendilerini meşgul edecek bir iş geldi” buyurmuş ve Cafer’in ailesinin yemek hazırlamalarına izin vermemiştir. (Ebu Davud, Cenâiz, 25-26; Tirmizî, Cenaiz 21; İbn Mace, Cenaiz 59; Ahmed b. Hanbel, 6/380)
Evet sünnette yer alan yemek bu yemektir. İçinde birçok hayırı barındıran nebevi tavsiyeyi budur.
Oysa günümüzde iş tam tersine dönüştürülmüştür.
Bölgemizde cenaze merasiminde özellikle de ilk üç gün boyunca çadırlar kurulup ağır bir masraflarla yemek yapılıyor. Buraya kadar ortada problem yokmuş gibi görünüyor. Ama dikkat edilince bu yemeklerin giderek büyük sıkıntıları beraberinde getirdiği görülecektir.
Biz de bunu aslına döndürmek için "Kınayıcıların kınamasından korkmazlar Maide-5/54" dusturuna sığınarak birkaç öneri sunma gayretinde bulunduk
Taziye sahibi yakınının yasını tutacağına yemek derdine düşüyor. Ölüsünün arkasından hayır olsun diye bir sürü borcun altına giriyor. Daha sonra da borcunu kapatmak için gidip bankadan kredi (faiz) alıyor. Bu sefer ilk başta 'hayır' niyetiyle yaptığı işe haram bulaştırıyor. Bu bile büyük bir çelişki değil mi? Maddi ve manevi birçok mağduriyete sebep olan "taziyelerde verilen yemeklerin kaldırılması" konusunda, taziyelerdeki yemek israfının önüne geçilmesi, dini boyutu ve sosyal sınıfları incitici hususunda kimin ne önerisi varsa bizimle veya kamuoyuyla paylaşmalıdır ki maddi bir külfet ve manevi-psikolik bir sorun haline gelen bu konu naif bir şekilde çözüme kavuşabilsin.
Halka karşı mahcup olmamak için hakkın razı olmayacağı bir yola başvurmanın önüne geçilmek ve bu bağlamda maddi ve manevi birçok mağduriyete sebep olan ve maliyeti 25 ila 35 bin tl olarak değişen taziye yemeklerinin kaldırılmasına veya daha iyi bir çözüm bulunmasına bizce herkesin katkı sunması gerekmektedir.
Herkesin eleştirdiği ama maalesef halk ne der korkusundan dolayı kaldırılmasını hep başkasından beklediği bir yara, bir gerçek.!
Daha verimli olması için öncelikle İl müftüsü, ilçe müftüleri, kaymakamları ve her ilçede hatırı sayılır ve sözü dinlenir birkaç alim, münevver ve kanaat önderi tek tek ziyaret edilerek konuyu iyice anlatmak ve onlardan öneri alıp tecrübelerinden istifade etmek.
İl ve ilçe müftülerinin ve her ilçeden bir kaç alimin katılımıyla bir toplantı düzenlenmek ve bu doğrultuda merkez ve köy olmak kaydıyla tüm camilerde okutulması için müftülüğün bir hutbe hazırlaması. Vaazlarda işlenmesi...
Taziye yemekleri gerçekten de çok ağır sorunları doğurmakta, kaldırılması için her bölge-ilçe büyüklerinin, özellikle de ilçe müftüleri ve ileri gelenlerinin değinmesi ve bir çözüm getirmeleri gerekir.
Bu gibi külfet getiren toplumsal olgu ve olaylarda toplumun üst-amir katmanları mutlaka el atmalıdır. Din görevlileri rehberliğnde, köy dernekleri, esnaf ve sanatkarlar dernekleri, muhtarlar, sosyal faliyetlerde bulunan vakıflar ve ilçenin ileri gelenleri bu konuda mutlaka bağlayıcı bir karar almaları lazım gelir. Aksine eskiden başlık parası için inşaatta çalışanlar yakında cenaze ve ıskat parası için çalışmaya gidecekler.
Bundan sonra kimse taziyelerde yemek yemeyerek kendinden başlasa acaba bir yararı olur mu bilemem ama sanırım herkes duyarlı davranırsa başlık parası nasıl kalktıysa bu da ortadan kalkar.
Örfümüze aykırıdır diyen cılız sesler olacak elbette. Bunlara da saygı duymakla beraber, cevaben söyleceğimiz birkaç önerimiz var.
Bu öneriyi getirenlerden hiç kimse sünnet olan taziyeye-taziyeleşmeye karşı değildir. Sizler toplumun belini bökecek olan bu olguya müspet çözümler getireceğinize, külfete külfet katıp daha daçıkılmaz ve çekilmez hale getiriyorsunuz.
Eskiden komşular taziye evine yemek götürürdü. Sonradan kim çıkardıysa bu adeti, işler tersine döndü. Geleneklerimize örfümüze bağlıyız madem; taziye evleri yerine taziyeler tekrar evlerde yapılsın. Çadırlar, taziye evleri yüksek tahtlar olmayınca bakalım evini taziyeye açmaya kim kendi ev halkını razı edecek!
Maşallah her mahallenin, her köyün taziye evi var. Seçim beyannamelerine ve vaadlerine taziye evleri giren başka bir memleket var mı?
Bu, bir sektör haline geldi artık. 'Taziye yemekleri itina ile yapılır; özen ve itina ile deneyimli personeli ve sağlıklı ortamda yemek üretimi yapılır, ekonomik fiyatın tek adresi' diyen reklamler vs...
Uzaktan gelenler nasıl olacak diyenler ve benzeri serzenişte olanlar da olacaktır elbette. Bunlara da saygı duymakla beraber, cevaben söyleceğimiz birkaç önerimiz var.
Değerli dostlar inanın düşündüğünüz hatta düşünmedikleriniz de dikkate almaya çalışarak bu konuyu yazmaya gayret gösterdim ama 'maksat üzümyemektir bağcıyı dövmek değil' anlayışıyla yola çıkarak hepsini değil özünü işlemekle yetindik. Sizinle aynı hassasiyette olduğumuzu da bilin istiyoruz.
Taziyeye yakın olanlar öğle ve akşam yemekleri saatlerinde gitmemeleri. Örneğin 11: 45 ila 13: 00 arası ve akşam namazı vaktinden 45 dk önce taziyelere gidilmesin. Yani yemek saatlerinde gitmemeleri, öncesinde veya sonrasında gitmeleri, öncesinde gidenlerin de yemeğe kalmamalarıyla başlanabilir.
Taziye kültürümüzde eskiden yemek mevzusu olabilir fakat bunun izahı olabilir bir yanı vardı. Şöyleki, genelde köylerden köylere toplu şekilde yaya gidilmekteydi. Varıncaya kadar öğlen oluyordu, dönüşte de akşamı oluyordu, sonuçta bir yemek yenilmek zorunda kalınırdı. Gelenler de bir torba pirinç, şeker, bir teneke yağ veya bir keçi, koyun taziye sahibine getirirdi.
Şimdi öyle değil, iletişim ve ulaşım çok rahat. Çok kolay arabana bin git selam ver fatihanı oku, yarım saat bir saat otur, başsağlığı dileğini-hasbihalini yap, gidiş-dönüş hepsi azami üç saat...
Bir günlük uzaklıktaki insanlara gelince. Uzaktan gelen yarım saat oturup, fatihasını okuyup geri dönebilir. Ayrıca olmadı bir vakit yemek yemesin, dünya mı yıkılacak, kıyamet mi kopacak. O gün oruçlu saysın kendini. İnanın taziye sahibinin bir de yemekle uğraşması misafire ikramda bulunması ne islamidir ne de insani... Acısını paylaşmak için geldiği dostu için bir öğünlük yemekten vazgeç(e)miyorsa, bunun için onu ayıplıyorsa (ayıplama ve dedikodu konusu yapıyorsa) taziyesine gelmesin zaten. Hem illa yiyecekse, kavurma, pilavüstü et yerine hazırda ne varsa o yenilsin-ikram edilsin.
Değerli dostlar, o uzaklıktaki dostlarımız; geliş-gidiş dönüş, bıraktıkları işleri, yolmasrafi hepsi 'başın sağolsun' demek içindir. Taziye için gelenlerin çoğunun Trafik kazalarından ötürü kendi taziyeleri olmaktadır. Uzakta olan dost veya (birinci derece hariç) akrabalar, bunu günümüz şartlarında telefonla-görüntülü de yapabilir diye düşünüyorum. Şimdilik bununla yetiniyor, bununla beraber kimin bir önerisi ve katkısı varsa ona da açığız. Lütfen bize bildiriniz.
OHAK-DER YKB M. Burhan HEDBİ
Öztürk Samuk
Düşmanın bile sinsi olmasın!
Seyfettin BUDAK
Zymunt Bauman Soruyor: Modern Dünyada Ahlaki Sorumluluğumuzu Kime Devrettik?
Mehmet Ali Çamoğlu
Çöpteki Ekmek, Raftaki Vicdan ve Kaçan Bereket
Aydın BENLİ
15 Temmuz Öncesi ve Sonrası Darbelerle Sınanan Türkiye
Ahmet SAĞLAM
Herkes doğru mu!
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Ravza ZEYBEK
Bir Milletin Tekrar Destan Yazması
Mehmet Nuri BİNGÖL
Son Emir- Öykü
Halil MERT
Askeri darbe ne ki!
Adnan ÖZ
Süper lig fikstürü çekildi!
Bülent ERTEKİN
Maskeler Düşerken…
Hasan KARADEMİR
Persona Ve Gölge: Fethullahçilik Örneği
Recep YAZGAN
Agape hause - Sevgi Evi’nden, Samsun Protestan Kilisesi’ne!
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Ömer Naci Yılmaz
Hûd 112’den Rahatsız Olanlar
Mehmet BOZKURT
İnsanlık Tarihi Acılarla Dolu
Hüseyin KURT
NATO Zirvesinde Bir Tabanca
Nihat Güç
Dine değerlere düşman olarak yetişen bu nesil yurt dışından mı ithal edildiler?
Vehbi KARA
Kurtuluş Savaşı Yerine Milli Mücadele
Eyüphan KAYA
Risale-i Nur Nurculuktan büyüktür!
Songül KARAMAN
Tefekkür Ve Nörobilim
Özlem Gürbüz
Yaşlılara Hürmetin Ve Saygının Önemi
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)