Hz.Musa, İsrailloğulları, Firavun ve maiyeti Kur’an-ı Kerim’de bir çok yerde bazen tekrarlarla anlatılmakla birlikte Firavun’un denizde boğulması yalnızca Yunus Suresi 90-92. ayetlerde anlatılır.
“İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, “İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka hiçbir ilâh olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım” dedi.” (Yunus suresi 90.ayet)
Mealini verdiğimiz bu ayette Firavun Mısır’ı terk etmek üzere yola çıkan İsrailoğulları’nın peşine düşmüş; denizde açılan bir yoldan İsrailoğulları’nın peşinden onlara ulaşıp zulmetmek ve saldırmak için askerleriyle birlikte girmiş; ancak denizde açılan yol sularla yeniden dolduğunda “İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka hiçbir ilâh olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım” diyerek inandığını açıklamıştır.
Müslüman İslam bilginleri Firavun’un bu durumda inandığını açıklamasını korku ve ümitsizlik, çaresizlik halinde inandığından hareketle böyle bir imanın hür iradeyle iman gibi kabul edilmeyeceğini ifade etmişlerdir. Dolayısıyla Firavun’un bu imanının geçerli olmadığı hükmüne varmışlardır.
Hemen devamındaki ayette; “şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun” ifadesini Allah tarafından Firavun’un bu imanının kabul edilmediğinin delili şeklinde yorumlamışlardır.
92. ayet ise Firavun’un bu tutumunun Allah tarafından geçerli olmadığının sonraki nesillere Firavun’un cesedinin korunarak aktarılması şeklinde anlaşılmıştır.
Bu üç ayeti okuduğumuzda zahirde hemen her insanın anlayacağı bu manalardır. Zaten tüm müslümanlarca her zaman ve çağda böyle anlaşılmıştır. Yani Firavun’un ölümünün kaçınılmazlığını gördüğünde ‘Allah’a inandım’ demesi kesinlikle iman olarak kabul edilemez. Böyle bir iman Allah katında kabul görmez. Allah Firavun’un bu imanını kabul etmemiştir.
Gelmiş geçmiş bütün müslüman alim ve bilginler içerisinde bu konuda farklı düşünüp farklı yorum yapan yalnızca bir İslam bilgin çıkmıştır ki o da bilindiği üzere MUHYİDDİN İBN UL-`ARABİ’dir. İbnu’l Arabi, Yunus suresi 90-92.ayetlerini tabir caizse Firavun’un lehine yorumlayarak bütün İslam alimlerine muhalefetle Firavun’un imanının gerçek iman olduğunu onun bu imanın Allah katında makbul görüldüğünü ifade etmiştir.
İbnu’l Arabi aynı surenin 98. ayeti ile Mü’min suresi 85. ayetlerinden hareketle ( بَأْسَنَاۜ رَاَوْا لَمَّا) “lemmâ raev be’senâ” ifadesindeki ‘azâbımızı, hışmımızı gördükleri zaman’dan maksadın ‘ahiret azabı’ olmayıp ‘dünya azabı’, Allah’ın dünyalık hışmı olduğunu ifade ederek Firavun’un boğulma aşamasında inandığını söylemesi durumunun bir dünya azabı olduğuna vurgu yaparak Firavun’un öleceği için değil kurtuluş için (bu dünya azabının kaldırılması) iman ettiğini 98. ayetindeki Yunus kavminden örnekleme ile bu imanın gerçek iman olduğu yorumunda bulunur.(Fusüs Ül-Hikem; Muhyiddin-i Arabi, sayfa: 318-319; MEB-İstanbul-1992)
İbnü’l Arabi’nin bu yaklaşımından hareketle Yunus suresi 88, 89, 90, 91, 92, 96 ve 97. ayetlerini şöyle yorumluyoruz:
Seksen sekizinci ayette Hz.Musa ile Hz.Harun’un istek ve duaları mevcut. Bu dua, olumsuz yani beddua görüntüsünde olmakla birlikte aslında öyle değildir. Burada Firavun ve maiyetine Allah’ın verdiği büyük nimetler dile getirilip onlar bu minval üzere oldukça insanları da saptıracakları vurgulanır. Duanın sonunda (الْاَل۪يمَ الْعَذَابَ يَرَوُا حَتّٰى يُؤْمِنُوا فَلَا) “felâ yu’minû hattâ yeravû-l’ażâbe-l-elîm” çünkü onlar ‘elem dolu azabı görünceye kadar iman etmezler şeklinde dilekte bulunurlar. Bu duada her ne kadar (قُلُوبِهِمْ عَلٰٓى وَاشْدُدْ اَمْوَالِهِمْ عَلٰٓى اطْمِسْ رَبَّـنَا) “rabbenâ-tmis ‘alâ emvâlihim veşdud ‘alâ kulûbihim” ‘sen onların mallarını silip süpür ve kalplerine darlık ver’ denilse de sonundaki dilek ifadesi dikkate alındığında bu bir beddua olmayıp aslında onların iman etmesini, müslüman olmasını amaçlayan olumlu bir duadır. Durum böyle olunca (لْاَل۪يمَ الْعَذَابَ يَرَوُا) “yeravû-l’ażâbe-l-elîm” ‘elem dolu azabı görünce’ ifadesinde kastedilen elbette ki ahiret azabı değildir. İçinde bulundukları gaflet ve sapkınlıktan onları kendilerine getirecek dünyalık yoksunluk ve sıkıntılardır.
Bu dua hem Firavun hem de maiyeti adına yapılmıştır. 89.ayette Hz. Musa ve Hz. Harun’un bu dualarının kabul edildiği ifade edilir.
Firavun, Hz. Musa ve İsrailoğullarının ardından onları yakalamak, azap vermek, yoksun bırakmak gayesinde onların peşlerine denizde açılan yola girer. İbn-i Arabi yaklaşımında düşünüp Hz.Musa ve Hz.Harun’un duasını nazara aldığımızda Firavun’un denizde karşı karşıya kaldığı durum inanmalarını hedefleyen ‘dünya azabı’ (ażâbe-l-elîm) olarak kabul edilebilir. Bu durumda Firavun, İbn-i Arabi ifadesiyle gerçekte iman etmiştir. Zira 90.ayetin başında (وَعَدْواًۜ بَغْياً ) “baġyen ve’advân” ‘zulmetmek ve saldırmak’ olarak ifade edildiği üzere Firavun’un amacı İsrailoğullarını yakalamaktı. Bu dünyalık hedef onun aklına denizin ortasında da olsa ölümden çok İsrailoğullarına düşmanlığını getirmektedir. Ayetteki (وَعَدْواًۜ بَغْياً) “baġyen ve’advân” ‘zulmetmek ve saldırmak’ ifadesi Firavun’un karşı karşıya kaldığı felakette duada belirtilen dünya azabından kurtulmayı hedeflediğine işaret olabilir. Denizin ortasında çaresiz kaldığında bu olumsuzluktan kurtulup İsrailoğullarına ulaşma düşüncesiyle ‘İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka hiçbir ilâh olmadığına inandım’ dedi. Devamındaki (الْمُسْلِم۪ينَ مِنَ وَاَنَا۬) ‘ben de müslümanlardanım’ ifadesi bir diğer manasıyla düşünüldüğünde ‘bende Allah’a ve O’nun koyduğu dünyalık kanunlara teslim olup kabul ettim’ manasında olabilir. Bu açıdan bakıldığında da İbn-i Arabiye hak vermek gerektiğini düşünüyorum.
(الْمُفْسِد۪ينَ مِنَ وَكُنْتَ قَبْلُ عَصَيْتَوَقَدْ آٰلْـٰٔنَ) “ Âl-âne vekad ‘asayte kablu vekunte mine-lmufsidîn” ‘Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun’ ayetinden imanın kabul edilmediğiyle ilgili kesin ve mutlak mana çıkmaz. Esas itibariyle ayetteki ifade yumuşak bir ifadedir.
92.ayette Firavun’un cesedinin kurtarılmasını İbn-i Arabi şöyle izah eder: “Çünkü Firavun suretiyle gaib olsaydı kavminin çoğu (O tanrı olduğu için) gizlendi derlerdi. Bu hale göre (boğulan kimsenin) Firavun olduğu bilinmek için belirli suretiyle ölü olarak meydana çıktı. Şu halde kurtuluş va’di hem his bakımından hem de mana bakımından umumi oldu.” (Fusüs Ül-Hikem; Muhyiddin-i Arabi, sayfa:319; MEB-İstanbul-1992)
(بِبَدَنِكَ نُنَجّ۪يكَ فَالْيَوْمَ) “felyevme nuneccîke bibedenike” ‘Biz de bugün bedenini kurtaracağız’. Cesedini denizde kaybolmasına müsaade etmeyip hemen orada sahile bırakacağız. Ta ki (اٰيَةًۜ خَلْفَكَ لِمَنْ لِتَكُونَ ) “litekûne limen ḣalfeke âyeten” ‘arkandan geleceklere ibret olman için, sonrakilere ibret ve ders olması için kurtarıp koruyacağız’. Firavun’un suda boğulması Allah’ın takdiri ve kuralıdır. (خَلْفَكَ لِمَنْ) ‘Limen ḣalfeke’ ifadesi Firavun’un boğularak öldüğünün kesin ifadesidir. Allah’ın yaratışta koyduğu kural gereği Firavun denizde boğulmuştur. Krallığı, gücü, kudreti, şanı, şöhreti, dünyaya olan hükmü burada ona fayda vermemiştir. Allah’ın hükmü ve kuralı dışına çıkılamaz. Ancak onun cesedinin sahilde korunması diğerlerine Allah’ı bilmeleri ve Allah’ın hüküm, güç, kudret ve takdirini anlamaları için bir ibrettir. Dünyayı titreten bir şan ve güç sahibi, Allah’ın güç ve kudreti karşısında aslında bir hiçtir. Diğer bir ifadeyle ona bu ünü, şanı, bir manada sahte gücü verende esasta Allah’tır. Bu açıdan düşünüldüğünde cesedin korunmasından imanının kabul edilmediği sonucu çıkmaz.
Firavun’un imanının kabul edildiği düşünüldüğünde elbette ki bir çok durumlar düşünüp ‘ama nasıl olur?’ diye sorabiliriz.
İslam da öncelikli mesele iman meselesidir. İman, tabir caizse bir barajdır. Bu ise ahir zaman için ‘lailahe ilalah muhammedün resulallah’ demektir. Bu barajı geçenler ahiret saadetine, cennete ulaşır. Bu aynı zamanda Allah’ın takdiridir. Firavun’un iman etmesi, Hz. Musa ve müslümanlara yaptığı zulümler dikkate alındığında bize adaletsizlik gibi gelebilir. Ama diğer taraftan Ebu Talib’in iyilikleri ve insanlığın yaşamını kolaylaştıranların yaptıkları büyük nimetler niteliğinde buluşlar mevcuttur. Bunların müslüman olmadıkları için cehennemliklerini aklımız kabul ederken Firavun gibilerin imanları da bizi şaşırtmamalı.
Zaten aynı sure 96-97.ayetlerde Allah şöyle buyuruyor: “Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar”. Firavun ve maiyetine gelen dünya azabı, zorluklar, yoksunluklar, darlıklar, korkular, endişeler, mucizeler onların inanmalarına fayda vermez. Ta ki ölümleri gerçekleşip ahiret hayatının gerçekliğini görünceye kadar. (Yunus suresi 96-97.ayetler) Buradaki “azabul elim” Hz. Musa ve Hz. Harun’un dualarındaki ‘dünya azabı, yoksunlukları, zorlukları’ olmayıp ahiret azabıdır. İmtihan meydanı dünya sona erdiği için burada artık imanın bir geçerliliği ve faydası yoktur.
Elbette ki bu bir yorumdur. İllaki bu böyledir gibi bir iddiamız yok. Farklı düşünceler, görüşler, yorumlar Nass’lara aykırı olmamak şartıyla her zaman çeşitlilik ve zenginliktir.
Eskilerin tabiriyle bitirmek gerekirse elbette (vallahu a'lem) ‘en iyisini, en doğrusunu Allah bilir’, ‘doğruyu bilen Allah’tır’.
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)