Sanat edebiyatta yirminci asrın dili olan sinema, İslam dünyasında İslam tarih medeniyet ve kültürünü anlatmada bugüne kadar pek kullanılmadığı bilindiği üzere malumdur.
Peygamber Efendimizle ilgili geçmişte binlerce şiirler yazılmışken çağımızın en etkin dili olan sinemada bu dinin öğreticisi Peygamberle ilgili çağrı filminin dışında başka bir film çekilmiş değil.
İranlı yönetmen Mecidi’nin ülkemizde yeni vizyona giren ‘Hz.Muhammed Allah’ın Elçisi’ filmi, bu alanda büyük bütçelerle yeni çekilmiş ve kervana katılmış bir eser. Bu açıdan böyle bir eserin verilmesi bize sevinç veriyor. Zengin bir tarih ve kültür birikimimiz varken bunu yeni nesil ve dünyaya anlatmada geri, yetersiz ve sönük kalmamız en büyük eksikliğimiz.
Mekke döneminde Müslümanların maruz bırakıldığı en korkunç dayatma boykot uygulamasıyla başlayan film, Ebu Talib’in Peygamberimizle ilgili geçmişi hatırlaması geçişiyle Peygamber Efendimizin doğumu ile 12-13 yaşlarına kadar çocukluk dönemini anlatır. Ebu Talib’e hem bu girişte hem sonda verilen sahnelerde Peygamberimize inanmış, iman etmiş biri algısı verilmekte. Tarihi gerçeği bilmeyen biri bu canlandırmalarda Ebu Talib’i Peygamberimize iman etmiş Müslüman olarak algılar. Oysa Peygamberimize onca iyilik, yardım ve desteğine rağmen Ebu Talib O’nun davetini kabul edememiştir. Burada bu olumsuzlukla birlikte Abdulmuttalib’in putlara tapınmadığına, sahip olduğu Allah inancına vurgu yapılması doğum ve Peygamberimize isim verme sahnelerinde etkileyici olarak anlatılmakta.
Kabe’nin ve Mekke’nin görselleştirilmesinde dağların Kabe’ye çok yakın görüntüsü gibi eksiklikler olmakla birlikte ebabil kuş sürülerinin görselliği, taşların atılması sahneleri harika olmuş. Fil ve diğer hayvanların bir türlü kaçarak geride kalan Ebrehe ordusunun helak edildiği gerçeğe aykırı vurgusu gözden kaçmazken helak edilen askerlerin görüntüsü etkileyici olmakla birlikte Kuran’da ifade edilen yenilmiş ekin yaprağı benzetmesi elbette yapılamamış.
Boykotta Ebu Talib’in karşısında bizim kaynaklarımızda Mekke’nin lideri olarak Ebu Cehil yer alır; ancak Mecidi burada Ebu Süfyan’ı lider konumunda göstermiş ve daha henüz boykot sürecinde Müslümanlar Ebu Süfyan’ca savaşla tehdit edilmektedirler. Oysa o gün Müslümanlar henüz bir güç bile değiller; asıl güç olmaları hicretten sonra gerçekleşecektir. Filmin sonunda Ebu Süfyan’a tekrar vurgu yapılırken Müslümanların ışıklarla yürümesi Mekke’nin kuşatılmasını hatırlatırken Ebu Süfyan’ın gizlice Peygamberimize gelerek Müslüman olması adeta anımsatılır.
Amca Ebu Leheb ve eşi Cemile’nin henüz küçükken peygamberimiz karşıtlığı güzel sahnelenirken henüz küçük yaşta Peygamberimizin Cemile’nin cariyesinin ailesinin parçalanmaması için onun ücretini borçlanmasını anlatan sahne Efendimizin şefkat ve merhametini anlatmada güzel sahnelerden biri olmuş.
Peygamberimizin doğumu anında meydana gelen olayların anlatımı nur olayı dışında güzel. Abdulmuttalib izleniminde putların yıkılması, zemzemin taşması, sünni kaynaklarda anlatılar olmakla birlikte gökte görüldüğü iddia edilen nur sahnesi, filmde çok fazla abartılmış. Abdulmuttalib’in evini üzerine aydınlık ve parıltılar görmesi ile Amine’nin ışık hüzmesi altında Peygamberimizi kucağına alması abartılı bulduğumuz sahneler. Burada Mecidi’nin Kisra’nın sarayında yıkılan sütunlara ve sönen ateşgedeye vurgu yapmaması enteresan. Bu ışık sahnelerinde, Efendimizin doğa üstünlüğü hatıra getirilmekle dinin tevhid özünden sapma yansımalar seziyoruz.
Esasta filmin tamamında yakınlarının Efendimize olan sevgilerinin abartılması ve doğaüstü güçlerin çok fazla ön plana çıkarılmasıyla yukarıdaki sapmayı seziyor ve bu bakış açısında Hıristiyanların Hz. İsa’ya yaklaşımını görüyoruz.
Oysa bunların yerine onun yaşadıkları uygulamalı olarak daha çok anlatılsaydı O bir beşer olarak daha iyi tasvir edilmiş olunurdu ki cariye ücretini üstlenmesi ile özellikle kız çocuğunu öldürmek isteyen bir insanla olan diyaloğun verilmesi onu bir beşer ve peygamber olarak daha doğru, güzel ve etkileyici olarak tasvir etmektedir.
Sünni kaynaklarda bahsedildiği üzere özellikle Yahudilerin iddia ettikleri o gece bir yıldız doğması olayıyla Yahudiler konuya dahil edilerek kendi soylarından bekledikleri son peygamberin işareti olarak bu çocuğu art niyetle arama gayretleriyle Yahudilere olumsuz imaj yüklenir. Bu başlangıçtan itibaren Mecidi Yahudilere film boyu çok yüklenir. Günümüzde Siyonizm’in temsilcisi diyebileceğimiz bu Yahudilerin, Yahudi din âlimlerince adeta aforoz edilmesiyle Yahudi yaklaşımı yumuşatılır.
Halime’nin süt anne olması, Sünni kaynaklarda farklı anlatılırken filmde doğa üstü bir olayla Amine ile olan ilişkisine geniş yer verilerek anlatılır. Halime ve eşinin yoksulluğu, yoksunluğu, muhtaçlığı, çaresizliği etkin sahnelerle güzel şekilde anlatılırken yine bizim kaynaklarımızda yer almayan Halime’nin hastalanması ve Efendimizin ona elini koyarak iyileştirmesi görselini henüz küçük bu çocuğun doğa üstü bir çeşit tanrısallığı çağrıştırması açısından yanlış buluyoruz. Yine annesine verilmesi bizim kaynaklarımızda ‘şakk-ı sadr’ olayından sonra iken filmde Yahudi Siyonistlerin Peygamberimize karşı tehlikeli girişimleri sonrasındadır.
Ailesi, Yahudi Siyonistlerden Peygamberimizi gizleme çabasındayken bu atmosferde annesiyle Yahudilerin çok bulunduğu Yesrib’e gitmeleri Yahudilerin Peygamberimizin peşine düştüğü iddiasıyla çelişir sahnelerdir. Annesinin Medine’de hastalanması ve buna rağmen yolculuğa çıkması tarihi gerçekle çelişmekte.
Yesrib’te hurma dışında elma gibi meyvelerinde yetiştiği gerçektir; ama en çok yetiştirilen hurmaya salkım salkım ağaçtan indirilme sahnesi dışında yer verilmeyip elma yetiştirilmesi sahnelerine yer verilmesi bir başka gereksiz ayrıtı vurgusudur. Bu bağlantıyla Peygamberimizin hasta yatan annesine elma vermesi, Hıristiyanlıktaki Adem ve Havva’yı cennetten çıkaran elmayı çağrıştırmakla Mecidi, adeta Hıristiyanlığa sıcak göndermeler yapmaktadır.
Amine’nin Ebva’da ölmeden önce söylediği sözlerde Peygamberimizin geleceğine yönelik önemi ifadelerine yer verilmemesi ayrı bir eksiklik. Amine’nin son sözleri kaynaklarımızda şöyledir: “İşte ben de ölüyorum. Fakat adım ebediyyen kalacak. Çünkü arkamda bir hayırlı ve tertemiz bir evlat bırakıyorum.”
Abdulmuttalib’in ölüm sahnesinde putlara tapınmayıp Allah’a olan inancının çok ön plana çıkarılması da Ebu Talib’i Müslüman olmuş gibi göstermek gibi filmin ayrı gereksiz ve hatalı abartısı.
Peygamberimizin keçilerle birlikte sahnesi onu daha bir doğal ve insani kılmaktadır. Filmin onun insaniliğini anlatan en güzel sahneler, keçilerle birlikte olduğu ile kız çocuğunu öldürmek üzere olan kişiyle doğal diyalog sahnesidir.
Bu doğallıklardan çok daha fazla doğaüstü sahnelere yer verilmesi yukarda bahsettiğimiz üzere O’nu Hıristiyanların tanrılaştırdığı İsa konumuna getirmekte.
Yahudilerin olumsuzluk sahnelerine karşıt Hıristiyanların, Bahira, kilise ve keşişlerin güzel sahnelerle sempatik gösterilmesi elbette dikkatten kaçmıyor.
Bahira ile görüştüğü kilise mekanında bir ara Peygamberimizin kucağında çocuk İsa bulunan Meryem ana heykeli önünde sıcak bir yaklaşımla gösterilmesi Şii İslam’ın Hıristiyanlığa zeytin dalı misali bir mesajı mıdır acaba?
Batılıların benzerlerini yaptıklarını çağrıştıran yaklaşım ve sahneler Mecidi’nin batı sinemasının tesirinde kaldığını açıkça fark ettiriyor.
Müziğin fazlasıyla ön plana çıkarılması filmin eksiklerinden olmakla birlikte Doğu ve İslam müziği yerine batı müziğinin hatta kilise müziğini andırır ezgiler kullanılması ayrı bir tezat yaklaşım. İslam Peygamberinin çocukluğunun anlatıldığı bir filmde batı müziğinin ön plana çıkarılıp kilise ezgilerinin kullanılması elbette yalnız Mecidi’nin değil tüm İslam dünyasının eksiği ve kusurudur.
Peygamber Efendimizin saçlarının ve ellerinin gösterilmesi Müslümanlarca çok eleştirilmekle birlikte bu sahnelerde henüz küçükken parmakları arasından gözünün gösterilmesi dışında bir beis görmüyoruz.
Filmin tamamen Şii propagandası ve hurafelerle dolu olduğu keskin yaklaşımlarına kesinlikle katılmıyoruz ve işin bilincinde olanlarca izlenmesi gerektiğine ve faydalı olacağına kanaat getiriyoruz. Her kesimden insan tarafından izlenmesi bahsettiğiniz kusurlar olmakla birlikte elbette çok faydalı olacaktır.
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Seyfettin BUDAK
Yıldız tozundan gelen insan, burçlardan mı ibaret?
Mehmet Ali Çamoğlu
Babamın Bıraktığı Ülkede Değişenler
Hasan KARADEMİR
Türkiye’de Popülist Iktidar Ve Muhalefet
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Duyulmak İyileştirir
Eyüphan KAYA
Zaman Ömer’leri arayıp bulma zamanıdır Reisim
Bülent ERTEKİN
Cam Kenarında Düşünceler
Adnan ÖZ
Süper lig başlıyor Samsunspor hazır mı?
Adnan İPEKDAL
Problem Çözmek İsteyenlere Formüller
Memiş OKUYUCU
D. Mehmet Doğan’ın Ankara’sı,
Ömer Naci Yılmaz
Bana Altmış Yıldır Anne diye Seslenebilmeyi…
Ravza ZEYBEK
Ey İman Edenler İman Edin
Recep YAZGAN
Samsun’un Yeniden Kırklanması Lazım!
Ahmet AYDIN
İnsanlık İçin
Songül KARAMAN
Ne Olur
Öztürk Samuk
Allah Bizi Korumuş
Mehmet Nuri BİNGÖL
Mekke Anlaşması’ndan Cemahir-İ Müttefika-Yı İslâmiye’ye
Emine AYDEMİR
Tevekkül Sahibi Adamın Hikayesi
Ahmet SAĞLAM
Beğenilme Duygusu
Aydın Babacan
Sınırların Hikmeti
Vehbi KARA
Cuma Hutbesi ve Bidat
Özlem Gürbüz
Her İzleyen Destekçi Değildir
Nihat Güç
Münevver İnsan
Aydın BENLİ
İnsan En Çok, Sevdiği İnsanın Sözüyle Kırılır
Halil MERT
Psikolojik Harp, Jeopolitik Mücadele Ve İslam Dünyasının Kaybettiği Ortak Akıl…
Recep Ali AKSOYLU
Fiyatlandırmada Ölçüyü Kaçıran İşletmeler
Hamdi TEMEL
Gelenekten Bilime Uzanan Bir Yolculuk
Mehmet BOZKURT
Ne Oluyor Bize!?
Hüseyin KURT
Atatürk’ün Adıyla, Üniter Devletin Temelleriyle Oynanamaz
Fatih ORUÇ
TAGUT
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)