Hz İbrahim bin Edhem'e:
– Ey İbrahim, musibetlerden bir türlü kurtulamıyoruz bu konuda dua ediyoruz ama kabul olmuyor. Oysa Allah (cc): "Bana dua edin size icabet edeyim." buyurmuştur diye sorulduğunda, İbrahim Bin Edhem hz:
-Ölmüş kalplerin duası kabul olmaz, der. Halk sorar;
– Ne türlü günahlarla kalbimiz ölmüş? Büyük Veli on tane günah sayar. Bunlar:
1- Allah’ı (cc) tanıdığınızı söylüyorsunuz, ama emirlerini tanımıyorsunuz.
2- Kur’an-ı Kerim’i okuyorsunuz, ama muhtevasıyla amel etmiyorsunuz.
3- Hz. Peygamberi (aleyhisselâm) sevdiğinizi söylüyorsunuz, ama sünnetini tatbik ederek sevdiğinizi göstermiyorsunuz.
4- Şeytanın düşmanınız olduğunu söylüyorsunuz, ama onunla dostluktan asla geri kalmıyorsunuz.
5- Cenneti sevdiğinizi söylüyorsunuz, ama ona lâyık bir amel işlemiyorsunuz.
6- Cehennemden korktuğunuzu iddia ediyorsunuz, ama ona götürecek fiillerden geri kalmıyorsunuz.
7- Ölüm haktır diyorsunuz, lâkin hak olan ölüme hiç hazırlık yapmıyorsunuz.
8- Din kardeşinizin ayıbı ile uğraşıyor, kendi ayıbınızı hiç görmüyorsunuz.
9- Allah’ın lütfettiği nimetleri bolca tüketiyor, ama hiç şükretmiyorsunuz.
10- Ölülerinizi, anne babalarınızı gömüyorsunuz, bir gün sizin de gömüleceğinizi düşünmüyorsunuz.
– Ey Basra halkı! Kalbinizi öldüren bu on günahı terk etmedikten sonra dualarınızın kabul olacağını sanmayınız. Kalbinizin ihyasını (dirilmesini) istiyorsanız bu günahlardan kaçınmaya gayret edin. İstikametinizi düzeltin. Göreceksiniz ki dualarınız kabul olacak, başınızdan da bela ve musibetler uzaklaşıp gidecektir.
Nesebi Hazreti Ömer (Radıyallâhu Anh) Efendimiz’e dayanan Hz Şeyh İbrahim B. Edhem (kaddesallahu sırrahul aziz), Süfyan Es Sevri, Fudayl B. İyaz, Evzai, İmamı Azam Ebu Hanife, Şakiki Belhi hz gibi bir çok alimin dostudur. Hz Cüneyd onun hakkında; “İbrahim, miftahul ulum, ilimlerin anahtarıdır” demiştir. Hucvirî’ye göre, o Hızır (as) tarafından yetiştirilmiştir. Kelabâzî de onun “murad” vasfına sahip bulunduğunu, yani Hakk’ın kudret cezbesiyle kendine çektiği kullardan olduğunu söyler. Hz Pir Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî de onu “Mânalar denizinin yüzücülerinden” sayar ve Mesnevisinde övgüyle anlatır. Abdullah b. Mubârek, onun “sır sahibi” zâhid kişilerden olduğunu ifade etmiştir.
İbrahim B. Edhem hz, evliyalık sırrına ermeden önce Belh şehrinin padişahı idi. Bir gün bir köle satın aldı. Ona sordu: “İsmin nedir?” Köle; “Ne diye çağırırsanız odur” dedi. İbrahim bin Edhem; “Ne yersin?” diye sordu. Köle; “Ne yedirirseniz odur” diye cevap verdi. İbrahim bin Edhem; “Ne iş yaparsın?” buyurdu. Köle; “Ne emrederseniz onu” dedi. İbrahim bin Edhem; “Neyi arzu edersin?” diye sorduğunda, “Kölenin hiç arzusu olur mu? Onun arzu ile ne işi var?” müthiş cevâbı üzerine, İbrahim bin Edhem kendi kendine; “Ey miskin, acaba sen ömür boyu Hak Teâlâya böyle kul olabildin mi? Kulluğu bundan öğren” deyip, ağlayarak kendinden geçti.
Tahtının üzerinde uyuyakaldığı bir gece tavanın sallandığını ve tavanda birinin yürüdüğünü hissetti. Orada kimin bulunduğunu sorunca, “Tanıdık biriyim, devemi kaybettim, onu arıyorum” cevabını aldı. İbrahim Edhem, damda deve aramanın şaşkınlık olduğunu söyleyince sesin sahibi ona, Allah’ı altın taht üzerinde ve atlas elbise içinde aramanın damda deve aramaktan daha büyük bir şaşkınlık olduğunu söyledi. Bunun üzerine İbrahim Edhem hz, sabaha kadar uyuyamadı. Kalbi, Allahü Teâlâ’nın aşkı ile yanmaya başladı. Bilip bilmediği bütün günahlarına, hatâ ve kusurlarına tövbe etti.
Belh’i terk edip yolara düşen İbrahim Edhem hz, çobanlarından birine rastladı. Kendi üstündeki kıymetli elbiseleri çobana verdi. O da, çobanın keçe takkesini ve kepeneğini giydi. Koyunları da çobana bağışladı. Birçok şehir gezdi, şöhretten kaçtı. Bostan bekçiliği, odunculuk, değirmencilik gibi işler yaparak geçimini sağladı. İbrahim b. Edhem hz, çalışmayı telkin etmiş, elinin emeğini yemiş; fakat rızık için endişeyi asla tasvip etmemiştir.
Tacını, tahtını, tüm dünya nimetlerini, ailesini, vatanını ve rahatlığı Allah için terk ettiğinden Tasavvuf da Terk-i İbrahim olarak müminlere örnek gösterilmiştir. Dünyâ sultânları unutulmuş, fakat o unutulmamıştır. Hayatı, mübarek sözleri ve kerametleri nesilden nesile hep anlatılmıştır.
Bir gün Dicle kenarında hırkasını yamarken iğnesi suya düştü. Birisi görüp; “Ya İbrahim, padişahlığı bırakıp ne yaptın ki?” deyince İbrahim Edhem hz, suya işaret etti. “İğnemi çıkarın” dedi.
Balıklar ağızlarında birer altın olduğu halde sudan başlarını çıkardılar. İbrahim B. Edhem hz, “Bu benim iğnem değildir” deyince zayıf bir balık ağzında iğneyi takdim etti. İbrahim Edhem hz buyurdu ki; “Evvelki padişahlık mı daha güzel, bu mu güzel?” O kişi söylediği söze pişman oldu, özür diledi.
Abdullah b.el Ferec-Abid dedi ki; Şam da İbrahim B. Edhem’i bir bahçede gördüm, uyuyordu. Başucunda da bir yılan ağzında bir demet yasemin ile onu rahatsız eden sinekleri kovuyor ve onu serinletiyordu.
Gecelerini tefekkürle, zikirle, ağlayarak yaptığı istiğfar ve dualarla geçirip çok az uyuduğu, gündüzleri ise sürekli oruç tuttuğu belirtilen Hz İbrahim B. Edhem, zühdü farz, nafile ve selamet olmak üzere üç kısma ayırır. Haramdan kaçınma şeklindeki zühd farz, helalinden olsa bile az ile yetinme şeklindeki zühd nafiledir. Selamet olan zühd ise şüpheli şeylerden uzak durmaktır. En mükemmel zahid, kalbi en temiz, en samimi olan ve en fazla cömertlik yapan kişidir.
Nefsî mücâhede ve kalbini masivadan arındırmak için İbrahim b. Edhem hz, hiçbir zaman doyasıya yemek yememiştir. Leziz şeyleri gördüğü zaman kendisi yemeyip, dostlarına ikram etmiştir. Az yediği için bir abdestle on beş vakit namaz kıldığı rivayetler arasındadır.
Daima abdestli olan İbrahim B. Edhem hz, on dört yılda Kabe-i Şerife ulaşmıştır. Yolda giderken her adımına iki rekat namaz kılarak ilerlemiştir.
Zaman zaman inzivaya çekilse de halkla birlikte olmaya, onlara yardımcı olmaya, dertleşmeye ve nasihatte bulunmaya özen gösterdi. Öğütlerinde her zaman helal kazancın önemini vurgulamıştır. Helal kazançla çoluk çocuğunun nafakasını sağlamayı yiğitlerin işi olarak görür. Yapılan duaların kabul olmasının şartı olarak da helal lokma yemeyi ifade etmiştir.
İbrahim b. Edhem hz bir gün abdest almak için kuyuya kovayı indirdiği zaman, birinci defada içi altın, ikinci defada gümüş, üçüncü defada da inci dolu bir kova çıktı. İbrahim b. Edhem dayanamadı ve Allah’a (cc) yalvararak: “Allah’ım! Biz fakirliği arıyoruz Sen zenginlik veriyorsun. Biliyorum ki hazinelerin sonsuzdur, istediğine verirsin, fakat ben bu gibi servetlerin cazibesinden korkarım. Beni Hak yolundan ayırma, abdestimi almak için bana yalnız su ver” dedi. Bu defa berrak ve temiz bir kova su çıktı, abdestini aldı, namazını kıldı ve sonra ellerini semaya kaldırarak kendisini muradına eriştirdiği için Allah’a hamd-ü senada bulundu.
Hz İbrahim b. Edhem’in en önemli kerameti Hızır (as) ile tanışmasıdır. Kendisine İsmi Azam duası öğretilmiştir.
İbrahim b. Edhem, tevazusuyla tanınmış bir mübarektir. Onunla ilgili nefsini hakir görme konusunda çok ilginç anekdotlar vardır. Kendisine “sen kendini nerde görürsün?” diye sorulduğunda “Ben toprağın altındaki böcekten daha aşağıdayım” diye cevap verir.
İbrahim b. Edhem hz için en çekilmez hal gittiği yerlerde tanınmış olmasıdır.
Bir gün İbrahim b. Edhem hz, bir şehre girerken yolda karşılaştığı kişiler ona, İbrahim b. Edhem’i görüp görmediğini sorarlar. O da “O sapık adamı ne yapacaksınız?” diye cevap verir. O kimseler de, böylesine mübarek bir zata hakaret ettiği için İbrahim b. Edhem’i fena halde döverler. İbrahim b. Edhem onlar gittikten sonra kan revan içerisinde: “Sen kibirlenip kendini şeyhlerin karşılamasını istiyordun. İşte buldun cezanı” diyerek nefsine kızar.
İbrahim b. Edhem bir gece rüyasında Cebrail (a.s)’ı elinde kalem ve divit olduğu halde yeryüzüne inerken görmüştü. Elindekilerin ne işe yarayacağını sorduğunda Cebrail (a.s), yeryüzündeki evliyaları yazacağını söyledi. İbrahim b. Edhem “Beni de yaz” deyince, Cebrail (a.s): “Senin için emr-i ilahi yoktur” dedi. İbrahim b. Edhem’in ben evliya olmasam da onları severim demesi üzerine, bir müddet sükut edildi. Daha sonra Cebrail (a.s): “Ferman-ı ilahi geldi, ismini defterin başına yazacağım” buyurdu.
Şakîk el-Belhînin de hac yaptığı bir sene Mekke’ye giden İbrahim b. Edhem, onunla tavaf esnasında bir araya gelir. İbrahim b. Edhem, Şakîk Belhî’ye “Düsturunuz nedir?” diye sorar. O da “Biz rızık bulduğumuzda yeriz, bulamadığımızda sabrederiz.” deyince İbrahim b.Edhem “Belh'in köpekleri de böyle yapıyor!” der. Kendilerinin ise rızık bulunca kardeşlerine verdiklerini, bulamayınca şükrettiklerini söyleyince Şakîk Belhî ayağa kalkar, İbrahim b. Edhem’in önüne oturur ve “Sensin bizim üstadımız!” diyerek duygularını belirtir.
Hz İbrahim B. Edhem’in Allah’a karşı olan sevgisinin derecesini gösteren bir örnek, şu duasıdır: “Yâ Rab! İyi biliyorsun ki cennet benim gözümde bir sinek kanadı kadar bile değer taşımamaktadır. Beni zikrine yoldaş et, sevginle rızıklandır ve sana yalvarmayı bana nasip et de cennetini kime dilersen ona ver.”
Allah Rasulu (s.a.v) Efendimize duyduğu muhabbet ve özlem nedeniyle Rasulullah s.a.v’in ismi geçince gözünden kan gelene kadar ağlardı. Sünnetler konusunda son derece titiz davranır ve şüpheli şeylerden daima uzak dururdu.
Bir gün kendisine Hz Ömer i sordular. “Kelimelerle anlatamayacağımız sahabe efendilerimize layık yaşamak için elimizden geleni yapmalıyız” diye cevap verdi.
İbrahim Edhem hz’nin duası ile sözlerimizi sırlayalım: Allah'ım! Asla uyumayan aynınla bizi koru. Yok olmayan desteğinle bizi himaye et. Üzerimizdeki kudretinle bize merhamet et. Sen bizim güvencemiz ve ümidimiz olduğun sürece helak olmayız. Aminnnn.. Allah şefaatlerine nail eylesin.
Kaynaklar: Sıfatüs Saffe (İbnül Cevzi), Tezkiretül Evliya, Kalbin Sırları ve Faziletleri, İmam Gazali, İBRAHİM BİN EDHEM VE TASAVVUF TARİHİNDEKİ YERİ YÜKSEK LİSANS TEZİ/ Halime Gül
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)