Hepimiz başta birer birey olarak bu sorumsuzluğumuzun cezasını çekiyoruz, çekmeye devam edeceğiz.
Siyasilerimiz koltuk kavgasında, sanayicilerimiz ceplerini doldurma derdinde. Öğrencilerimiz paçayı yurt dışına atma derdinde. Halk geçimden önce seçim derdine düşmüş. Ağlamalı-mı Gülmeli-mi Halimize bilemiyoruz...
Ülkemizi kim yönetirse yönetsin oynanan bu tuzağın önüne artık geçemez...
Kısır bir döngü çekişmesine alet olan bütün siyasiler hâlâ tehlikenin farkında değiller. Dayatılan AB uyum yasaları ile ABD hayranlığı uyandıran filmlerle, Sadece Türk aile yapısını bozmak adına faaliyet gösteren ipleri AB ve ABD elinde olan yazar, çizer, sanatçı, kanaat önderi, rol model abla ve abiler ile Türk aile yapısının genetiği bir daha düzelmemek üzere değiştirildi....
Biz hâlâ bunun farkında değiliz.
Erdoğan bunu yanlış yapıyor.
Kılıçdaroğlu doğruları söylemiyor.
Bahçeli hükümeti neden destekliyor.
Demirtaş neden ceza evinde?
Bu Suriye meselesi ne olacak?
Afganlar geliyor önlem varmı?
Yunanistan adalarımızı aldı, çaldı.
Herkes siyasetçinin yapması gerekenleri üstlenip bu konulara yoğunlaşmış durumda.
Toplum olarak topyekün siyaset yapıyor, alternatif hükümet kuruyor, alternatif çözümlerle ülke kurtarmanın arayışı içerisindeyiz... Kahvehanelerde, pastahanelerde, çay bahçesinde herkesin çözmeye çalıştığı bir hükümet sistemi modeli var.
Evine akşam ekmek götürme derdini unutup, ülkeyi kurtarma adına hesap kitap yapanlar, işyerlerinde duvarlara iri harflerle "burada siyaset konuşmak yasaktır" yazılarına vesile oldukları halde bu levhaların altında siyaset yapmaya devam etmektedirler.
Evlerinde kendilerinin dönüşünü beklediğini düşündüğü eşinin ve kızının ise ücretsiz AB ve ABD için ajan olarak çalıştıklarının farkında bile değiller.
Kendi aile yapısını korumaktan aciz olmuş bireyler ülkeyi kurtarmanın derdinde.
Aile bağlarını güçlü kuramayan bir toplumda ne komşuluk ilişkisi, ne akrabalık ilişkisi, ne millet ülke sevgisi, ne-de devlet kavramının özelliğini anlayacak, kavrayacak bireyler yetitiremez.
Başta kız çocuklarının ekonomik olarak kocaya muhtaç olmaması gerektiğini yıllarca anlatan seçilmişler ile atanmışların arkasından nereden beslendikleri belli olmayan bir takım insanların "özgürlükler kadınların olmassa olmazıdır" derken, kadınlarımız kılık kıyafette özgür olmalıdır, aile içi şiddete hayır, ile devam etti...
İstanbul sözleşmesi ile gelen paketin içine gizlenmiş dinamitin patlamasının etkileri bütün ülkeye dağıldıktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğanın bir kararname ile bu sözleşmeyi uygulamadan kaldırılması artık ülke kadınlarımızı, kızlarımızı kurtaramaz...
Çünkü uygulamadan kalkmışta olsa bu sözleşme fiili olarak hala devam etmekte.
Biz yinede "Zararın neresinden dönersek kardır" diyecek durumda dahi değiliz.
Lübünya denen eş cinseller ile özgürlük arayan kadınlarımız Taksim meydanında "Lübünyalar vardır, Kürt'ler vardır" çığlıkları atarken ne ülkemizi yöneten hükümet nede yönetime talip olan muhalefet kadınlarımızın ücretsiz birer ajan gibi AB ve ABD'ye çalıştıklarını farkedemediler...
Hiç kimse Lübünyalar ile Kürt'lerin bir araya getiren bu slogan ne maksatla atılıyor demediler.
TRT olarak 15 kanal ile yayın yapan TV kanalı TRT Arapça, Farsça, Kürdi diye yayın yaparken AB ve ABD sokaklarını bu sokaklarda yaşamakta olan toplumların özellikle genç kadın ve kızların giyim kuşamını dahi kıyaslamadı.
Türkiye'deki özellikle büyük illerimizde sokaklarımızda dolaşan genç kızlarımızla mukayese ederek yaşanan çarpık ve acı gerçeği göstermedi.
Özgürlükler beyinde başlar.
Özgürlükler ahlâk ve edeple yoğrulur.
Özgürlükler insanca yaşanır,.
Özgürlükler karşılıklı saygı ve sevginin teminatı olur demedi, denmedi.
Geldiğimiz noktaya bir bakalım...
Koca karısının telefonuna bakamaz, bu bireysel özgürlüğe engeldir denildi...
Koca eşinin evin başka bir odasına çekilerek konuşmasına müdahale edemez, soramaz..
Çünkü bir kadın arkadaşı yani hemcinsi ile yaptığı sohbeti duyamaz, duymak istiyemez, duymak istediğinde özgürlüğünü kısıtlamış olur.
Kocası eşinin telefonunda sevgilisine yazdığı mesaja bakamaz.
Kazara gördüğü uygunsuz bir görüntü ve mesajı sorgulayamaz, hesap soramaz ve bunu delil olarak yargıya sunamaz.
Çünkü bu delil sayılmaz.
Bunu delil olarak sunmak dahi suç işlemek olur.
Kişinin bireysel özgürlüğüne müdahale sayarak kendisinin suç işlediğini kendisi göstermiş olur.
Hatta kocası eşinin sosyal medya hesabından bir fotoğrafı onun bireysel özgürlüğü olduğu için özgürlüğüne müdahale diye delil olarak sunamaz..
İşte tüm bunlar AB dayatması olarak uygulamaya sokulmuş ismine kadınlara verilmiş birer özgürlük adı altında hak olarak yer alır..
Keza aynı konu kadınların eşleri üzerinde bir hak olarak aynı durumda kabul edilir....
Sonuç aile içerisinde herkes özgürdür.
Her birey dilediği odaya giderek dilediği arkadaşı ile dilediği kadar konuşur kimse kimsenin iletişim özgürlüğünü kısıtlayamaz.
5-6 yaşlarındaki çocuğun için dahi sistem işler ve işlemeye devam eder.
Bir çocuk ekonomik sıkıntı çektiği ailesinden kurtulmak için ailem beni dövüyor diye yalandan ağlayıp şikayetçi olsa çocuk evinden alınarak devletin şefkatli kolları arasında büyütülüyor.
Tüm bunları AB ve ABD ülkelerindeki aile yapısına göre şekillendirip ülkemizde 1000' lerce yıllık geleneklerimizden kopararak uygulamaya sokma adına AB uyum yasaları dedik.
Kısacası özgürlüklerden anlaşılanı anlamak yerine özgürlükler ile hiç bir alakası olmayan dayatma uygulamalara özgürlükler adına sarıldığımız ülkemizde ne mutlu bir aile, ne samimi sadakatli ilişki, ne karşılıklı saygı kaldı. Sevgiye dayalı bir aile yapısı artık yok oldu..
Evlilikler mantık evliliği adlı birçok model sunularak alıştırıldıktan sonra hayatın müşterek olduğuna gelindikten sonra ev işlerinin çalışan karı koca arasında paylaşılması gerektiğine kadar sorumluluklara sınırlar konularak kadınlarımızı özgürlükler adına ajan olarak kullanan güçler emellerine kavuştular.
Geri dönüşü olamayacak kadar yaygınlaşan bu durum hergeçen gün daha çok problemleri meydana getiriyor.
Kadın cinayetlerinin artmasının nedeni, nedenleri, etkenleri araştırılmak yerine kadına şiddet gösterene idam gelsin söylemi bunlar için yapılan eylemleri destekleyen siyasi otoriteler çözüm odaklı düşünmeden bu cinayetler sürüp gidecektir.
Toplumumuzda (Z) kuşağı denen kuşak kaybolmaya yüz tutmuş bir kuşak haline geldi.
Dünyanın göz bebeği ülkemiz Türkiye'de yaşamak istemediklerini her fırsatta dile getirmekteler.
Dışarı giden beyin göçünü yüksek maaşlarla ülkeye davet eden siyasi otorite yeni nesil beyinlerin fırsatını bulduğu ilk anda yurt dışına kaçacağının acaba ne zaman farkına varacaktır.
Siyasi otorite bizim bin yıllık kültürümüz olan kadına saygının hiçbir ülkede olmadığı kadar bizde olduğunu belgeleri ile ortaya koymalıdır.
Kadına şiddet olaylarının Cumhuriyetimizin ilk 50 yılında istisna olarak dahi olmadığını, aile yapısının tam olduğu ailelerde şiddetin asla yaşanmadığını anlatan dizi ve belgeseller yerine Dallas, Asmalı konak gibi neredeyse her Türk dizisinde çarpık ilişkilerin işlendiği filmlere göz yummaktan vaz geçmediği sürece Türk kadını AB ve ABD için bulunmaz bir hint kumaşı gibi işlenmeye devam edecektir.
Dünyanın hiçbir ülkesinde Türk kadını kadar özgür ve kıymetli bir kadın olmadığı mutlaka anlatılmalıdır.
Bir erkeğin başka bir erkeğin eşini sizinle dans edebilirmiyim örneklerini medeniyet ve özgürlük gibi gösteren filmler ve aynı erkeğe eşiniz çok güzelmiş çok şanslısınız ifadeleri özgürlük adına verilirken RTÜK uyuduysa bunun suçlusu ülke siyasilerinindir.
Tv ve sinema dizilerinde Sigaranın ve alkolün reklamlarını takip eden RTÜK Türk aile yapısını bozan dizi ve filmler için acil bir eylem planı devreye sokmalıdır.
Siyasiler ülke ekonomisini, güçlü devlet, güçlü ordu, dünyada söz sahibi ve dünya lideri olma sevdalarından biran önce kurtulmalıdır.
Elde avuçta kalmayan siyasi ahlak için , ticari ahlak için, aile ahlâkının tekrar dikiş tutabilmesi için adım atmalıdır.
Özgürlükler adı altında dayatılan film, tiyatro, güzel sanatlar, diziler için önlem almalıdır.
Özellikle kayıp kuşak (Z ) kuşağından sonra adı konacak kuşak ne ise onlar için Milli eğitim olan yuva, ana okulu ve ilk okullarda "Adabı Muhaşeret" dersleri uygulamaya sokulmalıdır.
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Hüseyin KURT
Sessiz Savaş Türkiye Kıyılarına Yaklaşıyor…
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)