Dünya tarihini incelediğimizde, yazının icad edilmesinden önceki döneme “Tarih Öncesi Çağlar” yazının icad edilmesinden sonraki döneme ise “Tarihi Çağlar” diye ifade etmekteyiz. Tarih öncesi devirler kullanılan araç ve gereçlere göre isimlendirilmiştir. İnsanoğlu her bulduğu ve icad ettiği malzemeyle bulunduğu dönem ait bir medeniyet kurmaya çalışmıştır. Tarih öncesi dönemlerde bile kullanılan alet insanlığı bir adım öteye taşımıştır. Avcılık ve toplayıcılıktan, ekip biçmeye doğru yol almaya başlamış, kendini sürekli yenilemeye çalışmıştır. Bu dönemlerde ihtiyaçlar icatları beraberinde getirmiştir.
Tarihi Çağlar diye bilinen dönemler yazının icad edilmesiyle başlamıştır. M.Ö. 3000’li yıllarda başlayan bu dönem insanlığın icadlarıyla yeni dönemleri peşinden getirmiştir. İnsanlar daha iyi topraklarda yaşamak ve daha konforlu hayat sürmek için sürekli arayış içinde olmuştur. Ortaçağ diye de ifade edilen dönemde ciddi Kavimler Göçü olmuş bu dönem de İslamiyet ortaya çıkmış ve İslam dinine giren toplumlar bu dinin kendilerine gösterdiği ufuk ile ilim, bilim, fen ve teknoloji alanında topluma ışık olacak birçok buluşa İslam alimleri imza atmıştır. Bugün fenni ilimler dediğimiz alanda, tıp, astronomi, matematik, fizik, kimya alanlarında zirve yapacak eserler ortaya koyarak bütün dünyayı aydınlatmaya çalışmışlardır. İslam alimleri ve ilim adamlarının ortaya koyduklar eserlerden karanlık çağı yaşayan batı dünyası da istifade ederek kendisine yön çizmeye, gelişmeye başlamıştır. İstanbul’un fethi ile bir çağ kapanıp yeni bir çağ açılmış bu dönemde Osmanlılar yani Türkler en zirve noktayı görmüşlerdir.
Batı ise o dönemlerde kendi içinde savaş vermekte ve buhranlar yaşamaktaydı. Kiliseye, otoriteye olan güven neredeyse kalmamıştı. Coğrafi keşiflerle birlikte, reform ve rönesans ile Batı dünyasında değişim ve dönüşüm başlamış, Osmanlı İmparatorluğu’nun da gerileme dönemine girmesini fırsat bilen Batı dünyası yavaş yavaş üstünlüğü ele geçirmek için ciddi buluşlar ve çalışmalara imza atmaya başlamıştır. Fransız İhtilâli bunun zirvesi olmuştur. Milliyetçilik akımıyla Osmanlı içinden bir çok devletler ortaya çıkartılmış. Bir devre damgasını vuran ve dünya nizamına her alanda katkı sunan Osmanlı İmparatorluğu artık can çekişmeye başlamıştır. 1. Dünya Savaşı ile birlikte de dağılıp gitmiş, yerine genç Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.
Batı ve keşfedilen ABD yüzyılın başında teknolojik çalışmalarını arttırarak, özellikle buharlı makineler, petrolün bulunması ile yüzyılın ilk yıllarına damgasını vurmaya başladılar. 100 yıl boyunca da hiç durmaksızın teknolojik buluşlar ve çalışmalara devam ettiler. Uzayın keşfi, aya gidilmesi bunların göstergelerindendir. Yaklaşık 50 yıllık süreçte bilgisayarların keşfedilmesiyle de teknoloji baş döndürücü hız kazanmaya başladı. Artık günümüzde gelinen nokta da yapay zekalar konuşuluyor. Robotlar konuşuluyor. En önemli meslek yazılımcılık oldu. Yazılım alanında ki gelişmelere yetişebilmek adeta imkansız bir noktaya geldi.
Bütün bunlar olup biterken biz neredeyiz. Neredeyse 100 yıldır İmparatorluk bakiyesi topraklara tutunabilmek için kısır siyasi çekişmeler, dini değerler üzerinden politikalar üreterek, kısır çekişmeler ile 100 yılı neredeyse heba ettik. Teknolojik alandaki gelişmeleri takip edip o alanda yatırım yapacağımıza, gençleri o yönde yetiştireceğimize maalesef hala daha bu nokta da bir türlü istenilen seviyeye gelebilmiş değiliz. Bir dönem dünya da hemen hemen her alanda zirve yapmış bir milletin torunları bugün ne dini alanda, ne iktisadi alanda, ne ilim ve bilim alanında ne de fen ve teknoloji alanında yok maalesef. Adeta can çekişiyoruz. Gelecek nesli yaşayacakları çağa göre yetiştirmekten aciz durumdayız. Hala kısır bir eğitim çarkı içinde öğütülüp gidiyorlar. Toplumumuzun gündemine baktığımızda hala boş şeylere kafa yormaktayız. Bir dönem ilim, teknoloji ve fen alanlarında çağa ve dünyaya ışık olmuş Türk-İslam bilginlerinden haberimiz bile yok. Neden onların hayatları ders olarak okutulmaz. Neden onların hayatları örnek alınması için bir çaba sarf edilmez. Bütün bunlara anlam verebilmek gerçekten çok zor. Bizim dönemimizde Sanat Tarihi dersi vardı. Sanat alanında yapılan incelikleri okuduğumuzda hayran kalıyorduk. Bugün bu ders yok. Bugün klasik eğitim ile sadece sınavlarda başarı elde etsinler diyerek at yarışı yapılırcasına sınavlarda başarı elde eden bir nesil türettik. Çocuklarımızla konuştuğumuz da, büyüyünce ne olmak istiyorsun verilen cevap gayet kısır. Seviyesi orta düzeyde ise öğretmen, polis veya asker olmak istiyor. Eğer biraz zeki ise, doktor, mühendis olmak istiyor. Bir tanesi de çıkıp ben bilim adamı olacağım, öyle buluşlar yapacağım ki, bütün dünya beni konuşacak demiyor. Ya da yapay zekanın konuşulduğu, robot çağına girdiğimiz bu dönemde, kendimi öyle yetiştireceğim ki, yazılımcı olacağım, öyle şeyler üreteceğim bütün dünya şaşacak. Çocuklarımıza bunları dedirtebilmek için önce bu ruhu aşılamalıyız. Öncelikle eğitim sistemi bu minval üzere kurgulanmalıdır. Devasa inşa edilen okul binaları ile eğitim işini halletmiş olmayız. Mekan elbette önemli ancak mekandan çok içerik bizim için elzem şu anda. Yine bilim yuvası olarak gördüğümüz üniversiteler maalesef ne hazindir ki, işsizliği erteleme mekanları, eğitimden ziyade bir 4 yıl daha oyalanma mekanı. Üniversitelere bakıyoruz bilim, fen ve teknoloji den ziyade açılan bölümler, hukuk, eğitim bilimleri, iktisadi idari bilimler, Çok yazık. Bu devasa üniversite binaları da gelecekte boş olduğu anlaşılacak. Üniversite mezunu binlerce genç mezun oldukları alanla ilgili bir istihdam alanından ziyade hayata tutunabilmek için, öğretmen, polis vb. gibi mesleklere yöneliyor. Eğer bir sosyal araştırma yapsak üniversite mezunları arasında mezun olduğu okulla, bölümle alakalı bir bölümde çalışan ve gelecek kuran sayısı % 10’u anca bulur. Geri kalan % 90’nı ise hiç ilgisi olmayan alanlarda istihdam edilmektedir. Sadece üniversite mezunu yapmak için, gençleri üniversite okutmak bir ihanettir.
Peki yapılması gereken nedir? Yüzyılın ihtiyaçları doğrultusunda gençler yetiştirilmeli, bu alanda onlara eğitim verilmeliyiz. Üniversite sayısının çokluğu ile değil, niteliği ile övünmeliyiz. Kendi kültürel değerlerimizi elbette öğreteceğiz bunda problem yok. Ama geleceğin konumunu şimdiden sezip onları geleceğe dönük hazırlamaz isek gelecek 100 yıllarda kayıp gitmiş olacak elimizden. Onun içinde ne yapıp yapıp teknolojiye yatırım yapmalıyız. Sosyal alanlardan ziyade, beyin niteliğindeki gençleri fen ve teknoloji alanlarına yönlendirmeliyiz. Avukat, öğretmen, polis, bekçi ve zabıta yetiştirmekten vazgeçelim. Öyle bir sistem kuralım ki, insanlar avukat olmaksızın mahkemelerde kendilerini savunabilsin. Yine öyle bir insan tipi yetiştirelim ki, kural tanımayan olmasın, polis, bekçi ve zabıta olmaksızın kurallara uysun. Kendi kendisinin polisi, bekçisi, zabıtası olsun.
Bugün bütün üniversite mezunlarımız devlet kapısında iş bekliyor. Bu kafa yapısından artık kurtulmalıyız. Her üniversite okuyan devlette çalışacak diye bir kural yok. İnsanlar kendi işlerini kurabilir, ortaklaşa ticari faaliyetler yapabilir ya da özel sektörde de çalışabilir. Devletçi mantıktan sıyrılmamız lazım.
Yeni yüzyılın en büyük madeni olan insan beyni, yani gençlerimiz önümüzde duruyor. Onları doğru eğittiğimiz, doğru donattığımız an hiçbir yabancı güce muhtaç olmadan en iyi yazılımları yapmak, siber güvenlikten finansal ağlara kadar bütün alanlarda iddialı olmak, süper güç haline gelmek elimizdedir.
Songül KARAMAN
ALLAH DER
Hüseyin KURT
Yaşar Doğu’dan Astorya’ya
Seyfettin BUDAK
Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler
Halil MERT
Tarihsel Gerçeklik: İran’da Türk Hâkimiyeti…
Adnan ÖZ
Samsunspor ve mircea lucescu’nun ardından!
Mehmet BOZKURT
Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1
Recep YAZGAN
Bugün öğretmenler eylemde mi tatilde mi!
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Ömer Naci Yılmaz
Erbakan ve Teknoloji
Eyüphan KAYA
Veda Hutbesi insanlık için bir kurtuluş reçetesidir
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Bülent ERTEKİN
Engel Bedenlerde Değil, Vicdanlarda Başlar!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Ahmet SAĞLAM
Mümin mi, Müslüman mı!
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Nihat Güç
ABD-İsrail Ve İran Savaşı
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Ahmet DÜZGÜN
Fabrika Ayarlarına Dönüş
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Mehmet Nuri BİNGÖL
Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)