Bir kişinin değişimi için nasıl uzun bir dönem iç ve dış hazırlıkların olması şartsa, bir milletin , bir topluluğun, bir gurubun, bir halkın değişmesi de uzun bir zamanı ve bir hazırlık dönemini gerektirir.
İnsan hayatı boyunca, aşamalardan, aşamalara geçiş yapar. Toplumlarda bir aşamadan diğer bir aşamaya geçiş yapar, İlerler, geriler. Kendi tarihi ve dünya görüşüne göre, bazan duraklar, bazan ilerler, bazan geriler.
Tarih ilerlemelerle duraklamalarla ve gerilemelerle yol alır.
Bir insanın ilerlemesi veya gerilemesi somut bir şekilde görülebilir. Bir toplumun ilerlemesi ve gerilemesi ise, kişilerde olduğu gibi görülmeyebilir ve görülmesi de
zordur. Kaldı ki ilerleme ve gerileme neye göredir? Bazen ilerlemiş gibi görünen; başkalarına göre gerileme olarak nitelendirilebilir.
Asıl üzerinde durulacak nokta, bu değişimin içteki doğuşlarıdır. Değişimin hazırlanma şartlarıdır, doğuş sebepleridir. Bunlara eğilen insan ruh ve zekası, olayı daha derinden ve gerçek anlamıyla kavramış olur.
Sosyal olaylar çok kompleks bir yapıdadır. Farklı bir şekilde değerlendirilebilir. Kimisi olaylara daha subjektif, kimisi daha gerçekçi ve eleştirel bir anlayışla yaklaşır. Eleştiri geliştikçe gerçeğe varma daha da çok artacaktır.
Bir insan ve bir toplumdaki değişim, sıçrama ilk başta bir bunalım bir tökezleme gibi algılanabilir. Zaman geçip, insanlık bu duruma alışınca ve tutukluklar atlatılınca
verim ve eser ortaya çıkar. Bu da değişmenin olumlu yönde olduğunun bir ispatıdır.
Zamanımızda toplumlar, müspet bir değişim yerine, menfi bir değişimi yaşıyorlar. Bu değişim, huzuru, ahlakı, insani değerleri tüketiyor ve insanlığı bunalımdan bunalıma, bir çıkmazdan diğer bir çıkmaza sürüklüyor.
Bütün toplumlar bu çıkmazın sonuçlarını yaşamaktadır. İlerlemiş toplumlarda, geri kalmış toplumlarda, tam bir saplantı ve bataklığa gömülme haliyle karşı karşıyadır.
Değişimin seli çok süratli akmaktadır.
Bu sel, önüne çıkan bütün değerleri silip süpürüp götürmektedir.
Değerler sarsılıyor. İlerlemenin mutluluk getireceği düşüncesi koskoca bir yalan; öğle olsaydı bütün kötümser felsefeler zengin toplumlardan çıkmazdı. Bütün
toplumlarda bir panik ve korku düşüncesi hakim olmazdı.
Hiç kimse güvende değil, güvende olanlar, ölenler ve yalnız doğmayacak olanlardır.
Hız ve haz çağındayız. Asırlık değişimleri birkaç yıla sığdırabiliyoruz. Baş döndürücü bir değişim. Zamanın fırtınası ne bulursa önüne katarak sürükleyip götürüyor. Kıymet levhaları durmadan sökülüp yeniden yazılıyor. İnançlar, felsefeler, değer atfedilen ne varsa zamanın seli tarafından çukurlara dolduruluyor, üzerlerine betonlar dökülüyor.
"Ustureler ezelden beri karamsar, şairler, ezelden beri ümitsiz." Bu çağın karamsarlığı ve umutsuzluğu bütün çağlara bedel.
Bir meçhule gidercesine toplumlar, koşar adımlarla uçuruma doğru ilerliyor.
Dünyamız artık bir çılgınlar kulübü, yangın yerinde ziyafet ve dans gösterisi. Hiç Kimse bir diğerini dinlemiyor, her insan kendi dansıyla meşgul. Gürültü kulakları sağır edercesine bir tonda yükseliyor. Kadeh şakırtıları ve hey heyler... uçuruma doğru ilerleyen kafileler.
Arada bir yol göstermek için, toplumları uyarmaya çalışan birkaç düşünür. Onlarında, bu çılgın kahkahalar arasında sesleri kayboluyor. "Tefekkür sinası metrük bir harabe. Kimin için yaratacaksın, insanlar, ışığa, hayata, sonsuza, düşman."
Her gün her şey değişiyor. Düşünceler değişiyor, kutsallar değişiyor, düşmanlıklar değişiyor, dostluklar değişiyor. Hatta artık mevsimlerin kendisi de değişiyor, değişiyor, değişiyor....!
Toplumlar, küçük bir çocuk şımarıklığı
içinde. Modernizm, insanlığa kusursuz bir dünya sunuyor, zenginleşen dünyanın, gelecekte daha da zenginleşeceğine ve kusursuz olacağına inanılıyor. Aksine zenginlik ve teknoloji ne kadar artıyorsa, manevi duygular insani değerler bir o kadar dibe vuruyor. Zenginleşme huzur getirmiyor, var olan huzuru da alıp götürüyor.
Batı kendi elleriyle oluşturduğu cehennemine düşmüştür. Bu cehenneme herkesi çekmeye çalışmaktadır.
"Manasız ve mantıksız dramlar en gelişmiş çağdaş toplumlarda insan hayatının hakikate en uygun tasviridir. Uygar hayatın dış görüntüsü konfor, iç görüntüsü ise manasızlıktır. Bu da ne kadar fazla konfor varsa, o kadar da fazla manasızlık ve gayesizlik hissedilir diyalektiğine uygundur."
İntihar vakaları, alkol tüketimi, bunalım, pornografi, kumar, adam öldürme olaylarının en fazla olduğu şehirler, dünyanın en gelişmiş şehirleridir. Hakim ideoloji insanı üret ve tüket girdabına sürükleyek, insanı duygularından, inançlarından, heyecanlarından mahrum bırakarak eşyalaştırıyor, yabancılaştırıyor ve yalnızlaştırıyor.
"Nihilizm ve absürt felsefe, dünyanın en zengin ve en uygar kesimlerinin ürünüdür. Bu felsefe, "perspektifsiz dünya". " Ruhen parçalanmış fert" "sağır-dilsiz sükut dünyası" sından bahseder. Albert Camü'nun şu düşüncelerini ancak sükutu hayale uğramış inanan bir kişinin fikri olarak anlamak mümkündür: " Hayallerle aydınlığı birden yok olan bir dünyada insan kendini yabancı hissediyor. Çıkış yolu bulunmayan bir sürgündür bu. Çünkü ne
kaybedilen yurtla ilgili hatıralar var, ne de eninde sonunda bir Arz-ı Mev'uda varılacağı ümidi..." Veya; " Ağaçlar arasında bir ağaç olsaydım, o zaman hayatın bir manası olurdu, yahut başka bir ifadeyle, bu problem ortaya çıkmayacaktı. Çünkü ben, şimdi bütün şuuruyla karşı koymakta olduğum bu dünyanın bir parçası, daha doğrusu bu dünyanın kendisi olacaktım..." "Tanrının var olmadığı ve insanın ölmekte olduğu hasebiyle her şeye müsaade vardır" Son zikredilen fikrin akılcı düşünürlerin bu sığ ateizm ile hiç bir alakası yoktur. Bilakis, bu ifade Tanrıyı ararken yorulmuş olan ve onu bulmayı beceremeyen bir ruhun bastırılmış bedduasıdır. "Ümitsizlik sebebiyle ateizm" dir bu.
Hakim duygu; kolaylıkla sefihliğe dönüşebilen bir kölelik duygusudur. Eşyaya
kölelik, makinaya kölelik, makama kölelik, paraya kölelik...
Sarhoş bir toplulukta ayık olmak, büyük bir anormalliktir.. çünkü sarhoşlar topluluğunda, normalin ölçüsünü onlar koyar.
Bu hızlı değişimden Batının olumsuz etkilenmesi eşyanın tabiatına uygundur. Tanrıyı paranteze alan ve onu bütün kurumsal ve sosyal hayatından uzaklaştıran Batının geleceği nokta burasıydı.
Asıl mesele ise, çözülen toplumsal yapının, değerler ve kurumlar sisteminin nasıl ve kim tarafından inşa edileceğidir.
Batıdan bir çıkış beklemek beyhudedir. Hristiyanlık ve Yahudilik, modernizm karşısındaki mücadeleyi kaybetmiştir. Kaybetmek bir tarafa, Hristiyanlık ve Yahudilik, modernizme geniş alanlar
açmıştır. Bu olumsuz değişim, Protestanlığın rahminden doğmuştur ve modernizmi beslemiştir. Bu durum sadece batıyı etkilemekte kalmamış, batı dışındaki toplumların modernleşmesiyle bütün dünyayı etkisi altına almıştır. Başka kültürler bu gidişe dur diyebilirler mi? Budizm, Hinduizm, Şintoizm, Brahmanizm, Konfiçyüzm modernizmin bu seli karşısında durabilir mi, olumsuz bu durumu tersine çevirebilir mi? Hayır. Bu dinler ve felsefeler, canlılıklarını kaybetmişler ve şu an modernizme verebilecekleri hiçbir cevapları yoktur.
İnsanlığın tek çaresi İslam ve İslam'ın kurtuluş reçetesidir. İslam dipdiri ve diriltici yönüyle insanlığı bu bataklıktan çekip çıkaracaktır ve çıkarmalıdır. Fakat buna önce Müslümanların inanması gerek. Müslümanlar buna inanmak yerine, İslam’ı
sosyal hayatlarından, ekonomilerinden, siyasetlerinden, okullarından uzaklaştırarak onu işlevsiz bir din haline getirmektedirler. Allah bu dinin, ölü bir din haline getirilmesine asla müsaade etmeyecektir. Müslümanlar bu değişimden o kadar etkilendiler ki, dünyada yaptıklarının karşılığını ahirette alma düşüncesinden uzaklaşarak, yaptıklarının karşılığını bu dünyayla sınırlandırmaya başladılar. Yaşamakta oldukları hayat İslam'a uygun düşmeyince İslam'ı değiştirerek kendi hayatlarına uygun hale getirmeye kalkıştılar. İslam'ı diğer düşüncelerle uzlaştırma çılgınlığına düştüler. Ölçüleri Batı düşüncesi oldu. Batı düşüncesine uymayan her İslam'ı kuralı rafa kaldırmaya veya istedikleri gibi tevil etmeye kalktılar.
İslam'ı çağla uzlaştırma düşüncesinden mutlaka vazgeçilmeli ve onu bütün kurum
ve kurallarıyla hayata hakim kılmalı. Ve böylece insanlık yeniden, İslam'ın doğuşuna şahit olacaktır. İnsanlık, kurtarıcısını beklemektedir. Bu kurtarıcı bizim inancımıza göre İslamdır. İslam'ın dirilişi, insanlığın da dirilişi olacaktır.
İslam, modernitenin olumsuzluklarına karşı çıkacak tek dindir. İslam insanoğluna, hayatın anlamını ve kadim ideallerinin yolunu tekrar gösterebilir. Anlamı kaybolmuş hayata, yeni bir anlam derinliği getirebilir. Küresel düzeye ulaşmış zulüm temelinde kurulmuş sosyal ilişkileri değiştirip, onları yeniden adalet temelinde inşa edebilir. Bütün bunların olabilirliği, Müslümanların, İslam'ı hayatlarına hakim kılmalarıyla, "emin olma" vasıflarını yüklenmeleriyle ve güzel amellere dönüştürmeleriyle mümkün olabilir. Çıkış Müslümanların elindedir. Öncelikle.
Moernitenin Müslüman zihin üzerine kurmuş olduğu entelektüel hegemonyayı çatlatmak gerekir. Bu zihin çatlarsa, modernitenin büyüsü bozulacak ve Islam'ın özüne uygun düşüncelerin öne çıkması sağlanacaktır.
Müslümanlar gizledikleri hazinelerinin kilidini açmak zorundadırlar. Müslümanlar bu kilidi açarak, sandığın içindeki altınları, mücevherleri, incileri yeniden insanlığa sunmakla yükümlüdürler.
Değilmi ki, her Medeniyet toza toprağa bulandıktan sonra, yeni bir doğuş gerçekleştirir. Bizimde toza toprağa bölendiğimiz yetmedi mi? Temizliğin zamanı çoktan geldi de geçiyor. Tarih bizi bunu yapmaya mecbur kılıyor.
Değilmi ki, insanlık her dara düştükten ve her ölüm çırpınışından sonra küllerinden yeniden dipdiri Çıkmıştır. Bizim de küllerimizden yeniden doğmanın
zamanıdır. Tereddüt etme Allah'a dayan.
Vakti ziyan etme ve sorumluluğunu kuşan.
Hiç beklemediğin bir an da, çıkış başlayacaktır.
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)