Bosna’daki savaş Müslüman Boşnaklara karşı bir öfke ve katliam savaşı olarak cereyan etti. Sırplar ve onları destekleyen güçlerin en büyük maksadı, şüphesiz Avrupa’nın ortalarında bir Müslüman devlete izin vermemek ve burada yaşayan Müslümanları tamamen saf dışı bırakmaya çalışmak şeklinde bir seyir izledi.
Sırplar ve bazen de Hırvatlar, bu amacı gerçekleştirmek için her türlü ahlaksız yola, zulme ve kıyıma, hiçbir insani kaygı taşımadan tevessül ettiler. Srebrenitsa’da uygulanan dehşetli soykırım, işte bu öfke ve düşmanlığın ulaştığı korkunç boyutların adeta bir göstergesi olarak hafızalara kazındı.
Savaşın başlarında organize olmayan ve bu saldırılara hazırlıklı olmayan birçok Boşnak şehri, Sırplar tarafından kolaylıkla ele geçirildi. Bu sıralarda etrafı tepelerle çevrili olan Srebrenitsa benzeri bazı yerleşim yerleri kendilerini uzun süre savunmaya devam ettiler. Birleşmiş Milletler ise, bunca katliamın ardından, aralarında Srebreitsa’nın da bulunduğu altı yerleşim birimini 1993 yılında ‘’Güvenli Bölge’’ olarak ilan etti ve buralara asker gönderdi.
1995 yılının Mayıs ayında Sırplar Saraybosna’daki saldırılarını arttırdı. Bu saldırıların artması üzerine NATO, Sırpların mevzilendikleri bölgelere karşı hava saldırıları düzenlendi. Sırplar da bu saldırılara karşı BM tarafından güvenli bölge olarak ilan edilen yerleşim yerlerine saldırılar düzenleyerek üç yüz kadar BM askerini rehin aldı ve Srebrenitsa’yı ele geçirmek üzere hareke geçti.
Müslüman Boşnaklar, bu saldırılar üzerine BM’e başvurarak korunmaları için yardım talebinde bulundular. ‘’Güvenli Bölge’’ olarak ilan edildiği için burada yaşayan Boşnakların silahları da ellerinden alınmış ve yardım talepleri de karşılıksız bırakılmıştı. Bu şekilde Srebrenitsa’da yaşayan Boşnaklar silahsız ve savunmasız bir şekilde ve BM şemsiyesi altındaki Hollandalı askerler tarafından korunmayarak Sırplara hedef haline getirildi.
1995 yılının Temmuz ayında Sırp Komutan General Mladiç komutasındaki birlikler, BM Bayrağı ile şehirde bulunan Hollandalı komutan ile anlaşarak ellerini kollarını sallayarak şehre girmiş, Hollandalı askerlerin destek ve yardımı ile büyük bir katliam gerçekleştirmişlerdir. Kadın ve çocuklar ayrıldıktan sonra askerlik çağına gelme yaşından başlayarak bütün erkekler otobüslere bindirilmiş ve kampın yakınlarında topluca kurşuna dizilerek öldürülmüştür.
Bu vesile ile Bosna savaşının kahramanlarından Naser Oriç’ten de kısaca bahsetmek gerekir. Srebrenitsa katliamının ardından bu şehre gelen Naser Oriç, bu çirkin katliama karışan Sırplarla çok büyük bir mücadeleye girişmiş ve bu masum insanlarının kanlarının yerde kalmaması için insanüstü bir gayret ve kahramanlık göstermiştir.
2. Dünya Savaşından sonra gerçekleşen bu en büyük soykırımda on bin civarında Boşnak katledilmiş ve bunların cesetleri de bulunmasın diye farklı yerlere açılan çukurlara gömülmüştür. Yapılan bütün çalışmalara ve aramalara rağmen, bugüne kadar binlerce kişinin cenazesine hala ulaşılamamıştır. Bu büyük trajedinin en ilginç taraflarından birisi de, Hollandalı askerler memleketlerine döndükleri zaman kahramanlar gibi karşılanmış ve hükümetleri tarafından kendileri madalya ile ödüllendirilmişlerdir.
Ratko Mladiç komutasındaki Sırp Ordusu; Radovan Karadziç, Momcilo Perisiç, Slobodan Miloseviç ve Sırbistan İçişleri Bakanlığı’nın desteklediği paramiliter grup olan “Akrepler” bu katliamın esas aktörleri oldu. Yaşanan bu katliam BM ve Lahey’deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi tarafından 2004 yılında “Soykırım” olarak kabul edildi.
Katliama imza atan Sırplar, toplu mezarlar bulunmasın diye cesetleri çok uzaklara ve farklı yerlere gömdüler ve bölgenin bitki örtüsüne uygun bir şekilde üzerlerini örtmeye çalıştılar. Toplu mezarların bulunmasını engellemek için, manyetik değişkenlik taramasının yapılmasına mani olmak amacıyla mezarların içine metal parçaları bıraktılar.
Boşnak kadınlar ve anneler eşlerinden, kardeşlerinden, evlatlarından bir haber alamamanın acısı içinde çırpınmaya başladılar. Cenazelere bile ulaşmak mümkün olmadı. Yakınlarından tamamen umut kesen bu acılı insanlar, bir mezarı arar hale geldiler. Bazı yerlerde tespit edilen toplu mezarlara, bir yakınlarının kemiklerine ulaşabilme ümidi ile koşmaya devam ettiler.
Çok profesyonelce ve ince hesaplar yapılarak planlanmış bir soykırımda, Sırplar bir şeyi hesaba katamadılar. Toplu mezarların bulunduğu bölgede cesetlerin toprağı beslemesi sonucunda Artemis adında çiçekler yeşermeye başladı. Çiçeklerin çoğalmasıyla birlikte sadece bu bitkiyle beslenen Mavi Kelebekler de bu bölgelerde hızla çoğaldı. Bölgede yapılan araştırmalar sonucunda bu durumun dikkat çekmesi ve konunun yerel basına yansımasıyla birlikte bölge halkı da araştırmalara katıldı.
Mavi Kelebekler takip edilerek üç yüz kadar toplu mezar bulundu. Toplu Mezar Enstitüsü bu zamana kadar yaptığı çalışmalarda ülke genelinde 20 bin kişinin cesedine ulaştı ancak bunlardan 18 bin kadarının kimliğini belirleyebildi. Cesetlerin parçalanmış ve yakılmış olması kimlik belirleme çalışmalarını güçleştiren en önemli faktör olarak ifade ediliyor.
Bu günlerde ilginç bir gelişme yaşandı. İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından verilen ve dünyanın en prestijli ödüllü olarak kabul edilen Nobel 2019 yılı Edebiyat Ödülünün, Avusturyalı yazar Peter Handke’ye verildiği açıklandı. Bu açıklama büyük bir tartışma ile birlikte, Avrupa’nın Bosna konusundaki samimiyetinin bir kez daha sorgulanmasına vesile oldu.
Avusturyalı yazar Peter Handke, Yugoslavya iç savaşının önde gelen komutanlarından ve ‘Sırp Kasabı’ olarak bilinen Slobodan Miloseviç hayranı olarak biliniyor. Bu karar Edebiyat dünyasından önemli bazı itirazların yükselmesine sebep oldu.
Peter Handke savaş sonrası yazdığı yazılarda Srebrenitsa Soykırımı’nı reddetmiş, Boşnakların kendi katliamlarını düzenleyerek Sırpları suçladığını, medyanın da Sırpları kötü göstermeye çalıştığı gibi saçma sapan bazı görüşleri dillendirmişti. Handke, aynı zamanda 2006’da Lahey’deki hücresinde ölü olarak bulunan Miloseviç’in cenaze törenine katılarak, övgü dolu bir konuşma yapmış ve ‘Sırp milliyetçiliğinin kabardığını’ dile getirmişti.
Bu arada Handke’ye Nobel Edebiyat ödülü verilmesine en anlamlı tepki, Srebrenitsa katliamında hayatını kaybeden çocuklarının cesetlerini arayan kadınların kurduğu ‘’Srebrenitsa ve Zepa Anneleri Derneğinden’’ geldi. Dernek, Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Avusturyalı yazar Handke’den “Srebrenitsa’daki soykırımı inkâr ettiği” ve “savaş suçlularını desteklediği” gerekçesiyle ödülün geri alınmasını istedi.
Barışa katkıda bulunan şahsiyetlere verilmesi gereken ve prestijli bir ödül olarak kabul edilen Nobel Ödüllerinden birisinin, Sırpların yaptığı ve bütün dünyanın kabul ettiği katliamı inkâr eden, BM’in verdiği soykırım kararını kabul etmeyen, mazlum ve mağdur Boşnaklara düşmanlığı ile bilinen bir yazara verilmiş olması da, bu ödülü verenlerin ve gereken tepkiyi göstermeyenlerin gerçek yüzünü ortaya çıkaran bir turnusol vazifesi gördü.
10 Aralık 2019 tarihinde yapılan Nobel Ödül Törenine, Türkiye ile birlikte Kosova, Arnavutluk ve Hırvatistan gibi ülkeler katılmayarak bu çirkin kararı protesto ettiler. Maalesef, böyle çirkin bir tercihe gösterilen tepkiler, beklenilen düzeyin çok çok altında gerçekleşti ve bir yönü ile Avrupa’nın da ikiyüzlülüğünü açık bir şekilde ortaya serdi.
Aslında Nobel Komitesi çok büyük insani jest yaparak ve tarihe geçecek sembolik bir karar alıp Nobel Barış Ödülünü, Mavi Kelebeklere vermeliydi. Belki bu çirkin soykırımın ve vahşetin korkunç boyutlarını ve barışa olan özlemi, bu şekilde ifade etme yoluna gidebilirdi. Fakat ne yazık ki, Nobel ödüllerinden birisini soykırım inkarcılarından birisine vererek bu büyük insanlık suçuna ortak olmuş ve çok büyük bir prestij kaybına uğramıştır.
Ne yazık ki Avrupa’daki hâkim zihniyet, ruhuna işleyen zulüm ve katliam anaforundan bir türlü çıkamıyor.
Abdülkadir MENEK
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 15. Ayeti
Kadir Erol
Telef olan, rotasız hayatlar
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Adnan ÖZ
Çarşambaspor ve Samsunspor!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)