Bilindiği gibi son yıllarda kamuoyunda en çok tartışılan konulardan birisi de, kısaca İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen ‘’Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi’’ adını taşıyan belgedir.
Burada tartışılan esas konu, elbette kadınlara yönelik her türlü şiddetin önlenmesi ve bunlara sebep olanlarla gerekli olan mücadelenin yapılması değildir. Bu konuda aklı başında olan hiçbir insan ve hele hele hiçbir Müslüman kadınlara yönelik bir şiddete, saldırganlığa ve haksızlığa taraf olamaz ve böyle bir tavrı destekleyemez.
İstanbul sözleşmenin bu kadar tartışılmasının en önemli sebebi hiç şüphesiz ki, dini değerler ve inancımız üzerine şekillenen ve toplumun sağlıklı bir şekilde devamı için vazgeçilmez kurumların başında gelen aile ile ilgili olarak getirdiği ve toplum vicdanında yer bulamayan, milli ve manevi değerlerimiz ile bağdaşması mümkün olmayan hükümlerdir.
Yaklaşık on yıl önce, 11 Mayıs 2011 tarihinde imzaya açılan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi, 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu sözleşmeye İstanbul adının verilmesinin sebebi ise, İstanbul’da imzaya açılmış olmasıdır. Maalesef bu sözleşmeyi ilk olarak onaylayan ülke, 12 Mart 2012 tarihi itibarıyla Türkiye olmuştur.
İstanbul Sözleşmesini bugüne kadar elli civarında ülke imzalamıştır. Avrupa Konseyi’nin iki kurucu ülkesinden biri olan Almanya bu sözleşmeyi, Türkiye’den altı yıl sonra ancak 2018 yılının Şubat ayında imzalamıştır.
Bugün ülkemizde tartışılan önemli konulardan birisi de, İstanbul Sözleşmesinin imzalanmasından sonra, ülkemizde aile üzerinde yaşanan tartışma ve spekülasyonların artması konudur.
Kadim bir geçmişe, cağları aşan kültürel ve evrensel değerlere sahip, büyük bir manevi birikim ve inanç temeline sahip olan Türkiye gibi bir ülkenin; Avrupa’nın inanç ve değerlerine göre hazırlanan ve bağlayıcılığı olan bir sözleşmenin getirdiği çok ağır yükü daha fazla kaldırabilmesi mümkün değildi.
Çünkü ‘’Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’’ iddiası ile hazırlanan İstanbul Sözleşmesi, pratikte tam aksi uygulamalara sebep olmuş ve aile yapısının büyük oranda zarar görmesi ve tahrip edilmesi gibi istenmeyen bazı sonuçlar vermeye başlamıştır.
Bu sözleşmede, “cinsel yönelim” ve “cinsel kimlik” kavramları ile her türlü cinsel sapkınlık normalleştirilmeye ve yasal koruma altına alınmaya çalışılmış, “nikâhsız” ve “metres hayatı” şeklindeki birliktelikler aile kabul edilerek zinanın meşru bir hale getirilmesinin yolları açılmıştır.
Yine sözleşmede yer alan bazı hükümlerin ve maddelerin, dinimizin kesin olarak yasakladığı ve Kur’an’da açık olarak lanetlenen sapık ilişkilere cevaz verecek ifadeler içermesi de, ayrıca üzerinde durulması gereken çok önemli bir husus olarak dikkat çekmektedir.
Uzun zamandır kamuoyunu meşgul eden, milletimizin inancına, kültürüne, ahlakına ve aile yapısına tamamen aykırı bazı hükümler barındıran İstanbul Sözleşmesinin bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile feshedilmesi, geleceğe dair umutlarımızı daha da canlandırmıştır Bu kararla Türkiye Cumhuriyeti, çok hayatı ve önemli bir adım atmış, milletimizin duygu ve taleplerine kulak verilmiştir
Ayasofya Camisinin zincirlerini parçalayıp, beş yüz yıl devam eden asli vazifesine döndürerek bu milletin teveccüh ve duasına mazhar olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Sözleşmesinin feshi ile bu milletin inanç ve hissiyatına bir başka önemli konuda tercüman olmuştur. Bu manada atılan ve atılacak çok önemli adımlar, maddi ve manevi alanda bu milletin ve bu devletin önünü açacak, inşallah belaların def edilmesine vesile olacağı gibi rahmet ve inayetin de celbine vesile olacaktır. Rabbimizden dua ve ilticamız budur.
Biraz geç de olsa bu büyük ve manevi sorumluluğu çok fazla olan böyle ağır bir yükten kurtulmuş olmak, elbette çok büyük ve takdirleri hak eden önemli bir adımdır. Bu sözleşmenin feshedilmesine tepki gösterenler arasında, elbette, bu milletin aile yapısının tamamen tahrip olmasını isteyen bir kesim olduğu gibi, bu büyük tahribatın farkında olmayan, meseleye sadece kadın hakları ekseninde ve çok dar bir perspektif ile bakanların da bulunduğunu söylemek gerekir.
Hatta bu ikinci kısım çok daha büyük bir çoğunluk oluşturmaktadır. Onlara da meselenin esas özü anlatıldığı zaman, meseleye çok daha objektif bir şekilde bakacaklarına şüphe yoktur. Ayrıca hak ve hakikat noktasında atılan ve atılacak adımlar karşısında koparılacak kuru gürültünün hiçbir anlamı yoktur ve bu tür davranışlar ancak ve ancak azim ve kararlılığı artırmalıdır.
Bundan sonraki aşamalarda, bugüne kadar önemli ölçüde ihmal ettiğimiz ve Batı’dan esen seküler, hedonist ve pragmatist fırtınalar karşısında savunmasız bıraktığımız aile yapımıza daha çok sahip çıkarak güçlendirmek ve genç nesillere bu konunun ehemmiyetini en mükemmel bir şekilde anlatmaktır. Çünkü aile yapımızı tahrip olup elimizden çıktığı zaman, geride çok fazla bir varlığımız kalmayacaktır.
Aile, toplumumuzun en temel ve en önemli kurumudur. Toplumu ayakta tutan ve geleceğe taşıyan, karşılıklı sevgi, güven, hoşgörü ve anlayış üzerine bina edilen ve şekillenen aile yapımızın en temel dinamikleri, dinimizin getirdiği İlahi hükümler ve kadim manevi yapımızdır.
Dinimiz, İlahi hükümler çerçevesinde aileye en büyük önemi vermiş, anneleri ve kadınları ‘’Allah’ın bir emaneti’’ olarak kabul etmiş, onları en kâmil manada hak sahibi yapmış, her türlü baskı ve şiddete karşı muhafaza altına almıştır.
Asırlardır bizi yıkmak, dağıtmak ve kendilerine bağlamak için gayret gösteren, gizli ve açık bazı emeller peşinde koşan İslam düşmanı bazı çevreler, milletimizin inanca dayalı bu sağlam aile yapısını aşamadıkları için maksatlarına ulaşamamışlar ve niyetlerinin aksiyle tokat yemişlerdir.
Milletimiz asırlardan beridir, bütün zorluk ve sıkıntıları; aileden kaynaklanan karşılıklı sevgi, hürmet ve dayanışma duyguları ile aşmasını bilmiş, önüne konan bütün tuzakları bu şuur ve inanç ile bertaraf ederek bugünlere gelmiştir.
Geleneksel yapımız, inançlarımız ve manevi değerlerimiz, aileyi her zaman mukaddes bir kurum olarak görmüş, kadınlara da sevgi, saygı ve şefkat nazarları ile bakarak daima el üstünde tutmuştur.
Kadınlara yönelik olarak meydana gelen saldırı ve şiddet olaylarının en büyük ve esaslı sebebi, manevi değerlerimiz ve inancımız konusunda yaşanan aşınma ve maalesef kopuşlardır. Kadını ve aileyi korumanın en esas en doğru yolu, manevi değerlerine ve dini inançlarına çok daha şuurlu bir şekilde bağlı olan bir nesil yetiştirmektir. Biz bunu başardığımız ölçüde, bu tür saldırı olayları, şiddet ve haksızlıklar azalacak ve toplum için bir problem olmaktan çıkacaktır.
İstanbul Sözleşmesinin feshedilmesinden sonra, buna bağlı olarak yapılan diğer bazı hukuki değişikliklerin de vakit geçirilmeden yeniden ele alınması gerekir. 6284 Sayılı Aileyi Koruma Yasası’nda bulunan ve bu sözleşme mantığına göre düzenlenen maddelerin de yeniden gözden geçirilmesi önemli bir zaruret olarak önümüzde durmaktadır. Kadının beyanının esas alınması ve haksız nafaka uygulamaları gibi hususlar ile büyük mağduriyetlere yol açan hükümlerin vakit geçirilmeden, adil bir düzenleme ile vicdani bir çerçeveye oturtulması gerekir.
Yüce dinimizin İlahi ahkâmı, milletimizin kadim kültürü ve büyük tarihi potansiyeli ile geleceğe olan inancı, her türlü ayrımcılık ve haksızlığa karşı çıkacak, bunlara dur diyebilecek ve bu tür problemlere çözüm getirebilecek düzenlemeleri yapmaya ehil ve muktedirdir.
Kökü yabancı olan ve milletimizin değer ve inançları ile asla bağdaşmayan belge ve sözleşmelere ihtiyacımız yoktur. Kendi irade ve inisiyatimiz ile her türlü toplumsal ayrımcılık ve problemi çözebilecek irade ve potansiyelimizi canlı tutmalı ve gerektiği zamanlarda harekete geçirmesini bilmeliyiz.
Geleceğin büyük ve güçlü Türkiye’si olmak için böyle bir duruş ve dirilişe hep beraber mecburuz ve muhtacız.
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Mehmet Nuri BİNGÖL
Nur Dersine Gidişim
Hasan KARADEMİR
Pireye Kizip Yorgan Yakmak
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Songül KARAMAN
Dergah-ı Mevlânada
Ömer Naci Yılmaz
Demokrasi Rezaletleri
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Halil MERT
Milli Savunma Sanayii’nin Görünmeyen Cephesi
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Seyfettin BUDAK
Yorgun olan insan mı, yoksa içinde yaşadığı sistem mi?
Adnan ÖZ
Dünya kupasında hüsran yaşadık!
Recep YAZGAN
Akışa yön veren gençlik nasıl yükselecek!
Öztürk Samuk
Son Yüzyılın Etkili Liderleri
Eyüphan KAYA
Kürtler Ülkemizin Sigortasıdır
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
Kadir Erol
İnsanı İzlemek!
Hüseyin KURT
İlkokul Mezuniyetleri mi, Duygu Gösterileri mi?
Özlem Gürbüz
Adalet Ve Sorumluluk Dengesi
Ravza ZEYBEK
Zehirli Baldır Söyleme
Ahmet SAĞLAM
Birlik Ve Beraberlik
Aydın BENLİ
ANTİMADDE
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)