Bediüzzaman Hazretleri, vefatına yakın yıllarda yapmış olduğu bir Ankara ziyaretinin mühim sebepleri arasında Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması için yetkililer ile görüşmek ve bu önemli konuya verdiği önemi bir kez daha iletmek olduğunu şu ifadelerle açıklamaktadır:
“Ankara’ya bu defa geldiğimin mühim bir sebebi, İslâmiyet’e ciddî taraftar Dahiliye Vekili Namık Gedik’i görmek ve İslâmiyet’in kahramanı olan Adnan Bey’e ve Tevfik İleri gibi mühim zatlara bir hakikati söylemektir ki: “Hem Demokrat’a Ezan-ı Muhammedî gibi çok kuvvet vermek ve Risâle-i Nur’un neşrine müsaadesi gibi çok taraftar olmak ve âlem-i İslâm’ı, hatta bir kısım Hıristiyan Devletlerini de memnun etmek için, Ayasofya’yı müzahrefattan temizleyip ibadet mahalli yapmaktır. Ben ise; bu mesele için, otuz sene siyaseti terk ettiğim halde, bu nokta hatırı için Namık Gedik’i görmek istedim ve geldim. Adnan Bey, Namık Gedik ve Tevfik İleri gibi zatların hatırı için başka yere gitmedim.”(1)
Burada Bediüzzaman Hazretleri çok önem verdiği üç önemli hususa vurgu yapmakta ve adeta bunların bir emanet olarak takip edilmesini tavsiye etmektedir. Bunlardan birinci husus, ezanın yeniden aslı gibi okunması hususudur ki, Adnan Menderes ve Demokrat Parti hükümeti, bütün husumet ve tepkileri üzerine çekmek pahasına, ilk icraat olarak bunu gerçekleştirmiş ve bu milletin gönlünde kıyamete kadar muhabbet ve duaya vesile olmaya devam edecek şekilde bu büyük icraata imza atmıştır.
Risale-i Nur’ların serbestisinin resmen ilan edilmesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından neşredilmesi hususu da Bediüzzaman Hazretlerinin önem verdiği ve takip ettiği ikinci önemli konu olarak dikkati çekmektedir. Bu konu için talebelerinden Isparta Milletvekili Tahsin Tola’yı görevlendirmiş ve O da Başbakan Adnan Menderes ile görüşerek bu hususu kendisine iletmiştir. Başbakan Adnan Menderes, Diyanet İşleri Başkanı Eyyüp Sabri Hayırlıoğlu ile görüşmesi için Tahsin Tola’yı görevlendirmiş, yapılan görüşmelerde konu müzakere edilmiş, o zamanlar devlette çok etkili konumlarda bulunan mason zihniyetin engellemeleri sonucu Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bu neşriyat gerçekleşememiştir. Fakat yine bu dönemde Tahsin Tola’nın da büyük desteği ile bütün Risale-i Nur Külliyatı Ankara’da matbaada basılarak serbest bir şekilde milletimizin istifadesine sunulmuştur. (2)
Risale-i Nur Külliyatında suç unsuru olmadığı hususu, TBMM’nde resmi olarak ilk defa Merhum Turgut Özal hükümetinin Adalet Bakanı Necat Eldem tarafından 1985 yılında ilan edildi. 12 Eylül hükümetinde Adalet Bakanı olarak görev yapan Milliyetçi Demokrasi Partisi Kahramanmaraş Milletvekili Rıfat Beyazıt’ın, 19 Ocak 1985 tarihli Milliyet’te çıkan “Kararı Siz Verin” başlıklı Risale-i Nur ilânı üzerine Başbakan Turgut Özal’ın cevaplaması talebiyle sunduğu soru önergesine cevap veren Adalet Bakanı Necat Eldem, “Risale-i Nur’da suç unsuru yoktur.” diyerek resmen serbestiyetini ilan etmiş oldu.
Risale-i Nur’ların devlet eliyle neşri hususu, Bediüzzaman Hazretlerinin hayatta olan talebelerinin 2012 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yaptıkları görüşme esnasında gündeme gelmiş, Başbakan Erdoğan’ın verdiği talimat sonucu, o zaman Diyanet İşleri Başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Mehmet Görmez’in de büyük gayretleri sonucu Risale-i Nur Külliyat’ına dâhil olan bazı kitaplar Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları arasında neşredilmiştir.
Bilindiği gibi 1991 seçimlerinin ardından Süleyman Demirel başkanlığındaki DYP ile Erdal İnönü başkanlığındaki SHP koalisyon hükümeti kurdular. İşte bu dönemde Ayasofya ile ilgili olarak ilginç bir gelişme yaşandı. DYP Isparta Milletvekili Ertekin Durutürk, Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılması için Meclis’e bir kanun teklifi verdi. Ama bu kez karşısında Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümet, teklifi gündeme bile almadı.
DYP-SHP hükümeti adına, Meclis’te verilen soru önergelerine verilen cevaplarda Ayasofya’nın neden camiye çevrilemeyeceği şöyle açıklanmıştı: "Ayasofya Camii, 24 Kasım 1934 tarihli ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye çevrilmiş olup, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümlerine göre de korunması gerekli kültür varlığıdır. Eski eser olması itibariyle, özelliklerinin bozulmaması için, halen restorasyonu yapılan Ayasofya Camiinin iç duvarlarında eşsiz değerde freskler bulunmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu zamanında badana ile kapatılan bu freskler, müze olarak kullanmaya başlanılacağı sırada, uzmanlar tarafından yapılan dikkatli ve titiz çalışmalar sonunda tekrar ortaya çıkarılmıştır. İbadete açılması halinde -İslam Dinine göre- fresklerin yeniden kapatılması, korunması gereken değerlerin bir daha ele geçemeyecek şekilde yok olmasına neden olacaktır. Camilerin bol olduğu İstanbul'da, çok sayıda turistin yurdumuzu ziyaret etmesine ve Hıristiyan âleminin geniş ilgisinin çekilmesine neden olan Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi, İstanbul Şehrine ibadet yönünden hiçbir katkı sağlamayacağı gibi, korunmaya değer özelliklerin de kaybolmasına neden olacaktır."
Fakat Isparta Milletvekili Ertekin Durutürk konunun peşini bırakmadı. 1994 yılında ülke yerel seçimlere doğru giderken bir kere daha Ayasofya’nın cami olarak açılması ile ilgili teklifi Meclis’e getirdi. Demirel Çankaya’da, Genel Başkan Çiller ise ABD gezisindeydi. Teklif, ANAP, DYP ve Refah Partili milletvekillerinin desteğini alarak sürpriz bir şekilde Meclis gündemine alındı. 1934’den sonra Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılmasına en çok yaklaşıldığı an buydu. Ama destek sayısı 150’de kaldı. Eğer 9 milletvekili daha destek verseydi, Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi teklifi kabul edilecekti.
Son yıllarda Ayasofya konusu yeniden hararetli bir şekilde gündeme gelmeye başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 26.03.2019 tarihinde İstanbul’da düzenlenen Trabzonlular Buluşmasında yaptığı konuşmada, Ayasofya’nın Cami olarak açılabileceğinin işaretlerini vermiş ve şu ifadeleri kullanmıştı: "Dediler ki Ayasofya ile ilgili olarak, hala ücretli olarak mı girilecek?' Ben de kendilerine dedim ki... Hayır Ayasofya'ya girişi ücretsiz hale getirebiliriz. Ve sadece ücretsiz hale getirmek değil. Seçimlerden sonra Ayasofya'yı tekrar aslına rücu ettiririz. Bu ne demektir? Yani Ayasofya'yı müze olmaktan çıkarıp Ayasofya'yı cami ismiyle müsemma hale getiririz.’’
İstanbul’un Fethinin 567. Yıldönümü münasebetiyle Ayasofya’da kutlamalar esnasında Fetih Suresinin okunması ve ardından mealinin de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından aktarılması, bu konuda yapılacak çalışmaları adeta ateşleyen bir konu olarak kamuoyunun gündemine oturdu. Bu kutlamalar vatandaşlarımızın büyük bir ekseriyeti tarafından takdir ve tebrik ile karşılanırken, Yunanistan tarafından gösterilen şiddetli tepkiler de dikkati çekti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, katıldığı bir TV programında bir soru üzerine Yunanistan’ın tavrına sert tepki göstererek şu ifadeleri kullandı: ‘’Ayasofya Türkiye Cumhuriyetinin mülküdür ve fethedilmiştir. Türkiye Cumhuriyetinde ezanın ya da Kur’an-ı Kerim’in nerede okunacağına biz başka birine mi soracağız?’’
Osmanlı Devletinin Avrupa ve Balkanlar’dan çekilmesi ile birlikte geride bıraktığı cami, ibadethane ve medreselerin akıbeti, Avrupa devletlerinin bu konuda hiçbir şekilde söz söyleme haklarının olmadığının açık bir göstergesidir. Bu sürecin ardından bu ülkelerde bulunan binlerce Cami ve ibadethane ya yıkılmış, ya Kiliseye dönüştürülmüş veya başka amaçlarla kullanılmaya başlanmıştır. Selanik başta olmak üzere Batı Trakya’da çok sayıda caminin başına gelen hazin akıbet, çok önemli bir konu olarak önümüzde durmaktadır. Osmanlı bakiyesi olan topraklarda, çok az sayıda Cami bu vasfını koruyabilmiş ve bunlardan önemli bir kısmı da son yıllarda yapılan çalışma ve restorasyonlar ile yeniden asıl hüviyetlerine döndürülmüştür.
Avrupa’da bu şekilde tahrip edilen veya başka şekillere dönüştürülen camilerle ilgili olarak bazı çalışmalar da yapılmıştır. Bu geniş konuya burada değinmemiz mümkün değildir. Ancak çok önemli bir örneği burada belirtmekte fayda görüyoruz. İspanya’da Endülüs Emevileri tarafından yapılan Kurtuba Camisinin, Müslümanların buradan ayrılmasından sonra başına gelenler, tam bir utanç sayfası olarak tarihe geçmiştir. 785 yılında temeli atılan ve bir yıl içinde ibadete açılan Kurtuba Cami, daha sonraki yıllarda defalarca genişletildi ve yeni bölmeler eklendi. Dünyanın her tarafından en kıymetli malzemeler getirilerek şaheser bir hale getirildi.
Yirmi kapısı bulunan caminin önünde özel portakal bahçeleri kurulmuş, her tarafta bahçeler, havuzlar, fıskiyeler, çeşmeler, Müslümanların abdest alabilmesi için pek çok şadırvan yapılmıştı. İşlemeler ve çok nefis yazı motifleriyle kaplı olan camiye giren insanlar hayranlıklarını gizleyemiyorlardı. Geceleyin binlerce gümüş kandillerden, fışkıran renkli ışıklar camiyi aydınlatıyordu. Camiyi aydınlatan 7425 kandilin yarısının senenin normal günlerinde; tamamının ise Ramazan ve bayram günlerinde yandığını, bunun için 24.000 okka zeytinyağı sarf edildiğini; ayrıca camiye güzel koku vermek için, her sene 120 okka amber ve ödağacı yakıldığını kaynaklar bildirmektedir.
Hıristiyan İspanyollar, 1492 (H. 897)’de Endülüs Devleti’ni yıkıp, Kurtuba’ya girince, ilk iş olarak bu camiye saldırdılar. Atlarıyla girip, buraya sığınan savunmasız Müslümanları acımasızca katlettiler. Bu mabette sergilenen vahşetin sonucu, caminin kapılarından kan akmaya başladı. Daha sonra altın minber ile fildişinden yapılmış rahleleri paylaştılar. Sonraki günlerde camide bulunan bazı bölümleri tamamen yıkarak burayı bir katedrale dönüştürdüler. Bugün bu eşsiz yapı, büyük bir tahribata uğratılmış bir şekilde Cordoba Katedrali olarak faaliyet göstermeye devam etmektedir. O dönemde sadece Kurtuba’da 600 civarında cami bulunuyordu ve hemen hemen tamamı, bu büyük vahşetten nasibini aldı. Bu çarpıcı örnek tek başına, Ayasofya için gösterilen özen ve hassasiyet de göz önüne alınınca kimsenin söz söylemeye hakkının olmadığı açık bir şekilde ortaya sermektedir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 4 Haziran 2020 tarihinde yapılan Ak Parti MYK Toplantısında, Ayasofya ile ilgili olarak çalışma yapılması talimatını verdi. Bu arada Danıştay, Ayasofya’nın camiden müzeye çevrilmesi ile ilgili olarak alınan Bakanlar Kurulu Kararının iptali istemiyle açılan davayı gündemine alarak 2 Temmuz’da görüşme kararı aldı. TRT’de katıldığı bir canlı yayın programında Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konu ile ilgili olarak görüşlerini şu şekilde ifade etti: “Biz bir hukuk devleti olarak Danıştay’ın vereceği kararı bekliyoruz. Danıştay kararını verdikten sonra atılması gereken adımlar atılır.” Şimdi gözler 2 Temmuz’da Danıştay’ın Ayasofya ile ilgili olarak alacağı karara çevrilmiş durumda. Belki Cumhurbaşkanı, bir kararname ile Ayasofya’yı yeniden asli hüviyetine kavuşturabilir ve bugünkü yönetim sistemi ile bu da mümkündür. Fakat konunun bir mahkeme kararının ardından alınmasının çok daha doğru olduğu da şüphe götürmez bir hakikattir.
Bu mübarek mabedin yeniden cami olarak müminlerin hizmetine sunulması, ülkemize musallat olmuş şer şebekeler ve dehşetli komiteler ile birlikte, manevi musibet ve belaların def edilmesi için manevi bir kalkan vazifesi göreceğine olan inancımızı ifade etmek istiyoruz. Bugüne kadar milletin önüne prangalarla konulmuş ve zincirlenmiş birçok kapının açılması için büyük bir cesaretle kararlar alan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetimizden böyle bir icraatta bulunmalarını istemek, bu ülkeyi seven ve mümin olan herkesin de bir vazifesidir. Müslüman milletimizin de dualarla beklediği en büyük hasretlerinden birisi, bu şekilde gerçekleşecektir.
Hatta bu açılışın 15 Temmuz günü gerçekleşmesi halinde, FETÖ’yü kullanarak bu milletin iradesine el koymak isteyen ve geleceğimizi karatmak emelinde olan, milletimizin azim ve iradesi karşısında büyük bir şamar yiyen bu millet ve bu devletin düşmanlarına karşı, bu aziz milletin mükemmel, kalıcı ve hakiki bir cevabı olarak tarihteki muhteşem yerini alacaktır. Belki de Ayasofya’dan Kudüs’e doğru uzanacak bir büyük fütuhat dalgasının da başlangıcını teşkil edecektir.
Biz de bu vazifenin ehemmiyet ve manevi büyüklüğünün idrakinde olan vatandaşlar olarak Ayasofya’nın bir an önce manevi zincirlerden ve bu elim hüzünden kurtarılmasını istiyor ve bekliyoruz.
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)